İçeriğe atla
Hikayeler
AF
Gelişiyor

AB'den yeni sığınmacı planı. Beş ülke Afrika'ya toplu sürgüne hazırlanıyor

Başlangıç 01 Eki 07:03 1 olay Güncellendi 11 sa önce
Paylaş
Bağlam · AI üretimi

Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.

Bu gündemi takip et

Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.

Bu gündeme tepki ver:

Zaman çizelgesi

en güncel: 11 sa önce
  1. Diplomatik01 Eki 07:03

    AB'den yeni sığınmacı planı. Beş ülke Afrika'ya toplu sürgüne hazırlanıyor

    Avrupa Birliği içişleri bakanları, sığınma hakkı elde edemeyen göçmenlerin sınır dışı edilmesini hızlandırmak ve birlik dışındaki ülkelerde geri dönüş merkezleri kurmak amacıyla Lüksemburg'da toplandı Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin içişleri bakanları, sığınma başvurusu reddedilen göçmenlerin sınır dışı edilme süreçlerini hızlandırmak amacıyla Lüksemburg'da bir araya geliyor. Almanya'da aşırı sağın güç kazanmasıyla kıta genelinde sertleşen göç tartışmalarının gölgesinde yapılacak toplantıda, yetkililere daha geniş gözaltı yetkileri tanıyan ve birlik sınırları dışında "geri dönüş merkezleri" kurulmasına imkan veren yeni kuralların onaylanması öngörülüyor. Gündemdeki düzenlemeler, kalma hakkı olmayan kişilerin "öncelikli" üçüncü ülkelerle kurulacak işbirlikleri yoluyla geri gönderilmesini hedefliyor. BEŞ ÜLKE AFRİKA SEÇENEĞİ ÜZERİNDE ANLAŞTI Almanya, Avusturya, Danimarka, Hollanda ve Yunanistan'dan oluşan beşli grup, AB dışında kurulacak geri dönüş merkezlerine sığınmacı göndermek üzere somut adımlar atmayı sürdürüyor. Grubun bu yıl içinde AB dışındaki ülkelerle anlaşma sağlamayı amaçladığı belirtilirken, Kigali yönetiminin bu tesisler için en güçlü aday olarak öne çıktığı kaydediliyor. AFP ajansının haberine göre Avrupa Parlamentosu'nun Yeşiller ve Volt gruplarına mensup milletvekilleri Tineke Strik ile Anna Strolenberg, Ruanda ve Uganda'ya yaptıkları inceleme ziyaretinin ardından Kigali'deki yetkililerin bu fikre açık olduğunu aktardı. Strolenberg, görüşmelerin sürdüğünü ve anlaşmaya varılması en muhtemel ülkenin Ruanda olduğunu ifade etti. İngiltere'nin daha önce iptal edilen sınır dışı planı kapsamında hazırlanan ve biri otel olan iki tesisin kendilerine gösterildiğini belirten Strik ise bu planları "gerçek dışı, insanlık dışı ve maliyetli" olarak nitelendirdi. Yunanistan Göç Bakanı Thanos Plevris de Atina'nın adını henüz açıklayamayacağı bir Afrika ülkesiyle anlaştığını ve 2027 yılında bir merkez açmayı hedeflediğini bildirdi. Geri dönüş merkezlerini savunan çevreler, bu yapıların hem geri göndermeleri kolaylaştıracağını hem de düzensiz göçü caydıracağını öne sürüyor. Planı eleştiren insan hakları kuruluşları ise benzer girişimlerin hukuki engellere takıldığına dikkat çekiyor. Merkezlerin göçmenleri denetimsiz bir belirsizliğe iterek "hukuki kara deliklere" dönüşeceği uyarısı yapılıyor. Ruanda geçen yıl ABD ile yapılan anlaşma kapsamında 250'ye kadar sınır dışı edilmiş kişiyi kabul etmişti. Buna karşılık İngiltere Yüksek Mahkemesi, 2023 yılında benzer bir planı hukuka aykırı bularak durdurmuştu. Ruanda, anlaşmanın bozulması üzerine Londra'dan 50 milyon sterlin ödeme talep etmişti. Bölgede yoğun mülteci nüfusu barındıran Uganda ve Ruanda, aynı zamanda ABD'nin dış yardımlarını kesmesi nedeniyle gıda ve sağlık hizmetlerinde kısıtlamalarla karşı karşıya bulunuyor. Lüksemburg'daki toplantı, yaz aylarında İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'ya yönelik göçmen geçişlerinin sınır güvenliğini zorlaması ve İspanya ile İtalya arasında diplomatik gerginliğe yol açmasından sonra yapılan ilk yüz yüze bakanlar buluşması niteliğini taşıyor. Madrid yönetiminin Ceuta'daki duruma ilişkin bilgi vermesi bekleniyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, kitlesel göç hareketleriyle başa çıkabilmek amacıyla bir acil durum aracı önereceklerini açıkladı. Bununla birlikte sınır koruma ajansı Frontex'in yetkilerinin sosyal medya takibini de kapsayacak biçimde genişletilmesi ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi tartışılıyor. MANŞ DENİZİ'NDEKİ TAKAS UYGULAMASI SONA ERİYOR Öte yandan Fransa ve İngiltere, Manş Denizi üzerinden küçük teknelerle yapılan düzensiz geçişleri durdurmak amacıyla başlatılan "bire bir" göçmen takası uygulamasını sonlandırmayı müzakere ediyor. Reuters haber ajansına konuşan ve ismi belirtilmeyen Fransız içişleri bakanlığı kaynağı, bugün süresi dolan pilot programı uzatmak istemediklerini ve çekilme şartlarını görüştüklerini teyit etti. Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, parlamento önünde yaptığı konuşmada düzensiz göçle mücadelede daha Avrupai bir yaklaşıma odaklanmak istediklerini belirtti. Nunez, program kapsamında Fransa'ya 951 kişinin iade edildiğini, İngiltere'ye ise aile bağı olan 935 sığınmacının yasal giriş yaptığını açıkladı. İngiltere İçişleri Bakanlığı, yeni vaka alımını durdurduklarını ancak Fransa ile ortak mücadelenin süreceğini bildirdi. Bakanlık verilerine göre Manş Denizi'ni geçen göçmen sayısı son altı yılın en düşük yaz seviyesini gördü ve 2026 yılı eylül ayı sonu itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 40'tan fazla geriledi.

ilgili gelişmeler