ABD, Avustralya'daki Askeri Tesislerin Yarısından Fazlasına Erişebiliyor
İngiliz The Guardian gazetesinin Nautilus Enstitüsü verilerine dayandırdığı habere göre, ABD ordusu Avustralya ana karasında 17 askeri tesisi doğrudan kontrol ediyor. Buna ek olarak ABD ordusu, Avustralya tarafından işletilen 75 askeri tesise erişim sağlayabiliyor; Amerikan savunma şirketleri de 18 tesise erişim imkânına sahip. Bu veriler, ABD'nin Avustralya'daki askeri altyapının yarısından fazlasına erişim sağlayabildiğini gösteriyor. Bu erişim düzeyi, iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin kapsamını yansıtıyor. Nautilus Enstitüsü'nün derlediği veriler, ABD'nin bölgedeki askeri kapasitesinin Avustralya üsleri üzerinden genişlediğini somutlaştırıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Avustralya gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik07 Eyl 11:11
ABD, Avustralya’daki askeri tesislerin yarısından fazlasına erişim sağlayabiliyor
İngiliz The Guardian gazetesinin haberine göre, Nautilus Enstitüsünce derlenen veriler, ABD ordusunun Avustralya ana karasında 17 tesisi kontrol ettiğini, Avustralya tarafından işletilen 75 askeri tesise ve Amerikan savunma şirketlerinin de 18 tesise erişim sağlayabildiğini ortaya koydu. ABD ordusu ile Amerikan savunma şirketlerinin Avustralya'da kontrol ettikleri veya erişim sağlayabildikleri askeri tesislerin sayısının 110'a ulaştığı, bu rakamın ülkedeki tüm askeri tesislerin yarısından fazlasını oluşturduğu belirtildi.Çalışmayı hazırlayan Profesör Richard Tanter, bunun "nüfuz etme değil her yere yayılma meselesi" olduğuna ve incelenen savunma tesislerinin yarısından fazlasında Amerikan erişiminin bir düzeyde bulunduğuna dikkati çekti. Tanter, ABD’nin 10 yılı aşkın süredir Avustralya’yı Çin ile olası savaşta yoğun askeri operasyonlar yürütmek üzere kullanma kapasitesi oluşturduğunu, Avustralya’nın da kendisini tamamen "Amerikan stratejik planlamasıyla hizaladığını" savundu.ABD ordusunun erişebildiği 92 savunma tesisinin, istihbarat toplama, uydu verilerine erişme, iletişimi ele geçirme, eğitim, savaş varlıklarının konuşlandırılması, silah ve mühimmat ile yakıt bulundurulan lojistik merkezler olarak kullanıldığı belirtildi. Avustralya'nın orta-kuzey kesiminde kurulan ABD-Avustralya ortak istihbarat tesisi PineGap'inABD saldırılarında hedeflerin belirlenmesinde kritik rol oynadığı, sinyal istihbaratı uyduları için yer kontrol istasyonuna, erken uyarı füze fırlatma sistemleri için aktarma yer istasyonuna ve yabancı uydu iletişimlerini ele geçiren tesise ev sahipliği yaptığı bildirildi. Kuvvet Konuşlandırma Anlaşması kapsamında Avustralya’nın egemenliğine tam saygı gösterilmesi şartıyla ABD güçleri ve yüklenicilerine üzerinde anlaşmaya varılan askeri tesislere serbestçe erişme ve kullanma imkanının sağlandığı kaydedildi.ABD askeri varlığının gelecek yıl da genişleyeceği, 1200 kadar ABD askerinin Avustralya’nın batısındakiGardenIsland'da bulunan HMASStirlingdeniz üssünde faaliyet göstereceği ifade edildi. Avustralya hükümeti ise Amerikan askerlerinin varlığının üs değil "rotasyon" şeklinde olacağını belirtiyor. Eski Savunma Bakanı ChristopherPyne, Avustralya, ABD ve İngiltere arasındaki AUKUS güvenlik ve savunma ortaklığının "denizaltı tedarikinden çok daha fazlası" olduğunu belirterek, ortaklığın Hint Okyanusu’nda ABD denizaltıları için yeni üs oluşturduğunu ve bunun Amerikalılar açısından "muazzam stratejik avantaj" olduğunu söyledi. Avustralya Savunma Bakanı RichardMarlesise ülkesinde “ABD varlığının büyüdüğünü” ve bunun ulusal güvenlik açısından önemli olduğunu, gelecek birkaç yıl içinde kıtadaki Amerikan askeri varlığının artacağını vurguladı. AVUSTRALYALILARIN ABD’YE GÜVENİ GERİLEDİ Avustralyalıların ABD’ye güveninin gerilediği belirtildi. LowyEnstitüsünün anketine göre ABD’nin uluslararası alanda sorumlu hareket edeceğine güvenenlerin oranı yüzde 31’e, ABD Başkanı Donald Trump’ın dünya meselelerinde doğru olanı yapacağına güvenenlerin oranı ise yüzde 21’e düştü. Avustralya Enstitüsünün anketinde ise Avustralyalıların yüzde 59’unun ülkenin çıkarlarının ABD ile daha yakın ittifak yerine daha bağımsız dış politikayla daha iyi korunacağına inandığı ortaya çıktı.Avustralya Enstitüsünün uluslararası ve güvenlik işlerinden sorumlu direktörü Dr. EmmaShortis, Avustralya’nın ABD ordusuyla artan entegrasyonunun ülkenin bağımsız ve egemen karar alma yetkisinin giderek zayıflamasına yol açtığını savundu. New SouthWalesÜniversitesinden Dr. AlbertPalazzoda ABD ordusunun hızlanan askeri yığınağının Avustralya'nın güvenliği açısından tehlike taşıdığını, hükümetin ülkeyi “ABD ile Çin arasındaki savaşa doğru vals yaparak” götürdüğünü savundu. "ABD Lobisi ve Avustralya Savunma Politikası" kitabının yazarı Dr. VinceScappaturada ABD’nin Avustralya genelindeki üslere erişim sağlamasını “sömürgeleştirmenin ikinci dalgası” olarak nitelendirdi ve Avustralya'nın ABD'nin bölgedeki askeri gücünü yansıtmasında “öncü unsur” haline gelmeye başladığını ifade etti.
Milliyet - Güvenlik07 Eyl 11:20
Avustralya’da askeri tesislerin yarısından fazlasında kapılar ABD'ye ardına kadar açık!
The Guardian gazetesinin haberine göre, Nautilus Enstitüsünce derlenen veriler, ABD ordusunun Avustralya ana karasında 17 tesisi kontrol ettiğini, Avustralya tarafından işletilen 75 askeri tesise ve Amerikan savunma şirketlerinin de 18 tesise erişim sağlayabildiğini ortaya koydu. ABD ordusu ile Amerikan savunma şirketlerinin Avustralya'da kontrol ettikleri veya erişim sağlayabildikleri askeri tesislerin sayısının 110'a ulaştığı, bu rakamın ülkedeki tüm askeri tesislerin yarısından fazlasını oluşturduğu belirtildi. Çalışmayı hazırlayan Profesör Richard Tanter, bunun "nüfuz etme değil her yere yayılma meselesi" olduğuna ve incelenen savunma tesislerinin yarısından fazlasında Amerikan erişiminin bir düzeyde bulunduğuna dikkati çekti. Tanter, ABD’nin 10 yılı aşkın süredir Avustralya’yı Çin ile olası savaşta yoğun askeri operasyonlar yürütmek üzere kullanma kapasitesi oluşturduğunu, Avustralya’nın da kendisini tamamen "Amerikan stratejik planlamasıyla hizaladığını" savundu. ABD ordusunun erişebildiği 92 savunma tesisinin, istihbarat toplama, uydu verilerine erişme, iletişimi ele geçirme, eğitim, savaş varlıklarının konuşlandırılması, silah ve mühimmat ile yakıt bulundurulan lojistik merkezler olarak kullanıldığı belirtildi. Avustralya'nın orta-kuzey kesiminde kurulan ABD-Avustralya ortak istihbarat tesisi Pine Gap'in ABD saldırılarında hedeflerin belirlenmesinde kritik rol oynadığı, sinyal istihbaratı uyduları için yer kontrol istasyonuna, erken uyarı füze fırlatma sistemleri için aktarma yer istasyonuna ve yabancı uydu iletişimlerini ele geçiren tesise ev sahipliği yaptığı bildirildi. EGEMENLİĞE SAYGI ŞARTI! Kuvvet Konuşlandırma Anlaşması kapsamında Avustralya’nın egemenliğine tam saygı gösterilmesi şartıyla ABD güçleri ve yüklenicilerine üzerinde anlaşmaya varılan askeri tesislere serbestçe erişme ve kullanma imkanının sağlandığı kaydedildi. ABD askeri varlığının gelecek yıl da genişleyeceği, 1200 kadar ABD askerinin Avustralya’nın batısındaki Garden Island'da bulunan HMAS Stirling deniz üssünde faaliyet göstereceği ifade edildi. Avustralya hükümeti ise Amerikan askerlerinin varlığının üs değil "rotasyon" şeklinde olacağını belirtiyor. İran'dan ABD'ye tehdit: Petrol varlıklarımıza saldırırsanız siz de saldırıya uğrarsınız Eski Savunma Bakanı Christopher Pyne, Avustralya, ABD ve İngiltere arasındaki AUKUS güvenlik ve savunma ortaklığının "denizaltı tedarikinden çok daha fazlası" olduğunu belirterek, ortaklığın Hint Okyanusu’nda ABD denizaltıları için yeni üs oluşturduğunu ve bunun Amerikalılar açısından "muazzam stratejik avantaj" olduğunu söyledi. Avustralya Savunma Bakanı Richard Marles ise ülkesinde “ABD varlığının büyüdüğünü” ve bunun ulusal güvenlik açısından önemli olduğunu, gelecek birkaç yıl içinde kıtadaki Amerikan askeri varlığının artacağını vurguladı. AVUSTRALYALILARIN ABD’YE GÜVENİ GERİLEDİ Avustralyalıların ABD’ye güveninin gerilediği belirtildi. Lowy Enstitüsünün anketine göre ABD’nin uluslararası alanda sorumlu hareket edeceğine güvenenlerin oranı yüzde 31’e, ABD Başkanı Donald Trump’ın dünya meselelerinde doğru olanı yapacağına güvenenlerin oranı ise yüzde 21’e düştü. Avustralya Enstitüsünün anketinde ise Avustralyalıların yüzde 59’unun ülkenin çıkarlarının ABD ile daha yakın ittifak yerine daha bağımsız dış politikayla daha iyi korunacağına inandığı ortaya çıktı. Avustralya Enstitüsünün uluslararası ve güvenlik işlerinden sorumlu direktörü Dr. Emma Shortis, Avustralya’nın ABD ordusuyla artan entegrasyonunun ülkenin bağımsız ve egemen karar alma yetkisinin giderek zayıflamasına yol açtığını savundu. New South Wales Üniversitesinden Dr. Albert Palazzo da ABD ordusunun hızlanan askeri yığınağının Avustralya'nın güvenliği açısından tehlike taşıdığını, hükümetin ülkeyi “ABD ile Çin arasındaki savaşa doğru vals yaparak” götürdüğünü savundu. "ABD Lobisi ve Avustralya Savunma Politikası" kitabının yazarı Dr. Vince Scappatura da ABD’nin Avustralya genelindeki üslere erişim sağlamasını “sömürgeleştirmenin ikinci dalgası” olarak nitelendirdi ve Avustralya'nın ABD'nin bölgedeki askeri gücünü yansıtmasında “öncü unsur” haline gelmeye başladığını ifade etti. BAE Devlet Başkanı'nın danışmanı Gargaş, İran ile güvenin yeniden inşasının on yıllar alabileceğini söyledi
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
OAS, Guatemala-Belize Sınır Bölgesinde Diyalog İçin Toplandı
1 Eylül'de Guatemala ve Belize Dostlar Grubu, iki ülke arasındaki Bitişik Bölge'de bulunan OAS ofisinde toplandı. Toplantıya OAS Genel Sekreteri Albert Ramdin başkanlık etti; Guatemala Dışişleri Bakanı Carlos Ramiro Martinez Alvarado ve Belize Dışişleri Bakanı Francis Fonseca katıldı. Bu toplantı, OAS'ın iki ülke arasındaki diyaloğu güçlendirme çabasının bir parçası olarak gerçekleşti. Bitişik Bölge, Guatemala ile Belize arasında uzun süredir hassas bir alan olup, sınır yönetimi ve ikili ilişkiler açısından önem taşıyor. OAS'ın bölgedeki varlığı, taraflar arasında güven inşasına ve diyaloğun sürdürülmesine katkı sağlamayı hedefliyor.
Guatemala1 olay4 gün önce - Ortak aktörcanlı
Trump'ın Bilim Raporu: Kazanılacak Bir Savaş Değil
Temmuz 2026'da Beyaz Saray, Başkan Trump'ın bilim danışmanı Michael Kratsios tarafından kaleme alınan 'Science: A New Golden Age' başlıklı raporu yayımladı. Rapor, Amerikan araştırma ve geliştirme kapasitesini canlandırmayı hedefleyen ve on yılların en kapsamlı bilim politikası yeniden değerlendirmesi olarak nitelendirilen bir yol haritası sunuyor. Responsible Statecraft'ta yayımlanan değerlendirmede, rapordaki bazı fikirlerin ciddiye alınması gerektiği belirtilirken, bilim politikasının yalnızca kazanılacak bir savaş olarak çerçevelenmesinin eksik olduğu savunuluyor. Yazı, Kratsios'un sistemde reform ihtiyacını doğru tespit ettiğini, ancak yaklaşımın rekabetçi söylemden uzaklaşması gerektiğini öne sürüyor.
Çin1 olay6 gün önce - Ortak aktör
Varşova'da Ukraynalı-Amerikalıya Suikast Planlayan Rus Gözaltında
Polonya Başbakanı Donald Tusk, Varşova'da Ukrayna-ABD çifte vatandaşı bir kişiyi öldürmeyi planladığı iddia edilen bir Rus vatandaşının gözaltına alındığını açıkladı. Tusk, bu olayın NATO topraklarında bir Amerikan vatandaşına yönelik olarak 'Rusya'nın emriyle' gerçekleştirilen ilk girişim olduğunu belirtti. Gözaltı, Polonya güvenlik birimlerinin Rus istihbarat faaliyetlerine karşı yürüttüğü operasyonlar kapsamında gerçekleşti. Tusk'un açıklamasına göre şüpheli, Ukrayna asıllı Amerikan vatandaşını hedef alan bir 'infaz' planı hazırlığındaydı. Olayın ayrıntılarına ilişkin soruşturma sürüyor. Bu gelişme, Rusya-Ukrayna savaşı sürerken NATO'nun doğu kanadındaki güvenlik kaygılarını artırıyor. Polonya, son dönemde Rus bağlantılı sabotaj ve casusluk şüphelilerine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırmıştı. Tusk'un açıklaması, Moskova yönetiminin NATO üyesi ülkelerdeki operasyonel kapasitesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyabilir.
Polonya7 olay14 Ağu - Ortak aktör
Armenia - Azerbaijan: kınama/eleştiri (CAMEO 11) · 2024-01-01
Ermenistan17 olay03 Oca - Ortak aktör
Yerevan'da Astrofizik Konferansı: Bilim Diplomasisi Vurgusu
Ermenistan'ın başkenti Yerevan'da düzenlenen bir konferans, astrofizik, kozmoloji ve astronomi alanındaki son gelişmelere odaklandı. Konferansta yapılan açıklamalarda, bilimsel araştırma ve teknolojik yeniliğin, halkları ve ulusları bilgi ve ilerleme ortak hedefinde birleştiren evrensel bir dil olduğu belirtildi. Bilim diplomasisinin, ikili ilişkileri güçlendirmede ve akademik mükemmeliyetin paylaşımına dayalı ortak büyümeyi teşvik etmede önemli bir araç olarak görüldüğü vurgulandı. Toplantı, bölgesel ve uluslararası iş birliği açısından bilimin birleştirici rolünü ortaya koydu.
İtalya1 olay16 Haz - Ortak aktör
Ulusal Güvenlik Bürokrasisinin 79 Yıllık Serüveni
Başkan Harry Truman'ın 79 yıl önce bu ay imzaladığı Ulusal Güvenlik Yasası, ABD'nin güvenlik mimarisini kökten değiştirdi. Yasa ile Ulusal Güvenlik Konseyi kuruldu ve başkana iç, dış ve askeri politikaları entegre etme konusunda danışmanlık yapacak bir mekanizma oluşturuldu. Soğuk Savaş'ın ilk yıllarında şekillenen bu yapı, zamanla genişleyerek bugünkü çok katmanlı ulusal güvenlik devletine dönüştü. Eleştirel değerlendirmelere göre, kuruluşundan bu yana geçen sürede ulusal güvenlik aygıtı kontrolsüz bir şekilde büyüdü; bütçe ve yetki alanları neredeyse sınırsız bir hale geldi. Bu büyümenin sivil özgürlükleri aşındırdığı, hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflattığı ve zaman zaman istismar edilen bir yapıya evrildiği ifade ediliyor. 79. yıl dönümü, ulusal güvenlik kavramının nasıl kalıcı ve genişleyen bir bürokratik devlete dönüştüğünü yeniden gündeme taşıyor.
Almanya1 olay14 Tem