İçeriğe atla
Hikayeler
CA
Gelişiyor

157 bin tonluk gemi 3 dakikada battı; enkazı 14 yıl sonra bulundu

Özet · AI üretimi

MV Derbyshire adlı 269 metre uzunluğundaki yük gemisi, 157 bin ton demir yüküyle Kanada'dan Japonya'ya seyrederken 9 Eylül 1980'de büyük bir tayfuna yakalandı. Gemi, tayfun sırasında yalnızca üç dakika içinde battı. Enkazı ancak 14 yıl sonra tespit edilebildi. Enkazın bulunması, geminin bu kadar hızlı batmasına yol açan etkenlerin araştırılmasına zemin hazırladı. Olay, ağır yük taşıyan gemilerin tayfun gibi aşırı hava koşullarındaki güvenliği açısından dikkat çeken bir vaka olarak kayıtlara geçti.

Başlangıç 03 Eyl 05:35 1 olay Güncellendi 2 sa önce
Paylaş
Bağlam · AI üretimi

Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.

Bu gündemi takip et

Kanada gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.

Bu gündeme tepki ver:

Zaman çizelgesi

en güncel: 2 sa önce
  1. Siyasi03 Eyl 05:35

    157 bin ton demir yüklü 269 metrelik gemi 3 dakikada nasıl battı? Enkaz sırlarıyla 14 yıl sonra bulundu

    Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Tonlarca demir taşıyan bir gemi, Kanada’dan Japonya’ya uzun bir yola çıkmıştı. Taşıdığı 157 bin ton demir, yaklaşık 300 metrelik bu geminin kaderini belirleyecekti. Oysa MV Derbyshire, her zamanki görevlerinden birini yapıyordu. Onun için zor olsa da sıradan bir yüktü bu. Takvimler 9 Eylül 1980’i gösterdiğinde büyük bir tayfun meydana gelmiş, MV Derbyshire, pasifik’te dev dalgalarla yüzleşmek zorunda kalmıştı. 1976’da inşa edilen yeni bir gemi için bu dalgalar belki aşılabilirdi. Ancak MV Derbyshire toplamda 169 bin ton demir taşıma kapasitesiyle diğer gemilere pek benzemiyordu. İngiltere, zamanında dünyanın en büyük transatlantik gemisi olan Titanik’in batışına tüm dünyayla birlikte tanıklık etmiş, 1500’den fazla kişi tarihe geçen faciada yaşamını yitirmiş ve henüz o sıralar 269 metrelik geminin enkazını bile bulamamıştı. Yani büyük gemileri ‘kaybetmek’ İngilizler için gerçek bir trajedi haline gelmişti. 1985’te Titanik bulunana kadar benzer bir kazayı bir kez daha yaşamak İngilizleri çok sarsardı. Öyle de olmuştu… MV Derbyshire, 44 kişilik mürettebat ve mürettebattan 2 kişinin eşiyle yoluna devam ederken yakalandığı Orkide Tayfunu’nu aşamamıştı. Tabii yaşananlar 1994’e kadar hiç böyle bilinmiyordu. MV Derbyshire kaybolmuştu ve ne bir acil durum sinyali ne de telsiz konuşması yapılmıştı. Hiç ses çıkarmadan yol alan gemi, batışından 14 yıl sonra Okinawa yakınlarında, Pasifik Okyanusu'nun yaklaşık 4 bin 200 metre derinliğinde geniş bir enkaz alanına yayılmış halde bulundu. Karanlık sularda yatan enkaz artık her şeyi aydınlatacak sırrı ortaya çıkarmaya hazırdı! MV DERBYSHİRE ACİL DURUM SİNYALİ GÖNDEREMEMİŞ! MV Derbyshire belki de saniyeler içinde batışa geçmiş, bu esnada hiçbir yardım çağrısı yapamamıştı. Alsu tankeriyle çarpışan 90 metrelik Tuğberk İmamoğlu gemisinde 11 dakika gibi kısa sürede yaşanan batış, MV Derbyshire’da da benzer şekilde yaşanmıştı. İki gemi de demir taşıyordu, iki gemi de yolun büyük kısmını gitmişti… Ancak iki gemide ortak olmayan özellikler arasında en önemli detay ‘EPIRB’di. EPIRB, gemi battığı sırada otomatik serbest kalan (hydrostatic release) ve uydu tabanlı küresel acil durum sistemiydi. EPIRB (Acil Durum Konum Belirten Radyo Beconu) ilk olarak 1960'ların başında keşfedilmişti. Bugünkü modern anlamda uydu bağlantılı çalışan hali ise 1970'lerin sonunda geliştirilmiş ve 1982'de resmen devreye alınmıştı. Yine de zorunlu olmadığı halde pek çok gemi EPIRB’i kullanıyordu. MV Derbyshire’ın talihsizliği de burada başlamıştı. Henüz zorunlu olmayan bu sistem 294 metrelik devasa gemiye kurulmamıştı. Yani batmış bile olsa ‘ben batıyorum’ diyememişti. Çaresizce batarken, 14 yıl boyunca ‘kayıp’ olacağından kimse haberdar değildi. Fotoğraf: Center Tankship Excellance MV DERBYSHİRE 3 DAKİKADA BATTI Gemiyle kurulan son telsiz bağlantısında tayfuna yakalandıkları ancak her şeyin kontrol altında olduğu haberi alınmıştı. Ancak 20 metreyi bulan dev dalgalarda akla gelmeyecek bir talihsizlik yaşanmak üzereydi. Gemi, beklenmedik küçük bir hasar almış ama bu tam bir domino etkisi yaratarak 294 metrelik demir yüklü devi batışa götürmüştü. Bu esnada artık gemiden hiç haber alınamıyordu. Tabii yaşananlar hiç haber alınamayan ve enkazı 14 yıl boyunca bulunamayan bir gemide tam anlamıyla bilinemezdi. Enkaz bulunduğunda yapılan simülasyonlar ve enkaz incelemeleri, geminin 2 ila 3 dakika gibi inanılmaz derecede kısa bir sürede okyanus tabanına çöktüğünü ortaya koymuştu. Mürettebatın köprü üstüne koşup acil durum çağrısı yapmaya, hatta ne olduğunu anlamaya bile vakti olmamıştı. Yıllarca suçlanan mürettebat mağdur ve çaresizdi. Üstelik de hiçbir suçları yoktu. Oysa kazadan sonraki ilk yıllarda İngiliz hükümeti suçu doğrudan fırtınaya atmış, hatta mürettebatın ambar kapaklarını açık unutmuş olabileceğini iddia ederek ölen denizcileri suçlamıştı. 1994’te okyanusun 4 bin 200 metre derinliğinde bulunan enkaz, gerçeği gözler önüne sermişti. Fırtına sırasında baş taraftan çarpan dev dalgalar, güvertedeki küçük havalandırma borularını parçalamıştı. Bağırsaklar evliliği öldürüyor! 'Eşinizle ya da işinizle tartışmanızın sebebi kabızlığınız olabilir' Resmî soruşturma raporlarına ve denizcilik kayıtlarına göre batış esnasında hava karanlıktı. Bu de geminin su aldığının anlaşılmasını neredeyse imkansız hale getirmişti. Açık denizde ufku göremeyen denizciler için zaten 3 dakika içinde kurtulması imkansız olan gemi her saniye biraz daha batıyordu. Geminin öne doğru eğildiği anlaşılamadığından kırılan borulardan öndeki boş tanklara saatlerce tonlarca su doldu. Geminin boyu 300 metreye yakındı ve o dönemde, şimdiki gibi ön kısımda su seviyesi sensörleri bulunması zorunlu değildi. Burnun suya iyice batmasıyla, devasa dalgalar doğrudan 1 numaralı ana ambar kapağının üzerine çökmüştü. Orchid Tayfunu'nun yarattığı ve gemi boyuyla eşleşen ‘katil dalgalar’ MV Derbyshire’ın tasarım sınırlarının çok üzerinde bir basınç uyguluyordu. Yani batış kaçınılmazdı. 1 numaralı ambar kapağı kırılınca saniyeler içinde binlerce ton su içeri girmişti. Ağır demir yükü de batışa giden süreci hızlandırmıştı. Artık geminin burnunu dikey olarak aşağı çekilmiş ve tıpkı Titanik’te olduğu gibi kıç havaya kalmıştı. Batış su yüzünde ikiye bölünerek yaşanmamışsa da MV Derbyshire batarken yüzlerce parçaya ayrılacaktı. Böyle bir su ağırlığına ambar kapakları dayanamazdı. Birbiri ardına kırılan kapaklar, suyun her yere girmesine neden olmuştu. Gemi adeta okyanusun ortasında hızla dibe doğru dikilen dikey bir füzeye dönüşmüştü. Bu füze, denizcilik tarihine 46 kişinin hayatına düşen bir füzeydi artık. Ne MV Derbyshire ne de ölenler geri gelmeyecekti. Ancak haklılıkları için sürmesi gereken bir dava süreci ve öncesinde bulunması gereken bir enkaz vardı! 1980’DE KAYBOLDU / 1994’TE BULUNDU / 2000’DE AYDINLATILDI Bu trajik kazanın ve ‘telsiz sessizliğinin’ arkasındaki gizem, ailelerin 20 yıl süren adalet mücadelesi ve su altı teknolojileri sayesinde ancak 2000 yılında tam olarak aydınlatılabildi. 1994 yılında enkazın bulunmasının ve 1997-1998 yıllarında uzaktan ROV ile yapılan detaylı incelemelerin ardından İngiliz hükümeti resmi soruşturmayı tekrar açtı. Ekim 2000 tarihinde Yargıç Lord Colman başkanlığında açıklanan nihai raporda öne çıkan kritik noktalar vardı: Yıllarca felaketin arkasında ‘mürettebat hatası’ veya geminin fırtınada yanlış manevra yapması olabileceğini öne sürülmüştü. 2000 yılındaki nihai raporla her şey ortaya çıkmış, mürettebatın hiçbir hatası veya ihmali olmadığını resmen ilan edilmişti. Denizcilerin ailelerinin 20 yıllık adalet mücadelesi zaferle sonuçlandığında ise elde binlerce metre derinde yatan demir yüklü bir gemi enkası ve geri gelmeyecek toplam 46 kişi vardı. Orchid Tayfunu sırasındaki dev dalgalar, geminin baş tarafındaki (gönder direği ve pruva bölgesindeki) küçük havalandırma borularının ve kapakçıklarının koruma sistemlerini kırmıştı. Havalandırmalardan yavaş ama sürekli giren su, geminin baş tarafını ağırlaştırarak burunun batmasına yol açmıştı. Alıntı Metni Silivri açıklarında iki ticari gemi çarpıştı! 11 dakikada hiç iz bırakmadan battı! Filo Jet faciasında ‘bilirkişi’ tespitleri şoke etti! ‘Denetleme kurulu yıllardır çalışmıyor’

    Milliyet
ilgili gelişmeler