İran'dan Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere ücret kararı
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret alınmasını öngören stratejik eylem planının üçüncü maddesini kabul etti. Komisyon sözcüsü Hasan Kaşkavi, önceki toplantıda ertelenen maddenin bugün onaylandığını duyurdu. Planın ayrıntıları henüz tam olarak açıklanmasa da, düzenlemenin denizcilik ve çevre alanlarını kapsadığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı, dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yoludur. İran'ın bu geçişlerden ücret alma girişimi, uzun süredir uluslararası deniz hukuku ve bölgesel güvenlik tartışmalarının odağındaki boğazın statüsüne yeni bir boyut kazandırmaktadır. Kararın yasalaşması halinde, küresel enerji piyasaları ve deniz taşımacılığı maliyetleri üzerinde etkili olması beklenebilir.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Siyasi23 Ağu 18:08
İran Meclis Komisyonundan kritik hamle: Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret alınacak
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi, komisyonun bugünkü toplantısında "Hürmüz Boğazı'nın Güvenliğinin ve Kalkınmasının Sağlanmasına Yönelik Stratejik Eylem Planı" adlı tasarının görüşülmesine devam edildiğini belirtti. Kaşkavi, önceki toplantıda görüşülmesi ertelenen 3. maddenin kabul edildiğini ve buna göre denizcilik, çevre, özel durumlarda yakıt ikmali, sigorta, güvenlik ve Hürmüz Boğazı'nda sağlanan diğer hizmetler karşılığında ücret alınacağını söyledi. Söz konusu ücretlerin, Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin verilen ülkelerin gemilerinden İran riyali veya Tahran'ın belirleyeceği başka bir para birimiyle tahsil edileceğini belirten Kaşkavi, tasarıda, Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan ülkelerin haklarına dikkat edildiğini belirterek, uluslararası hukuk ve kurallar çerçevesinde deniz ulaşımı özgürlüğünün tanınmasının yanı sıra kıyı ülkelerinin güvenlik ve egemenliklerine saygı gösterilmesi ve bu hakların ihlal edilmesinin önlenmesinin vurgulandığını ifade etti. Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nin kendine özgü kuralları ve koşulları bulunduğunu dile getiren Kaşkavi, Umman'ın 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni kabul ettikten hemen sonra siyasi bir bildiri yayımladığını ve bu sözleşme hükümlerinin, ülkesinin ulusal egemenliğini ve ulusal güvenliğini ihlal etmemesi gerektiğini vurguladığını söyledi. İlginizi Çekebilir İRAN'DA YASA TASARISININ KANUNLAŞMA SÜRECİ İran'da bir yasa tasarısının kanunlaşması için öncelikle ilgili Meclis komisyonunda maddelerinin görüşülüp kabul edilmesi, ardından komisyon raporunun Meclis Genel Kuruluna sunularak maddeler ve tasarının bütünü üzerinde oylama yapılması gerekiyor. Genel Kurul tarafından kabul edilen metin daha sonra Anayasayı Koruyucular Konseyine gönderiliyor. Konsey, metni anayasa ve İslami ölçütler açısından inceliyor. İtiraz etmesi halinde tasarı yeniden Meclise dönüyor ve anlaşmazlık sürerse Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi devreye girebiliyor. Konseyin onayından geçen metin ise son aşamada Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanarak yürürlüğe giriyor. PEZEŞKİYAN, "EKONOMİK VE ASKERİ" ANLAMDA TOPYEKUN SAVAŞ İÇİNDE OLDUKLARINI SÖYLEDİ İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "Hükümet Haftası"nın ilk gününde, İran İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu Ayetullah Humeyni'nin başkent Tahran'daki türbesinde konuştu. Trump'ın İran'a "en korkunç yaptırımları uygulayacakları" yönündeki açıklamalarına işaret eden Pezeşkiyan, "Biz ayakta durduk ve bu eşitsiz savaş karşısında halka hizmet etmek için çaba gösteriyoruz. Düşman, İran'ın çökeceğini ve Venezuela'ya dönüşeceğini değerlendirmişti. Ancak İran çökmedi, aksine güçlendi ve dünya bu direniş, dayanışma ve birlik karşısında şaşkınlığa uğradı." dedi. Pezeşkiyan, ülkesinin karşı karşıya olduğu ekonomik savaşın, İran-Irak Savaşı (1980-1988) döneminde olduğu gibi toplumun tüm kesimlerinin birlikte hareket etmesini gerektirdiğini belirterek, "Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ve sürekli daha fazla işbirliği ve sinerji sağlayacak yollar düşünüp bulmaya çalışıyoruz. Ancak düşmanın bize karşı başlattığı topyekun ekonomik savaş karşısında, Kutsal Savunma döneminde olduğu gibi herkesin sahada olması ve birbirine yardım etmesi gerektiğini kabul etmeliyiz." ifadelerini kullandı. "MUTABAKATIN UYGULANMASI KONUSUNDA UZMANLARIN GÖRÜŞ BİRLİĞİNE VARDIK" Pezeşkiyan, savaş döneminde piyasalarda ciddi sorun yaşanmadığını belirterek, mevcut krizlerin aşılması için herkesin el ele vermesi gerektiğini söyledi. İran'ın vardığı mutabakatın uzun görüşmelerin ardından, savaşa katılan askeri personel, ülkenin güvenliğini sağlayan yöneticiler ve uygulamadan sorumlu yetkililerden oluşan geniş bir uzmanlık konsensüsü sonucunda ortaya çıktığını söyleyen Pezeşkiyan, kararın "maslahat, izzet ve hikmet" ilkeleri doğrultusunda alındığını ifade etti. Pezeşkiyan, söz konusu kararı eleştirenlerin konunun ayrıntılarını bilmediklerini veya sürecin içinde yer almadıklarını öne sürdü. "GECE GÜNDÜZ HİZMETE İHTİYAÇ VAR" İran'ın bugün gece gündüz hizmet edecek insanlara ihtiyaç duyduğunu belirten Pezeşkiyan, "İran'ın nasihate ve tavsiyeye değil, sahaya çıkıp ülkenin yükünü omuzlayacak insanlara ihtiyacı var." dedi. Bir karar alındığında ve mutabakata varıldığında herkesin bu kararın arkasında durması gerektiğini dile getiren Pezeşkiyan, "Bunu yaparsak mutlaka kazanacağız. Ancak karar alıp ardından bunu ihlal edersek doğal olarak istikrarsızlık ortaya çıkar." diye konuştu. Düşmanın İran'daki sorunları kullanarak toplumda bölünme ve çatlak oluşturmayı umduğunu savunan Pezeşkiyan, hükümet olarak ayrışma, çatışma ve kişisel çıkarların önüne geçmek için çalışacaklarını belirtti. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülkenin sorunlarının üstesinden tek başına gelemeyeceğini belirterek toplumun tüm kesimlerinden destek istedi. İran-Irak Savaşı'nın ilk yıllarında, İran Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai ile Başbakan Muhammed Cevad Bahoner'in hükümet binasına düzenlenen bombalı saldırıda 30 Ağustos 1981'de öldürülmeleri nedeniyle bu tarihler "Hükümet Haftası" olarak anılıyor. İRAN: ABD'NİN EKONOMİK BASKI PLANI, BUMERANG GİBİ KENDİSİNE DÖNECEK İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a ve enerji piyasalarına yönelik ekonomik baskının ABD ekonomisi üzerindeki muhtemel sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkedeki mal fiyatlarını kontrol etmek amacıyla attığı son adımlara atıfta bulunan Kalibaf, "Et fiyatlarını kontrol etmek için dondurulmuş et ithalatı mı? Tamam, belki işe yarar." ifadelerini kullandı. Kalibaf, ABD'nin tahvil piyasasına ilişkin ise "Peki tahviller için ne gibi bir planınız var? Dondurulmuş getiriler mi ithal edeceksiniz?" diye sordu. Konut piyasasına da değinen Kalibaf, "Konut için dondurulmuş alıcılar mı getireceksiniz?" sorusunu yöneltti. Kalibaf, ücret politikalarına ilişkin de "Ücretlere çözüm bulmak için dondurulmuş maaş bordroları mı çıkaracaksınız?" şeklinde eleştiride bulundu. "İnisiyatifi olmayan, donmuş bir dış politika; donmuş ve durgun bir ekonomi doğurur." değerlendirmesinde bulunan Kalibaf, paylaşımını, "Hala hareket halinde olan tek şey ne? İran'ın bumerangı; sizin yüzünüze geri dönecek." ifadeleriyle tamamladı. Washington yönetimi, yarın yapacağı açıklamayla, Tahran'a yönelik yeni bir mali yaptırım paketini duyuracağını bildirmişti.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İran'dan ABD'nin Yaptırım Kararına: Uluslararası Hukuka Aykırı
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin İran'a yönelik kapsamlı ekonomik yaptırım uygulama kararını "açıkça uluslararası hukuka aykırı" olarak nitelendirdi. Bekayi, bu tür tek taraflı yaptırımların BM merkezli devletler arası sistemin temel dayanağı olan egemenlik hakkını aşındıracağını ve klasik sömürgeciliğe dönüşe zemin hazırlayacağını savundu. ABD'nin söz konusu kapsamlı ekonomik yaptırım kararı, İran yönetiminin uluslararası hukuk ve egemenlik ilkeleri çerçevesinde tepkisine yol açtı. İran tarafı, kararın devletler arası ilişkilerde BM'nin rolünü zayıflatacağı ve tek taraflı müdahaleleri meşrulaştırma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Diplomatik açıdan bu açıklama, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin ekonomik yaptırımlar üzerinden tırmandığı bir dönemde geldi.
ABD2 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan 1500 gemi biyolojik istila riski taşıyor
Hürriyet'in haberine göre, ABD ile İran arasında başlayan savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda 1.500'den fazla gemi mahsur kaldı. Bu gemilerin uzun süre bölgede beklemesi, küresel biyolojik istila tehlikesini ortaya çıkardı. Hürmüz Boğazı, dünya deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Gemilerin aynı bölgede toplanması, istilacı türlerin farklı ekosistemlere taşınması riskini artırıyor. Uzmanlar, bu durumun denizel biyoçeşitlilik üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump İran Ateşkes Uzatmasını Reddetti, Bölgesel Gerilim Tırmanıyor
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan ateşkes anlaşmasının uzatılmayacağını açıkladı. Trump, Tahran'ın Washington'ın talep ettiği anlaşmayı kabul etme ihtimalinin düşük olduğunu söyleyerek İran'ın teslim olmasını istedi ve Hürmüz Boğazı nedeniyle Umman'ı bombalama tehdidinde bulundu. İran yönetimi 60 günlük süreyi reddettiğini ve ültimatomlara boyun eğmeyeceğini duyurdu; ABD deniz ablukasını kırmak için 'hassas' askeri karşılık verebileceği uyarısında bulundu. Birleşmiş Milletler tarafları müzakerelere dönmeye ve itidale çağırdı; Pakistan, Katar ve Avrupa ülkeleri diplomatik çabalarını sürdürüyor. Husiler de bir saldırı gerçekleştirdiklerini iddia etti. Bölgesel çatışmanın yayıldığı belirtiliyor.
ABD5 olay12 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran: ABD'nin eylemleri küresel nükleer istikrarsızlık yarattı
İran Güvenlik Konseyi'nden Mohsen Rezaei, ABD'nin hamlelerinin küresel nükleer istikrarsızlığa yol açtığını ve birçok ülkeyi nükleer silah edinmeyi düşünmeye ittiğini ileri sürdü. TASS'ın aktardığı açıklamada Rezaei, Washington'ın eylemlerinin uluslararası güvenlik mimarisini zayıflattığını savundu. Açıklama, İran ile ABD arasında nükleer program ve yaptırımlar konusundaki gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi. Rezaei'nin sözleri, Tahran'ın ABD politikalarına yönelik eleştirisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Raporda ABD tarafının konuya ilişkin doğrudan bir yanıtı yer almadı.
ABD1 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin İran yaptırımları Çin uyumu olmadan sonuç vermez
The New York Times'ın haberine göre, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının başarısı Çin'in uyumuna bağlı. Washington, Pekin'in giderek daha meydan okuyan tutumunu, Çin'in elinde bulundurduğu ekonomik kozlarla ilişkilendiriyor. Rapor, baskının geri tepmesinin başlıca nedeninin Çin'in Amerikan şirketlerine kritik mineral tedarikini kesebilme kapasitesi olduğunu belirtiyor. Bu durum, ABD'nin yaptırım politikasının etkinliğini sınırlayabilir ve iki ülke arasındaki ekonomik karşılıklı bağımlılığı gündeme getiriyor. Çin'in küresel tedarik zincirlerindeki rolü, Washington'ın tek taraflı yaptırımlarını uygularken dikkate alması gereken bir faktör olarak öne çıkıyor. Haberde Çin'in tutumunun, Washington üzerindeki ekonomik kaldıraç nedeniyle giderek sertleştiği ifade ediliyor.
ABD1 olay15 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran askeri doktrinini değiştirdi: ABD askerine 26 bin dolar ödül
İran ordusu, askeri doktrinini savunmadan saldırıya doğru değiştirdiğini açıkladı. İran ordusu sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, olası bir kara saldırısında ABD askerlerini öldüren veya yakalayanlara 26 bin dolara kadar ödül verileceğini duyurdu. Açıklamada, ABD'nin uluslararası prestijini kaybettiği ifadesine de yer verildi. Sözcü gazetesinin haberine göre, söz konusu ödül ABD askeri başına 1.4 milyon TL olarak belirlendi. Aynı haberde, kadın ABD askerini yakalayanlara ödülün iki katının verileceği belirtildi. Bu duyuru, İran'ın askeri duruşunda savunmacı anlayıştan saldırgan bir tutuma geçişin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
ABD2 olay1 gün önce