Bangladeş'te Doğalgaz Krizi Ashuganj Fabrikasını Susturdu
Bangladeş'in Ashuganj bölgesindeki gübre fabrikası, doğalgaz krizinin yol açtığı yakıt kıtlığı ve elektrik kesintileri nedeniyle bir yıldan uzun süredir üretim yapmıyor. NTV'nin haberine göre, bir zamanlar binlerce çalışanı olan tesisin devasa yapıları, ülke genelinde sanayilerin kapanmasına ve protestolara yol açan enerji sıkıntısı yüzünden sessizliğini koruyor. Doğalgaz arzındaki daralma Bangladeş'te üretim ve ulaşımı kesintiye uğratırken, elektrik kesintileri ve yakıt kıtlığına karşı gösteriler düzenleniyor. Ashuganj gübre fabrikasındaki durma, enerji krizinin sanayi üzerindeki etkisinin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Filistin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Ekonomik23 Ağu 10:02
Bir zamanlar binlerce çalışanı vardı, Bangladeş'teki fabrikalarda üretim durdu
Bangladeş'teki doğalgaz krizinden kaynaklanan yakıt kıtlığı ve elektrik kesintileri, ülke genelindeki üretimi ve ulaşımı kesintiye uğratıyor. Bangladeş'in Ashuganj gübre fabrikasının devasa yapıları, doğalgaz krizi nedeniyle sanayilerin kapanması, elektrik kesintileri ve yakıt kıtlığına karşı protestoların yaşanması sebebiyle bir yıldan fazla süredir sessizliğini koruyor. Bir zamanlar makineler, ülkenin 170 milyonluk nüfusu için ürün yetiştirmek üzere çiftçilerin ihtiyaç duyduğu gübreyi üretmek amacıyla doğal gaz kullanarak gece gündüz çalışıyordu. Aktif olduğu dönemde, 1200'den fazla personeli istihdam eden ve günde bin tondan fazla gübre üreten devlete ait fabrika, şimdi paslanmış bir harabe halinde. Aşuganj petrol sahası Mart 2025'te kapatıldı. Ülke, eski sahalara ve arama çalışmalarına yapılan yetersiz yatırım nedeniyle üretimdeki düşüşün tetiklediği doğalgaz kıtlığıyla boğuşurken, ABD-İran savaşı da Orta Doğu'dan yapılan ithalatı sekteye uğratmıştı. Doğu Titas doğalgaz sahası yakınlarında kurulan Ashuganj'da tüm çalışma hayatını geçiren 59 yaşındaki Bazlur Rashid, "Fabrikadan geriye sadece boş bir iskelet kaldı." dedi. Bu fabrika, gaz kıtlığı nedeniyle kapanmak veya faaliyetlerini kısıtlamak zorunda kalan altı büyük üre gübre tesisinden biri. DOĞALGAZ KITLIĞI TEKSTİL SEKTÖRÜNÜ DE ETKİLEDİ Sendika lideri Abu Kawsar, fabrikaların kapatılmasının, çalışanların işlerini kaybetmesine ve gıda güvenliğiyle bağlantılı bir sektörü tehdit etmesine yol açtığını belirtti. Kawsar, AFP'ye verdiği demeçte, "Bu fabrikaların atıl kalmasına ve yıpranmasına izin veremezsiniz" dedi. "Onları yeniden canlandırmak döviz tasarrufuna da yardımcı olabilir." diye de ekledi. Ancak doğalgaz kıtlığının sonuçları gübre üretiminin çok ötesine uzanıyor. Tekstil fabrikaları da dahil olmak üzere yüzlerce fabrika üretimini azaltıyor veya tamamen kapatıyor. Bangladeş'in dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı olduğu hazır giyim ve tekstil sekötörü, ülkenin ihracat gelirlerinin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturuyor. Evlerde, doğalgaz tesisatının bağlantı kesilmesine epey sık rastlanıyor. Doğalgazı elektriğe dönüştüren enerji santralleri talebi karşılamakta zorlanıyor ve bu da düzenli elektrik kesintilerine yol açıyor. Hükümet Ağustos ayında elektrik tasarrufu önlemleri aldı. Bu önlemler arasında alışveriş merkezlerinin bir saat erken kapanması emri de yer alıyordu. "BİR DAMLA BİLE ALAMIYORUZ" Bangladeş'in doğalgaz tüketiminin dörtte üçünden fazlasını elektrik üretimi, sanayi ve özel enerji santralleri oluşturuyor. Ülkenin doğalgaz tüketiminin onda birinden biraz fazlasını oluşturan hane halkları da bu durumdan etkilendi. Ashuganj fabrikasının yakınında yaşayan 50 yaşındaki ev hanımı Nargis Begum, "Gece boyunca bir damla bile gaz alamıyoruz." dedi. "Bazen de basınç çok düşük oluyor. İki ocağı aynı anda açamıyoruz." diye ekledi Begum. Özellikle kırsal kesimlerde birçok hane odun sobalarına geçerken, elektrik kesintileri nedeniyle bunaltıcı nemde vantilatörsüz kalan sakinler zorlu hava şartlarıyla yüzleşiyorlar. "Çektiğimiz acılar dinmiyor," diyen Begum, "Elektriğin garantisi yok. Hava çok sıcak. Dün gece üç dört kez elektrik kesintisi oldu." diye belirtti. Benzinle çalışan çekçek sürücüleri de saatlerce yakıt sırasında bekledikten sonra protesto amacıyla yolları trafiğe kapattı. "İTHALAT BAĞIMLILIĞIMIZ BİZİ BURAYA GETİRDİ" Bu kıtlıklar, yıllardır süregelen bir krizin sonucu olarak görülüyor. Bangladeş 2018'de doğal gaz konusunda büyük ölçüde kendi kendine yeterliydi, ancak eski sahaların tükenmesiyle üretim azaldı, buna karşılık talep arttı ve önemli ithalatlar Katar'dan sağlandı. Uzmanlar, ardı ardına gelen hükümetlerden hiçbirinin petrol ve gaz aramalarına yeterince yatırım yapmadığını öne sürüyor. Bangladeş'in Enerji Bakanı İkbal Hasan Mahmud Tuku, 2024 devrimiyle devrilen Şeyh Hasina'nın önceki hükümetini yeni petrol kuyuları açmada başarısız olmakla suçladı. Temmuz ayında Dakka'da düzenlenen bir enerji güvenliği konferansında, "Önceki hükümet doğalgaz arama faaliyetlerinden uzak durdu," dedi. “İthalata olan bağımlılığımız bizi bu noktaya getirdi.” ORTA DOĞU'DAKİ ÇATIŞMALAR KRİZİ GÜÇLENDİRDİ İthalat da aynı şekilde kırılganlığını korudu. Ortadoğu'daki savaşın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarını aksatması ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen trafiğin ciddi şekilde kısıtlanmasıyla kriz daha da kötüleşti. İthal edilen LNG'yi gaza dönüştüren yüzer depolama ve yeniden gazlaştırma ünitesinin teknik bir sorun nedeniyle faaliyetlerini durdurmasıyla arz daha da olumsuz etkilendi. Hızlı bir çözüm bulunamadığı için, uzmanlar daha fazla yerli arama yapılması çağrısında bulunurken, hükümet LNG siparişlerine devam ediyor ve ithalatı genişletmek için terminallere yatırım yapıyor. Bangladeş'in açık denizlerinde doğalgaz yatakları var, ancak yeni kuyular açmak zaman alıyor. Dhaka Üniversitesi'nde jeoloji profesörü olan Anwar Hossain Bhuiyan, mevcut sahalarda gaz üretiminin artırılabileceğini ancak uzun vadeli bir çözüm için yeni kuyulara ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Bhuiyan yaptığı açıklamasında, "Tek bir kuyunun sondaj maliyeti 12-16 milyon dolar arasında değişebiliyor, ancak çıkarılabilecek gazın değeri çok daha yüksek; yaklaşık 4,5-4,9 milyar dolar civarında." dedi. Hükümet iki sondaj kulesi satın almayı planlıyor ve bu amaçla denizaşırı bir ihale süreci başlattı. Ancak Bangladeş'in petrol ve doğalgaz sektörünü denetleyen devlet şirketi Petrobangla'nın başkanı Abdul Mannan, nihai çözümün doğalgazın ötesinde yattığını söyledi. Mannan, AFP'ye verdiği demeçte, "Yenilenebilir enerjiye yöneldiğimizde doğalgaz krizi çözülecek. Bunun için kesin bir zaman dilimi veremem, belki iki yıl." diye belirtti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İsrail ordusu, Gazzeli Hind Rajab'ın ölümüne cezai soruşturma başlattı
İsrail ordusu, Ocak 2024'te Gazze'de öldürülen 5 yaşındaki Filistinli Hind Rajab'ın ölümüne ilişkin cezai soruşturma başlatıldığını açıkladı. Rajab, son sözlerinin yer aldığı ses kaydıyla Gazze'deki insani trajedinin simgelerinden biri hâline gelmişti. Soruşturma kararı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayın ardından geldi. Hind Rajab'ın ölümü, Gazze'deki sivil kayıpların ve savaşın insani boyutunun tartışıldığı bir bağlamda önem taşıyor.
Filistin15 olay22 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Gazze kırgınlığı ilerici adayla geri döndü: Michigan'da El-Sayed etkisi
Michigan'da Gazze politikaları nedeniyle Demokrat Parti'den kopan seçmenlerin bir bölümü, ilerici ABD Senatosu adayı Abdul El-Sayed'in kampanyası etrafında yeniden örgütleniyor. Zainab Bibi Ahmed, 2024 Şubat'ındaki Demokrat ön seçimde 'uncommitted' (kararsız) oy veren 100 bin kişiden biriydi; iki yıl sonra, partiden tamamen uzaklaştığını düşündüğü bir dönemde El-Sayed için gönüllü çalışmaya başladı. El-Sayed'in adaylığı, Biden döneminde Gazze'ye yönelik tutum nedeniyle partiden soğuyan seçmenleri ilerici bir alternatif etrafında topluyor. Bu dönüş, Demokrat tabandaki Gazze kaynaklı kırılmanın seçim rekabetiyle birlikte nasıl yeniden şekillendiğini ve ilerici adayların bu seçmenleri geri kazanma potansiyelini gösteriyor.
Filistin1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Penny Wong'dan İsrail'e: Gazze'deki ölümcül saldırı kararı aşağılayıcı
Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, İsrail hükümetinin 2024'te Gazze'de insani yardım konvoyuna düzenlenen ve Avustralyalı yardım görevlisi Zomi Frankcom'un ölümüne yol açan üçlü insansız hava aracı saldırısıyla ilgili IDF personeli hakkında cezai kovuşturma başlatmama kararını 'aşağılayıcı' olarak nitelendirdi ve öfke duyduğunu açıkladı. Wong, İsrail'in Canberra Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağıracağını belirtti. Karar, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi artırdı; Avustralya daha önce olayın bağımsız ve şeffaf soruşturulmasını talep etmişti. Olay, Gazze'de insani yardım çalışanlarının güvenliği ve savaş hukuku tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Filistin13 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Gazze'de düğünler umut, definler kriz: Savaşın iki yüzü
Gazze'de süren savaşın yıkıcı koşullarına rağmen bazı Filistinli aileler, düğün törenleriyle kısa süreliğine de olsa acılardan uzaklaşmaya çalışıyor. Al Jazeera'nın haberine göre, bu düğünler, İsrail'in askeri harekâtının gölgesinde nadir mutluluk anları sunuyor; genç çiftler ve aileleri, enkaz haline gelmiş kentte bir nebze normal yaşamı sürdürmeye çabalıyor. Öte yandan, aynı kaynağın aktardığına göre Gazze'de defin krizi derinleşiyor. Aileler, enkaz altından ve sokaklardan yakınlarının cenazelerini toplarken, mezarlıklar yetersiz kalıyor; binlerce cenaze derme çatma alanlara gömülüyor. Yaşam ve ölümün bu denli iç içe geçmesi, savaşın Gazze toplumu üzerindeki ağır insani ve sosyal maliyetini gözler önüne seriyor.
Filistin2 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Eski İngiliz ve Fransız diplomatlardan Filistin için ticaret yasağı çağrısı
100'den fazla eski Fransız ve İngiliz diplomat, İsrail'in Filistin'i "dünyanın gözü önünde sildiğini" belirterek ortak bir mektup yayımladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Birleşik Krallık'tan Burnham'a hitaben yazılan mektupta, İsrail'e etnik temizlik suçlaması yöneltildi ve İsrail'in bir Filistin devletini kabul etmesi için ticaret ve silah satış yasakları dahil acil önlemler alınması istendi. Bu ölçekte ilk kez iki ülkenin eski diplomatlarının ortak bir çağrı yapması, Avrupa'da İsrail'e yönelik ekonomik ve askeri baskı araçlarının kullanılması yönündeki taleplerin güçlendiğine işaret ediyor. Mektupta, ticaret ve silah satış yasaklarının yanı sıra İsrail'in bir Filistin devletini kabul etmesi için acil diplomatik adımlar atılması çağrısı yapılıyor.
Filistin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye'den Netanyahu için uluslararası tutuklama emri ve Interpol talebi
Türkiye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında uluslararası tutuklama emri çıkardı ve Interpol'den kırmızı bülten talep etti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, cuma günü yaptığı açıklamada emrin, İsrail'in mayıs ayında Gazze'ye yardım götüren bir filoya müdahalesi ve yüzlerce aktivistin gözaltına alınmasıyla ilgili soruşturma kapsamında çıkarıldığını söyledi. Ayrıca Netanyahu ve diğer üst düzey yetkililer hakkında Gazze'deki savaş nedeniyle 'soykırım' suçlamasıyla tutuklama emirleri bulunduğu belirtildi. Türkiye'nin bu adımı, 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırılarının ardından başlayan İsrail'in Gazze operasyonlarına yönelik sert eleştirilerinin bir uzantısı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Netanyahu'yu sık sık soykırımla suçlarken, Netanyahu da Erdoğan'ı 'antisemit diktatör' olarak nitelendirdi. Türkiye'de yürütülen kovuşturmada, Global Sumud Filosu aktivistlerine yönelik müdahaleyle ilgili 35 sanık hakkında süreç devam ediyor.
Filistin6 olay1 gün önce