Key European leaders demand Israel halt W. Bank settlement project
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Birleşik Krallık gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Diplomatik21 Ağu 02:35
Key European leaders demand Israel halt W. Bank settlement project
PARIS: France, Italy, Britain and Germany on Thursday piled on mounting international condemnation of a major settlement project in the occupied West Bank, after Israeli authorities opened bidding for more than 1,200 homes in the area. The E1 plan was green-lit by Israel last year and would further separate east Jerusalem, occupied and annexed by Israel and predominantly inhabited by Palestinians, from the West Bank. “At a time of grave instability in the West Bank with unprecedented levels of violence by settlers against civilians, and serious restrictions on the Palestinian economy, this decision is even more concerning,” the joint statement from Paris, Rome, Berlin and London said. “We urge the Government of Israel to retract these plans immediately and end its expansion of settlements in the West Bank,” it added, warning businesses against bidding for the construction tenders at risk of “involving themselves in serious breaches of international law”. The UN secretary general has said the E1 plan posed an “existential threat” to a contiguous Palestinian state. Belgian Foreign Minister Maxime Prevot called the tenders “unacceptable” on Thursday, saying the project “would seriously undermine the viability of the two-State solution”. His condemnation echoed a statement by Britain’s top diplomat Ed Miliband on Wednesday demanding an end to the project and settlement expansion in the West Bank, with London summoning Israel’s charge d’affaires. Miliband said he delivered the message directly to his Israeli counterpart Gideon Saar. Saar on Thursday said he rejected “outright” Miliband’s statement and “the patronising tone of his words”. “The Jewish people have the right to live throughout the Land of Israel, just as the British have the right to live in London and throughout the United Kingdom,” he wrote on X. Published in Dawn, August 21st, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Hükümet, İmran Han'ın Shifa'ya nakline ilişkin kararın gözden geçirilmesini istedi
Pakistan federal hükümeti, Çarşamba günü Yüksek Mahkeme'ye başvurarak tutuklu eski başbakan İmran Han'ın muayene ve tedavi için İslamabad'daki Shifa International Hospital'a nakledilmesi yönündeki kararın gözden geçirilmesini ve geri alınmasını talep etti. Adalet Bakanı Azam Nazeer Tarar, kararın açıklanmasının ardından Salı günü yaptığı açıklamada, Han'ın bir devlet hastanesine nakledilmesi için değişiklik talep edileceğini söyledi. Bu adım, eski başbakanın tutukluluk koşulları ve sağlık hizmetlerine erişimi konusundaki hukuki ve siyasi gerilimin sürdüğünü gösteriyor. Hükümetin özel hastane yerine devlet hastanesinde tedaviyi öngören bir değişiklik arayışı, yargı kararları ile yürütmenin tercihleri arasındaki sürtüşmeyi yansıtıyor.
Birleşik Krallık1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Rusya'dan İngiltere'ye İHA sevkiyatı nedeniyle 'sonuçları olur' uyarısı
Geçen hafta sonu İngiltere'nin Ukrayna'ya taarruz amaçlı insansız hava araçları tedarik ettiği ortaya çıktı. Rusya'nın Londra Büyükelçiliği bunun üzerine İngiltere'yi 'Ukrayna krizini tırmandırmayı bilinçli olarak seçmekle ve barış arzusunu ikiyüzlüce dile getirmekle' suçladı; ayrıca 'sonuçları olacağı' tehdidinde bulundu. Guardian'ın aktardığına göre İngiltere daha önce Kiev'e askeri açıdan çok daha önemli mühimmatlar sağlamıştı. Bu nedenle Moskova'nın bu çıkışının ardında siyasi gerekçeler olabileceği değerlendiriliyor. Bu gelişme, Batılı ülkelerin Ukrayna'ya askeri desteği sürerken Rusya ile diplomatik gerilimin tırmanma riskini ortaya koyuyor. Rusya'nın tepkisi, tedarik edilen silahların niteliğinden çok siyasi mesaj verme amacı taşıyor olabilir.
Birleşik Krallık2 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Cambridge'li akademisyen Jason Arday için 'medya tacizi' soruşturması çağrısı
İngiltere'de 31 binden fazla kişi ve çok sayıda milletvekili, hayatını kaybeden Cambridge Üniversitesi eski akademisyeni Jason Arday hakkında medya tacizi iddialarının kamu soruşturmasıyla incelenmesini talep eden bir dilekçeye imza attı. Dilekçe, Good Law Project adlı aktivist grup tarafından başlatıldı ve Başbakan Andy Burnham'a kamu soruşturması açması çağrısı yapıldı. Jason Arday, üç yıl önce Cambridge Üniversitesi'nin en genç siyah profesörü olarak atanmıştı. Dilekçeyi düzenleyenler, Arday'ın ölümünden önce medya tarafından sistematik biçimde 'avlandığı' iddiasını gündeme getiriyor. Talep, basının kamuya mal olmuş kişilere yönelik davranışlarının bağımsız bir merci tarafından soruşturulmasını içeriyor. Bu girişim, özellikle etnik azınlık kökenli akademisyenlerin medya karşısındaki kırılganlığına ilişkin tartışmayı alevlendirdi. İmzacılar arasında milletvekillerinin bulunması, konunun parlamenter düzeye taşınabileceği sinyalini veriyor. Soruşturma talebi, medya hesap verebilirliği ve ifade özgürlüğü dengesi açısından geniş yankı uyandırdı.
Birleşik Krallık2 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Simon Levy davası: Adalet sisteminin yüzüstü bıraktığı kadınlar
Kayıtlı cinsel suçlu Simon Levy, Carmenza Valencia-Trujillo ve Sheryl Wilkins'i öldürmekten nadir görülen bir tam yaşam cezasına çarptırıldı. Her iki kadın da seks işçisiydi ve şiddete karşı yüksek risk altındaydı; Levy'nin hedef aldığı diğer kişiler de benzer kırılganlıklara sahipti. Dava, adalet sisteminin en riskli gruptaki kadınları korumada yetersiz kaldığını gösteriyor. Seks işçilerinin şikayetleri çoğu zaman ciddiye alınmıyor, bu da suçluların tekrar saldırmasına olanak tanıyor. Guardian'ın haberine göre, Levy daha önce de benzer suçlardan hüküm giymişti ve denetim altında olmasına rağmen yeniden cinayet işleyebildi. Bu vaka, kadına yönelik şiddet ve seks işçilerinin maruz kaldığı ayrımcılıkla ilgili politika tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Savunmasız kadınların adalete erişiminin güçlendirilmesi ve risk altındaki gruplara yönelik koruma mekanizmalarının gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Birleşik Krallık1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Reform UK'den Tice: İklim kriziyle mücadeleyi bırakın, sıcağın tadını çıkarın
Reform UK Genel Başkan Yardımcısı Richard Tice, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında iklim değişikliğiyle mücadele çabalarının sonuçsuz olduğunu savunarak İngiliz halkına son dönemdeki sıcak hava dalgalarının "tadını çıkarmaları" çağrısında bulundu. Tice, küresel ısınmayı durdurmaya çalışmanın "kibirli" bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Açıklama, Birleşik Krallık'ın yaz aylarında etkili olan sıcak hava dalgası ve buna bağlı yangınların gölgesinde geldi. Tice'ın sözleri, iklim krizini hafifletmeye yönelik politikaların gerekliliğine ilişkin siyasi tartışmalara yeni bir boyut ekledi. Reform UK lider yardımcısının bu çıkışı, partinin iklim politikalarına yönelik mevcut eleştirel duruşunu yansıtıyor. The Guardian'ın haberine göre Tice, iklim acil durumunu durdurmaya çalışmanın "kibirli" olduğunu belirtti. Ancak makalede, Tice'ın bu görüşleri hangi bilimsel verilere dayandırdığına dair ayrıntı yer almadı.
Birleşik Krallık1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Fransa'da Edebiyat Sezonu Başlarken Yayıncılık Sektörü Krizde
Fransa'da okulların açılmasıyla eş zamanlı olarak "rentrée littéraire" adı verilen edebiyat sezonu başladı. Bu dönemde binlerce yeni kitap raflardaki yerini alıyor ve yayıncılık sektörünün yoğun üretim takvimi bir kez daha gündeme geliyor. Londra'da kitapçı işleten Isabelle Claret Lemarchand, France 24'e verdiği demeçte bu yılki yeni çıkanların üslup ve eğilimlerini değerlendirdi. Fransız ve İngiliz yayın dünyasındaki trendleri karşılaştıran Lemarchand, sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara da değindi.
Birleşik Krallık1 olay3 gün önce