Pentagon’dan Eski Bakana Köstebek Suçlaması: Air Force One Sırlarını Sızdırdı
ABD Savunma Bakanlığı, eski Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall’ın gizli bilgi erişim yetkisini iptal etti ve hassas görevlerde bulunmasını yasakladı. Pentagon, kararın Kendall’ın Air Force One’ın teknik kabiliyetlerine dair gizli bilgileri medyaya yetkisiz şekilde açıklamasından kaynaklandığını bildirdi. Karar, ABD yönetimi içindeki bilgi güvenliği protokollerinin sıkılaştırıldığı bir dönemde geldi. Eski üst düzey yetkililerin gizli bilgilere erişiminin nasıl denetleneceği ve yetkisiz sızıntıların önlenmesi konusundaki tartışmaları alevlendirdi. Olay, yeni yönetimin güvenlik ihlallerine karşı toleranssız yaklaşımını yansıtıyor ve gelecekte benzer vakalarda emsal teşkil edebilir.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Güvenlik08 Ağu 08:05
ABD'de köstebek krizi. Pentagon: Eski bakan gizli bilgileri açıkladı
ABD'de Pentagon, eski ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall'ın gizli bilgilere erişim uygunluğunu iptal ederek herhangi bir hassas görevde bulunmasını yasakladı. Bakanlık, kararın Kendall'ın Air Force One'ın kabiliyetlerine ilişkin gizli bilgileri yetkisiz biçimde medyaya açıklamasından kaynaklandığını ileri sürdü. ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), eski ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall'ın gizli bilgilere erişim "uygunluğunu" iptal etti ve kendisinin "herhangi bir hassas görevde" bulunmasını yasakladı. CBS News kanalının haberine göre Pentagon, dün açıkladığı kararın gerekçesi olarak Kendall'ın Air Force One'ın kabiliyetlerine ilişkin hassas bilgileri medyaya açıkladığı iddiasını gösterdi. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, sosyal medya paylaşımında, "Bu karar, Air Force One'ın kabiliyetlerine ilişkin gizli bilgileri bir medya kuruluşuna yetkisiz biçimde açıklamasından sonra alındı." dedi. Karar, geçen ay The New York Times'ın da aralarında bulunduğu kuruluşların Katar'ın hediye ettiği yeni Air Force One'a ilişkin güvenlik kaygılarını haberleştirmesinden sonra açıklandı. Haberlerde, yeni uçağın selefinde bulunan gelişmiş füzesavar kabiliyetlerinden yoksun olduğu da aktarılmıştı. Frank Kendall, dün geç saatlerde yaptığı açıklamada, yetkisinin kaldırılması karşısında "tamamen şaşkın" olduğunu söyledi. Kendall, "Gizli hiçbir şey söylememek konusunda her zaman son derece dikkatli oldum ve bildiğim kadarıyla böyle bir şey yapmadım. Açıkladığım iddia edilen şeyin ne olduğuna dair bana hiç kimse bir şey söylemedi ve bunun ne olabileceğini tahayyül dahi edemiyorum" dedi. UÇAK TÜRKİYE'YE DE GELDİ Uçak, 400 milyon dolarlık yenileme ve modernizasyon çalışmasından geçirildi. ABD içinde hizmete alınan uçakla Başkan Donald Trump geçen ay NATO Zirvesi için Türkiye'ye de geldi. Ancak ABD İran'a hava saldırıları düzenlerken ve Tahran üç Körfez Arap ülkesine saldırırken Trump NATO zirvesinden ayrılmak için eski model Air Force One uçağını kullandı. ABD'li yetkililer daha önce Trump'ın İran ve İran'la müttefik vekil gruplardan başkana yönelik inandırıcı bir tehdit bulunması nedeniyle eski Air Force One ile döndüğünü söylemişti. Yetkililere göre ABD, uçağa füze ateşlenmesini öngören inandırıcı bir plan tespit etti. İstihbaratın alınmasından sonra ABD Gizli Servisi hızla yedek plana geçti. Geçen ay Gizli Servis, başkanın güvenli iletişim sistemleri ve gelişmiş askeri savunma kabiliyetleriyle donatılmış eski uçağı kullanmasını önerdi. ABD'li yetkililer, Katar'ın bağışladığı yeni uçağın aceleyle hizmete alındığını ve istenen bazı kabiliyetlerden yoksun olduğunu da söyledi. Trump ise geçen ay gazetecilere, uçak değişikliğinin güvenlik kaygılarından kaynaklandığını reddetti. Bununla birlikte "her zaman" tehdit altında olduğunu ve İran'ın "1 numaralı" hedefi olduğunu da söyledi. Beyaz Saray daha sonra Trump'ın eski Air Force One'ı kullanmaya devam edeceğini açıkladı. Açıklamaya göre Katar'ın bağışladığı uçak sonbaharda "ilave modernizasyon ve iyileştirmelerden" geçirilecek ve bu çalışmaların tamamlanması yaklaşık bir ay sürecek. Joe Biden döneminde görev yapan Kendall, The New York Times haberinde, uçak için ayrılan modernizasyon süresinin "Air Force One'daki olağan değişikliklerin tamamını" yapmak için yeterli olmayacağını söyledi. Kendall ayrıca uçağın ABD dışında kullanılmasına şaşırdığını belirtti. Kendall cuma günü, "Katar'a ait 747 hakkında gazetecilere açık kimliğimle konuşurken ve ulusal televizyonda açıklama yaparken rahattım, çünkü gizli hiçbir şey söylemediğimden eminim" dedi. Haberlerin yayımlanmasından sonra ABD Adalet Bakanlığı, kaynaklarını açıklamaya zorlamak amacıyla The New York Times muhabirlerine celp gönderdi. Bu teşebbüs basın özgürlüğüne ilişkin kaygılara yol açtı. Bakanlık, hakimin hukuki çalışmanın özensizliğine yönelik eleştirisinden sonra geçen ay celpleri isteksizce geri çekti. ABD Hava Kuvvetleri, uçağın hızla dönüştürülmesinin "güvenlik, emniyet veya güvenli iletişim konusunda herhangi bir risk kabul edilmeden" yapıldığını savundu. Ancak kurum, uçakların kabiliyetleri arasında farklar bulunduğunu da kabul etti. Hava Kuvvetleri, ABD yapımı yeni Air Force One uçaklarında gerekli olan "son derece karmaşık bazı mühendislik değişikliklerinin" Katar'dan gelen uçakta yapılan çalışmaların dışında bilinçli olarak bırakıldığını açıkladı. Kurum ayrıca uçaktan çıkış kapılarının genişletilmediğini ve gövde içine yerleştirilmiş birden fazla merdivenin eklenmediğini kabul etti. "PAZARLIĞA AÇIK OLMAYAN BİR GÖREV" Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, Kendall'ın hangi medya kuruluşuna gizli bilgi vermekle suçlandığını açıklamadı. Parnell, "Gizli bilgilerin korunması pazarlığa açık olmayan bir görevdir. Bu güveni ihlal edenler erişim ayrıcalığını ve bunu gerektiren herhangi bir görevde bulunma imkanını kaybeder" diye yazdı. Trump yönetimi daha önce de güvenlik yetkilerini iptal etmişti. Yönetim geçen yıl, o sırada görevde bulunan ve daha önce görev yapmış 37 ulusal güvenlik görevlisinin güvenlik yetkilerini kaldırdı. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth de yönetimin göreve başlamasından kısa süre sonra eski Genelkurmay Başkanı General Mark Milley'nin güvenlik korumasını ve güvenlik yetkisini iptal etti. Parnell, Kendall hakkında cezai kovuşturma için başvuru yapılıp yapılmayacağını söylemedi. Pentagon da daha fazla bilgi vermeyi reddetti. Bu tür suçlamalar, olağan olarak Casusluk Yasası'nın ihlal edildiği gerekçesiyle cezai kovuşturma başvurularıyla birlikte gündeme geliyor. Bunun bilinen örneklerinden biri, Barack Obama yönetiminin eski istihbarat kurumu yüklenicisi Edward Snowden hakkında suçlama yöneltmesiydi. Snowden, ABD'nin gözetim faaliyetlerine ilişkin çok sayıda gizli belgeyi kamuoyuna açıklamış, ardından Rusya'ya kaçmıştı. Daha yakın tarihte ise bir federal hakim, Massachusetts Hava Ulusal Muhafızları mensubunu Ukrayna'daki savaşa ilişkin gizli askeri belgeleri sızdırdığı gerekçesiyle 2024'te 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Bu olay, yıllardır görülen en ciddi ulusal güvenlik ihlali olarak nitelendirilmişti.
- Güvenlik08 Ağu 08:07
ABD'de köstebek krizi. "Eski bakan gizli bilgileri açıkladı"
ABD'de Pentagon, eski ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall'ın gizli bilgilere erişim uygunluğunu iptal ederek herhangi bir hassas görevde bulunmasını yasakladı. Bakanlık, kararın Kendall'ın Air Force One'ın kabiliyetlerine ilişkin gizli bilgileri yetkisiz biçimde medyaya açıklamasından kaynaklandığını ileri sürdü. ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), eski ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall'ın gizli bilgilere erişim "uygunluğunu" iptal etti ve kendisinin "herhangi bir hassas görevde" bulunmasını yasakladı. CBS News kanalının haberine göre Pentagon, dün açıkladığı kararın gerekçesi olarak Kendall'ın Air Force One'ın kabiliyetlerine ilişkin hassas bilgileri medyaya açıkladığı iddiasını gösterdi. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, sosyal medya paylaşımında, "Bu karar, Air Force One'ın kabiliyetlerine ilişkin gizli bilgileri bir medya kuruluşuna yetkisiz biçimde açıklamasından sonra alındı." dedi. Karar, geçen ay The New York Times'ın da aralarında bulunduğu kuruluşların Katar'ın hediye ettiği yeni Air Force One'a ilişkin güvenlik kaygılarını haberleştirmesinden sonra açıklandı. Haberlerde, yeni uçağın selefinde bulunan gelişmiş füzesavar kabiliyetlerinden yoksun olduğu da aktarılmıştı. Frank Kendall, dün geç saatlerde yaptığı açıklamada, yetkisinin kaldırılması karşısında "tamamen şaşkın" olduğunu söyledi. Kendall, "Gizli hiçbir şey söylememek konusunda her zaman son derece dikkatli oldum ve bildiğim kadarıyla böyle bir şey yapmadım. Açıkladığım iddia edilen şeyin ne olduğuna dair bana hiç kimse bir şey söylemedi ve bunun ne olabileceğini tahayyül dahi edemiyorum" dedi. UÇAK TÜRKİYE'YE DE GELDİ Uçak, 400 milyon dolarlık yenileme ve modernizasyon çalışmasından geçirildi. ABD içinde hizmete alınan uçakla Başkan Donald Trump geçen ay NATO Zirvesi için Türkiye'ye de geldi. Ancak ABD İran'a hava saldırıları düzenlerken ve Tahran üç Körfez Arap ülkesine saldırırken Trump NATO zirvesinden ayrılmak için eski model Air Force One uçağını kullandı. ABD'li yetkililer daha önce Trump'ın İran ve İran'la müttefik vekil gruplardan başkana yönelik inandırıcı bir tehdit bulunması nedeniyle eski Air Force One ile döndüğünü söylemişti. Yetkililere göre ABD, uçağa füze ateşlenmesini öngören inandırıcı bir plan tespit etti. İstihbaratın alınmasından sonra ABD Gizli Servisi hızla yedek plana geçti. Geçen ay Gizli Servis, başkanın güvenli iletişim sistemleri ve gelişmiş askeri savunma kabiliyetleriyle donatılmış eski uçağı kullanmasını önerdi. ABD'li yetkililer, Katar'ın bağışladığı yeni uçağın aceleyle hizmete alındığını ve istenen bazı kabiliyetlerden yoksun olduğunu da söyledi. Trump ise geçen ay gazetecilere, uçak değişikliğinin güvenlik kaygılarından kaynaklandığını reddetti. Bununla birlikte "her zaman" tehdit altında olduğunu ve İran'ın "1 numaralı" hedefi olduğunu da söyledi. Beyaz Saray daha sonra Trump'ın eski Air Force One'ı kullanmaya devam edeceğini açıkladı. Açıklamaya göre Katar'ın bağışladığı uçak sonbaharda "ilave modernizasyon ve iyileştirmelerden" geçirilecek ve bu çalışmaların tamamlanması yaklaşık bir ay sürecek. Joe Biden döneminde görev yapan Kendall, The New York Times haberinde, uçak için ayrılan modernizasyon süresinin "Air Force One'daki olağan değişikliklerin tamamını" yapmak için yeterli olmayacağını söyledi. Kendall ayrıca uçağın ABD dışında kullanılmasına şaşırdığını belirtti. Kendall cuma günü, "Katar'a ait 747 hakkında gazetecilere açık kimliğimle konuşurken ve ulusal televizyonda açıklama yaparken rahattım, çünkü gizli hiçbir şey söylemediğimden eminim" dedi. Haberlerin yayımlanmasından sonra ABD Adalet Bakanlığı, kaynaklarını açıklamaya zorlamak amacıyla The New York Times muhabirlerine celp gönderdi. Bu teşebbüs basın özgürlüğüne ilişkin kaygılara yol açtı. Bakanlık, hakimin hukuki çalışmanın özensizliğine yönelik eleştirisinden sonra geçen ay celpleri isteksizce geri çekti. ABD Hava Kuvvetleri, uçağın hızla dönüştürülmesinin "güvenlik, emniyet veya güvenli iletişim konusunda herhangi bir risk kabul edilmeden" yapıldığını savundu. Ancak kurum, uçakların kabiliyetleri arasında farklar bulunduğunu da kabul etti. Hava Kuvvetleri, ABD yapımı yeni Air Force One uçaklarında gerekli olan "son derece karmaşık bazı mühendislik değişikliklerinin" Katar'dan gelen uçakta yapılan çalışmaların dışında bilinçli olarak bırakıldığını açıkladı. Kurum ayrıca uçaktan çıkış kapılarının genişletilmediğini ve gövde içine yerleştirilmiş birden fazla merdivenin eklenmediğini kabul etti. "PAZARLIĞA AÇIK OLMAYAN BİR GÖREV" Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, Kendall'ın hangi medya kuruluşuna gizli bilgi vermekle suçlandığını açıklamadı. Parnell, "Gizli bilgilerin korunması pazarlığa açık olmayan bir görevdir. Bu güveni ihlal edenler erişim ayrıcalığını ve bunu gerektiren herhangi bir görevde bulunma imkanını kaybeder" diye yazdı. Trump yönetimi daha önce de güvenlik yetkilerini iptal etmişti. Yönetim geçen yıl, o sırada görevde bulunan ve daha önce görev yapmış 37 ulusal güvenlik görevlisinin güvenlik yetkilerini kaldırdı. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth de yönetimin göreve başlamasından kısa süre sonra eski Genelkurmay Başkanı General Mark Milley'nin güvenlik korumasını ve güvenlik yetkisini iptal etti. Parnell, Kendall hakkında cezai kovuşturma için başvuru yapılıp yapılmayacağını söylemedi. Pentagon da daha fazla bilgi vermeyi reddetti. Bu tür suçlamalar, olağan olarak Casusluk Yasası'nın ihlal edildiği gerekçesiyle cezai kovuşturma başvurularıyla birlikte gündeme geliyor. Bunun bilinen örneklerinden biri, Barack Obama yönetiminin eski istihbarat kurumu yüklenicisi Edward Snowden hakkında suçlama yöneltmesiydi. Snowden, ABD'nin gözetim faaliyetlerine ilişkin çok sayıda gizli belgeyi kamuoyuna açıklamış, ardından Rusya'ya kaçmıştı. Daha yakın tarihte ise bir federal hakim, Massachusetts Hava Ulusal Muhafızları mensubunu Ukrayna'daki savaşa ilişkin gizli askeri belgeleri sızdırdığı gerekçesiyle 2024'te 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Bu olay, yıllardır görülen en ciddi ulusal güvenlik ihlali olarak nitelendirilmişti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump'a Azil Yok: Demokratlar Geniş Çaplı Şirket Soruşturması Planlıyor
ABD Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu yeniden kazanmayı hedefleyen Demokratlar, Başkan Donald Trump'ı doğrudan azil süreciyle hedef almak yerine, yönetimin çevresindeki şirketleri kapsayan geniş bir soruşturma stratejisi hazırlıyor. NTV'nin haberine göre, Demokratlar bu hamleyle Trump'ın siyasi ve ticari bağlantılarını mercek altına almayı amaçlıyor. Böylece doğrudan bir anayasal kriz riskini göze almadan, olası usulsüzlükleri gün yüzüne çıkarmayı ve kamuoyu baskısını artırmayı hedefliyorlar. Bu strateji, azil sürecinin getireceği siyasi kutuplaşmadan kaçınırken, Trump yönetimi üzerinde denetim yetkisini etkin biçimde kullanma arayışını yansıtıyor. Geniş çaplı soruşturmalar, Beyaz Saray ile Kongre arasında bilgi paylaşımı ve işbirliği konularında yeni gerilimlere yol açabilir. Gelişmeler, önümüzdeki dönemde Washington'daki güç mücadelesinin seyrini etkileyecek unsurlar arasında yer alıyor.
ABD1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD petrol rezervleri İran saldırıları sonrası 43 yılın dibine indi
ABD, İran'a yönelik saldırıların ardından küresel petrol arzındaki kaybı telafi etmek amacıyla stratejik rezervlerinden salım yapmaya başladı. Bu süreç, rezervlerin 1983'ten bu yana en düşük seviyesine gerilemesine yol açtı. Petrol salım programının tamamlanması durumunda stokların 243 milyon varile kadar düşmesi bekleniyor. Uzmanlar, bu seviyenin ABD'nin acil durumlarda piyasaya müdahale kapasitesini sınırlayabileceğine dikkat çekiyor. Söz konusu gelişme, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin küresel enerji piyasaları üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koyarken, ABD'nin enerji güvenliği stratejileri açısından da kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, İran’a yönelik saldırı hazırlığında ama bölgesel misillemeden çekiniyor
ABD yönetimi, İran’a karşı askeri seçenekleri değerlendirirken, bölgesel bir çatışmanın içine çekilme endişesi taşıyor. CNN International’ın haberine göre, Başkan Trump’ın ekibi bir yandan İran’ın nükleer programını ve bölgesel etkisini hedef alan saldırı planları üzerinde çalışırken, diğer yandan bu tür eylemlerin daha geniş çaplı bir savaşı tetikleyebileceği kaygısı giderek artıyor. Washington’da zamanın daraldığı ve diplomatik bir çıkış yolu arandığı bildiriliyor. ABD’nin olası bir askeri operasyonunun, İran’ın müttefikleri üzerinden bölgesel misillemelere yol açabileceği ve ABD’yi Ortadoğu’da uzun süreli bir çatışmanın içine sürükleyebileceği vurgulanıyor. Beyaz Saray’ın bu ikilem karşısında hamlelerini gözden geçirdiği belirtiliyor.
ABD1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, savunma tedarik zinciri için kritik minerallere 3 milyar dolar yatırım yapıyor
ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü madencilik yöneticileri, eğitimciler, yatırımcılar ve siyasetçilerden oluşan 200'den fazla kişiye hitaben yaptığı konuşmada, kritik mineraller ve batarya projelerine 3 milyar dolar yatırım yapılacağını duyurdu. Trump, "Amerika'nın dünyanın maden süper gücü olarak hak ettiği yeri geri alıyoruz" ifadesini kullandı. Yatırım, yerli üretimi artırarak ulusal güvenliği güçlendirme ve sanayi politikasını destekleme hedefi taşıyor. Karar, ABD'nin savunma ve ileri teknoloji için hayati önem taşıyan minerallerde dışa bağımlılığı azaltma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump yönetiminin bu adımı, kritik tedarik zincirlerini güvence altına almayı ve stratejik özerkliği pekiştirmeyi amaçlayan daha geniş bir sanayi politikasının parçası olarak görülüyor.
ABD1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pasifik Ateş Çemberinde Art Arda Depremler: Sandwich, Kuril ve Fiji Açıklarında Sarsıntı
ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS), Güney Sandwich Adaları bölgesinde 5.1 büyüklüğünde bir deprem kaydedildiğini duyurdu. 35 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntının hemen ardından Kuril Adaları’nın doğusunda 4.6, Fiji Adaları’nın güneyinde ise 4.8 büyüklüğünde iki ayrı deprem daha rapor edildi. Kuril depremi 10 kilometre gibi sığ bir odak derinliğine sahipken, Fiji açıklarındaki sarsıntı 537 kilometre derinlikte meydana geldi. Her üç olay da Pasifik Ateş Çemberi üzerinde, okyanus tabanında gerçekleşti. Depremlerin açık denizde ve yerleşim yerlerinden uzakta olması nedeniyle can veya mal kaybı bildirilmedi. USGS’nin kamuya açık verilerine dayanan bu ölçümler, bölgedeki tektonik hareketliliğin olağan seyrini yansıtıyor.
ABD105 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Halktan Kopuk Cumhuriyetçi Şahinler İran Savaşı’nın Ekonomik Yükünü Görmezden Geliyor
2026 ara seçimleri öncesinde anketler, Amerikalı seçmenlerin en büyük önceliğinin ekonomi olduğunu ortaya koyuyor. ABD’nin İran’da yürüttüğü savaşın iç piyasada fiyatları yükselttiği yönündeki kaygılar öne çıkıyor. Buna rağmen Cumhuriyetçi Parti’nin şahin kanadı, seçmen endişelerini göz ardı eden bir tutum sergiliyor. Responsible Statecraft’ta yer alan değerlendirmeye göre, etkili bir Cumhuriyetçi isim, “İran’ı nükleer silahtan arındırmak için birkaç ay 4 dolar petrol fiyatına katlanamıyorsak süper güç değiliz” ifadelerini kullandı. Bu söylem, elitlerin halkın geçim sıkıntılarından ne denli koptuğunu gösteriyor. Savaşın uzamasının enerji maliyetlerini artırması ve bunun sandığa yansıması, Cumhuriyetçiler açısından siyasi bir risk oluşturuyor. Analiz, halkın ekonomik gerçeklerinden uzak bu tür açıklamaların, partinin şahin kanadına seçimlerde pahalıya mal olabileceğine dikkat çekiyor.
ABD1 olay7 sa önce