Fatih'in Haliç zincirini aşma dehası: Bizans'ın kendi tuzağı
İstanbul’un fethi, İslam peygamberinin övgüsüne mazhar olma arzusuyla hareket eden Fatih Sultan Mehmet’e kadar birçok Müslüman hükümdarın girişimine rağmen başarılamamıştı. Bizans’ın en büyük savunma kozu, Haliç’in girişine gerilen devasa zincirdi. Bu engel, önceki kuşatmalarda donanmayı durdurarak şehri korumuştu. Fatih, çağının ötesinde bir düşünceyle gemileri karadan yürüterek zinciri tamamen devre dışı bıraktı. Bu hamle, Bizans’ın kendi güvenlik stratejisini bir anda bir çaresizlik kaynağına dönüştürdü. Kentin düşüşü, sabit savunma hatlarının yaratıcı taktikler karşısındaki kırılganlığını gözler önüne serdi.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik05 Ağu 04:26
Fatih Sultan Mehmet ilk değildi! 356 yıl sonra gelen intikam, Bizans kendi tuzağına düştü
Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Fatih Sultan Mehmet, kendisinden önce Konstantin’i İstanbul yapmak isteyen atalarının izinden gitmiş, hadisteki o övgü dolu ordu ve komutan olmak istemişti. Ancak ataları kadim şehri fethetmek için denedikleri hiçbir yolla başarıya ulaşamamış, kimse surları ve boğazın karanlık sularını geçmeye mazhar olamamıştı. Bu nedenle Fatih’in daha önce yapılmamış, Bizans’ın hassas noktasını dürtecek bir yönteme ihtiyacı vardı. Gemiler sudan gitse dev halkalı zincirlere takılacak, askerler surları geçmeyi denese ‘Rum Ateşi’ peşlerini bırakmayacaktı. Aydınoğlu Umur Bey'in 1337 ve 1338’de yaptığı Mora Seferi'nde gemileri karadan yürüterek Korint Kıstağı'nı geçtiğini bilen Fatih, Homeros’un anlatılarıyla bu yönteme ısınmış ve bu kez Haçlıları, kendi yöntemleriyle vurmaya karar vermişti. Nasıl yani, gemileri ilk kez Fatih karadan yürütmemiş miydi? Hayır, belki bu gemilerin karadan yürütüldüğü ilk sefer değildi ama en büyük zafer bu sefer olacaktı. Üstelik fatih, hem İstanbul’u hem de kendisinden önceki Türk devleti yöneticilerinin ‘intikamını’ alacaktı. Çünkü haçlılar, Selçukluları tam da bu yöntemle, gemileri karadan yürüterek vurmuşlardı. Ancak artık yolun sonuna gelinmiş, İstanbul’un fethi, Fatih’in gemileriyle surlara dayanmıştı! ANTİK YUNAN’DAN VİKİNG VE BİZANS’A! OSMANLI’NIN AYAK SESLERİ TARİH YAZIYOR Ne ekersen onu biçersin derler. Bizans rüzgâr ekip fırtına biçmişti. Hem de o fırtınanın bu kez kendisini ‘biçeceğini’ bilmeden… Fatih ve büyük ordusu kapıdaydı, gemi avcısı zincirler o karanlık sularda av olmuştu. Fatih Bizans’ın kalemini Bizans’a kırdırmak üzereydi ve Konstantin’in, İstanbul çehresine bürünmesine gün sayılır olmuştu. Ancak bunun için Osmanlı ordusu halice çekilen zincirleri aşıp surlara dayanmak zorundaydı. Tabii Fatih, gemileri karadan yürütme fikrini ortaya atana kadar pek çok yöntem konuşulmuş ve geçmiş tecrübeler hatırlanmıştı. Tecrübe denince de akla yalnızca Osmanlı ordusunun yaşadıkları gelmiyordu. Sultan milattan önce 500’lü yıllarda ilk kez uygulanan ancak kendisi ile anılacak teknik için askerlere bir rota oluşturmuştu. Milattan önce 600’lü yıllarda inşa edilen Diolkos, paralel oluklara sahip, 6 ila 8,5 kilometre uzunluğunda, taş döşeli bir yoldu ve demiryolunun erken bir öncüsü olarak kabul edilirdi. Ancak antik Yunan’da bu gemiler için de bir rota olmuştu. Gemiler, Korint Kıstağı üzerindeki Diolkos gibi özel taş yollar kullanılarak karadan taşınmıştı. Mürettebat, kargoyu boşaltıp gemileri (20 tonluk ağır triremeler de dahil olmak üzere) tekerlekli ahşap arabalara veya kızaklara yüklüyor, ardından işçiler ve hayvanlar bu kızakları oluklu kireçtaşı yollar boyunca çekiyordu. Tabii bu bir savaş tekniği değildi. 9 ve 11’inci yüzyılda Vikingler ve istanbul’un fethinden 15 yıl önce Bizans ilk kez savaş için gemileri karadan yürütmüştü. Bizans bunun için öküz ve insan gücü kullanmış, Osmanlı ordusu ise yağlı kalaslarla 70 gemiyi tarihe geçecek kara rotasından götürmüştü. Alıntı Metni BİZANS’IN YÖNTEMİ BİZANSI VURUR MU? 1097 yılında Selçuklu ve Haçlı orduları İznik’te karşı karşıya gelmişti. İznik'in batısının İznik Gölü’ne açılması Selçukluların göl üzerinden şehre sürekli yiyecek, mühimmat ve asker takviyesi almasını sağlamıştı. Bu sayede kuşatmaya haftalarca direnebilmişlerdi. Kara ordularının gölde gemisi olmadığı için bu ikmal hattı kesilememişti. Ta ki Bizans’ın hamlesine kadar… Bizans İmparatoru I. Aleksios Komnenos, göldeki Selçuklu hâkimiyetini kırmak için gemileri karadan yürütme kararı aldığında İznik Gölü'nün açık denize doğrudan bağlantısı olmadığından Gemlik Körfezi’ni gözlerine kestirdiler. Gemiler Gemlik'te karaya çıkarılmıştı. Öküzler, mandalar ve yüzlerce Bizans askeri tarafından, yağlanmış ağaç kütükleri ve kızaklar üzerinde yaklaşık 15 kilometrelik dağlık ve engebeli araziyi aşıldı. Gemiler artık göldeydi Selçuklu hâkimiyeti ise tehlikede! Bu karşılaşma esnasında Bizans, kullandığı yöntemin yıllar sonra dönüp dolaşıp kendisini vuracağından habersizdi. Gemiler karadan yürütülüyor ve Selçuklu ordusu ağır bir mağlubiyete mecbur bırakılmak isteniyordu. Bizans’ın savaş tekniği çalışmış I. Kılıçarslan ve ordusu mağlubiyetle yüzleşmeye hazırlanmıştı. 18 Haziran 1097 sabahı Selçuklu askerleri ve şehir halkı uyandığında, gölün üzerinde Bizans bayraklı savaş gemilerini kendini göstermişti. Selçuklu için bu kötü bir haberdi. Çünkü göl üzerindeki ikmal rotasının tamamen güvenli olduğuna inanmışlardı. Ancak beklemedikleri bir yerden Bizans dev gemileriyle peşlerine takılmıştı. İkmal hattının kesilmesi müthiş bir moral bozukluğuna neden olmuş ve Selçuklu garnizonu, Haçlıların şehri yağmalamasından korktuğu için doğrudan Bizans generali Manuel Boutoumites ile müzakere ederek şehri çatışmasız bir şekilde Bizans'a teslim etmeye karar vermişti. Bu mağlubiyet Selçukluların aklında kalmış, kendilerinden sonra bölgenin idaresini ele alan Osmanlı, bu kez Bizans’ı mağlubiyet koltuğuna oturmayı hedeflemişti. Öyle de olacaktı. Üstelik de Bizans, en değerli yerden kendi tekniğiyle vurulacaktı! OSMANLI 356 YIL ÖNCESİNİ UNUTMADI! GEMİLER BU KEZ OSMANLI KARASINDA Takvimler 1453’ü gösterdiğinde bahar mevsimi Konstantin şehrine her zamankinden farklı gelecekti. Güneş başka parlıyor, ‘Rum Ateşi’ mevsimi bahardan ‘yakıcı’ bir yaza çeviriyordu. Savaş başladığından bu yana Bizans oldukça yıpranmıştı. Zaten 356 yıl öncesine göre doğuda pek çok toprağını kaybettiğinden başkent Konstantin, iyice hedefe açık hale gelmişti. Mehmet’i Fatih yapacak savaş Konstantin’i de İstanbul yapacaktı. Dünyanın en büyük ibadethanesinin bir cami olması fikri en büyük moral kaynağıydı. Çünkü bir hadis, bunu zaten müjdelemişti. Bu savaşın sıradan bir karşılaşmadan ibaret olmayacağı da bu kadar değer bir aradayken zaten ortadaydı. Bizans yıllarca savaşlarda gemileri göle ya da denize taşımak için yağlı kalas ve büyük güçler kullanmıştı. Osmanlı ordusuna bu güç savaşmak için lazımdı. Bu nedenle de daha etkili bir şekilde gemiler, Bizans’ın beklemediği yerden, arka kapıdan surları aşmalıydı. 356 yıl önce İznik’te Selçukluları vurdukları yöntemin altyapısı biliniyor, osmanlı’ya da bunu geliştirmek kalıyordu. Taktiksel ve etkili bir yönteme Fatih dehası da eklenince işler Bizans için kötüye gitmeye başladı. Bu onların ya son kurtuluşu olacaktı ya da en büyük kaybedişi… Alıntı Metni
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Bakan Kacır: Bayrağımızı Kendi Uzay Aracımızla Ay'a Dikeceğiz
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Konya’da düzenlenen AK Parti İl Danışma Meclisi toplantısında Türkiye’nin Ay’a kendi mühendislerinin geliştirdiği bir uzay aracıyla ulaşıp bayrağını dikeceğini söyledi. Kacır, bu hedefin ülkenin bilim ve teknolojideki ilerleyişinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Konuşmasında AK Parti iktidarının 23 yılda hayata geçirdiği projelere vurgu yapan Kacır, dünyanın Türkiye’nin gelişimini yakından takip ettiğini ifade etti. Ay misyonuyla ilgili teknik ayrıntı veya zaman çizelgesi paylaşmadı. Bakanın açıklaması, Türkiye’nin uzay programı kapsamında daha önce duyurulan hedeflerle örtüşürken, siyasi bir toplantıda dile getirilmesi uzay çalışmalarının kamuoyunda ulusal gurur unsuru olarak kullanıldığını gösterdi.
Türkiye1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Varoufakis: Türkiye, Aşil Kalkanı’na İki Katıyla Karşılık Verir
Eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis, hükümetin İsrail teknolojisiyle geliştirdiği milyarlarca euroluk ‘Aşil Kalkanı’ hava savunma sistemi projesini sosyal medya hesabından eleştirdi. Varoufakis, İsrail’e güvenilmemesi gerektiğini vurgularken, projenin sadece maliyet açısından değil stratejik bağımlılık yaratması nedeniyle de riskli olduğunu belirtti. Eski bakanın en çarpıcı çıkışı ise Türkiye’ye ilişkin oldu. Varoufakis, Yunanistan’ın böyle bir sisteme yatırım yapması durumunda Türkiye’nin benzer bir tehdide ‘iki katı güçle’ yanıt vereceğini öne sürdü. Bu sözler Atina’da siyasi yankı uyandırdı ve ülkedeki savunma politikaları ile Türkiye ile ilişkiler üzerine tartışmaları alevlendirdi. Yoruma göre, Varoufakis’in açıklamaları Yunanistan’ın savunma stratejisindeki İsrail tercihinin hem ekonomik hem de jeopolitik riskler barındırdığına işaret ediyor. Türkiye ile tırmanan gerilim ortamında, ‘Aşil Kalkanı’ tartışmasının Atina’nın karar alma süreçlerini etkilemesi bekleniyor.
Türkiye1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Dışişleri Bakanı Fidan, Ürdün'ün ev sahipliğinde Kudüs konulu toplantıya katılıyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi'nin ev sahipliğinde düzenlenen Kudüs konulu bir toplantıya katılacak. Toplantıya Filistin, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Katar, Endonezya, Bahreyn, Irak, Fas, Tunus, Cezayir, Somali ve Malezya'dan üst düzey yetkililerin yanı sıra Arap Birliği Genel Sekreteri de iştirak edecek. Milliyet'in Bakanlık kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Bakan Fidan toplantıdaki konuşmasında bazı ülkelerin büyükelçiliklerini Kudüs'e taşıma planlarını ele alacak. Kapsamlı katılımla gerçekleşecek toplantı, Kudüs'ün statüsüne ilişkin uluslararası konsensüsün korunması ve İsrail-Filistin meselesindeki son gelişmelerin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor. Türkiye, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını savunurken, birçok ülke büyükelçilik taşıma girişimlerini uluslararası hukuka aykırı buluyor. Toplantının, bölgesel iş birliği ve ortak pozisyon oluşturma çabalarına katkı sağlaması bekleniyor.
Türkiye1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
AK Parti, 'Terörsüz Türkiye' çerçeve yasa teklifini imzaya açtı
AK Parti, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında hazırlanan çerçeve kanun teklifini milletvekillerinin imzasına sundu. Parti Grup Başkanlığı, tüm milletvekillerinin teklifi eksiksiz imzalaması yönünde karar aldı. Duyuruda, imza sürecinin Grup Yönetim Kurulu salonunda başladığı ve milletvekillerinin 4 Ağustos 2026 Salı günü saat 17.00'ye kadar imzalarını tamamlamaları gerektiği belirtildi. Çerçeve yasa teklifi, 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda atılacak adımların yasal altyapısını oluşturmayı amaçlıyor. Parti içinde tam desteğin sağlanması için başlatılan imza süreci, teklifin Meclis’e sevk edilmesinin ön aşaması olarak görülüyor.
Türkiye5 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
4 Ağustos'ta YAŞ toplantısı: TSK'da general ve amiral terfileri görüşülecek
Yüksek Askeri Şura (YAŞ), 4 Ağustos tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplanacak. Toplantıda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görevli general, amiral ve albayların terfi, görev süresi uzatımı ve kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk işlemleri ele alınacak. YAŞ toplantıları, askeri personelin kariyer planlaması ve TSK'nın komuta kademesinin belirlenmesi açısından kritik öneme sahip. Stratejik seviyedeki bu atamalar, ordunun etkinliği ve sivil-asker ilişkileri dengesi bakımından da yakından izleniyor. Ağustos ayındaki olağan toplantıda alınacak kararların, önümüzdeki dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yapısını doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Türkiye3 olay17 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pendik'te iş insanı Ercan Ekşi, 1 milyon TL için öldürüldü
İstanbul Pendik'te geçen cuma günü, inşaat sektöründe faaliyet gösteren iş insanı Ercan Ekşi (46), Kocaeli'nden geldiği şirketinden çıkış yaptığı sırada silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Olay, Ekşi'nin aldığı özel bir iş nedeniyle şirketi ziyaret etmesinin hemen ardından gerçekleşti. Edinilen bilgilere göre cinayetin, 1 milyon TL'lik bir alacak-verecek meselesinden kaynaklandığı iddia ediliyor. Saldırının, iş insanının şirket binasının önünde ve güpegündüz düzenlenmesi, olayın planlı bir eylem olduğu değerlendirmelerini güçlendirdi. Güvenlik kameraları ve tanık ifadeleri üzerinden inceleme başlatan polis ekipleri, saldırgan veya saldırganların yakalanması için geniş çaplı soruşturma yürütüyor. Bu cinayet, iş dünyasında mali anlaşmazlıkların şiddete dönüşmesi yönüyle endişe yarattı. Yetkililer, soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü ve kamuoyuna bilgi verileceğini açıkladı.
Türkiye1 olay1 gün önce