Trump: İran’a anlaşma için Hürmüz odaklı son şans
ABD Başkanı Donald Trump, İran’la devam eden nükleer müzakerelerin Tahran için “son şans” olduğunu söyledi. Trump, “İran’ın başını kesmeden önce ona son bir şans daha vermek istiyorum. Umarım aklıselim davranırlar.” ifadelerini kullandı. Görüşmelerin öncelikli maddesinin Hürmüz Boğazı’nın tamamen ticari geçişe açılması olduğunu belirtti. Trump’ın bu çıkışı, iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden gerilimin diplomatik bir fırsat penceresiyle sınandığını gösteriyor. İran’ın nükleer programı ve bölgesel nüfuzuna ilişkin endişeler sürerken, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji trafiğindeki kritik rolü sebebiyle bu maddenin öne çıkması, müzakerelerin ekonomik boyutunu da vurguluyor. Açıklama, Trump yönetiminin askeri seçenekleri dışlamadığı ancak öncelikle zorlayıcı diplomasiyi tercih ettiği mesajını veriyor. İran’ın bu “son şans” çağrısına nasıl yanıt vereceği, bölgedeki güvenlik dengeleri ve petrol piyasaları açısından belirleyici olacak.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İran gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Güvenlik05 Ağu 04:01
Her müzakere son şans
Trump, konuyla ilgili yaptığı son açıklamalarda, İran’la müzakerelerin devam ettiğini ve bu görüşmelerin iyi bir anlaşma imzalamak için “İran’ın son şansı” olduğunu belirtti. Trump, “İran’ın başını kesmeden önce ona son bir şans daha vermek istiyorum. Umarım aklıselim davranırlar. Bakalım neler olacak” dedi. İran ile müzakerelerin öncelikli maddesinin Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması olduğunu kaydeden Trump, “Daha sonra da İran’ın nükleer kapasitesini ele alacağız” ifadesini kullandı. Bununla birlikte Trump’ın benzer şekilde saldırıları ‘son anda’ durdurduğu seferler CNN tarafından derlendi. Buna göre Trump ilk olarak 21 Mart’ta Tahran’ın 48 saat içinde Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaması halinde ABD’nin İran’ın enerji santrallerini “vurup yok edeceğini” söyledi. Trump sürenin dolmasına kısa bir süre kala, ABD ve İran’ın “verimli görüşmeler” yaptığını ve saldırıları erteleyeceğini belirtti. 7 Nisan’da Trump, İran’ın savaşı sona erdirmemesi ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaması halinde “bütün bir medeniyetin bu gece yok olacağı” uyarısında bulundu. Saatler sonra, iki ülke arasında iki haftalık bir ateşkes ilan edildi. 21 Nisan’da, ateşkesin sona ermesine bir gün kala, Trump müzakereciler anlaşmaya varamazlarsa bombardıman yapacağını söyledi. Aynı günün ilerleyen saatlerinde ateşkesi uzattı. 17 Mayıs’ta Trump, “İran için zaman daralıyor ve hızla harekete geçmeleri gerekiyor, yoksa onlardan hiçbir şey kalmayacak” uyarısında bulundu. Ertesi gün ise bölge ülkelerinin talebini gerekçe göstererek saldırı planını “erteleyeceğini” söyledi. 11 Haziran’da Trump, ABD ordusunun İran’a “bu gece çok sert bir şekilde” saldıracağını ve ayrıca “Harg Adası’nı ve diğer petrol altyapı noktalarını ele geçireceğini” söyledi. Saatler sonra Trump, iki taraf arasında varılan anlaşmanın “son noktalarının” onaylanması nedeniyle saldırıları iptal ettiğini açıkladı. 1 Ağustos’ta Trump , ABD’nin İran’a “2. Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş düzeyde saldırıya hazır olduğunu söyledi; daha sonra “hızlı bir şekilde anlaşma sağlanabilmesi” şartıyla, saldırıyı iptal etti. Pezeşkiyan: Buradayım İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile savaşın genişlemesini istemediklerini ancak İran’ın toprak bütünlüğünü ve ulusal çıkarlarını savunmak için tüm gücüyle hareket edeceğini söyledi. Pezeşkiyan, hakkında ortaya atılan istifa ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve görevine devam edeceğini söylerken, İran lideri Mücteba Hamaney ve Silahlı Kuvvetlerle anlaşmazlık yaşadığı yönündeki iddiaları da yalanladı. İhtimal var ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’la müzakerelerin sürdüğünü aktararak, birkaç gün içinde Hürmüz Boğazı’nın açılmasına ilişkin bir anlaşmaya varılması ihtimali olduğunu belirtti. Bessent, İran’ın Boğaz’dan geçiş ücreti alıp almayacağı sorusuna ise “anlaşmanın boğazda serbest dolaşımı sağlayacağı” yanıtını verdi.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump Ankara’da Ateşkesi Bitirip İran’a Yine Sert Vurdu, Hürmüz Ablukası Geri Döndü
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında İran’la ateşkesin sona erdiğini açıklayarak bir gece önce İran’a yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlendiğini duyurdu. Trump, “Tahran nükleere sahip olmamalı” derken, İran’ın en kritik şehirleri de dahil en az 13 kentinin vurulduğu bildirildi. İran tarafı da ABD hava savunma sistemlerini ve bölgedeki üsleri hedef alarak misilleme yaptı; böylece ateşkesin çöküşüyle ikinci dalga çatışmalar başladı. Gerilimin en kritik boyutlarından biri, İran’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin bir yasa tasarısını Meclis’e sunması ve ABD’nin boğazda ablukayı yeniden uygulamaya koyması oldu. Trump, geçiş yapan gemilerden güvenlik ücreti alınacağını açıklarken, uluslararası denizcilik otoriteleri bu uygulamaya karşı çıktı. Ayrıca ABD Başkanı, İran’ın yer altındaki nükleer tesisi “Pickaxe Mountain”ı hedef alma tehdidini yineleyerek tırmanışın nükleer boyuta sıçrayabileceği endişelerini artırdı. Ekonomik ve siyasi yansımalar büyük: küresel enerji arzının can damarı olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması petrol fiyatlarında şok etkisi yaratırken, ABD savunma uzmanları ülkenin mühimmat ve hava savunma kapasitesinin farklı cephelerde zorlandığına dikkat çekiyor. Amerikan kamuoyu ise İran’a saldırılara verdiği desteği sorguluyor; yapılan bir ankette katılımcıların yarısından azı operasyonları destekliyor. Tüm bu gelişmeler, Orta Doğu’da yeni bir şiddet sarmalının kapısını aralarken, diplomatik çözüm arayışlarının giderek güçleştiğini gösteriyor.
İran64 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Fox Haber'in İran Yayınları Trump'ın Gerçek Gücünü Çarpıtıyor
Responsible Statecraft'ın değerlendirmesine göre, Fox News uzun süredir Cumhuriyetçi savaş propagandasının aracı olarak hareket ediyor. Ancak kanalın İran çatışmasına ilişkin yayınları özellikle agresif ve gerçeklikten kopuk bir hal aldı. Bu yayınlar, izleyicilere Başkan Donald Trump'ın İran'da neleri başarabileceğine dair çarpıtılmış bir tablo sunuyor. Bu durum, Fox'un editoryal bir kararla izleyici kitlesini Trump'ın İran politikasının başarılı olduğuna ikna etmeye çalıştığı izlenimini veriyor. Analiz, bu tür yanıltıcı yayınların Amerikan halkının dış politika anlayışını nasıl şekillendirdiğine ve İran'a yönelik diplomatik gerçeklerin göz ardı edilmesine yol açabileceğine işaret ediyor.
İran1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Gerilimi Tırmanıyor: Trump Asker Ölümlerine Sert Yanıt Veriyor
ABD ile İran arasındaki gerilim, Amerikan askerlerinin ölümüyle kritik bir eşiğe ulaştı. İran’ın Ürdün’deki bir ABD üssüne düzenlediği saldırıda iki asker hayatını kaybetti, bir asker kayboldu; ayrıca Irak’ta bir asker daha öldü. Bu kayıplar, Nisan başındaki ateşkesten bu yana düşmanca ateş sonucu verilen ilk can kayıpları olarak kayda geçti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), olayın ardından İran’a yönelik hava saldırılarının sekizinci gece üst üste sürdüğünü duyurdu; ilerleyen saatlerde saldırılar onuncu geceye ulaştı. İran medyası da ülkede patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump, saldırıları “şehit düşen askerlerin anısına” gerçekleştirdiklerini belirterek, ölen her Amerikan askeri için İran’a “kat kat fazlasının” ödeteleceği uyarısında bulundu. Tahran yönetimi ise Suriye ve Ürdün’deki karşı saldırıların yanı sıra Hürmüz Boğazı’nda iki gemide patlama yaşandığını duyurdu. İranlı bir yetkili, çatışmaların “topyekûn savaşa” dönüştüğünü söylerken, ABD’li Demokratlar Trump’ı “savaşın kontrolünü kaybetmekle” suçlayarak saldırıların durdurulması çağrısı yaptı. Şubat ayında yeniden alevlenen çatışmalar, son bir haftada en ağır çatışmalara sahne olurken, taraflar arasındaki diplomatik kanalların işlevsiz kaldığı görülüyor. İran’ın Yemen’deki müttefiki Husilerin de gerilime dahil olması, bölgesel bir yayılma riskini artırıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki patlama haberleri ise küresel enerji piyasalarını tedirgin etmeye başladı. ABD yönetimi içindeki siyasi bölünme ve uluslararası toplumdan yükselen itidal çağrılarına rağmen, askeri tırmanışın hız kesmediği gözleniyor.
İran36 olay44 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD Buşehr Nükleer Santrali Çevresini Vurdu, İran Hürmüz’ü Kontrol Etmek İstiyor
ABD kuvvetleri, İran’ın güneyindeki Buşehr nükleer santrali çevresine hava saldırıları düzenledi. İranlı yetkililer, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını ancak santralin çevresinin isabet aldığını bildirdi. Bu saldırı, iki ülke arasındaki ateşkesin sona erdiğini açıklayan ABD Başkanı Trump’ın ardından karşılıklı vuruşların ikinci gününde gerçekleşti. İran, misilleme olarak Bahreyn’deki ABD askeri tesislerini ve Basra Körfezi’ndeki diğer varlıkları hedef aldığını duyurdu. Eş zamanlı olarak, İran parlamentosu Hürmüz Boğazı’nda kalıcı kontrol sağlayacak bir yasa tasarısını gündeme getirdi. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, boğazın İran için bir tür "nükleer silah" niteliği taşıdığını, enerji sevkiyatını aksatma kapasitesinin stratejik bir koz olduğunu söyledi. Analizlere göre İran, nükleer programından daha öncelikli gördüğü bu deniz geçiş yolunu kontrol etmek için ABD ile yeni gerilimleri göze alıyor. Rusya’ya ait Rosatom şirketi ise tahliye ettiği personelin bir kısmını yeniden Buşehr’e göndermeye başladı; Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı bölgedeki durumu yakından izlediğini bildirdi. Bölgesel yansımalar da derinleşiyor: ABD Senatosu’ndaki Demokratlar, İran savaşına itiraz gerekçesiyle 1.15 trilyon dolarlık savunma bütçesini bloke etti. İsrail, ABD’nin İran’ın nükleer programına odaklanmaktan uzaklaşabileceğinden endişe ediyor. Bahreyn’de hava saldırı sirenleri çalarken, ABD’nin İran’ın füze ve kıyı savunma tesislerine yönelik yeni vuruşları gerilimi tırmandırmaya devam ediyor. Küresel petrol akışı ve ticaret yolları üzerindeki tehdit, uluslararası toplumda alarm yaratmış durumda.
İran59 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Ateşkesi Bozuldu, NATO İttifakı Sarsıldı
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri harekâtının 100. gününü aşan süreçte varılan kırılgan ateşkes, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi saldırılarının ardından sona erdi. İran'ın dondurulmuş 6 milyar dolarlık varlığının Katar tarafından serbest bırakılmasını öngören geçici anlaşma, karşılıklı saldırılarla rafa kalktı. ABD Başkanı Trump, Türkiye'deki NATO zirvesinde ateşkesin bittiğini ilan ederken, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan saldırıları BM Şartı'nın ihlali olarak niteledi. Trump, NATO müttefiklerini İran harekâtına yeterli destek vermemekle eleştirerek ittifak içindeki görüş ayrılıklarını derinleştirdi. NATO Genel Sekreteri Rutte ise İran'ın ateşkesi ihlal ettiğini savunarak yeni ABD saldırılarını "kesinlikle gerekli" olarak değerlendirdi. İran, Rusya'nın dayanışmasına teşekkür ederken, eski dini lider Hamaney'in önceki ABD-İsrail saldırılarında öldürülmesi gerilimi tırmandıran unsurlar arasında yer aldı. Savaşın küresel ekonomiye etkisi ağır oldu: Enerji piyasaları yeniden şekillenirken, yenilenebilir enerjiye geçiş hızlandı ve Hürmüz Boğazı'na alternatif arayışları yoğunlaştı. ABD'ye maliyetinin 100 milyar doları aştığı tahmin edilen çatışma, uluslararası güvenlik ve ticaret yolları açısından kritik riskler barındırmaya devam ediyor.
İran105 olay12 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Mojtaba Hamaney'in danışmanı: İran saldırılarında yüzlerce ABD askeri öldü veya yaralandı
İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in oğlu ve olası halefi olarak görülen Mojtaba Hamaney'in danışmanı Rezaei, İran'ın gerçekleştirdiği saldırılarda yüzlerce ABD askerinin öldüğünü veya yaralandığını iddia etti. Açıklama, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik tehditleri azaltmak ve Tahran'ı nükleer müzakerelere dönmeye zorlamak amacıyla aylardır sürdürdüğü hava saldırılarının gölgesinde geldi. Rezaei'nin iddiası bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı ve ABD tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Uzmanlar, bu tür açıklamaların İran'ın iç kamuoyuna yönelik psikolojik üstünlük söyleminin bir parçası olabileceğini belirtiyor. Bölgede son dönemde tırmanan gerilim, özellikle Proxy güçler aracılığıyla vekalet savaşlarının yoğunlaştığı Irak ve Suriye'deki ABD üslerini hedef alan saldırılarla kendini gösteriyor. Jeopolitik bağlamda, bu iddia Tahran'ın bölgesel caydırıcılık kapasitesini vurgulama ve Washington'a karşı psikolojik baskı oluşturma çabası olarak değerlendirilebilir. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliği ve İran'ın nükleer programına dair müzakerelerin geleceği, iki ülke arasındaki askeri tırmanışın seyrine bağlı olmaya devam ediyor.
İran1 olay19 sa önce