İsrail Medyasından İtiraf: Türkiye'nin Savunma Sanayii 'Yeni Baş Ağrımız'
İsrail basını, son yıllarda savunma sanayiinde kaydettiği ilerlemelerle dikkat çeken Türkiye'yi yakın takibe aldığını itiraf etti. Milliyet'in aktardığı haberde, İsrailli yetkililerin Türkiye'nin milli muharip uçak KAAN, insansız hava araçları ve yerli üretim projeleri gibi kabiliyetlerini 'yeni baş ağrısı' olarak nitelendirdiği belirtildi. Haberde, artan savunma ihracatının da bu ilginin temel nedenlerinden biri olduğu vurgulandı. Türkiye'nin savunma alanındaki atılımları, bölgesel güç dengelerini etkileme potansiyeli taşıyor. İsrail medyasının bu açıklamaları, Ankara'nın özellikle Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki artan askeri varlığının yarattığı endişeleri yansıtıyor. Aynı zamanda Türkiye, son dönemde geliştirdiği yerli sistemlerle savunma alanında dışa bağımlılığını azaltırken, ihracat pazarlarında da rekabet gücünü artırıyor. Uzmanlar, İsrail'in bu değerlendirmesinin, Türkiye ile ikili ilişkilerdeki mevcut gerilimlerin ötesinde, uzun vadeli stratejik hesapları işaret ettiğine dikkat çekiyor. Türkiye'nin savunma sanayii hamleleri, sadece askeri değil, aynı zamanda diplomatik ve ekonomik boyutlarıyla da bölgesel aktörler için dikkatle izlenen bir faktör haline gelmiş durumda.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Güvenlik03 Ağu 04:52
Son dakika...İsrail'den 'Neden Türkiye'yi takip ediyoruz?' itirafı! Tek tek sıraladılar: 'Yeni baş ağrımız'
MİLLİYET.COM.TR / Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde attığı adımlar uluslararası kamuoyunun gündemindeki yerini korurken, İsrail basını da Ankara'nın yükselen askeri kapasitesini yakından takip etmeyi sürdürüyor. Milli muharip uçak KAAN'dan insansız hava araçlarına, yerli üretim projelerinden savunma ihracatına kadar birçok alanda yakaladığı ivmeyle dikkat çeken Türkiye'nin bölgesel dengeleri değiştirebilecek potansiyele ulaştığı değerlendirilirken, İsrail'den dikkat çeken bir analiz geldi. ‘İSRAİL’İN YENİ BAŞ AĞRISI’ İsrail'in ekonomi gazetesi Globes, yayımladığı kapsamlı analizde Türkiye'yi "İsrail'in yeni baş ağrısı" olarak nitelendirdi. Gazete, Tel Aviv'in yalnızca Türkiye'nin yeniden F-35 programına dahil olma ihtimalinden değil, tamamen yerli imkanlarla geliştirilen beşinci nesil savaş uçağı KAAN projesinden de ciddi rahatsızlık duyduğunu yazdı. ‘TEL AVİV'İN RADARINDA KAAN VAR’ Analizde, Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda ortaya koyduğu yerli ve milli projelerin İsrail tarafından yakından takip edildiği belirtildi. Özellikle ilk uçuşunu Şubat 2024'te başarıyla gerçekleştiren KAAN'ın, Türkiye'nin hava gücünü yeni bir seviyeye taşıyabilecek stratejik bir proje olduğuna dikkat çekildi. Globes analizinde, İsrail'in en büyük endişelerinden birinin Türkiye'nin yeniden F-35 savaş uçağı programına dahil olması olduğu ifade edilirken, Ankara'nın bununla yetinmeyip tamamen kendi beşinci nesil savaş uçağını geliştirmeye devam etmesinin Tel Aviv'de dikkatle izlendiği kaydedildi. ‘ANKARA’NIN UZUN VADELİ HEDEFİ’ İsrail gazetesi, KAAN'ın seri üretim sürecinde kullanılacak motorlar konusunda Türkiye ile ABD arasında yürütülen temaslara da geniş yer verdi. Haberde, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) yetkililerinin F110 motorlarının ihracatına onay verdiğini açıkladığı hatırlatıldı. Yetkililerin açıklamalarına göre Türkiye'de KAAN prototiplerinde kullanılmak üzere 10 adet F110 motoru bulunuyor. Seri üretim aşamasında ise yaklaşık 80 motorun tedarik edilmesi planlanıyor. İsrail basını, ilk motor teslimatlarının gelecek yıl başlamasının beklendiğini aktarırken, Türkiye'nin uzun vadeli hedefinin ise tamamen yerli motor geliştirmek olduğuna dikkat çekti. Analizde, Ankara'nın milli motor çalışmalarını sürdürdüğü ancak bu sürecin belirli bir zaman alacağı değerlendirmesine yer verildi. ‘DENGELERİ KÖKTEN DEĞİŞTİREBİLİR’ Bununla birlikte analizde yalnızca KAAN değil, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde yakaladığı genel ivme de öne çıkarıldı. İnsansız hava araçları, akıllı mühimmatlar, deniz platformları, zırhlı araçlar, elektronik harp sistemleri ve milli savaş uçağı gibi birçok kritik projeyi aynı anda yürüten Türkiye'nin, savunma sanayisinde dışa bağımlılığını önemli ölçüde azaltarak küresel pazarda etkisini artırdığı vurgulandı. Globes’un aktardığına göre savunma çevreleri, Türkiye'nin geliştirdiği yüksek teknoloji ürünlerinin yalnızca bölge ülkelerinde değil Avrupa'da da giderek daha fazla ilgi görmesinin stratejik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre Avrupa ülkelerinin Türk savunma sanayisine yönelmesi, uzun yıllardır ABD merkezli savunma tedarik sistemine alternatiflerin güçlenmesine katkı sağlayabilir. Bu değişim ise Orta Doğu'daki askeri dengeleri kökten değiştirebilir. ‘İSRAİL NEDEN TÜRKİYE’Yİ TAKİP EDİYOR?’ Öte yandan analizde İsrail'in Türkiye'yi yakından takip etmesinin temel nedenlerinden biri, Ankara'nın son yıllarda savunma sanayisinde yakaladığı dikkat çekici ivme olarak gösterildi. Analizde “Türkiye'nin geliştirdiği beşinci nesil milli muharip uçak KAAN, ülkeyi bu alanda sınırlı sayıda ülkenin bulunduğu lige taşırken, İHA ve SİHA teknolojilerinde elde edilen başarılar da Türk savunma sanayisini küresel ölçekte öne çıkan üreticiler arasına yerleştirdi. Savunma ihracatındaki istikrarlı artış Türkiye'nin uluslararası alandaki etkisini güçlendirirken, Avrupa ülkelerinin Türk savunma ürünlerine gösterdiği ilgi de savunma tedarikinde yeni alternatiflerin oluşmasına katkı sağladı. Analistlere göre bu tablo, Türkiye'nin yalnızca askeri kapasitesini değil, bölgesel ve küresel stratejik ağırlığını da artırırken, İsrail'in Ankara'nın savunma alanındaki her yeni hamlesini yakından izlemesinin başlıca nedenleri arasında” denildi. ’30 YIL SONRA YENİDEN’ Son olarak analizde ABD'nin hava savunma sistemlerine ilişkin yaşadığı mühimmat sıkıntısına da yer verildi. İran ile yaşanan savaş ve Orta Doğu'daki saldırılarda yoğun şekilde Patriot önleyicileri kullanan Washington'un, gelişmiş PAC-3 stoklarının sınırlı olması nedeniyle yaklaşık 30 yıl sonra yeniden PAC-2 önleyicileri sipariş ettiği belirtildi. Raytheon tarafından üretilecek PAC-2 GEM-T varyantının radar izi düşük hedeflere karşı geliştirilmiş kabiliyetlere sahip olduğu ifade edilirken, ABD'nin hem kendi stoklarını güçlendirmeye hem de müttefiklerine yönelik sevkiyatları sürdürmeye çalıştığı aktarıldı.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın Seçmen Desteği Yüzde 32'ye Gerileyerek Yeni Dibe Ulaştı
ABD'de yapılan bir kamuoyu anketi, Başkan Donald Trump'a yönelik genel seçmen desteğinin yüzde 32 seviyesine düştüğünü ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre, katılımcıların çoğunluğu artan enerji maliyetleri ve 18 ABD askerinin hayatını kaybettiği askerî bir harekâtı gerekçe göstererek yönetimden memnuniyetsizliklerini dile getirdi. Bu düşüş, Trump yönetiminin ekonomi ve dış politika alanlarında karşılaştığı zorlukların seçmen nezdindeki yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki artışın hanelere getirdiği yük ve askerî kayıplar, yönetimin kamuoyu desteğini aşındıran başlıca faktörler arasında sıralandı. Anket sonuçlarının, önümüzdeki seçim dönemleri için siyasi dengeler üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor. Trump'a destekteki azalma, muhalefete alan açarken, yönetimin politikalarını gözden geçirme baskısını da beraberinde getirebilir.
ABD13 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları, Azalan Mühimmat Endişeleriyle Durakladı
ABD, yaklaşık beş aydır süren savaşta İran’a yönelik hava saldırılarına Cumartesi-Pazar gecesi itibarıyla ara verdi. Yaklaşık iki hafta boyunca her gece düzenlenen bombardımanların ardından gelen bu duraklama, Washington’un askeri mühimmat stoklarının azaldığına dair raporların yayılmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. ABD medyası, tırmanmayı sınırlandırma planlarının gerisinde mühimmat endişelerinin yattığını belirtti. Saldırılara ara verilmesi, taraflar arasında yeniden diplomatik müzakerelere dönülebileceği umutlarını canlandırdı. Ancak ABD medyası duraklamanın başka faktörlerden de kaynaklanabileceğini öne sürdü. Bölgedeki gerilim sürerken, uluslararası toplum gerilimin düşürülmesi için diplomatik çabaların artmasını bekliyor.
ABD20 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve İsrail İran'a 'en sert bombardımanı' planlıyor: Trump'ın kararı bekleniyor
ABD ve İsrail'in bu hafta sonu İran'daki enerji altyapısına yönelik 'bugüne kadarki en sert bombalamayı' gerçekleştirmeyi planladığı öne sürüldü. ABD basınındaki haberlere göre, tırmandırma seçenekleri Başkan Donald Trump'a sunuldu ve detaylıca tartışıldı; Trump'ın onayı beklenirken bölgeye ilave ABD askerî birlikleri sevk edildi. CENTCOM tarafından hazırlanan planın İran'ın füze kapasitesini de hedef aldığı belirtiliyor. Söz konusu planlar, ABD-İsrail hattında İran'a yönelik askerî seçeneklerin ciddiyetle ele alındığını gösterirken, nihai kararın Trump'a ait olması sürecin kritik eşiğini oluşturuyor. Bölgedeki hareketlilik, gerilimin kontrolden çıkma riskini artırıyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Gerilimi Bab al-Mandeb'i Yeni Bir Deniz Darboğazına Dönüştürüyor
ABD-İran çatışması nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçişin engellenmesiyle birlikte, Kızıldeniz'deki Bab al-Mandeb Boğazı yeni bir kritik darboğaz olarak öne çıktı. Bu geçiş noktasından deniz trafiğinin de aksaması durumunda küresel ticaret üzerindeki etkinin felaket boyutunda olacağı belirtiliyor. Gerilimin, Yemen'in stratejik kıyı şeridi dahil olmak üzere Kızıldeniz ve çevresine yayılma riski taşıdığı ifade ediliyor.
ABD6 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
New York Times: Trump İran'da Kontrolü Kaybetti, Dünya Felakete Sürükleniyor
ABD basını, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri müdahalesinde durumu yönetemediği ve kontrolü kaybettiği uyarısında bulundu. New York Times, Trump'ın izlediği savaş politikasının dünyayı felakete sürüklediğini ve acilen diplomatik adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Diğer basın kuruluşları da yönetimin İran karşısında tırmandırma riskine dikkat çekerek küresel bir krizin eşiğinde olunduğunu belirtti. Değerlendirmeler, ABD'nin İran'a dair stratejisinin giderek belirsizleştiğini ve uluslararası toplumda derin kaygıya yol açtığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, askeri gerilimin ekonomik ve insani maliyetlerinin yanı sıra bölgesel istikrarsızlığı da tetikleyebileceğine işaret ediyor. Trump yönetiminin, baskı ve müzakere arasında sıkışan politikasının öngörülemez sonuçlarından endişe ediliyor. ABD medyasına yansıyan haberler, Washington'da savaş karşıtı seslerin yükseldiğini ve diplomatik çözüm çağrılarının güçlendiğini gösteriyor. Gelişmeler, Kasım 2024 seçimleri öncesinde iç siyaseti de etkileme potansiyeli taşıyor. İran ise gerilimin tırmanması durumunda karşılık vereceğini yineliyor.
ABD1 olay41 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Puntland ve ABD, Bosaso'daki Amerikan Üssünü Genişletmek İçin Güvenlik Anlaşması İmzaladı
Somali'nin Puntland eyaleti ile ABD arasında imzalanan yeni güvenlik işbirliği anlaşması, Bosaso liman kentindeki Amerikan askeri tesisinin genişletilmesine olanak tanıyor. Puntland Başkanlığı tarafından Pazar günü duyurulan anlaşmanın detayları açıklanmadı. Mutabakat, iki taraf arasındaki güvenlik ortaklığının derinleştiğine işaret ediyor. Bosaso, stratejik konumuyla Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na erişim sağlıyor. ABD'nin buradaki askeri varlığını artırması, bölgedeki istikrarsızlıkla mücadele ve deniz güvenliği operasyonlarına katkı sunabilir. Puntland, Somali federal hükümetinden ayrı olarak uluslararası aktörlerle doğrudan anlaşmalar yapabiliyor; bu da merkezi otoriteyle ilişkilerde yeni bir denge unsuru oluşturuyor.
ABD1 olay54 dk önce