Netanyahu, ABD'nin Suriye, Lübnan ve Gazze'den Çekilme Talebine 'Hayır' Diyecek
İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun haberine göre Başbakan Binyamin Netanyahu, ABD'ye hareket etmeden önce düzenlediği kabine toplantısında, Washington yönetiminin İsrail ordusunun Lübnan, Suriye ve Gazze Şeridi'ndeki askeri varlığını sonlandırma talebini reddedeceğini açıkladı. Netanyahu'nun kabine üyelerine, 'Buna şiddetle karşı çıkacağım ve onlara hayır diyeceğim' dediği aktarıldı. ABD'nin talebi, İsrail ordusunun özellikle Suriye'de Esad rejiminin düşüşünün ardından tampon bölgede kontrol sağladığı, Lübnan'da ateşkes sonrası sürdürdüğü varlık ve Gazze'de devam eden çatışmalar kapsamında işgal ettiği alanlarla ilgili. İsrail basını, bu çekilme talebinin Trump yönetimi tarafından iletildiğini belirtiyor. Netanyahu'nun Washington ziyareti öncesinde sergilediği bu tutum, iki ülke arasındaki stratejik ortaklıkta yeni bir gerilim noktası oluşturma potansiyeli taşıyor. İsrail'in bölgedeki askeri konuşlanmasını sürdürme ısrarı, özellikle Gazze'deki ateşkes müzakerelerini ve Lübnan ile Suriye'deki istikrar girişimlerini etkileyebilir.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik27 Tem 01:32
İsrail basını: Netanyahu, Trump'ın Suriye, Lübnan ve Gazze'den çekilme talebini reddedecek
İsrail’de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun haberinde, Netanyahu'nun ABD’ye hareket etmeden önce düzenlediği haftalık kabine toplantısında, Washington yönetiminin İsrail ordusunun Lübnan, Suriye ve Gazze Şeridi’nde işgal ettiği alanlardan çekilmesini talep ettiği aktarıldı. Netanyahu'nun kabine üyelerine, "Buna şiddetle karşı çıkacağım ve onlara hayır diyeceğim." dediği belirtilen haberde, Trump'ın İsrail ordusunun çekilmesini istediği Gazze Şeridi'ne Uluslararası İstikrar Gücü'nün (ISF) girişine Tel Aviv yönetimince onay verildiğine dikkati çekildi. Kanal 13'e konuşan kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin Hamas tamamen silahsızlanana ve Gazze Şeridi’nden çıkarılıncaya kadar İsrail ordusunun "Sarı Hat" üzerindeki kontrolünü sürdüreceği ve geri çekilme olmayacağı ilkesini savunduğunu söyledi. Kaynaklar, şu aşamada ISF'de Uganda ve Fas gibi İsrail’le dost ülkelerden yalnızca yaklaşık 200 temsilci bulunduğunu ifade etti. İlginizi Çekebilir İsrail kabinesinin ISF'ye "Uluslararası Kuruluşlar İçin Dokunulmazlıklar" yasası çerçevesinde dokunulmazlık tanınmasını onayladığına işaret eden kaynaklar, bu güçlerin İsrail ordusunun işgali dışındaki bölgelerde ve orduyla tam koordinasyon içinde faaliyet göstereceğini vurguladı. Bir yetkili, "Herhangi bir ISF unsurunun ülkeye girişi başbakan, savunma bakanı ve dışişleri bakanının ayrı ayrı onayına tabi olacaktır. İsrail, hangi ülkelerin güç gönderebileceğini yalnızca barış anlaşmamız bulunan ve uluslararası alanda ülkeye veya yetkililerine karşı faaliyet yürütmeyen devletler arasından seçecektir." ifadelerini kullandı. Gazze'de 10 Ekim 2025'te ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesine rağmen İsrail, saldırı, yıkım ve ablukaya devam ediyor. Gazze'nin yaklaşık yüzde 70'ini işgal eden İsrail, Filistinlileri bölgenin yüzde 30'unu aşmayan bir alana sıkıştırdı. Washington yönetiminin son dönemde İsrail'e Suriye, Lübnan ve Gazze Şeridi'nde işgal ettiği bölgelerden çekilmesi yönünde baskı yaptığı basına yansıyor. Netanyahu'nun yarın Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geleceği bildirilmişti. CHP'de 'paralı figüran' tartışması: Sarıyer'deki etkinlikle ilgili iddialara soruşturma Yunan basını 'çatışma riski yüksek' sözleriyle yazdı! 'Türkiye'den Somali'de Ege provası' iddiası
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD'den Siber Suçlulara ve Ailelerine Vize Kısıtlaması
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, siber suçlara karışan yabancı uyruklu kişiler ve yakın aile üyelerini hedef alan küresel bir vize kısıtlama politikası açıkladı. Washington'dan duyurulan karara göre, çevrim içi yatırım dolandırıcılığı, sextortion ve benzeri suçlara karışan kişiler ile eş ve çocukları ABD'ye girişten men edilebilecek. Yeni düzenleme, siber suçların sınır aşan niteliğine karşı caydırıcılığı artırmayı hedefliyor. Aile bireylerini de kapsaması, suç gelirlerinin aktarımını engellemeye yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Politika, uluslararası iş birliğine zemin hazırlarken mağdurlar için de koruyucu bir sinyal niteliğinde. Bu hamle, ABD'nin siber güvenlik tehditlerine karşı diplomatik ve ekonomik araçları daha aktif kullandığı bir dönemde geldi. Vize kısıtlamaları, küresel ölçekte siber suçlarla mücadele normlarının güçlendirilmesine katkı sağlayabilir.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları, Azalan Mühimmat Endişeleriyle Durakladı
ABD, yaklaşık beş aydır süren savaşta İran’a yönelik hava saldırılarına Cumartesi-Pazar gecesi itibarıyla ara verdi. Yaklaşık iki hafta boyunca her gece düzenlenen bombardımanların ardından gelen bu duraklama, Washington’un askeri mühimmat stoklarının azaldığına dair raporların yayılmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. ABD medyası, tırmanmayı sınırlandırma planlarının gerisinde mühimmat endişelerinin yattığını belirtti. Saldırılara ara verilmesi, taraflar arasında yeniden diplomatik müzakerelere dönülebileceği umutlarını canlandırdı. Ancak ABD medyası duraklamanın başka faktörlerden de kaynaklanabileceğini öne sürdü. Bölgedeki gerilim sürerken, uluslararası toplum gerilimin düşürülmesi için diplomatik çabaların artmasını bekliyor.
ABD4 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'den Ortadoğu Gerilimi Sebebiyle Dünya Geneli Seyahat Uyarısı
ABD Dışişleri Bakanlığı, Ortadoğu'daki yüksek gerilimi gerekçe göstererek Cumartesi günü küresel bir seyahat uyarısı yayımladı. Uyarı, Amerikan vatandaşlarını potansiyel güvenlik tehditleri, seyahat aksamaları ve yurt dışındaki ABD çıkarlarına yönelik riskler konusunda uyardı. Söz konusu seyahat uyarısı, bölgede tırmanan gerilimin uluslararası güvenlik ortamını etkileyebileceğinin bir işareti olarak görülüyor. ABD yönetimi, vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla bu tür uyarıları zaman zaman devreye sokuyor. Uyarının küresel çapta olması, Ortadoğu'daki istikrarsızlığın sadece bölgeyle sınırlı kalmayabileceği ve dünya genelinde ABD çıkarlarına yönelik riskleri artırabileceği endişesini yansıtıyor. Bu durum, diplomatik ve ekonomik faaliyetlerde temkinli bir yaklaşımı beraberinde getirebilir.
ABD11 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin 25 Milyon Dolarlık Hedefi Venezuela Bakanıyla Yeni Dönemde Masaya Oturdu
ABD yönetimi, daha önce hakkında uyuşturucu kaçakçılığı, yolsuzluk ve insan hakları ihlalleri suçlamalarıyla 25 milyon dolar ödül koyduğu Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ile çalışma kararı aldı. NTV'nin haberine göre, yeni yönetimle birlikte Washington, Cabello'yu kilit muhataplarından biri olarak görüyor. Bu değişiklik, ABD'nin Venezuela politikasında önemli bir dönüşümü işaret ediyor. Daha önce Maduro hükümetine yönelik sert yaptırımlar ve suçlamalarla tanınan Washington, şimdi aynı isimlerle diplomatik temas kuruyor. Uzmanlar, bu adımın bölgesel enerji güvenliği ve göç gibi konularda iş birliği arayışından kaynaklanabileceğini belirtiyor.
ABD5 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'de Aşırı Sıcak Dalgası: 40 Milyon Kişi Tehlike Altında
ABD'nin orta ve güney eyaletlerinde etkili olan aşırı sıcak hava dalgası, Pazar günü en az 40 milyon insanı aşırı sıcak uyarıları altında bıraktı. Kaliforniya'dan Mississippi'ye kadar uzanan geniş bir bölgede ısı endeksleri 38°C'nin üzerine çıktı ve Minnesota'ya kadar yayıldı. Yetkililer, ikinci gününe giren sıcak hava dalgasının bir "ısı kubbesi" nedeniyle oluştuğunu ve yüksek nemle birleşerek tehlikeli koşullar yarattığını belirtti. Bu tür aşırı hava olayları, iklim değişikliğinin etkilerini hatırlatarak sağlık sistemleri ve enerji altyapısı üzerinde baskı oluşturmaktadır. Uzun süreli yüksek sıcaklıklar, özellikle yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanlar için hayati riskler taşırken, tarım sektöründe ürün kayıplarına ve elektrik talebinde artışa yol açmaktadır.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NY Belediye Başkanı Mamdani: Netanyahu savaş suçlusu ama tutuklama yetkimiz yok
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için kente gelmesi beklenen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından verilen tutuklama kararının uygulanıp uygulanamayacağını belediye hukuk birimiyle görüştü. İlk açıklamalarında Netanyahu'nun tutuklanması için olasılığı araştırdığını belirten Mamdani, daha sonra yayınladığı video mesajında şehrin böyle bir yetkisinin bulunmadığını duyurdu. Mamdani, Netanyahu'yu 'savaş suçlusu' ve 'Filistin halkına yönelik vahşi bir soykırımın mimarı' olarak nitelendirirken, tutuklama yetkisinin federal makamlara ait olduğunu vurgulayarak ABD'li yetkilileri harekete geçmeye çağırdı. UCM, 2024 yılında Netanyahu hakkında Gazze'deki savaşla ilgili savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar iddiasıyla tutuklama kararı çıkarmıştı. İsrail mahkemenin yargı yetkisini reddederken, Başkan Trump da New York'ta böyle bir tutuklamanın gerçekleşmeyeceğini açıkladı. Netanyahu UCM kararına rağmen tutuklanma endişesi duymadığını belirterek ABD'ye gitmeyi planladığını duyurdu. Öte yandan Kongre Üyesi Ro Khanna, Mamdani'nin çağrısına destek vererek ABD'nin uluslararası mahkemeyle işbirliği yapması gerektiğini söyledi. Mamdani ise bu süreçte kendisinin ve eşinin ölüm tehditleri aldığını kaydetti. Tartışma, yerel yönetim ile federal otorite arasındaki yetki sınırlarını ve ABD'nin UCM karşısındaki pozisyonunu gündeme getirirken, İsrail-Filistin meselesinin Amerikan siyasetindeki kutuplaştırıcı etkisini de gözler önüne seriyor. New York'un uluslararası diplomatik buluşmalara ev sahipliği yapma konumu, benzer hukuki ve siyasi krizlerin sahnesi olabileceğine işaret ediyor.
ABD15 olay8 sa önce