Husilerin Kızıldeniz saldırısı ABD-İran gerilimini bölgeye yaydı
ABD ile İran arasındaki ateşkesin sona ermesinin ardından karşılıklı saldırılar sürerken, İran destekli Husiler Kızıldeniz’de Suudi Arabistan’a ait iki petrol tankerini hedef aldı. Yemen’de konuşlu grup tarafından gerçekleştirilen saldırı, bölgedeki tansiyonu yükseltti ve çatışmanın kritik bir su yoluna sıçradığını gösterdi. Kızıldeniz, küresel enerji sevkiyatı için stratejik öneme sahip. Husilerin eylemi, ABD-İran rekabetinin vekalet savaşları yoluyla nasıl genişleyebileceğini ortaya koyarken, uluslararası deniz güvenliğine yönelik tehditleri artırdı. Saldırı, daha önce Basra Körfezi ve Irak’ta yoğunlaşan gerilimin yeni bir cepheye taşındığını ve enerji piyasalarında istikrarsızlık riskini beslediğini vurguluyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Güvenlik24 Tem 04:01
Kızıldeniz’e sıçradı
ABD ve İran arasında ateşkesin sona ermesiyle karşılıklı saldırılar devam ederken, çatışmanın genişleme riski her geçen gün artıyor. Nitekim İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de Suudi Arabistan’a ait iki tankere saldırmasıyla çatışmanın bir diğer önemli su yolu olan bu bölgeye yönelik tehdit seviyesi yükseldi. Yemen’deki İran destekli Husiler, Kızıldeniz’de Suudi Arabistan’a ait iki petrol tankerini insansız hava araçları ve füzelerle hedef aldıklarını açıkladı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, “Encelia” ve “Layla” isimli iki petrol tankerine yönelik saldırı düzenlediklerini belirtti. ABD Bakanı Donald Trump, Kızıldeniz’i engellemeleri halinde Husilerle “ilgilenileceğini” söylemişti. Husi saldırısı, İran destekli grubun Suudi Arabistan’a karşı bir “deniz ambargosu” ilan etmesinden bu yana ilk saldırı. Babülmendep Boğazı’nın kapanması halinde gemiler, Ümit Burnu çevresindeki çok daha uzun rotayı kullanmak zorunda kalacak. Husiler yaklaşık 10 gemiyi geri çekilmeye zorlandığını öne sürdü. ‘İran sorumlu olur’ ABD Başkanı Trump’ın son saldırıya tepkisi sert oldu. ABD’nin bir yıl önce bölgede “ticarete ve ekonomiye müdahale ettikleri” gerekçesiyle Husilere karşı ateş açtığını hatırlatan Trump, o dönem Husilere çok güçlü bir saldırı düzenlediklerini belirtti. ‘Şimdiye kadar çok profesyonel ve akıllıca davranan’ Husilerin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını vurgulayan Trump, “Eğer (Husiler) bunu tekrar yaparlarsa, ABD, Husilerin İran’ın vekili veya temsilcisi olduğu gerekçesiyle İran’ı sorumlu tutacak. İran’a ve elbette Husilere ağır askeri cezalar verecek” dedi. İran’ın kendilerine bir anlaşma için hem doğrudan hem de dolaylı olarak “yalvardığını” savunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, “Bedel ödemeye devam edecekler ve her gece bu bedel gittikçe, gittikçe, gittikçe artıyor” dedi. ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sürerken, haber platformu “Axios”un ABD’li yetkililere dayandırdığı haberde, Amarikan ordusunun İran’da Devrim Muhafızları Ordusu’na ait hedefleri vurmak için yeniden B-1 savaş uçakları kullanmaya başladığı iddia edildi. Bu uçakların İngiltere’deki bir hava üssünden kalktığı ve uçakların izlendiği internet siteleri üzerinden İran’da olduklarının görüntülendiği belirtildi. ‘Liste’ tehdidi İran Devrim Muhafızları da, Kuveyt’teki Ali es-Salim Hava Üssü ve El-Udeyri Kampı’ndaki ABD hedeflerinin vurulduğunu belirtti. Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin olası bir saldırısına katkı sağlayan tüm tarafların, desteğin niteliğine bakılmaksızın meşru hedef kabul edileceğini söyledi. Devrim Muhafızları’na yakın Fars Haber Ajansı da, ABD’nin Körfez bölgesindeki üslerine elektrik sağlayan enerji santrallerinin yer aldığı bir analiz yayımladı. ‘Büyük bir saldırı düşünüyorum’ ABD Merkezli Axios’a demeç veren ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı büyük saldırıya hazır olduğunu söyledi. Trump, “Büyük bir saldırı düşünüyorum, daha önce hiç olmadığı kadar büyük. Bir karar vermeye yakınım, her şey hazır” dedi. Saldırılara İsrail’in “İsterse 2 dakika içerisinde katılacağını” savunan Trump, “kimseye ihtiyaç duymadıklarının” altını çizdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun gelecek hafta Washington’da olacağını ve yaşamını yitiren ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın cenazesine katılacağını söyleyen ABD Başkanı, “Bibi (Netanyahu) ile ilişkilerimiz çok iyi. Eğer buradaysa onunla görüşürdüm” ifadelerini kullandı. ABD’den vatandaşlarına yeni uyarı ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği, Orta Doğu’da süren gerilim ve durumun daha da kötüleşme ihtimali nedeniyle, küresel güvenlik uyarısı yayımlayarak ABD vatandaşlarından “azami dikkat” göstermelerini istedi. Büyükelçilik açıklamasında, “Orta Doğu’da artan gerilim nedeniyle güvenlik durumu karmaşıklığını koruyor ve beklenmedik gelişmeler yaşanabilir” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, halen Orta Doğu’da bulunan ABD vatandaşlarının dikkat seviyelerini artırmaları ve uçuş iptalleri, hava sahalarının geçici olarak kapatılması ile hava ulaşımında yaşanabilecek aksamalara karşı hazırlıklı olmaları istendi. Mossad-CIA görüştü iddiası İsrail dış istihbarat servisi Mossad Direktörü Roman Gofman’ın, ABD’nin İran’a karşı başlattığı yeni saldırıların hemen öncesinde Washington’u gizlice ziyaret ettiği, CIA Direktörü John Ratcliffe ve Beyaz Saray yetkilileriyle bir araya geldiği öne sürüldü. Görüşmelerde İran ile savaşın ve nükleer müzakerelerin ele alındığı belirtilirken, konuya ilişkin Mossad veya CIA’dan henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD65 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump: Her ABD Askerinin Ölümü İran'a Kat Kat Ödetilecek
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da hafta sonu üç askerin ölümü ve bir askerin kaybolmasıyla sonuçlanan olayların ardından İran'a sert bir uyarıda bulundu. Trump, 'Her bir Amerikan askerini öldürdüklerinde İran bunun bedelini kat kat ödeyecek' ifadelerini kullandı. Washington yönetimi, bölgede devam eden gerilimin ortasında askeri kayıpların arttığını doğruladı. Açıklama, ABD'nin İran'ı bölgedeki milis grupları desteklemek ve Amerikan güçlerine yönelik saldırıları teşvik etmekle suçladığı dönemde geldi. Kayıpların tam olarak hangi olaylar sonucu gerçekleştiği netlik kazanmazken, Trump'ın doğrudan İran'ı hedef alması Washington-Tahran hattındaki diplomatik krizin derinleştiğini gösteriyor. Son gelişmeler, bölgedeki askeri varlığını sürdüren ABD için güvenlik risklerinin arttığına işaret ediyor. Trump'ın sert mesajı, İran'a yönelik ekonomik ve siyasi baskıyı askeri tırmandırma tehdidiyle birleştiren bir politikanın parçası olarak görülüyor. Öte yandan, kayıp askerin akıbeti ve yaşanan ölümlerin faillerine dair soruşturmanın sonuçları, iki ülke arasındaki krizin seyrini belirleyecek unsurlar arasında yer alıyor.
ABD5 olay12 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran'ın Körfez Stratejisi Ters Tepti, ABD Varlığını Meşrulaştırdı
İran, onlarca yıldır ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını ve siyasi nüfuzunu azaltma hedefi güdüyor. Ancak bu politikalar, Washington'un bölgedeki angajmanını sürdürmesi için yeni gerekçeler yaratarak ters tepti. Tahran'ın bölgesel eksenini kaybetmesi öncesinde güvenlik doktrini ileri savunma üzerine kuruluydu. ABD'yi bölgeden uzaklaştırma çabası, Amerikan varlığının meşruiyetini güçlendirerek İran'ı kendi ayağına sıkmış durumda.
ABD1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Gerilimi Bab al-Mandeb'i Yeni Bir Deniz Darboğazına Dönüştürüyor
ABD-İran çatışması nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçişin engellenmesiyle birlikte, Kızıldeniz'deki Bab al-Mandeb Boğazı yeni bir kritik darboğaz olarak öne çıktı. Bu geçiş noktasından deniz trafiğinin de aksaması durumunda küresel ticaret üzerindeki etkinin felaket boyutunda olacağı belirtiliyor. Gerilimin, Yemen'in stratejik kıyı şeridi dahil olmak üzere Kızıldeniz ve çevresine yayılma riski taşıdığı ifade ediliyor.
ABD1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın Hürmüz Çıkışı ve Suikast İddiaları ABD-İran Krizini Alevlendirdi
ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ele geçirip geçişleri yönetme ve ücretlendirme açıklaması, İran'dan sert yanıt aldı. İran askeri yetkilileri boğaza müdahaleye izin verilmeyeceğini belirtti. Eş zamanlı olarak, İran hükümet sözcüsü son ABD saldırılarında 30'dan fazla sivilin öldüğünü duyurdu; bu durum uluslararası hukuk ihlali iddialarını güçlendirdi. Öte yandan, The Wall Street Journal ve CNN gibi yayın organları İsrail'in, İran'ın Trump'a yönelik somut bir suikast planına dair istihbaratı Washington ile paylaştığını yazdı. Trump buna cevaben, kendisine yönelik bir suikast girişimi halinde İran'ın daha önce görülmemiş biçimde bombalanması talimatını verdiğini açıkladı. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de söz konusu istihbaratın bu hafta iletildiğini doğruladı. Diplomatik kanatta ise, İran'ın BM nezdinde ABD'ye karşı harekete geçilmesini talep etmesi ve geçen ay imzalanan çerçeve barış anlaşmasına bağlılığın Washington'ın yükümlülüklerine uymasına bağlı olduğu uyarısı dikkat çekti. Tüm bu gelişmeler, Hürmüz'deki gerilim, karşılıklı suikast iddiaları ve kırılgan ateşkes ortamında ABD-İran hattındaki krizin giderek derinleştiğini gösteriyor.
ABD56 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Orta Doğu'daki ABD Üsleri İran Geriliminde Hedef Haline Geldi
AFP'nin incelediği üsler, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (Centcom) bünyesinde Orta Doğu'da konuşlanmış durumda. Daha önce Tahran'a karşı caydırıcı bir kalkan olarak görülen bu askerî varlık, İran ile yaşanan savaş sürecinde doğrudan saldırıların hedefi oldu. Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü'nden Elizabeth Dent gibi uzmanlar, bölgedeki ABD askerî yoğunlaşmalarının stratejik hassasiyetine dikkat çekiyor. Saldırılar, bu üslerin bölgesel güvenlik denklemindeki rolünü tartışmaya açarken, ABD'nin Orta Doğu'daki askerî varlığının geleceğine dair soru işaretleri doğuruyor.
ABD1 olay13 sa önce