Jamaat-i-Islami’den Petrol Vergisi Protestosu: 7 Ağustos’ta Ülke Genelinde Yol Kapatma
Jamaat-i-Islami Pakistan lideri Hafiz Naeemur Rehman, hükümetin IMF taahhüdü kapsamında 14 Haziran 2025’te yürürlüğe koyduğu petrol ve karbon vergisine karşı 7 Ağustos’ta ülke çapında otoyol kapatma ve oturma eylemleri yapılacağını duyurdu. Eylem, partinin vergi karşıtı ve enflasyonla mücadele kampanyasının ikinci aşaması olarak planlandı. Hükümetin IMF ile yaptığı anlaşma gereği getirilen vergiler akaryakıt fiyatlarını yükseltirken, JI bu yükün kaldırılmasını ve halka ekonomik rahatlama sağlanmasını talep ediyor. Gösteriler, ülke genelindeki ulaşımı aksatma potansiyeli taşıyor ve ekonomik sıkıntıların siyasi yansımalarını ortaya koyuyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İran gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 gün önce- Siyasi21 Tem 13:30
Jamaat-i-Islami announces nationwide road blockade against petroleum levy
LAHORE: Jamaat-i-Islami Pakistan (JI) emir Hafiz Naeemur Rehman on Tuesday announced a nationwide highway blockade and sit-ins on Aug 7 as part of the second phase of the party’s anti-petroleum levy and anti-inflation campaign. The government had announced a petroleum and carbon levy on June 14, 2025, under an iron-clad commitment with the International Monetary Fund (IMF). The JI campaign demands the immediate abolition of the petroleum levy, cancellation of costly agreements with independent power producers (IPPs), and measures to curb inflation and power outages. Addressing a press conference at Mansoorah, Rehman said that JI workers and supporters would stage sit-ins on roads connecting all districts across the country, adding that only ambulances would be allowed to pass. To mobilise public support ahead of the protest, the JI would hold 20,000 nationwide corner meetings before Aug 7, he announced. The JI emir warned the government against using undemocratic tactics to suppress the protest movement, saying that any such action would turn the anti-inflation campaign into a movement aimed at bringing down the government. JI deputy secretaries Nazir Janjua, Waqas Jafri and Azhar Iqbal Hassan, Lahore emir Ziauddin Ansari, and party Information Secretary Shakil Ahmed Turabi were also present at the press conference. Rehman urged the government to immediately abolish the petroleum levy, scrap expensive IPP contracts and take effective measures to end electricity load-shedding. He also called on provincial governments to restore food prices to the levels prevailing before the Iran-US conflict. Criticising the government’s decision to allow the Oil and Gas Regulatory Authority (Ogra) to adjust petroleum prices on a daily basis, he termed the move deceptive, questioning what authority Ogra had over the petroleum levy and other taxes imposed on every litre of fuel. He said that the government was extorting the public through the petroleum levy, adding that if the levy and other taxes were abolished, the retail price of petrol would fall below Rs200 per litre. Instead of burdening citizens, he said, the rulers should “reduce their own privileges and extravagant expenditures”. Calling on the public to participate in the Aug 7 demonstrations, Rehman urged young people to bring their motorcycles onto the roads to strengthen the blockade. Turning to broader governance issues, the JI chief criticised the performance of provincial governments, saying poverty in Punjab had increased by 41 per cent over the past six years. He claimed Punjab Chief Minister Maryam Nawaz had “sold 11,000 schools” and purchased an aircraft worth Rs11 billion for herself. He also criticised lawmakers in Khyber Pakhtunkhwa, saying that they had passed legislation granting themselves unlimited benefits. He described the PPP as the establishment’s “A-plus team”, asking its chairman Bilawal Bhutto-Zardari to tell the people who was in government in Azad Jammu and Kashmir (AJK) before issuing statements and deceiving the public. Expressing concern over the deteriorating security situation in Khyber Pakhtunkhwa, particularly its southern districts, and Balochistan, Rehman urged the government to pursue dialogue to resolve ongoing challenges. He said the JI was engaging various stakeholders on the Balochistan issue and hoped that a grand jirga would be convened soon. He welcomed reports of negotiations between state institutions and the Joint Action Committee in Azad Kashmir, saying that the JI had consistently advocated dialogue to resolve the crisis and had itself made efforts to facilitate talks. However, he said the government had not responded to the party’s initiatives. Rehman said the second phase of the JI’s protest campaign had been launched after internal consultations and would continue until the public’s demands were met. He added that the party would engage religious scholars, traders, lawyers, students, civil society and other segments of society to broaden support for the movement. Rehman has repeatedly criticised the government for its major hikes in petroleum prices — following the closure of the Hormuz Strait — and termed them a burden on the common citizen. Earlier this month, JI activists staged demonstrations in KP against the high prices of petroleum products and rising inflation in the country. This followed rallies across the province last month against the hike in prices of electricity, gas and petroleum products, as well as heavy taxes imposed in the budget. In May, Rehman approached the Federal Constitutional Court (FCC) against the petroleum levy, arguing that the government had effectively granted itself unrestricted power to tax citizens through executive notifications without parliamentary oversight.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan, Rezervleri Güçlendirmek İçin ABD'den 10 Milyar Dolarlık Destek Talebinde Bulundu
Pakistan, döviz rezervlerini artırmak ve rupi üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla ABD'den 10 milyar dolarlık bir backstop kolaylığı talep etti. Bir kaynağa göre, bu kredi talebi Pakistan'ın İran ile ilgili diplomatik girişimlerinin ardından geldi. Backstop kolaylığı, genellikle bir ülkenin dış şoklara karşı tampon oluşturmasını sağlayan swap hattı veya garanti şeklinde yapılandırılıyor. Pakistan ekonomisi, azalan rezervler, yüksek enflasyon ve para biriminde değer kaybıyla karşı karşıya. Rezervlerin güçlendirilmesi, ithalat kapasitesini korumak ve uluslararası ödeme taahhütlerini yerine getirebilmek açısından kritik önem taşıyor. ABD ile bu tür bir finansal düzenleme, Pakistan'ın uluslararası piyasalardaki güvenilirliğini de artırabilir. Talep, Pakistan'ın ABD ile ekonomik bağlarını derinleştirme çabasının bir parçası olarak görülüyor. Henüz ABD tarafından resmi bir yanıt gelmezken, sürecin teknik müzakereler gerektireceği belirtiliyor. Bu adım, ülkenin Uluslararası Para Fonu (IMF) programı dışında alternatif finansman arayışlarını yansıtıyor.
İran1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin İran Savaşı Misyonu Petrol Akışını Sağlamaya Kaydı
Trump yönetiminden bir yetkili, İran ile süren savaşta ABD misyonunun petrol akışını güvence altına almaya yöneldiğini açıkladı. Enerji Bakanı, savaşın uzamasıyla ilgili artan eleştirilerle karşı karşıya kalırken, Demokratlar çatışmayı 'tercih savaşı' olarak nitelendirdi. Aylarca süren diplomatik girişimler ve kısa süreli ateşkeslere rağmen çatışmalar son bulmadı. Ürdün'de iki ABD askerinin daha hayatını kaybetmesiyle toplam Amerikan askeri kayıpları yükseldi. Bu durum, hem yurt içinde hem de uluslararası kamuoyunda savaşın süresine ve hedeflerine dair sorgulamaları alevlendirdi. Yetkilinin açıklaması, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını ekonomik çıkarlar ekseninde yeniden tarif ettiğini gösteriyor. Enerji arz güvenliğinin öne çıkarılması, savaşın diplomasi ve insani boyutlarından çok jeostratejik petrol kaygılarına odaklanıldığı yorumlarına yol açtı.
İran1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran, ABD ateşkesini fırsat bilip Çin'e 6 milyar dolarlık petrol taşıdı
İran, ABD'nin uyguladığı abluka sırasında yaşanan kısa süreli bir ateşkes dönemini değerlendirerek Çin'e yaklaşık 70 milyon varil petrol sevk etti. Bu hamleyle Tahran, yeniden başlayan saldırılar öncesinde 6 milyar dolara varan gelir elde etti. Gelişme, İran'ın yaptırımlara rağmen petrol ihracatını sürdürme becerisini ve Çin gibi büyük alıcılarla ticaretini devam ettirme kabiliyetini ortaya koyuyor. ABD'nin İran'a yönelik baskı politikasında zaman zaman ortaya çıkan diplomatik aralıklar, Tahran tarafından stratejik olarak kullanılıyor. Uzmanlar, bu tür sevkiyatların İran ekonomisine önemli bir kaynak sağladığını ve yaptırımların etkinliğini azalttığını belirtiyor. Petrol gelirleri, İran'ın bölgesel nüfuzunu ve iç istikrarını koruması için kritik önem taşıyor. Çin'in İran'ın en büyük müşterisi olmaya devam etmesi ise uluslararası yaptırım rejiminin uygulanabilirliği konusunda soru işaretlerine yol açıyor.
İran1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'de petrol devlerinin beklenmedik kârlarına ek vergi gündemde
İran savaşının başlamasıyla birlikte küresel petrol fiyatları hızla yükseldi. Bu artış, başta ABD'li büyük enerji şirketleri olmak üzere birçok petrol üreticisine beklenmedik ölçüde yüksek kârlar getirdi. Sektör milyarlarca dolar kazanırken, bazı ABD'li yasa yapıcılar bu duruma müdahale edilmesi gerektiğini savunuyor. Yasa yapıcıların gündemindeki öneri, söz konusu beklenmedik kârlara (windfall profits) ek bir vergi getirilmesi ve elde edilecek gelirin dar gelirli Amerikalılara aktarılması. Bu sayede artan enerji maliyetlerinden en çok etkilenen kesimlerin desteklenmesi hedefleniyor. Fikrin arkasındaki temel gerekçe, şirketlerin jeopolitik kriz kaynaklı fiyat artışlarından haksız kazanç elde ettiği düşüncesi. ABD kamuoyunda ve siyasetinde petrol şirketlerinin rekor kârlarına yönelik eleştiriler büyürken, rüzgâr vergisi tartışması önümüzdeki dönemin önemli ekonomik ve politik başlıklarından biri olmaya aday. Bu tür bir vergilendirme modeli daha önce farklı ülkelerde uygulanmış, ancak ABD'de yasalaşması için Kongre'de ciddi bir mücadele gerekeceği belirtiliyor.
İran1 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz Boğazı'nda Saldırılar ABD-İran Barış Görüşmelerini Askıya Aldı
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nda hafta sonu başlayan karşılıklı saldırılar, İsviçre'de yapılması planlanan barış görüşmelerinin askıya alınmasına yol açtı. İran Devrim Muhafızları, ticari gemilere füze fırlatarak en az üç tankerin hasar görmesine neden olurken, Katar'a ait bir LNG tankerinde yangın çıktı. ABD de İran'a yönelik saldırılar düzenlediğini duyurdu. İran ayrıca ABD elçileriyle görüşmeyeceğini açıklayarak diplomatik temasları reddetti. Olaylar, küresel enerji sevkiyatının kilit noktası olan boğazda tansiyonu yükseltti. Gerginlik, İran'da dini lider Ali Hamaney'in cenaze törenleriyle aynı döneme denk geldi. İran'ın tanker güzergahlarına müdahale uyarısı ve boğazda uluslararası denizciliği kısıtlama çabaları, ateşkesin kalıcı hale getirilmesini amaçlayan müzakereleri daha da karmaşıklaştırdı. Tahran, önce ateşkes şartlarının netleştirilmesi gerektiğini, ardından nükleer program gibi konuların ele alınabileceğini belirtiyor. Küresel piyasalar, arz endişeleri ve ABD Merkez Bankası faiz beklentileriyle karışık seyretti. Katar, gemisine yönelik saldırıyı kınarken, Pakistan'a yönelik siber tehditler gibi bağlantılı güvenlik riskleri de gündeme geldi. Diplomatik çözüm arayışları tıkanırken, Hürmüz Boğazı'ndaki tırmanışın enerji piyasaları ve bölgesel istikrar üzerindeki etkisi yakından izleniyor.
İran69 olayAz önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hamaney’in Ertelenen Cenaze Törenlerine Milyonlar Katıldı
İran, şubat ayında ABD-İsrail saldırılarında öldürülen dini lider Ayetullah Ali Hamaney için ertelenen görkemli cenaze törenlerine başladı. Hamaney’in naaşı cuma günü Tahran’daki Büyük Musalla’ya getirildi, cumartesi günü resmî merasimle başlayan ve bir hafta sürecek anma etkinlikleri kapsamında milyonlarca kişi alana akın etti. İranlı yetkililer 15 milyon kişinin katılmasını beklerken, Pakistan, Irak, Ermenistan ve Tacikistan gibi ülkelerden resmî heyetler de törenlerde hazır bulundu. Naaş Tahran’ın ardından Kum, Meşhed ve Irak’ta düzenlenecek törenlerin sonunda Meşhed’de toprağa verilecek. Güvenlik üst düzeyde tutulurken, katılımcılar “Amerika’ya ölüm” ve “İsrail’e ölüm” sloganları attı; İranlı müzakereciler Hamaney’in intikamı için yoğun katılım çağrısı yaptı. Hamaney, şubat ayında Orta Doğu savaşının başlangıcındaki ABD-İsrail hava saldırılarında hayatını kaybetmiş, cenazesi çatışmaların şiddeti nedeniyle ertelenmişti. Törenlerin, geçtiğimiz ay imzalanan kırılgan ateşkes ve Doha’da süren dolaylı ABD-İran müzakerelerinin gölgesinde düzenlenmesi, İslam Cumhuriyeti’nin dayanıklılığını ve devrimci coşkusunu sergileme çabası olarak görülüyor. Hamaney’in 37 yıllık iktidarının sona ermesiyle birlikte İran’ın iç siyasetinde veraset tartışmaları alevlenirken, kitlesel katılım rejimin tabanını koruduğuna dair bir mesaj olarak yorumlanıyor. Ekonomik sıkıntılar ve uluslararası izolasyona rağmen milyonları sokağa dökebilmesi, Tahran’ın hem iç kamuoyuna hem de dış dünyaya güç gösterisi niteliğinde.
İran56 olay2 sa önce