ABD’li Honeywell Pakistan rafineri sektörü için modernizasyon planı sundu
Pakistan Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb, Washington’da Honeywell Technologies yetkilileriyle bir araya geldi. Görüşmede şirketin Pakistan’daki rafineri sektörünü modernize etme ve genişletme teklifi ele alındı. Bakan Aurangzeb, Honeywell Başkan Yardımcısı Barry Glickman’ın sunduğu planı memnuniyetle karşıladı. Pakistan, enerji altyapısını yenilemek ve yabancı yatırım çekmek için adımlar atıyor. ABD merkezli bir teknoloji firmasının bu önerisi, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin enerji boyutunu yansıtıyor. Rafineri modernizasyonu, Pakistan’ın işleme kapasitesini ve verimliliğini artırma hedefine katkıda bulunabilir. Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada planın ayrıntıları paylaşılmadı ancak hükümetin olumlu yaklaşımı dikkat çekti. Teklifin hayata geçmesi durumunda Pakistan rafineri sektöründe teknolojik dönüşüm yaşanabilir. Görüşme, taraflar arasında ilerleyen dönemde somut adımların atılabileceğine işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 8 sa önce- Ekonomik21 Tem 05:47
US technology firm proposes refinery modernisation plan for Pakistan in meeting with finance minister
WASHINGTON: Finance Minister Senator Muhammad Aurangzeb on Monday met a delegation from Honeywell Technologies and discussed a proposed plan to modernise and expand Pakistan’s refinery sector. According to the finance ministry, Aurangzeb met with a delegation from the company comprising Vice President General Manager Barry Glickman. “During the meeting, the finance minister welcomed Honeywell’s proposed modernisation and expansion of Pakistan’s refinery sector, noting its potential to enhance the country’s domestic refining capacity and reduce reliance on imported petroleum products,” it said. “The meeting included discussions on Honeywell’s technology and equipment solutions, as well as potential financing through the US Exim Bank, the US International Development Finance Corporation (DFC), export credit agencies, and leading international banks,” it said. “The finance minister emphasised that the proposed initiative would support Pakistan’s energy security, industrial development, and sustainable economic growth,” the finance ministry said. The meeting took place during Aurangzeb’s three-day visit to Washington, where he is holding discussions with US officials and financial institutions on trade, investment and economic cooperation. Earlier on Monday, Pakistan and the United States resumed talks on a broader economic partnership, with discussions expected to cover tariffs, market access, investment opportunities and expanding bilateral trade. During his visit, Aurangzeb is also scheduled to meet officials from the Office of the US Trade Representative, the US ExBank, the DFC and the International Monetary Fund (IMF). Meetings with US development and export financing agencies are aimed at exploring opportunities for funding infrastructure, energy and private-sector projects in Pakistan. The visit comes as Islamabad and Washington continue negotiations that began last week over tariffs affecting Pakistani exports and a possible framework for a broader trade agreement following the global tariff measures announced by US President Donald Trump in April 2025.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İran İçişleri Bakanı Pakistan'da, Çöken ABD-İran Ateşkesi Görüşülecek
İran İçişleri Bakanı Eskandar Momeni, resmi bir ziyaret için Pazartesi gecesi İslamabad'a ulaştı. Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi tarafından karşılanan Momeni'nin ziyareti, iki ülke arasında güvenlik ve bölgesel konuların ele alınacağı temaslara sahne olacak. Daha önceki haberlerde, Momeni'nin, ABD ile İran arasında daha önce Pakistan'ın arabuluculuğuyla sağlanan ancak çöken geçici ateşkes konusunda Pakistanlı yetkililerle görüşmesinin beklendiği belirtilmişti. Bu bağlamda ziyaret, taraflar arasında yeniden bir diyalog zemini oluşturma çabalarının parçası olarak değerlendiriliyor. İran ve Pakistan, sınır güvenliği ve bölgesel istikrar konularında iş birliğini sürdürürken, bu üst düzey ziyaret iki ülkenin bölgesel krizlerdeki koordinasyonunu güçlendirme potansiyeli taşıyor. Ziyaretin zamanlaması, ABD-İran geriliminin tırmandığı bir döneme denk gelmesi açısından dikkat çekiyor.
ABD1 olay22 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin Libya'daki Güç Paylaşımı Planı Neden Başarısız Olacak?
ABD Başkanı Trump'ın Arap ve Afrika İşleri Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, Libya'daki siyasi çıkmazı aşmak amacıyla son haftalarda bir güç paylaşımı planını yoğunlaştırdı. 20 Temmuz 2026 tarihli bir Chatham House analizine göre, ülkede yapılan yolsuzluk soruşturmaları, yönetişim iyileştirilmeden bu tür çabaların sonuçsuz kalacağını gösteriyor. Libya'da rakip yönetimler arasındaki bölünmüşlük sürerken, ABD'nin önerdiği model ağırlıklı olarak siyasi elitler arasında güç dağılımı üzerine kurulu. Ancak uzmanlar, yolsuzlukla mücadele ve hesap verebilirlik mekanizmaları güçlendirilmeden atılacak adımların halkın güvenini kazanamayacağını ve sadece geçici bir rahatlama sağlayacağını belirtiyor. Petrol gelirlerinin adil dağıtımı ve kurumsal reformlar gibi temel sorunlar ele alınmadıkça, uluslararası toplumun Libya'yı yeniden birleştirme girişimlerinin kısa ömürlü olacağı vurgulanıyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD61 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump: Her ABD Askerinin Ölümü İran'a Kat Kat Ödetilecek
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da hafta sonu üç askerin ölümü ve bir askerin kaybolmasıyla sonuçlanan olayların ardından İran'a sert bir uyarıda bulundu. Trump, 'Her bir Amerikan askerini öldürdüklerinde İran bunun bedelini kat kat ödeyecek' ifadelerini kullandı. Washington yönetimi, bölgede devam eden gerilimin ortasında askeri kayıpların arttığını doğruladı. Açıklama, ABD'nin İran'ı bölgedeki milis grupları desteklemek ve Amerikan güçlerine yönelik saldırıları teşvik etmekle suçladığı dönemde geldi. Kayıpların tam olarak hangi olaylar sonucu gerçekleştiği netlik kazanmazken, Trump'ın doğrudan İran'ı hedef alması Washington-Tahran hattındaki diplomatik krizin derinleştiğini gösteriyor. Son gelişmeler, bölgedeki askeri varlığını sürdüren ABD için güvenlik risklerinin arttığına işaret ediyor. Trump'ın sert mesajı, İran'a yönelik ekonomik ve siyasi baskıyı askeri tırmandırma tehdidiyle birleştiren bir politikanın parçası olarak görülüyor. Öte yandan, kayıp askerin akıbeti ve yaşanan ölümlerin faillerine dair soruşturmanın sonuçları, iki ülke arasındaki krizin seyrini belirleyecek unsurlar arasında yer alıyor.
ABD1 olay20 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'de Yargıç Paramount-Warner Birleşmesine Geçici Durdurma Getirdi
ABD'de bir federal yargıç, Paramount Skydance'in Warner Bros. Discovery'yi yaklaşık 110 milyar dolara satın almasını öngören anlaşmanın tamamlanmasını geçici olarak durdurdu. Karar, medya sektöründe büyük yankı uyandıran birleşme sürecini belirsizliğe sürükledi. Anlaşmanın durdurulma gerekçesi henüz resmi olarak açıklanmasa da, hamle antitröst incelemeleri veya düzenleyici kaygılarla ilişkilendiriliyor. Bu gelişme, son yıllarda giderek yoğunlaşan medya konsolidasyonu tartışmalarının ortasında geldi. Warner Bros. Discovery ve Paramount gibi iki devin birleşmesi, içerik üretimi, dağıtım kanalları ve yayın platformları üzerindeki kontrolün daha da yoğunlaşması riskini taşıyor. Uzmanlar, geçici durdurmanın, birleşmenin rekabet üzerindeki olası etkilerine yönelik kapsamlı bir soruşturmanın ön adımı olabileceğine dikkat çekiyor. Karar, hem eğlence endüstrisindeki güç dengeleri hem de ABD'deki düzenleyici yaklaşım açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı, sektördeki iş gücü, yapım bütçeleri ve tüketiciye sunulan içerik çeşitliliği üzerinde doğrudan etkili olacak. Birleşmenin kaderi, önümüzdeki haftalarda yapılacak duruşmalar ve sunulacak ek belgelerle şekillenecek.
ABD3 olay17 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail'in ABD'deki milyon dolarlık etki kampanyası deşifre oldu
Sabah gazetesinin haberine göre, İsrail hükümeti ABD kamuoyunu yanıltmak amacıyla milyonlarca dolar bütçeli bir etki kampanyası yürüttü. Kampanya kapsamında çok sayıda şirket devreye sokularak Gazze'deki askeri operasyonların ve sivil kayıpların üzerinin örtülmeye çalışıldığı iddia ediliyor. Söz konusu bulgular, İsrail'in ABD'deki imajını düzeltmek ve Gazze'ye yönelik eleştirileri bastırmak için koordineli bir çaba içinde olduğuna işaret ediyor. Bu tür girişimler, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin hassas dengesi ve ABD'deki iç siyasi tartışmalar açısından dikkat çekici bir örnek teşkil ediyor. Kampanyanın boyutu ve kullanılan yöntemler, İsrail'in uluslararası alanda itibarını korumak için harcadığı çabaların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Ancak bu faaliyetlerin ortaya çıkması, şeffaflık ve kamuoyunun manipülasyonu konularında yeni soru işaretleri doğuruyor.
ABD1 olay20 sa önce