BM raporu: Kadınların bağımsız göçü Avrupa ve Orta Asya'da göç olgusunu dönüştürüyor
BM Kadın Birimi'nin yayımladığı 'Avrupa ve Orta Asya'da Hareket Halindeki Kadınlar' başlıklı rapor, bölgedeki göç dinamiklerinde kadınların rolünün köklü bir değişim geçirdiğini ortaya koyuyor. Rapora göre kadınlar, artık yalnızca aile üyelerine eşlik etmek için değil; eğitim, insana yakışır iş, güvenlik ve ekonomik fırsat arayışıyla giderek daha fazla bağımsız göç kararları alıyor. Bu eğilim, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini aşındırarak göçün yapısını dönüştürüyor. Kadınların bireysel motivasyonlarla göç etmesi, hem kaynak hem de hedef ülkelerde iş gücü piyasalarını, sosyal hizmetleri ve entegrasyon politikalarını yeniden şekillendiriyor. Raporda, kadın göçmenlerin karşılaştığı yapısal kısıtlar ve göç yollarındaki riskler de vurgulanırken, politika yapıcıların bu yeni dinamiklere uygun, toplumsal cinsiyete duyarlı stratejiler geliştirmesi gerektiğinin altı çiziliyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Arnavutluk gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 19 sa önce- İnsani20 Tem 04:01
Kadınlar göçü şekillendiriyor
BM Kadın Birimi’nin “Avrupa ve Orta Asya’da Hareket Halindeki Kadınlar: Karma göç dinamikleri, yapısal kısıtlar ve göç yolları üzerine karşılaştırmalı bir analiz” başlıklı raporu, kadınların artık aile üyelerine eşlik etmek yerine eğitim, insana yakışır iş, güvenlik ve ekonomik fırsat arayışıyla giderek daha fazla bağımsız olarak göç ettiğini ve bunun bölgedeki göç olgusunda köklü bir dönüşüme işaret ettiğini ortaya koyuyor. Bu değişen göç biçimleri; Ukrayna’daki topyekûn savaş, Güney Kafkasya’daki jeopolitik değişimler, Batı Balkanlar’daki çözüme kavuşmamış çatışma sonrası dinamikler ve seller, kuraklıklar, depremler, su kıtlığı ile aşırı sıcakları içeren ve giderek yoğunlaşan iklim baskılarının zemininde gerçekleşiyor. Rapor, göçün yeni fırsatlar yaratmasına rağmen kadınların hâlâ haklarını, ekonomik güvenliklerini ve korunmalarını kısıtlayan yapısal eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Kadınlar giderek daha fazla eğitim ve istihdam amacıyla göç ediyor. Batı Balkanlar ve Türkiye’den yurt dışında eğitim gören öğrencilerin yarısından fazlasını kadınlar oluşturuyor ve bunların birçoğu kariyer yapmak için yurt dışında kalmaya devam ediyor. Ancak yüksek eğitimli göçmen kadınlar, nitelikleriyle örtüşen bir iş bulmakta sıklıkla zorlanıyor. Kuzey Makedonya’dan gelen göçmen kadınların yaklaşık yüzde 45’i, Arnavutluk’tan gelenlerin yüzde 50’si ve Kosova’dan gelenlerin yüzde 55’i sahip oldukları işler için aşırı nitelikli konumda. Göçmen kadınlar, düşük ücretli ve güvencesiz işlerde yoğunlaşmaya devam ediyor. Avrupa genelinde nüfusun yaşlanması, ev işleri, uzun süreli bakım, konaklama ve perakende sektörlerinde göçmen kadınlara olan talebi artırıyor. Kırgızistan’dan gelen göçmen kadınların yüzde 30’u ve Tacikistan’dan gelenlerin yüzde 50’si bu sektörlerde çalışıyor; bu sektörlerde istihdam çoğu zaman kayıt dışı, düşük ücretli ve yetersiz güvenceye sahip olup sömürü, güvensiz çalışma koşulları ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet riskini artırıyor. Türkiye’de kadınlar göçmen nüfusunun önemli bir bölümünü oluştursa da, verilen çalışma izinlerinin yalnızca yüzde 27,2’sini oluşturuyorlar. Çatışmalar bölgedeki göçü şekillendirmeye devam ediyor. 2022-2024 yılları arasında, Avrupa Birliği’ne ulaşan göçmenler arasında Moldova Cumhuriyeti kökenlilerin yüzde 61’ini, Ukrayna kökenlilerin ise yüzde 56’sını kadınlar oluşturdu. Ukrayna içinde, ülke içinde yerinden edilmiş hanelerin yaklaşık yüzde 60’ının reisini kadınlar oluşturuyor; bu durum, savaşın kadınların yaşamları ve geçim kaynakları üzerindeki orantısız etkisini yansıtıyor. Görünmeyen kriz: insan ticareti. 2022 yılında, tespit edilen insan ticareti mağdurlarının Arnavutluk’ta yüzde 74’ünü, Kosova’da yüzde 93’ünü ve Karadağ’da yüzde 81’ini kadın ve kız çocukları oluşturdu. Başta Romanlar olmak üzere ötekileştirilmiş topluluklara mensup kadınlar ve kız çocukları çok daha yüksek risklerle karşı karşıya kalırken; koruma, adalete erişim ve uzun vadeli destek mekanizmalarından genellikle yeterince faydalanamıyor. Güney Kafkasya’da 2023 yılında en az 112 kadın insan ticareti mağduru olarak kayıt altına alındı. Türkiye’de ise 2019-2023 döneminde tespit edilen tüm insan ticareti mağdurlarının yüzde 82’sini kadınlar ve kız çocukları oluşturdu; bu grupta 266 kız çocuğu da yer aldı. Türkiye’deki vakaların yarısından fazlasını cinsel sömürü oluştururken, bunu iş gücü sömürüsü takip etti. İklim değişikliği, kadınların göçünde giderek artan bir etken olarak öne çıkıyor. Avrupa ve Orta Asya genelinde kuraklık, sel, çevresel bozulma ve aşırı sıcaklar toplulukları giderek daha fazla yerinden ediyor. 2050 yılına kadar Orta Asya’da 2,4 milyona varan sayıda insanın iklimle ilişkili afetler nedeniyle yerinden olacağı öngörülüyor. Fırsat yolculuğu BM Kadın Birimi Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Belén Sanz Luque, “Göç, uzun süre toplumsal cinsiyetten bağımsız bir olgu olarak görüldü. Bu rapor ise farklı bir gerçekliği ortaya koyuyor. Avrupa ve Orta Asya genelinde kadınlar; öğrenci, işçi, bakım emekçisi, girişimci, mülteci ve toplum lideri olarak göçü giderek daha fazla şekillendiriyor. Göç, bazen çatışmadan, şiddetten ya da afetten kaçışken; bazen ise eğitime, insana yakışır işe ve fırsata uzanan bir yolculuk. Nedeni ne olursa olsun, kadınlar güvenli, hak temelli ve kendi gerçekliklerine duyarlı göç yollarını hak ediyor. Göçün bir kadın yüzü var. Artık bunu görmenin zamanı geldi” diyor.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Srebrenitsa’da 31. Yıl Anması: ‘Tüm Dünyanın Gözü Önünde Yaşandı’
Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yıl dönümünde, Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da, savaş sırasında BM üssü olarak kullanılan eski akü fabrikasında anma töreni düzenlendi. Törene Türkiye'yi temsilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş katılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajını okudu. Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Boşnak üyesi Denis Becirovic de bir konuşma yaparak, soykırımın tüm dünyanın gözü önünde gerçekleştiğini vurguladı. Temmuz 1995'te Sırp güçleri tarafından 8 binden fazla Boşnak sivilin katledildiği Srebrenitsa Soykırımı, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da yaşanan en büyük insanlık trajedisi olarak kabul ediliyor. Her yıl düzenlenen anma törenleri, kurbanların anısını yaşatmayı ve uluslararası topluma sorumluluklarını hatırlatmayı amaçlıyor. Türkiye, Bosna Hersek ile güçlü siyasi ve tarihi bağlarını sürdürüyor. Bu anma etkinliğine üst düzey katılım, iki ülke arasındaki dayanışma ilişkisini yansıtıyor.
Arnavutluk1 olay11 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Emine Erdoğan NATO Zirvesi'nde Lider Eşlerine Dijital Çocuk Güvenliği Çağrısı Yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında kente gelen lider eşlerini ağırladı. Etkinlikte konuşan Erdoğan, çocuk güvenliğinin dijital platformların tasarımında öncelikli ilke olması gerektiğini belirterek, 'Çocuk güvenliği dijital platformlara sonradan eklenen bir ayar değil, tasarımın ilk ilkesi olmalıdır' dedi. Erdoğan, algoritmaların şeffaflığına vurgu yaparak, 'Algoritmaların kara kutusu açılmalı, teknoloji şirketleri ürünlerinin toplumsal etkilerini bağımsız denetime sunmalıdır' ifadelerini kullandı. Bu çağrı, teknoloji devlerinin hesap verebilirliği ve çocukların çevrimiçi korunması konusunda artan uluslararası duyarlılığın bir yansıması olarak dikkat çekti. NATO Zirvesi gibi yüksek profilli bir diplomatik ortamda gündeme getirilen bu konu, dijital çağda çocuk haklarının korunmasının sınır ötesi bir mesele haline geldiğini gösteriyor. Erdoğan'ın ev sahipliği, Türkiye'nin bu alandaki farkındalık ve düzenleme çabalarına uluslararası bir platform kazandırdı.
Arnavutluk1 olay08 Tem - Aynı ülke gündemi
ABD, Arnavutluk’taki El-Harameyn Kolunu Yaptırım Listesine Ekledi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), AL-HARAMAIN : ALBANIA BRANCH adlı kuruluşu Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Bu adım, terörle mücadele yaptırım programı (SDGT) kapsamında atıldı. Listeye alınma, kuruluşun ABD’deki mal varlıklarının dondurulması ve Amerikan vatandaşlarıyla işlem yapmasının yasaklanması anlamına geliyor. El-Harameyn, daha önce de terör finansmanı suçlamalarıyla gündeme gelmiş bir yapılanma olarak biliniyor. Arnavutluk şubesinin hedef alınması, örgütün Balkanlar’daki faaliyetlerine yönelik bir işaret olarak yorumlanabilir. ABD’nin bu kararı, küresel terörün finansal ağlarını sınırlandırma çabalarının bir parçası.
Arnavutluk2 olay30 Haz - Aynı ülke gündemi
Sayıştay 164. yıl dönümünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla kutladı
Sayıştay Başkanlığı’nda düzenlenen 164. kuruluş yıl dönümü programına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Törende konuşan Sayıştay Başkanı Metin Yener, küresel belirsizliklerin ve değişimin hız kazandığı bir dönemde, kurumun mimarisini bütüncül bir anlayışla sürekli gözden geçirdiklerini ifade etti. Program, devletin hesap verme sorumluluğunun simgesi olan Sayıştayın, değişen koşullara uyum sağlama çabasını yansıttı. Etkinlik, denetim süreçlerinin güncelliğini koruma ve kurumsal kapasiteyi geliştirme hedefini öne çıkardı.
Arnavutluk1 olay02 Haz - Aynı ülke gündemi
BM Güvenlik Konseyi AL-HARAMAIN: ALBANIA BRANCH kuruluşunu yaptırım listesine ekledi
Arnavutluk1 olay06 Tem - Aynı ülke gündemi
Albania, Austria, Bosnia & Herzegovina, Bulgaria, Belarus, Switzerland, Czech Republic, Germany, Denmark, Spain, France, Croatia, Hungary, Italy, Liechtenstein, Monaco, Montenegro, The Republic of North Macedonia, Poland, Romania, Serbia, Russia, Sweden, Slovakia, San Marino, Ukraine, ,: Turuncu seviyeli kuraklık uyarısı
Arnavutluk1 olay11 Şub