Sayıştay 164. yıl dönümünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla kutladı
Sayıştay Başkanlığı’nda düzenlenen 164. kuruluş yıl dönümü programına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Törende konuşan Sayıştay Başkanı Metin Yener, küresel belirsizliklerin ve değişimin hız kazandığı bir dönemde, kurumun mimarisini bütüncül bir anlayışla sürekli gözden geçirdiklerini ifade etti. Program, devletin hesap verme sorumluluğunun simgesi olan Sayıştayın, değişen koşullara uyum sağlama çabasını yansıttı. Etkinlik, denetim süreçlerinin güncelliğini koruma ve kurumsal kapasiteyi geliştirme hedefini öne çıkardı.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Arnavutluk gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 02 Haz- Ekonomik02 Haz 13:04
Sayıştayın 164. Kuruluş Yıl Dönümü Programı yapıldı
Sayıştay Başkanlığı'nda düzenlenen "Sayıştayın 164. Kuruluş Yıl Dönümü Programı", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla yapıldı. Yener, burada yaptığı konuşmada, küresel düzeydeki yüksek belirsizliği, karmaşık süreçleri ve değişimin hızını dikkate alarak Sayıştayın kurumsal mimarisini bütüncül yaklaşımla sürekli gözden geçirdiklerini söyledi. İlginizi Çekebilir Denetimin değerinin yalnızca hata ve uygunsuzluk sayısıyla değil, karar alma süreçlerine sağladığı katkı ve kaynak kullanımının etkinliğini artırma yeteneğiyle de ölçüldüğünü anlatan Yener, "Dünyada kamu mali yönetiminin giderek daha fazla kriz yönetimi ve acil durum harcaması döngüsüne sürüklenmesi de dinamik ve öngörücü denetime dönüşümünü zorlayan diğer bir nedendir. Bu anlamda kamu mali yönetiminin dönüşümü ile Sayıştay denetimlerinden beklentilerin değişimi, birbirini besleyen ve tamamlayan iki temel süreç olarak ortaya çıkmaktadır." diye konuştu. Yener, Sayıştayın dönüşümünün, denetimin dijitalleşmesi, yeni teknolojilerin kullanımı, veri analitiği kullanımının yaygınlaşması ve denetçi yetkinliğinde dönüşüm eksenlere dayandığına işaret ederek, dijitalleşmeyle verimlilik sıçraması patikasına girmeyi beklediklerini dile getirdi. "YAPAY ZEKA VE BÜYÜK VERİ ANALİZİNİ DENETİMLERİN MERKEZİNE ALDIK" Yapay zeka ve büyük veri analizini denetimlerin merkezine aldıklarını belirten Yener, şöyle devam etti: "Geleneksel uygunluk testlerinin yerini makine öğrenmesi algoritmasının alması, hem bir verimlilik tercihi hem de denetim kapasitemizin yeterliliği açısından zarurettir. Makine öğrenmesi algoritmaları, riskli davranış kalıplarını tanımlayabilmekte ve bu kalıpların tekrar ortaya çıkma olasılığını hesaplayabilmektedir. Yapay zeka modelleri ise bütçe kalemlerini kısa sürede tarayarak kurumlar arası fiyat tutarsızlıklarını ve mükerrer harcamaları anlık tespit edebilmektedir. Milyarlarca satırlık verinin kısa sürede analiz edilebileceği, hata ve usulsüzlük risklerinin makine öğrenmesi modelleri ile önceden tahmin edilebildiği dijital denetim sistemine geçiyoruz. Bu sistemin tam anlamıyla işlevsel hale gelmesi, kurumlar arası veri entegrasyonunun kesintisiz sağlanması ve sistemlerin birbirini okuyabilmesine bağlıdır." Yener, yapay zekanın, denetlenmesi gereken güçlü bir yardımcı olduğunu düşündüklerini bildirerek, "Sayıştay olarak kendi imkanlarımızla geliştirdiğimiz Yapay Zeka Destekli Denetim Asistanımız teknik düzeyde tamamlanmış olup etik ve yasal çerçevesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." dedi. "VERİ ANALİTİĞİNİ, DENETİM SÜREÇLERİNDE TEMEL ARAÇ OLARAK KONUMLANDIRDIK" Veri analitiğini, denetim süreçlerinde temel araç olarak konumlandırdıklarını anlatan Yener, devletlerin etkililiğinin artık yalnızca ekonomik büyüklükleriyle değil, veri toplama, işleme ve anlamlandırma kapasiteleriyle de ölçüldüğünü söyledi. Yener, bu dönüşümün, veri temelli ve algoritmik karar alma süreçlerinin merkezde olduğu yeni yönetim ve denetim anlayışını ortaya çıkardığına işaret ederek, "Büyük veri teknolojilerinin sunduğu imkanlarla verinin yalnızca bir bölümünü değil, tamamını eş zamanlı analiz edebilen algoritmik modellere geçiyoruz. Böylece denetim, örnekleme temelli sınırlı incelemeden çıkarak tüm verileri kapsayan, sürekli ve gerçek zamanlı bir güvence mekanizmasına dönüşecektir." diye konuştu. Kurumların hesap verebilirliğinin yalnızca mali tabloların doğruluğuyla değil, bu tabloları üreten bilişim sistemlerinin güvenilirliğiyle de ölçüldüğünü dile getiren Yener, şunları kaydetti: "Sayıştay olarak algoritmik süreçlerin hukuka uygunluğunu, etik olup olmadığını ve ayrımcılık yapıp yapmadığını denetlemeye de başlıyoruz. Denetimlerimizi, bilgi güvenliği düzenlemelerine uyum, yazılımların yerlilik oranı, kritik altyapılardaki bağımlılık, siber dayanıklılık, veri standartlarının bütünlüğü ve kurumlar arası veri asimetrileri gibi alanları kapsayacak şekilde tasarlıyoruz. Bu denetimlerle teknolojik dönüşümün hukuki sınırlarını korumayı ve dijital dünyada kamusal dürüstlüğe güvence sağlamayı amaçlıyoruz." Yener, son bir yılda Arnavutluk, Kosova, Özbekistan ve Somali sayıştaylarına eğitim desteği verildiğini belirterek, Libya Sayıştayının denetim, bilişim ile veri analiz sistemlerinin kuruluşuna destek sunmaya devam ettiklerini söyledi. 2026'da en kolay ve hızlı dijital vize veren 13 ülke açıklandı! Başvuru şartları neler?
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Srebrenitsa’da 31. Yıl Anması: ‘Tüm Dünyanın Gözü Önünde Yaşandı’
Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yıl dönümünde, Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da, savaş sırasında BM üssü olarak kullanılan eski akü fabrikasında anma töreni düzenlendi. Törene Türkiye'yi temsilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş katılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajını okudu. Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Boşnak üyesi Denis Becirovic de bir konuşma yaparak, soykırımın tüm dünyanın gözü önünde gerçekleştiğini vurguladı. Temmuz 1995'te Sırp güçleri tarafından 8 binden fazla Boşnak sivilin katledildiği Srebrenitsa Soykırımı, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da yaşanan en büyük insanlık trajedisi olarak kabul ediliyor. Her yıl düzenlenen anma törenleri, kurbanların anısını yaşatmayı ve uluslararası topluma sorumluluklarını hatırlatmayı amaçlıyor. Türkiye, Bosna Hersek ile güçlü siyasi ve tarihi bağlarını sürdürüyor. Bu anma etkinliğine üst düzey katılım, iki ülke arasındaki dayanışma ilişkisini yansıtıyor.
Arnavutluk1 olay11 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Emine Erdoğan NATO Zirvesi'nde Lider Eşlerine Dijital Çocuk Güvenliği Çağrısı Yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında kente gelen lider eşlerini ağırladı. Etkinlikte konuşan Erdoğan, çocuk güvenliğinin dijital platformların tasarımında öncelikli ilke olması gerektiğini belirterek, 'Çocuk güvenliği dijital platformlara sonradan eklenen bir ayar değil, tasarımın ilk ilkesi olmalıdır' dedi. Erdoğan, algoritmaların şeffaflığına vurgu yaparak, 'Algoritmaların kara kutusu açılmalı, teknoloji şirketleri ürünlerinin toplumsal etkilerini bağımsız denetime sunmalıdır' ifadelerini kullandı. Bu çağrı, teknoloji devlerinin hesap verebilirliği ve çocukların çevrimiçi korunması konusunda artan uluslararası duyarlılığın bir yansıması olarak dikkat çekti. NATO Zirvesi gibi yüksek profilli bir diplomatik ortamda gündeme getirilen bu konu, dijital çağda çocuk haklarının korunmasının sınır ötesi bir mesele haline geldiğini gösteriyor. Erdoğan'ın ev sahipliği, Türkiye'nin bu alandaki farkındalık ve düzenleme çabalarına uluslararası bir platform kazandırdı.
Arnavutluk1 olay08 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
BM raporu: Kadınların bağımsız göçü Avrupa ve Orta Asya'da göç olgusunu dönüştürüyor
BM Kadın Birimi'nin yayımladığı 'Avrupa ve Orta Asya'da Hareket Halindeki Kadınlar' başlıklı rapor, bölgedeki göç dinamiklerinde kadınların rolünün köklü bir değişim geçirdiğini ortaya koyuyor. Rapora göre kadınlar, artık yalnızca aile üyelerine eşlik etmek için değil; eğitim, insana yakışır iş, güvenlik ve ekonomik fırsat arayışıyla giderek daha fazla bağımsız göç kararları alıyor. Bu eğilim, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini aşındırarak göçün yapısını dönüştürüyor. Kadınların bireysel motivasyonlarla göç etmesi, hem kaynak hem de hedef ülkelerde iş gücü piyasalarını, sosyal hizmetleri ve entegrasyon politikalarını yeniden şekillendiriyor. Raporda, kadın göçmenlerin karşılaştığı yapısal kısıtlar ve göç yollarındaki riskler de vurgulanırken, politika yapıcıların bu yeni dinamiklere uygun, toplumsal cinsiyete duyarlı stratejiler geliştirmesi gerektiğinin altı çiziliyor.
Arnavutluk1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemi
ABD, Arnavutluk’taki El-Harameyn Kolunu Yaptırım Listesine Ekledi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), AL-HARAMAIN : ALBANIA BRANCH adlı kuruluşu Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Bu adım, terörle mücadele yaptırım programı (SDGT) kapsamında atıldı. Listeye alınma, kuruluşun ABD’deki mal varlıklarının dondurulması ve Amerikan vatandaşlarıyla işlem yapmasının yasaklanması anlamına geliyor. El-Harameyn, daha önce de terör finansmanı suçlamalarıyla gündeme gelmiş bir yapılanma olarak biliniyor. Arnavutluk şubesinin hedef alınması, örgütün Balkanlar’daki faaliyetlerine yönelik bir işaret olarak yorumlanabilir. ABD’nin bu kararı, küresel terörün finansal ağlarını sınırlandırma çabalarının bir parçası.
Arnavutluk2 olay30 Haz - Aynı ülke gündemi
BM Güvenlik Konseyi AL-HARAMAIN: ALBANIA BRANCH kuruluşunu yaptırım listesine ekledi
Arnavutluk1 olay06 Tem - Aynı ülke gündemi
Albania, Austria, Bosnia & Herzegovina, Bulgaria, Belarus, Switzerland, Czech Republic, Germany, Denmark, Spain, France, Croatia, Hungary, Italy, Liechtenstein, Monaco, Montenegro, The Republic of North Macedonia, Poland, Romania, Serbia, Russia, Sweden, Slovakia, San Marino, Ukraine, ,: Turuncu seviyeli kuraklık uyarısı
Arnavutluk1 olay11 Şub