ABD'li Senatör Duckworth: Çin 2028'de Tayvan'a Ekonomik Abluka Uygulayabilir
ABD Senatörü Tammy Duckworth, 18 Temmuz'da Washington'da yaptığı açıklamada, Çin'in 2028 yılında Tayvan'a karşı geniş çaplı bir askeri işgal yerine ekonomik abluka uygulama olasılığının daha yüksek olduğunu belirtti. Duckworth, bu tür bir adımın deniz güvenliği kisvesi altında gerçekleştirilebileceğine dikkat çekti. Çin'in Tayvan üzerindeki uzun vadeli stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilen bu senaryo, Pekin'in geleneksel askeri çatışmaya girmeden, ekonomik baskı ve kıyı ablukası yoluyla Tayvan'ı kontrol altına alma niyetini ortaya koyuyor. Bu açıklama, ABD-Çin gerginliğinin tırmandığı bir dönemde, Tayvan Boğazı'ndaki istikrarın korunmasına yönelik diplomatik ve askeri denge arayışlarını gündeme getiriyor. Özellikle 2028 yılının işaret edilmesi, uluslararası toplumun Tayvan meselesinde kritik bir dönemece yaklaşıldığına ilişkin kaygılarını artırmış durumda.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 19 Tem- Güvenlik19 Tem 06:19
Duckworth warns China may opt for economic blockade of Taiwan in 2028
Washington, July 18 (CNA) U.S. Senator Tammy Duckworth has warned that China may be more likely to impose an economic blockade on Taiwan than launch a full-scale military invasion in 2028, arguing such a move could be carried out under the guise of maritime safety.
- Güvenlik19 Tem 16:39
US senator warns about economic blockade
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD G20'de Çin'in ticaret fazlasını hedef aldı
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantısında Çin'in küresel ticaret fazlasını hedef alarak "aşırı dengesizliklerin" refahı baltaladığını söyledi. Açıklama, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile yapması beklenen ikili zirveden haftalar önce geldi. Bessent'in Çin'in ticaret fazlasına yönelik eleştirisi, iki ülke arasındaki ekonomik gerilimin zirve öncesinde yeniden gündeme taşındığını gösteriyor. G20 platformunda yapılan bu çıkış, ABD'nin küresel ticaret dengesizliklerini ikili görüşmelerin ana başlıklarından biri haline getirebileceğine işaret ediyor. Toplantıda Çin tarafının konuya ilişkin resmi bir yanıtı haberde yer almadı. Gelişme, Xi-Trump zirvesi öncesinde ticaret ve ekonomi alanındaki beklentileri şekillendiren unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
ABD3 olay13 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran'dan ABD'ye 'zafer yanılsaması' tepkisi
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in Tahran'a yönelik ekonomik baskının artırılacağı ve İran'ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırıldığı yönündeki açıklamalarına X platformundan yanıt verdi. Garibabadi, Washington'ın söylemlerinin kendi içinde çeliştiğini belirterek ABD'nin zafer yanılsaması içinde olduğunu ifade etti. Garibabadi'nin tepkisi, Bessent'in İran'ın askeri fabrikalarının tamamına yakınının yok edildiği ve askeri kapasitesinin etkisiz hale getirildiği yönündeki iddialarına karşılık geldi. Açıklamada, ABD'nin ekonomik baskı ve askeri güç söylemlerinin tutarsızlığı vurgulandı. Bu karşılıklı açıklamalar, Washington ile Tahran arasında süregelen gerilimin bir parçası olarak dikkat çekiyor.
ABD21 olay16 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM: ABD'nin Karayip ve Pasifik saldırılarında 223 ölü
Birleşmiş Milletler raportörleri, ABD'nin Karayip Denizi ve Pasifik Okyanusu'nda gerçekleştirdiği hava saldırılarında son bir yıl içinde en az 223 kişinin öldüğünü açıkladı. Raportörler, bu saldırıları yasa dışı cinayetler olarak nitelendirerek, söz konusu operasyonlara derhal son verilmesini talep etti.
ABD5 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Büyük Yeniden Dengelenme: Çin bedelini mi ödeyecek?
Pekin merkezli ekonomist Michael Pettis, 2013'te yayımladığı "The Great Rebalancing" kitabından bu yana küresel ekonomide büyük bir yeniden dengelenme yaşanacağını ve bu sürecin maliyetini Çin'in üstleneceğini savunuyor. Son olarak Foreign Affairs'te yayımlanan makalesinde bu tezi yineliyor. South China Morning Post'ta yer alan değerlendirmede ise Pettis'in, maliyeti kimin ödeyeceğini güç ilişkilerinin belirlediği yönündeki görüşüne rağmen bu iddiayı Washington'un sorumluluğu açısından test etmediği belirtiliyor. Değerlendirme, Pettis'in argümanındaki asimetriye dikkat çekiyor: Küresel dengesizliklerin düzeltilmesinde yükün yalnızca Çin'e atfedilmesinin sorgulanması gerektiği, ABD'nin politika tercihlerinin de sürece etki ettiği ima ediliyor. Bu tartışma, Çin-ABD ekonomik ilişkilerindeki mevcut gerilimler ve küresel ticaret ile sermaye akımlarındaki yeniden yapılanma bağlamında önem taşıyor. Analiz, somut bir yeni gelişmeden çok, Pettis'in 2013'ten bu yana sürdürdüğü tezin eleştirel bir okumasını sunuyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Guterres'ten ABD-İran Geriliminde 'Son Derece Endişe' Açıklaması
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD ile İran arasında yeniden başlayan saldırılar nedeniyle "son derece endişe" duyduğunu bildirdi. Açıklama, Anadolu Ajansı tarafından duyuruldu. Guterres'in bu değerlendirmesi, iki ülke arasındaki tırmanan gerilime ilişkin BM'nin resmi kaygısını yansıtıyor. Ancak açıklamada saldırıların tarihi, yeri veya tarafların eylemlerine dair ayrıntı paylaşılmadı.
ABD2 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Maduro ABD Mahkemelerinin Uluslararası Hukuka Mesafesini Test Edecek
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun, ABD mahkemelerinin uluslararası hukuk ihlali iddialarını ceza davalarında savunma olarak kabul etmeme yönündeki yerleşik tutumunu test etmesi bekleniyor. New Straits Times'ın aktardığına göre, bir asrı aşkın süredir ABD yargıçları, hırsızlıkla suçlanan 19. yüzyıl banka memurundan uyuşturucu kaçakçılığıyla itham edilen Orta Amerikalı diktatöre kadar birçok davada, uluslararası hukukun veya antlaşma yükümlülüklerinin ihlal edildiği gerekçesiyle iddianamelerin düşürülmesi taleplerini reddetti. Maduro'nun kendi davasında bu yerleşik yargısal çekinceyi sınaması, ABD'nin iç ceza yargı yetkisi ile uluslararası hukuk normları arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıyor. ABD mahkemeleri tarihsel olarak antlaşmaya dayalı savunmalar yerine iç hukuku öncelemiştir. Bu girişimin sonucu, özellikle yabancı yetkililerin ABD'de yargılandığı davalarda uluslararası hukukun nasıl kullanılabileceğine dair emsal oluşturabilir.
ABD1 olay11 sa önce