Eczanede Yoksulluk: İlaç Kutuları İade Ediliyor, Tedaviler Yarım Kalıyor
Abdul Rauf, 52 yaşında bir gündelik işçi, elinde buruşmuş reçetesiyle bir eczanede beliriyor. Doktor sırt ağrısı ve yüksek tansiyon için dört ilaç yazmış ancak toplam maliyet geçen yılın neredeyse iki katı. Rauf, yalnızca iki ilacı alabiliyor ve kalanını tezgâhta bırakıyor. Bu sahne, sağlık hizmetlerine erişimdeki temel çelişkiyi gözler önüne seriyor: İlaçlar fiziken mevcut olsa da ekonomik nedenlerle ulaşılamaz hale geliyor. Eczanelerde iade edilen ilaç kutuları ve yarım kalan tedaviler, yoksulluğun sessiz ama somut bir göstergesine dönüşüyor. Özellikle kronik hastalığı olan düşük gelirli bireyler, ilaç fiyatlarındaki artış karşısında tedavilerini eksik sürdürmek veya tamamen bırakmak zorunda kalıyor. Bu durum, uzun vadede hem bireysel sağlık sorunlarını derinleştiriyor hem de kamu sağlık sistemine ek yük getiriyor. Eczacıların tanıklık ettiği bu tür olaylar, sağlıkta eşitsizliğin günlük hayattaki izdüşümü olarak değerlendirilmeli. İlaç fiyat politikaları ve sosyal güvenlik ağlarının yetersizliği, temel sağlık hakkının kullanımını doğrudan etkiliyor. Rauf’un sorusu -“İlaçlar erişilebilir olsa da almaya gücüm yetmiyorsa ne anlamı var?”- bu krizin özünü yansıtıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Pakistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 11 sa önce- Ekonomik19 Tem 05:12
At the pharmacy, poverty reveals itself in returned boxes, unfinished treatments
Abdul Rauf, a 52-year-old daily wager, clutches a crumpled prescription in his hand at a pharmacy. His doctor has prescribed him medicine for his back pain and high blood pressure. But the total cost is almost double what he paid last year. With a sigh, he picks only two of the four prescribed items. “What is the point of medicines being available if I cannot afford them?” he mutters. They say the shortage is over, but for people like him, the suffering continues. He’s among many others who are forced to compromise their health due to financial constraints. In Rawalpindi’s busy markets, pharmacy shelves that once stood bare now brim with medicines. From insulin to psychiatric drugs and even cancer treatments, supplies are no longer scarce, thanks to the government that deregulated prices of non-essential medicines. But for patients, availability means little when the price tags remain out of reach. This paradox stems from a major policy decision taken in February 2024, when the government deregulated prices of non-essential medicines. For decades, pharmaceutical companies were bound by state-imposed price caps, which tied increases to inflation but often kept retail prices below production costs. Industry leaders repeatedly warned that it was impossible to continue manufacturing under those restrictions. The result was devastating, with widespread shortages, patients turned away from pharmacies and a booming black market filled with counterfeit or smuggled drugs. Even basic painkillers like Panadol became scarce, while patients with chronic illnesses were left vulnerable. To address this, the government gave pharmaceutical companies the power to independently set prices of non-essential drugs. More than 460 essential medicines such as insulin, tuberculosis treatments, and vaccines remain under government control, but the rest of the market has been opened up. Manufacturers argue the change has stabilised the pharmaceutical sector and restored availability. Industry data also supports this claim. Provincial drug regulators also confirm that shortages have almost vanished, counterfeit drugs have declined, and patients have greater access to quality medicines. But for the average household, the relief is bittersweet due to this price surge. The Pakistan Bureau of Statistics also reports that medicine prices have increased. The increases may be lower than inflation in food, fuel, or utilities, but because healthcare expenses are out-of-pocket in Pakistan, even modest hikes hit hard. Every month, Fatima Javed, a homemaker, tightens her household budget and sets aside Rs8,000 for her father’s insulin and her daughter’s asthma inhalers. She calls it an impossible balancing act in this time of inflation. “We are middle-class, yet we struggle to pay for the medicines needed on a monthly basis due to fluctuating prices”. “These medicines are not luxuries but essential for us”, she added. However, for daily wage earners, medicines are slipping further out of reach. With incomes consumed almost entirely by food and transport, even a modest increase in drug prices places an unbearable burden. Behind pharmacy counters, the struggle is clear. “Many customers return medicines once they see the price tags,” shares Muhamad Ramzan, a pharmacist in Rawalpindi. “Some take only part of their prescription, others stretch out their doses. What they don’t realise is that these sacrifices, made out of necessity, actually make recovery slower, harder, and ultimately costlier”, he added. Experts point out that the policy’s distinction between “essential” and “non-essential” drugs is deeply flawed. While insulin and TB drugs are controlled, medications for epilepsy, depression, or hypertension fall into the deregulated category. Civil society groups argue that subsidies or targeted support are urgently needed. Without them, deregulation risks will continue deepening health inequality. “We are witnessing a two-tier system,” says Maham, a pharmacist “The wealthy can now buy any medicine they want due to easy availability, but the poor are forced to choose between food and treatment. This is not healthcare, it is survival of the fittest.” The debate over deregulation reflects Pakistan’s broader healthcare crisis. With no universal health coverage and only a patchwork of provincial insurance schemes, most families rely on their own income to pay for treatment. Out-of-pocket expenditure accounts for major health spending in the country. Inflation, job insecurity, and stagnant wages compound the issue. A rickshaw driver who earns Rs1,500 a day cannot afford Rs200 worth of daily medicine without sacrificing food for his family. Meanwhile, pharmaceutical companies insist they too are struggling with rising global raw material costs, energy shortages, and currency devaluation. For them, deregulation is not greed but survive. For patients like Abdul Rauf, this debate feels detached from reality. He no longer faces the frustration of empty shelves, but the full prescription still remains out of reach. His story echoes across Pakistan: the crisis of scarcity may be over, but a new crisis that of affordability has taken its place. As the government and industry congratulate themselves for restoring availability, countless households silently cut back on treatment. Some halve doses to stretch out prescriptions. Others return to home remedies or prayers. For the poorest, illness is endured untreated. The shelves are full, but the wallets are empty. And in this cruel equation, patients are paying the highest price. — The writer is a freelance journalist Published in Dawn, July 19th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'da Çocuk Hekimlerinden 10cc Şırınga Yasağına Muafiyet Talebi
Pakistan Pediatri Derneği (PPA), İlaç Düzenleme Kurumu'na (Drap) yazdığı mektupta, 10cc'lik geleneksel şırıngalara yönelik yasağa muafiyet veya hedefli istisna tanınmasını talep etti. Dernek, özellikle yeni doğan ve pediatrik operasyonlarda bu şırıngaların kritik öneme sahip olduğunu vurgularken, yasağın çocuk sağlığını tehlikeye atabileceğini belirtti. Talep, kirli şırıngaların yeniden kullanımıyla bağlantılı HIV vakalarındaki artışın ardından gündeme geldi. Drap, güvenli olmayan tıbbi uygulamaları önlemek amacıyla geleneksel şırıngalara kısıtlama getirmişti. Ancak pediatri uzmanları, 10cc'lik şırıngaların bebek beslenmesi ve ilaç uygulamaları gibi alanlarda alternatifsiz olduğunu, mevcut alternatiflerin klinik ihtiyaçları karşılamadığını savunuyor. Drap'tan henüz resmi bir yanıt gelmezken, bu gelişme Pakistan'da halk sağlığı güvenliği ile klinik gereklilikler arasındaki denge arayışını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, olası bir uzlaşının hem bulaşıcı hastalık riskini azaltacağını hem de pediatrik bakım standardını koruyacağını ifade ediyor.
Pakistan1 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Karachi'de Yangın Güvenliği Alarmı: Yüzlerce Binada Söndürücü ve Acil Çıkış Eksik
Pakistan'ın en büyük kenti Karaçi'de yapılan kapsamlı bir yangın güvenliği denetimi, 783 ticari ve konut binasının yalnızca 370'inin temel yangın kurallarına uyduğunu ortaya koydu. Denetim sonuçlarına göre 416 binada acil çıkışlar bulunmazken, 300'den fazla binada yangın söndürücü gibi en temel ekipman dahi eksik. Kent genelinde acil durum hazırlığı konusunda ciddi endişeler uyandıran bu bulgular, yapı stokunun önemli bir kısmının yangın güvenliği açısından yetersiz olduğunu gösteriyor. Yoğun nüfuslu ve hızlı yapılaşmanın yaşandığı Karaçi'de, bu denli yaygın ihmal olası yangınlarda can kaybı riskini artırıyor. Uzmanlar, bina güvenlik standartlarının sıkılaştırılması, düzenli denetimlerin hayata geçirilmesi ve mal sahiplerine yönelik yaptırımların artırılması gerektiğini belirtiyor. Denetim raporu, kentin karşı karşıya olduğu altyapısal güvenlik açığına işaret ederken, yetkilileri acil önlem almaya çağırıyor.
Pakistan1 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hayatabad Tıp Kompleksi müdürüne istifa baskısı: Yasadışı atamalar suçlaması
Pakistan'ın Peşaver kentindeki Hayatabad Tıp Kompleksi'nin hastane müdürü Dr. Gulzar Ahmet Han, yönetim kurulu başkanı tarafından istifaya zorlandığını öne sürdü. Dr. Han, yasadışı olduğunu iddia ettiği atamalara ve idari işlere müdahaleye itiraz ettiği gerekçesiyle baskı gördüğünü belirtti. Bu gelişme, aynı hastanede geçen yıl nisan ayında tıbbi direktör Dr. Muhammed Mushtak'ın dört aylık görev süresi sonunda benzer nedenlerle istifa etmesinin ardından yaşandı. İddialar, Pakistan'daki kamu sağlık kuruluşlarında liyakatli atamalar ve siyasi müdahale tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Pakistan1 olay12 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'da Güvenlik Operasyonları: Beş Militan Öldürüldü
Pakistan'ın Hayber-Pahtunhva eyaletinde güvenlik güçlerince düzenlenen ayrı operasyonlarda beş militan etkisiz hale getirildi. Bannu, Aşağı Güney Veziristan ve Dera İsmail Han ilçelerinde gerçekleştirilen operasyonlardan en kapsamlısı, Bannu'nun Bakakhel bölgesinde istihbarata dayalı olarak yürütüldü ve üç militanın ölümüyle sonuçlandı. Yetkililer, operasyonların güvenilir istihbarat üzerine başlatıldığını bildirdi. Bölgede son dönemde artan militan faaliyetlerine karşı yürütülen bu tür operasyonlar, Pakistan'ın terörle mücadele stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Hayber-Pahtunhva, özellikle Afganistan sınırına yakınlığı nedeniyle militan grupların hareket alanı olmaya devam ediyor. Güvenlik güçlerinin operasyonları, bölgedeki istikrarsızlığı azaltmayı hedeflerken, sivil kayıpları önlemeye yönelik hassasiyet de vurgulanıyor.
Pakistan1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Afganistan-Pakistan Transit Ticareti Tarihi Düşüşte: Konteyner Sayısı 11.592'ye İndi
Afganistan ile Pakistan arasındaki transit ticaret, 2025-26 mali yılında 11.592 konteyner ve 367 milyon dolar seviyesine gerileyerek tarihi düşüş yaşadı. Bir önceki yıl 89.000 konteyner ve 5 milyar dolar olan ticaret hacmi, Afganistan'ın giderek İran ve Orta Asya ticaret yollarına yönelmesiyle daraldı. Ters transit ise 454 milyon dolardan sadece 7 milyon dolara düştü. Bu durum, Pakistan'ın bölgesel ticaret merkezi olma hedefini zayıflatırken, Afganistan'ın alternatif güzergâhlara bağımlılığını artırıyor.
Pakistan1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pencap Hükümeti, 177 Demiryolu Geçidine Personel Atamak İçin 9.7 Milyar Rupi Ayırdı
Pencap hükümeti, eyalet genelindeki 177 insansız demiryolu hemzemin geçidine personel atanması sorumluluğunu üstlendi. Bu amaçla başlangıçta 9.7 milyar rupi tahsis edildiği bildirildi. Ayrıca, sekiz yerel demiryolu güzergâhında tren seferlerinin başlatılması dâhil yolcu kolaylığı projelerinde Demiryolları Bakanlığı ile iş birliği yapılacak. Karar, Federal Demiryolları Bakanı Hanif Abbasi ile Pencap yetkilileri arasında Lahor'da yapılan bir toplantıda netleşti. Bu adım, hemzemin geçitlerdeki kazaların azaltılması ve demiryolu güvenliğinin artırılması açısından kritik bir müdahale olarak değerlendiriliyor. Maliyet paylaşımı ve yerel ulaşım ağının genişletilmesi, federal ve eyalet yönetimleri arasındaki eşgüdümün somut bir örneğini teşkil ediyor. Projenin, hem yolcu hem de yük taşımacılığında verimliliği artırması ve kırsal bölgelerdeki erişimi iyileştirmesi bekleniyor.
Pakistan1 olay1 gün önce