Bakan Güler: Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmemeli
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 54 dk önce- Siyasi14 Tem 13:42
Bakan Güler: Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmemeli
Kuvvet komutanları, bakan yardımcıları, şehit aileleri ve gazilerin katıldığı törende konuşan Bakan Güler, vatanın bağımsızlığı, milletin istiklali ve devletin bekası uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmet, minnet ve şükranla andı. Bazı tarihlerin takvimlerde yalnızca bir günü ifade etmediğini, milletlerin hafızasına kazınarak gelecek nesillere aktarılması gereken tarihî bir emanete dönüştüğünü belirten Bakan Güler, "İşte 15 Temmuz 2016 da böylesine tarihî bir dönüm noktasıdır. 15 Temmuz gecesi asil milletimiz zorlu bir imtihandan geçmiş, devletine, demokrasisine ve bağımsızlığına sahip çıkarak tarihimizin en anlamlı destanlarından birini yazmıştır" ifadelerini kullandı. "O GECE HEDEF ALINAN MİLLÎ İRADEMİZDİ" 15 Temmuz gecesi hedef alınanın yalnızca devletin anayasal düzeni olmadığını vurgulayan Güler, şöyle konuştu: "O gece hedef alınan yalnızca devletimizin anayasal düzeni değildi. Millî irademizdi. Demokrasimizdi. Bağımsızlığımızdı. Binlerce yıllık devlet geleneğimizdi. En önemlisi de milletimizin ortak geleceğiydi. O gece tarih bir kez daha gösterdi ki milletinin desteğini arkasına alan hiçbir devlet yıkılmaz, devletine güven duyan hiçbir millet de esaret altına alınamaz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde milletin silahların karşısına inancını, tehditlerin karşısına cesaretini, ihanetin karşısına vatan sevgisini koyduğunu dile getiren Güler, milletin güvenlik güçleriyle omuz omuza vererek millî iradeye sahip çıktığını ve karanlık bir geceyi aydınlık bir sabaha dönüştürdüğünü söyledi. "15 TEMMUZ BİR DİRİLİŞ DESTANIDIR" 15 Temmuz'un yalnızca başarısızlığa uğratılmış bir ihanetin tarihi olmadığını ifade eden Güler, "Aynı zamanda 15 Temmuz devlet ve millet arasındaki sarsılmaz güven bağının tarihe mühür vurduğu gündür. 15 Temmuz hürriyetinden asla vazgeçmeyen bir milletin iradesidir. Sonuç olarak 15 Temmuz şehitlerimizin fedakârlığı, gazilerimizin cesareti ve asil milletimizin ortak vicdanıyla yazılmış bir diriliş destanıdır" diye konuştu. "İÇ CEPHE MİLLETİMİZİN ORTAK VİCDANIDIR" Milletleri güçlü kılanın yalnızca sahip oldukları imkânlar olmadığını, asıl gücün ortak hedeflerde birleşebilmek, zor zamanlarda kenetlenebilmek ve aynı istikbale birlikte yürüyebilmek olduğunu kaydeden Güler, 15 Temmuz'un bıraktığı en büyük dersin de bu olduğunu söyledi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Millî Mücadele'nin en çetin günlerinde iç cephenin önemine dikkati çektiğini hatırlatan Güler, şunları kaydetti: "Aradan geçen bir asra rağmen bu tespit bugün de bütün yönleriyle geçerliliğini korumaktadır. Zira iç cephe milletimizin ortak vicdanıdır. Ortak tarih şuurudur. Birbirimize duyduğumuz güvendir. Aynı bayrağın gölgesinde aynı geleceğe inanabilme iradesidir. İç cephe sağlam olduğu müddetçe hiçbir tehdit, hiçbir ihanet odağı ve hiçbir karanlık yapı Türkiye Cumhuriyeti'ni yolundan döndüremeyecektir." Son dakika... Nihat Kahveci gözaltına alındı! Olayın polis tutanağı ortaya çıktı TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ Yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin, güvenliğin artık yalnızca sınırlarda verilen bir mücadeleden ibaret olmadığını açıkça gösterdiğini belirten Güler, devletlerin konvansiyonel tehditlerin yanı sıra terör, siber saldırılar, dezenformasyon, ekonomik baskılar ve toplumsal ayrışmayı hedef alan girişimlerle de karşı karşıya olduğunu ifade etti. Böylesine hassas bir dönemde millî birlik ve beraberliği korumanın güvenliğin, demokrasinin, kalkınmanın ve geleceğin en büyük teminatı olduğunu vurgulayan Güler, şöyle devam etti: "Bu anlayışla ortaya konulan Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmemelidir. Bu hedef evlatlarımızın geleceğe umutla baktığı, anaların gözyaşının dindiği, kardeşliğin güçlendiği, huzurun kökleştiği ve aydınlık yarınlara duyulan güvenin daha da pekiştiği güçlü bir Türkiye idealidir. Çok iyi biliyoruz ki terörün olmadığı yerde güven vardır. Güvenin olduğu yerde ise üretim, yatırım, bilim, teknoloji ve kalkınma, en önemlisi de huzur vardır." Terörün gölgesinden tamamen arınmış bir Türkiye'nin şehitlere duyulacak vefanın en güçlü ifadesi, gazilerin fedakârlıklarına verilecek en anlamlı karşılık olacağını belirten Güler, Türkiye'nin güçlü devlet geleneği, kahraman ordusu, güvenlik güçleri, yerli ve millî savunma sanayisinde ulaştığı seviye ve her şart altında devletinin yanında duran milletiyle bölgesinde güven veren ve istikrar üreten bir ülke olduğunu söyledi. NATO ZİRVESİ VURGUSU Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ne de değinen Güler, "Geçtiğimiz hafta ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla icra edilen NATO Zirvesi de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin uluslararası arenadaki etkinliğini ortaya koymuş, pek çok müttefik ülke lideri ordumuzun gücüne ve savunma sanayimizin mümtaz seviyesine dikkat çekmişlerdir" dedi. "FETÖ İLE MÜCADELEMİZ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLÜYOR" Türkiye'nin sahip olduğu gücün temel kaynağının milletin birlik ruhu, dayanışma azmi, ortak hedefleri ve geleceğe duyduğu sarsılmaz inanç olduğunu ifade eden Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bağrından çıktığı milletin güvenine layık olmayı daima en büyük şeref saydığını ve tarihinin her döneminde vatanın bekası için fedakârca görev yaptığını belirtti. Türk ordusunun Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Sakarya'dan Kıbrıs'a, terörle mücadeleden sınır ötesi harekâtlara kadar her safhada aynı ruhla mücadele ettiğini kaydeden Güler, şunları söyledi: "Kahraman ordumuz bugün de karada, denizde, havada, uzay çalışmalarında ve siber alanda üstlendiği görevleri üstün bir başarıyla yerine getirmektedir. FETÖ başta olmak üzere devletimizin varlığına kasteden tüm yapılanmalarla mücadelemiz, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde aynı kararlılıkla sürdürülmektedir." Güler, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hainlerden arındırıldıktan sonra çok daha güçlü ve daha yüksek bir operasyonel kabiliyete ulaşmış, caydırıcılığı yüksek bir güç hâline gelmiştir" ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE YÜZYILI TERÖRÜN DEĞİL HUZURUN YÜZYILI OLACAKTIR" Cumhuriyetin ikinci yüzyılında hedeflerinin huzurun kalıcı olduğu, terörün tamamen gündemden çıktığı, bilim ve teknolojinin üretime yön verdiği, savunma sanayisinde öncü, ekonomide güçlü, demokrasisi kökleşmiş ve kardeşliği pekişmiş bir Türkiye olduğunu belirten Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı; ayrışmanın değil dayanışmanın, korkunun değil güvenin, umutsuzluğun değil umudun, terörün değil huzurun yüzyılı olacaktır. Bizlere düşen görev, bugün yalnızca 15 Temmuz'u anmak değildir. Asıl görevimiz o gece bizlere emanet edilen ruhu yaşatmak ve gelecek nesillere eksiksiz aktarmaktır." Güler, konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere devletin bekası ve milletin istiklali uğruna mücadele eden kahramanları saygı ve minnetle andı. Son dakika... Ahbap Derneği soruşturması: Haluk Levent’in ifadesi alınıyor
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Terörsüz Türkiye Yasa Hazırlığı Sürerken Erdoğan’dan NATO’ya Caydırıcılık Vurgusu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında silahların bırakılması ve örgütün tasfiyesinin ardından toplumsal bütünleşmeyi sağlayacak yasal düzenlemenin Meclis tarafından kısa sürede hazırlanacağını belirtti. Yasanın müstakil, geçici ve af niteliği taşımayacağı mesajını veren Kurtulmuş, süreçte sona yaklaşıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Edirne’de yaptığı konuşmada ‘Terörsüz Türkiye’ vurgusuyla tempoyu artıracaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile Ankara’da yaptığı görüşmede NATO’nun caydırıcılığının ortak hedef olduğunu açıkladı ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefini 15 milyar dolar olarak duyurdu. Almanya Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde de NATO’nun Ankara’daki zirvesinde Avrupa savunmasını güçlendirme ve transatlantik bağın korunması beklentisini iletti. ABD’nin askeri taahhüdünü azalttığı bir dönemde Türkiye’nin savunma alanındaki jeopolitik ağırlığına dikkat çekildi. Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’la görüşmesinde İran-ABD mutabakatını memnuniyetle karşılarken, Türkmenistan Milli Lideri Berdimuhamedov’u da iki zirveye davet etti. Öte yandan Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada 23 çeyrektir kesintisiz büyümenin altını çizdi. İçeride terörsüzleşme adımları devam ederken, dış politikada NATO ve bölgesel diplomasi eş zamanlı yürütüldü.
Türkiye75 olay25 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye to mark 10th anniversary of failed coup
Türkiye1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Ankara Zirvesi: Türkiye'nin Stratejik Yükselişi ve Savunma Vitrini
7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara, 36. NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanacak zirveye, ABD Başkanı Donald Trump’ın da aralarında bulunduğu 31 müttefik ülke lideri katılıyor. Zirve, Lahey’de geçen yıl alınan kararların uygulamaya konduğu ve ‘NATO 3.0’ sürecinin başlangıcı olarak nitelendiriliyor. Paralelinde düzenlenen ‘Allies in Ankara’ programıyla savunma, güvenlik ve teknoloji başlıklarında 45 yan etkinlik gerçekleştirilecek. Türkiye, zirvede hızla büyüyen savunma sanayisini sergileme ve müttefiklerle kritik silah anlaşmaları imzalama fırsatı arıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın ASELSAN gibi Türk şirketlerinin üretiminden halihazırda faydalandığını belirterek, Türkiye’nin rolünün ‘gerçekten önemli’ olduğunu vurguladı. Hollanda Genelkurmay Başkanı ise ABD’nin bazı kabiliyetlerini geri çekmesi durumunda Türkiye’nin NATO içindeki ağırlığının daha da artacağını ifade etti. Zirve ayrıca Ukrayna’ya destek ve savunma harcamalarının artırılması konularına odaklanacak; Rutte, müttefiklerin on milyarlarca dolarlık yeni savunma sözleşmeleri açıklayacağını duyurdu. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, zirvenin 70 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü temsil eden 40’tan fazla ülkeyi bir araya getirdiğine dikkat çekerek, buluşmanın Türkiye’nin askeri-endüstriyel başarısını ve Avrupa güvenlik mimarisindeki merkezi rolünü vurguladığını söyledi. 2 bin 500’e yakın gazeteci için hazırlanan Uluslararası Medya Merkezi ve başkentin çeşitli noktalarında açılan kültürel sergiler, Türkiye’nin imajını güçlendirmeyi hedefliyor. Uzmanlara göre bu zirve, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğü ve ittifak içindeki stratejik konumu açısından bir dönüm noktası niteliğinde.
Türkiye65 olay10 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ankara NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin Jeopolitik Ağırlığı Tescillendi
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da gerçekleşti. Değişen küresel dengeler ve Rusya tehdidi karşısında NATO'nun geleceğinin tartışıldığı zirvede, Türkiye ev sahibi olarak kritik bir rol üstlendi. Yoğun güvenlik önlemleri ve şehir içi ulaşım düzenlemeleriyle dikkat çeken zirve, Türkiye'nin askeri kapasitesi, savunma sanayiindeki atılımları ve diplomatik etkinliği sayesinde 'vazgeçilmez müttefik' konumunu pekiştirdiği bir platforma dönüştü. Zirve süresince Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın temasları ve Türkiye'nin bölgesel güç olarak artan ağırlığı uluslararası basında geniş yankı buldu. İsrail medyası, Erdoğan'ın Türkiye'yi bölgesel süper güç haline getirme hedefini vurgularken, kabine üyeleri sosyal medyada zirvenin diplomatik başarısını öne çıkardı. Aynı zamanda, ABD ile F-35 krizi ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik beklentiler, Ankara'nın savunma alanındaki stratejik önemini bir kez daha tescilledi.
Türkiye13 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ankara Zirvesi'nde Savunma Bankası: Türkiye'nin Katılımı Belirsiz
Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamındaki Savunma Sanayii Forumu'nda, ittifak üyeleri Rusya ve Çin'den kaynaklanan güvenlik tehditlerine karşı yeni savunma projelerini duyurdu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, silah geliştirme, üretim ve tedarik zincirlerini güçlendirmeyi amaçlayan girişimleri açıkladı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise forumda yaptığı konuşmada, zirvenin NATO tarihinde özel bir dönüm noktası olacağını vurguladı. Zirvenin öne çıkan başlıklarından biri, bazı müttefikler ve Ukrayna tarafından kurulacağı duyurulan küresel bir savunma bankası oldu. BBC Türkçe'nin haberine göre, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu sekiz NATO ülkesi ve Ukrayna bu bankanın kuruluşunda yer alıyor. Buna karşın CNN Türk, Türkiye'nin söz konusu bankaya katılmayacağını bildirdi. İki kaynak arasındaki çelişki, Ankara'nın girişimdeki rolüne dair belirsizlik yarattı. Savunma bankası tartışması, NATO'nun savunma sanayi kapasitesini artırma ve Ukrayna'ya desteği sürdürme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Türkiye'nin katılımı konusundaki farklı açıklamalar, ülkenin ittifak içindeki stratejik konumu ve son dönemdeki diplomatik denge politikaları ışığında yakından izleniyor.
Türkiye5 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye-NATO ortaklığında 72 yıl: Krizlerle yoğrulan stratejik ittifak
Türkiye, 1952’de NATO’ya katılarak Soğuk Savaş’ta Batı ittifakının güneydoğu kanadını oluşturdu. Bu süreçte ortaya çıkan siyasi ve askeri anlaşmazlıklar, ikili ilişkileri zaman zaman gerse de Ankara, ittifakın güvenlik mimarisindeki kritik konumunu korudu. Soğuk Savaş sonrası dönemde de jeopolitik gerilimler ve stratejik önceliklerdeki farklılaşmalar, ortaklığı sınamaya devam etti. Buna rağmen Türkiye, NATO için vazgeçilmez bir müttefik olma özelliğini sürdürüyor.
Türkiye8 olay2 gün önce