Hintli ve Pakistanlı Eski Diplomatlar Barış İçin 'Büyük İskender' Arıyor
Hindistan ve Pakistan'dan çok sayıda kamu entelektüeli, eski diplomat ve eski derin devlet mensubu, iki ülke arasında barış görüşmelerinin yeniden başlaması ve ilişkilerin normalleşmesi için ortak bir çağrıda bulundu. Çağrıda, tam diplomatik ilişkilerin restore edilmesi, ticaret yolları ile ulaşım bağlantılarının geliştirilmesi ve vize süreçlerinin kolaylaştırılması talep edildi. 'Büyük İskender' vurgusu, bölünmüşlüğü aşacak liderlik boşluğuna işaret ediyor. İki komşu ülke arasındaki diplomatik bağlar, 2019'da Hindistan'ın Cammu Keşmir'in özel statüsünü kaldırmasıyla kopma noktasına gelmişti. Ticaret yollarının kapanması ve seyahat kısıtlamaları ekonomik ve insani ilişkileri zayıflatmıştı. Uluslararası aktörlerin bölgesel istikrar kaygıları yeni diyalog girişimlerini gündeme taşısa da henüz somut ilerleme sağlanamadı. Bu çağrı, sivil toplum ve eski bürokratların diplomasiye olan açlığını gösteriyor. Ne var ki her iki başkentin de güvenlik ve egemenlik öncelikleri, 'Büyük İskender' misali bir lider çıkmasını zorlaştırıyor. Yine de bu tür sesler barış için umut veriyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Hindistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik07 Tem 02:56
Looking for an Alexander
SCORES of public intellectuals, former diplomats and erstwhile denizens of the deep state from India and Pakistan renewed a call recently for the resumption of peace talks and friendlier relations between their strained countries. They sought restoration of full diplomatic ties and reopening of trade routes with improved transportation links. They sought to make it easier to get visas to encourage and enable people from both countries to visit each other. The statement argued that continued tension hurts millions of young people. The activists asked leaders to put the welfare of the people ahead of conflict. What could be worthier than the charter of utterly reasonable demands for a more harmonious and integrated South Asia? It’s an increasingly overdue need. However, the call for peace came at a time when Pakistan had locked up the main opposition party in the person of its charismatic leader. India on its part has preferred a similar route but by locking out the opposition from its critical role inside and outside parliament. In a blow to the pit of popular will that could maim a democracy, India’s election commissioner is now handpicked by Prime Minister Narendra Modi, while the judiciary appears to have surrendered to his right-wing agenda. Similar undermining of democratic institutions has been observed in Pakistan. Therefore, the question compels to be posed. How many of the peaceniks have the wherewithal or the interest to change the domestic realities that deter peace, and how many see India-Pakistan peace as a possibility despite regressive governments in their corners? There is a third category in my field of vision, one which prefers cross-border support for democracy in their troubled neighbourhood. Camaraderie of the people is most needed, according to this lot, to shore up democracy on both sides. There was indeed a time when Ayub Khan’s military regime saw Indians linking up with Pakistani masses to challenge the usurper. A popular poem by India’s Majrooh Sultanpuri harks to the time. Borrowed from mediaeval poet Kabir’s dohas, the lines expressed solidarity boldly with those fighting Ayub — “Jala ke mishal-i-jaa’n hum junoo’n sifaat chale/ Jo ghar ko aag lagae hamarey saath chale”. To clarify, Majrooh was also an ardent critic of Jawaharlal Nehru whom he described in a potent poem as a grovelling slave of the British Commonwealth. Majrooh spent time in jail for writing the poem but used the incarceration to pen unforgettable lyrics for a blockbuster movie of the 1950s, Andaz. That there are two opposite views among progressive activists on this issue dawned on me the day I sped off from JNU in Delhi with Pakistan’s leftist poets Fahmida Riaz and Ahmed Faraz in my jeep to rescue them from a right-wing mob incensed by a poem Fahmida recited at the university mushaira. ‘Tum bilkul hum jaisey nikley’ would become hugely popular with progressive intellectuals across India. But Faraz was livid with Fahmida, saying she had got him involved in an event staged by leftist critics of the Vajpayee government, which had issued them their visas. Fahmida asserted that it was only by standing with the comrades in India and by fighting their battles with empathy and moral support jointly that one could hope for genuine peace. Both poets had fought dictatorships in Pakistan but took opposite positions on the question of democracy on the other side of the fence. On the larger canvas of bilateral ties —or their absence — the call for peace seems an old one, but the circumstances are newly minted. On the larger canvas of bilateral ties (or their absence) the call for peace seems an old one, but the circumstances are newly minted. India and Pakistan have been at daggers drawn virtually since their birth, but May 2025 was when Modi ordered air and missile strikes inside Pakistan and called it Operation Sindoor. India blamed Pakistan for the terror attack in Pahalgam in April last year. The military stand-off was touted as its revenge. The May 7-10 air and missile battles saw Pakistan responding robustly with its own Operation Bunyan um Marsoos, or impenetrable defence. It claimed downing several Indian warplanes with sophisticated China-made radars and air-to-air missiles. India’s defence minister denied losing any plane or personnel at the time though the government has now admitted to the death of at least six soldiers in the episode. From Pakistan’s perspective, India’s move to disregard or annul the Indus Waters Treaty poses an equally threatening existential challenge. When Shailendra Singh, a former high commissioner to Pakistan demanded after his retirement that India stop the Indus water flow into Pakistan, Dr Mubashir Hasan, the late public intellectual and water minister in Z.A. Bhutto’s cabinet, warned it would be an act of war. That warning still stands as Modi says the Operation Sindoor has been paused but not ended. Under the circumstances, what any peace activist may at best hope for is an armistice à la the Koreas where the 1950s war hasn’t technically ended. Nehru had helped bring about the continuing tense peace, but for better or worse, it has lasted. The Pakistani component seeking peace with India has a better chance of kindling a public debate in their country on the issue of peace as opposed to Indians. As the cookie crumbles, the opposition in Pakistan still has support in the mainstream media, crucially the TV channels. In India, the washout seems complete, and the opposition uses online channels to express its views on domestic and foreign policies though peace with Pakistan is not quite their priority. The Shiv Sena and other members of the INDIA alliance are struggling to keep their heads above the nationalist current, politically speaking. Worse, the online channels they lean on are also being increasingly targeted, and laws are on the anvil to gag them. Do the peaceniks have anyone capable in their ranks to unravel the Gordian Knot of stubborn aloofness? In the Greek legend, it took Alexander the Great to do the needful. When he couldn’t untangle the knot, he cut it with a single stroke of his sword. The writer is Dawn’s correspondent in Delhi. jawednaqvi@gmail.com Published in Dawn, July 7th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İndus Suları Anlaşması Üzerine Hintli ve Pakistanlı Yetkililerden Karşılıklı Yazılı Açıklamalar
Eski Hindistan İndus Suları Komiseri Dr. P.K. Saxena, Mayıs 2026’da İndus Suları Anlaşması’nı hedef alan iki bölümlü bir eleştiri yayımladı. Bu metin, dünya genelindeki Hindistan büyükelçilikleri aracılığıyla dağıtılıyor. Pakistan’ın görevdeki komiseri Syed Mehar Ali Shah ise 16 Haziran’da Dawn gazetesinde bir cevap kaleme alarak uluslararası kamuoyuna hitap etti. İki üst düzey yetkili, anlaşmanın işleyişine dair tezlerini karşılıklı olarak ortaya koydu. 1960’ta imzalanan İndus Suları Anlaşması, Hindistan ve Pakistan arasındaki su paylaşımının temel çerçevesini oluşturuyor. İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemde, eski bir Hintli yetkilinin büyükelçilikler kanalıyla yayılan suçlamaları ve Pakistanlı komiserin buna verdiği yazılı yanıt, diplomatik kanalların ötesine taşan bir tartışmaya işaret ediyor. Bu tür kamuya açık adımlar, iki ülke arasındaki su konusunda uzun süredir var olan güvensizliği tırmandırma potansiyeli taşıyor. Her iki taraf da tarihsel olarak anlaşma ihlalleriyle birbirini suçlarken, Saxena’nın eleştirilerinin Hindistan büyükelçilikleri üzerinden sistematik biçimde yayılması, Yeni Delhi’nin uluslararası toplumu bilgilendirme ve kendi pozisyonunu meşrulaştırma çabası olarak değerlendiriliyor. Shah’ın Dawn’daki cevabı ise Pakistan’ın anlaşmayı savunma ve anlatıyı dengeleme girişimi olarak öne çıkıyor. Su meselesi, iki nükleer güç arasındaki kırılgan ilişkide stratejik önemini korumaya devam ediyor.
Hindistan1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Güney Asya’da barış için sivil toplumdan ‘düşmanlığa son’ çağrısı
İslamabad’dan yapılan açıklamaya göre, Pakistan ve Hindistan’dan yüzü aşkın sivil toplum temsilcisi, iki ülkenin başbakanlarına hitaben ortak bir çağrı yayımladı. Yeni Delhi merkezli Barış ve İlerleme Merkezi’nin koordinasyonunda hazırlanan metinde, kesintisiz düşmanlığın bölgeyi kalkınmadan mahrum bıraktığı belirtilerek, anlamlı ve sürdürülebilir barış adımları talep edildi. Hindistan-Pakistan ilişkileri uzun süredir karşılıklı suçlamalar, diplomatik kısıtlamalar ve sınır çatışmalarıyla şekilleniyor. Son yıllarda üst düzey diyalog neredeyse tamamen durmuşken, sivil inisiyatifin bu çıkışı, resmî kanallar tıkanmış olsa dahi iki toplum arasında işbirliği arzusunun sürdüğünü ortaya koyuyor. Bölgesel istikrar için her iki başkentin de sivil toplumun sesine kulak vermesi ve müzakereyi öncelemesi, Güney Asya’nın ekonomik ve siyasi geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Hindistan2 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hindistan'da Çeyiz Cinayetleri Artık Öfke Uyandırmıyor
Hindistan'da her yıl binlerce kadın, 1961'de yasaklanmasına rağmen çeyiz anlaşmazlıkları nedeniyle öldürülüyor veya intihara sürükleniyor. The Guardian'da yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, bu cinayetler geçmişteki yoğun toplumsal öfkeyi ve siyasi tartışmayı artık tetiklemiyor. Kadınların aileleri arasındaki çeyiz müzakerelerinin ardından işlenen cinayetler, yıllar içinde kanıksanmış bir şiddet biçimine dönüştü. Araştırma, çeyiz ölümlerinin gündelik bir soruna indirgendiğine ve medyada giderek daha az yer bulduğuna dikkat çekiyor. Yasal düzenlemelere karşın uygulamadaki yetersizlikler ve toplumsal normların değişime direnmesi, bu insan hakları ihlalinin sürmesine zemin hazırlıyor. Uzmanlar, olayların normalleşmesinin, mağdurlar için adalet arayışını ve önleyici politikaları sekteye uğratabileceği uyarısında bulunuyor. Küresel ölçekte kadına yönelik şiddetle mücadelede gerileme olarak yorumlanan bu eğilim, Hindistan'daki yapısal cinsiyet eşitsizliğini yeniden gölgede bırakıyor. Sivil toplum kuruluşları, kamuoyu duyarlılığının azalmasının, çeyiz sisteminin yol açtığı ekonomik ve psikolojik baskıları görünmez kıldığını belirtiyor.
Hindistan1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Indus Suları Antlaşması stratejik kavşakta: 65 yıllık başarı sorgulanıyor
Altmış beş yılı aşkın süredir yürürlükte olan İndus Suları Antlaşması, iki ülke arasındaki en başarılı ve kalıcı sınıraşan su paylaşım düzenlemelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Uluslararası hukuk ve diplomasi açısından taşıdığı önemin yanı sıra, Pakistan’ın su kaynakları gelişiminin de temel taşı olmuştur. Antlaşmanın sağladığı akış kesinliği ve öngörülebilirlik, ülkenin su yönetiminde kritik rol oynamıştır. Dawn gazetesinde yayımlanan yorum yazısı, bu köklü antlaşmanın stratejik bir dönemece geldiğine dikkat çekiyor. Metinde, anlaşmanın bugüne kadarki başarısı ve Pakistan için hayati niteliği vurgulanırken, mevcut koşulların yarattığı sınamaların ele alındığı anlaşılıyor. Yorumun ilk bölümü, İndus Suları Antlaşması’nın tarihsel önemini ve su kaynaklarının geliştirilmesindeki merkezi rolünü ortaya koyuyor.
Hindistan2 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Güneybatı Hint Sırtı'nda 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi
ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS), Southwest Indian Ridge bölgesinde 4.9 büyüklüğünde bir deprem kaydedildiğini duyurdu. Depremin derinliği 10 kilometre olarak belirtildi. Hint Okyanusu'nun güneybatısında yer alan bu sırt, Afrika ve Antarktika levhalarının birbirinden uzaklaştığı aktif bir levha sınırıdır. Bölgede orta büyüklükte depremler sıklıkla görülür. Deprem, yerleşim alanlarından uzakta, okyanus ortasında gerçekleştiği için can ve mal kaybına yol açmadı. Tsunami uyarısı yapılmadı, ancak sismik ağlar tarafından otomatik olarak tespit edildi.
Hindistan1 olay12 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Mumbai'de Muson Yağmurları Bina Çökertti: 5'i Çocuk 6 Ölü
Pazar günü Mumbai'nin doğusunda şiddetli muson yağmurları sonucu bir konut binasının çökmesiyle aralarında beş çocuğun da bulunduğu altı kişi yaşamını yitirdi. Belediye Başkanı Ritu Tawde'nin açıklamasına göre, metruk bina enkaz altında kalan sakinleriyle birlikte çöktü. Olay, Hindistan'ın finans başkentini vuran yoğun yağışların yolları su altında bırakıp okulların tatiline yol açtığı bir dönemde meydana geldi. Muson yağmurları her yıl Mumbai'de altyapı yetersizliklerini ve eski binaların riskini gözler önüne seriyor. Hızla büyüyen kentte imar denetimlerindeki zaaflar nedeniyle bu tür çökme vakaları sık yaşanıyor. Son olay, özellikle ekonomik açıdan kritik olan bu şehirde afet yönetimi ve kentsel dönüşüm ihtiyacını yeniden gündeme getiriyor. Yağışlar ulaşımı aksatarak günlük yaşamı felç etti ve eğitim kurumlarının geçici olarak kapatılmasına neden oldu. Yetkililer enkaz kaldırma ve kurtarma çalışmalarını sürdürürken, yağışın etkisiyle başka riskli yapılar da gündeme gelebilir. Hindistan'da muson mevsimi her yıl benzeri trajedilere yol açarak, önleyici tedbirlerin yetersizliğini hatırlatıyor.
Hindistan3 olay15 sa önce