Pakistan Yüksek Mahkemesi: Devlet Hayatı Korumak ve Adil Soruşturma Yapmak Zorunda
Pakistan Yüksek Mahkemesi, 260 işçinin öldüğü Baldia Town fabrika yangınını 'tarihin en trajik felaketlerinden biri' olarak niteledi. Pazartesi günü açıklanan kararda, devletin vatandaşların yaşamını koruma, kanunları uygulama ve adil soruşturma yürütme yükümlülüğü bulunduğu vurgulandı. Mahkeme, ekmek parası için çalışmaya giden sıradan işçilerin bir daha çıkamadığını hatırlattı. Bu karar, işçi güvenliği ve devlet sorumluluğu açısından önemli bir hukuki dönüm noktası olarak görülüyor. Yangının üzerinden yıllar geçmesine rağmen tam adalet sağlanamamıştı; kararın hükümeti iş yeri denetimlerini sıkılaştırmaya ve sorumluları cezalandırmaya zorlaması bekleniyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Pakistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik07 Tem 02:15
State bound to protect life, enforce law, carry out fair probe, SC rules
ISLAMABAD: The Supreme Court (SC) on Monday described the Baldia Town factory fire as one of the most tragic, painful and heart-rending disasters in Pakistan’s history, in which 260 workers lost their lives and around 60 others suffered burn injuries. “The victims were ordinary workers who had entered the factory to earn their livelihood, but many of them never came out alive,” Justice Malik Shahzad Ahmad Khan observed in the detailed 39-page judgement. The verdict explained why a three-member SC bench had overturned the convictions of two Muttahida Qaumi Movement (MQM) workers, Abdul Rehman alias Bhola and Zubair alias Chariya, on June 10 in connection with the 2012 fire at the garment factory in Karachi’s Baldia area. The bench, also comprising Justice Aqeel Ahmed Abbasi and Justice Shakeel Ahmad, set aside the death sentences awarded by an anti-terrorism court on charges of murder, extortion, arson and terrorism. Detailed verdict in Baldia factory fire case states prosecution failed to prove charges against MQM workers The judgement also upheld the acquittal of co-accused Muhammad Abdul Rauf Siddiqui, Umar Hassan, Dr Abdul Sattar Khan and Iqbal Adeeb Khanum. Justice Shahzad observed that the right to life imposed a corresponding duty on the state to protect human life, enforce safety obligations and conduct a prompt, scientific, impartial and effective investigation so that the real cause of the tragedy could be determined and those actually responsible brought to justice. The judgement noted that the original FIR had been registered against the factory owners and management for allegedly failing to implement adequate safety measures. However, around two-and-a-half years later, the prosecution changed its stance, alleging that the petitioners and their co-accused had deliberately set the factory on fire after its owners refused to pay Rs250 million in extortion money allegedly demanded by the MQM. The petitioners, however, maintained that they had been made scapegoats to victimise their political party. Given these competing narratives, the judgement stressed that the court was required to exercise utmost caution before reaching a conclusion. The SC reiterated that it was the prosecution’s duty to prove its case beyond reasonable doubt and the court’s responsibility to ensure that no innocent person was convicted on the basis of presumptions or unreliable evidence. At the same time, it emphasised that offenders should not escape punishment where credible and convincing evidence existed. Referring to allegations of extortion, murders and arson attributed to MQM, the court observed that probabilities and presumptions, however strong, could never substitute for conclusive proof required under the criminal justice system. “We are clear in our minds that if there is no reliable evidence or conclusive proof against the petitioners to establish the alleged motive or other charges, their convictions cannot be sustained merely on the basis of presumptions, probabilities or general allegations,” the judgement said. The court also made observations regarding the Muhajir community, stating that it formed a cherished and respected part of the Pakistani nation whose members had made immense sacrifices during Partition in 1947. The judgement noted that MQM had generally been regarded as representing a majority of Muhajirs, but stressed that alleged criminal acts by individuals could not justify attributing guilt to an entire community or its representative political party without tangible and convincing evidence. Examining the prosecution’s case, the judgement highlighted that the allegation of a Rs250m ransom demand was introduced more than two years after the incident. The prosecution claimed that Zubair alias Chariya, along with five unidentified accomplices, sprinkled chemicals inside the factory and set it ablaze, while Abdul Rehman alias Bhola allegedly conveyed the extortion demand and supervised the attack. Although the prosecution produced around 400 witnesses, the court noted that only Muhammad Arshad (PW-374) claimed to have witnessed the alleged arson, while factory owner Arshad Bhaila (PW-397) testified about the alleged extortion demand. The SC found these statements weak, hearsay or otherwise unreliable. It noted that both witnesses had initially been accused in the case before being converted into prosecution witnesses after a delay of two-and-a-half years, giving them a possible motive to implicate the petitioners in order to save themselves. The judgement further observed that neither witness had independently approached law enforcement authorities regarding the revised prosecution narrative. The prosecution’s revised case was said to be based on disclosures allegedly made by Rizwan Qureshi, an accused arrested in another case. However, the judgement pointed out that Qureshi was neither prosecuted in the Baldia factory case nor produced before the trial court as an accused, approver or witness. As a result, the very foundation of the prosecution’s case remained missing. Concluding the judgement, the SC held that the prosecution had failed to prove its case beyond reasonable doubt. It reiterated the settled principle that even a single circumstance creating doubt entitled an accused to acquittal, whereas the present case was “replete with circumstances” that raised serious doubts about the prosecution’s version. Published in Dawn, July 7th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Sindh Yüksek Mahkemesi akaryakıt fiyatlandırma mekanizmasına itirazı reddetti
Sindh Yüksek Mahkemesi, akaryakıt fiyatlandırma mekanizmasına karşı açılan bir davayı reddetti. Mahkeme, fiyatların belirlenmesi, vergi konulması ve ekonomi politikasının oluşturulmasının öncelikle yürütme ve yasama organının yetki alanına girdiğini belirtti. Anayasal yargı yetkisi kapsamında mahkemelerin bu tür konulara olağan şekilde müdahale edemeyeceği vurgulandı. Karar, Pakistan'daki akaryakıt fiyatlandırma sistemine yönelik hukuki itirazların önünü kapatırken, yürütmenin ekonomi politikasındaki takdir yetkisini pekiştiriyor. Mahkemenin bu tutumu, devletin maliye ve enerji politikalarına dair yargısal denetimin sınırlarını netleştiriyor. Bu gelişme, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve tüketici şikayetlerinin arttığı bir dönemde, hükümetin fiyatlandırma mekanizması üzerindeki kontrolünü koruma çabası olarak da okunabilir. Dava, vatandaşların akaryakıt zamlarına karşı başvurduğu hukuki yollardan biriydi ve mahkemenin ret kararı benzer davalar için emsal oluşturabilir.
Pakistan1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İslamabad Yüksek Mahkemesi'ndeki Boş Koltuklara Üç Aday Belirlendi
İslamabad Yüksek Mahkemesi (IHC) yönetimi, mahkemedeki üç hakim boşluğu için üç aday belirleyerek Pakistan Adalet Komisyonu'na (JCP) iletti. Kaynaklara göre, JCP'nin bu ay içinde toplanarak adayları nihai olarak onaylaması bekleniyor. Süreç, yeni kurallar çerçevesinde yürütülecek ve bu durum atama prosedürüne ek bir denetim katmanı getiriyor. Pakistan'da yargı atamaları, yürütme ve yargı arasındaki hassas dengeyi yansıtıyor. IHC'nin aday listesini JCP'ye sunması, yeni yasal düzenlemelerin ilk uygulamalarından biri olarak görülüyor. Bu gelişme, ülkedeki yargı sisteminin işleyişi ve üst düzey atamalardaki kriterlerin şeffaflığı açısından önem taşıyor. Mahkemedeki boşlukların doldurulması, artan dava yükü ve adalete erişim talebi göz önüne alındığında kritik bir gereklilik. JCP'nin kararı, önümüzdeki haftalarda Pakistan'ın yargı bağımsızlığı tartışmalarının da odağında olacak.
Pakistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'da Yabancı Kadınlara Kaçırma ve Milyon Dolarlık Şantaj
Pakistan'ın Lahor kentinde iki yabancı kadın, yargı önünde verdikleri ifadede günlerce süren kaçırılma, fiziksel saldırı, cinsel istismar ve milyon dolarlık şantaj iddialarını anlattı. Kadınların ifadeleri perşembe günü alınırken, polis aynı gün beş şüpheli hakkında adam kaçırma ve cinsel saldırı suçlamasıyla dava açtı. Olay cumartesi günü basına yansıdı. Yabancı uyruklulara yönelik bu tür ciddi suçlamalar, Pakistan'ın turizm ve yabancı yatırımcı güvenliği açısından olumsuz bir tablo çiziyor. Özellikle şantaj ve cinsel şiddet unsurları, ülkenin hukuk sisteminin yabancı ziyaretçileri koruma kapasitesiyle ilgili soru işaretlerine yol açabilir. Yetkililerin hızlı soruşturma başlatması olumlu bir adım olsa da, iddiaların ağırlığı diplomatik tepkilere ve uluslararası seyahat uyarılarına neden olabilir. Olayın ekonomik boyutu da dikkat çekici; zira bir milyon dolarlık gasp girişimi, organize suç veya hedefli saldırı olasılığını akla getiriyor. Soruşturmanın seyri, Pakistan'ın bu tür olaylara yanıtının ciddiyetini ve yabancı mağdurlar için adaleti sağlama kararlılığını gösterecek.
Pakistan2 olay19 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan Hava Tahmini İçin FY27'de Meteorolojiye 1,6 Milyar Rupi Ayırdı
Pakistan hükümeti, 2026-27 mali yılı bütçesinde Meteoroloji Departmanı'na (PMD) 1,6 milyar rupi kaynak tahsis etti. Bu fon, hava tahminlerinin doğruluğunu artırmak ve afetlere karşı erken uyarı sistemlerini güçlendirmek üzere kullanılacak. Geçen ay yayımlanan Yıllık Plan 2026-27'ye göre, söz konusu kaynak bir dizi projeyi kapsıyor. Pakistan'ın iklim kaynaklı sel ve sıcak hava dalgaları gibi afetlere karşı yüksek kırılganlığı dikkate alındığında, bu yatırım ülkenin afet yönetimi kapasitesini artırma hedefiyle örtüşüyor.
Pakistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'da Muson Selinde HIV Hastalarının İlaç Mücadelesi
Pakistan'da muson yağmurlarının başlamasıyla birlikte sel baskınları, HIV ile yaşayanları endişelendiriyor. Kuzeybatıdaki Buner bölgesinde bir aile, evlerine dolan kirli sel sularından antiretroviral ilaçlarını kurtarabilmek için suyun içinde yürümek zorunda kaldı. Aile, ilaçları sel sularına kapılmaktan kurtararak tedavilerine devam edebildi. Ülkede her yıl muson döneminde yaşanan seller, sağlık hizmetlerine erişimi aksatarak kronik hastalığı olanlar için ilaç tedarikini riske atıyor. HIV hastaları için hayati önem taşıyan antiretroviral ilaçların düzenli kullanımının kesintiye uğraması, tedavinin etkinliğini azaltabiliyor. Bu tür doğal afetlerin, hassas gruplar üzerindeki sağlık etkilerinin azaltılması için önlem alınması gerekiyor.
Pakistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan PM to Attend Khamenei Funeral in Iran, Then Visit Turkiye
Pakistan Başbakanı Shahbaz Sharif, 3-5 Temmuz tarihlerinde İran ve Türkiye'ye resmi ziyaretler gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tahir Andrabi, İran ziyareti sırasında Başbakan'ın, 28 Şubat'ta ABD-İsrail saldırılarında öldürülen İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze törenine katılacağını açıkladı. Ziyaret, Pakistan'ın İran'la dayanışma mesajı olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki gerilimlerin tırmandığı bir dönemde gerçekleşen bu seyahat, Pakistan'ın İran'la diplomatik ilişkilerini öne çıkarıyor. Ayrıca Türkiye ayağında ikili konuların ele alınması bekleniyor. İran'ın üst düzey liderliğine yönelik suikast sonrası uluslararası tepkiler ve bölgesel dinamikler, ziyareti önemli kılıyor. Hamaney'in cenaze törenine katılım, İran-Pakistan ilişkilerinde sembolik bir adım olarak görülüyor. İki ülke arasındaki enerji ve güvenlik işbirliği konularının da gündeme gelmesi olası. Öte yandan, NATO müttefiki Türkiye ile yapılacak görüşmelerin, Pakistan'ın batıyla dengeli diplomasisini yansıttığı belirtiliyor.
Pakistan8 olay2 gün önce