NATO zirvesi öncesi artan savunma harcamaları Avrupa bütçelerini sıkıştırıyor
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bu hafta düzenlenecek ittifak zirvesinde üye ülkelerin savunma harcamalarını artırma sözlerini tuttuklarını vurgulamaya hazırlanıyor. Ancak kaydedilen ilerleme üye ülkeler arasında farklılık gösteriyor ve ittifak içinde belirgin görüş ayrılıkları ortaya çıkıyor. Avrupa genelinde bütçe sınırları zorlanırken, artan savunma harcamaları ekonomik baskıları artırıyor. Zirvede, kolektif savunma hedefleri ile ulusal mali kısıtlar arasındaki gerilimin tartışılması bekleniyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Ekonomik06 Tem 13:13
Zirveye beş kala: Savunma harcamaları NATO bütçelerini zorluyor
NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarını artırma çabası Avrupa genelinde bütçe sınırlarını zorlarken, ittifak içinde belirgin görüş ayrılıkları ortaya çıkıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bu hafta düzenlenecek ittifak zirvesinde üye ülkelerin savunma harcamalarını artırma sözlerini tuttuklarını vurgulamaya hazırlanıyor. Ancak kaydedilen ilerleme üye ülkeler arasında farklılık gösteriyor ve bu çabalar bazı ulusal bütçeleri şimdiden sınırlarına kadar zorluyor. Üye ülkeler, geçen yılki zirvede savunma harcamalarını 2035 yılına kadar gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 5 seviyesine çıkarmayı kabul etti. Bu oran, Avrupa ülkeleri ve Kanada'nın 2025 yılındaki genel harcama seviyesinin iki katından fazlasına denk geliyor. Süreç içinde ittifakta iki farklı eğilim belirginleşti. Almanya ile mali hareket alanı bularak harcamalarını artıran İskandinav ve Doğu Avrupa ülkeleri bir tarafı oluştururken, diğer tarafta benzer adımları atmakta zorlanan büyük ekonomiler yer alıyor. Ekonomi düşünce kuruluşu Bruegel'in kıdemli uzmanlarından Guntram Wolff, Reuters ajansına verdiği demeçte Almanya'nın ardından Avrupa'nın en büyük üç ekonomisi olan İngiltere, Fransa ve İtalya'nın bu süreci yönetmekte zorluk çektiğini belirtiyor. MALİ YÜKLER ÜLKELERİ BÖLDÜ NATO verilerine göre, ittifakın Avrupalı üyeleri ve Kanada, savunma harcamalarını 2035'e kadar GSYİH'nin yüzde 3,5 seviyesine çekmek amacıyla geçen yıl 2024'e kıyasla reel olarak 90 milyar dolar daha fazla harcama yaptı. Mark Rutte, nominal bazda bu artışın 139 milyar doları bulduğunu ve belirlenen hedeflere zamanında ulaşma konusunda güçlü bir kararlılık olduğunu ifade ediyor. Almanya, savunma harcamalarını borçlanma sınırlarından muaf tutan kural değişikliğinden yararlanarak 2030 yılına kadar bütçesini 200 milyar euronun üzerine çıkarmayı planlıyor. Polonya, Litvanya ve Estonya gibi Rusya kaynaklı tehdit algısının yüksek olduğu ülkeler de yeni hedeflerine yaklaşıyor. Polonya geçen yıl GSYİH'sinin yüzde 4,3'ünü savunmaya ayırdı. Buna karşılık İngiltere, bütçe kesintileriyle desteklenen 15 milyar sterlinlik ek savunma bütçesi açıkladı ancak bu tutarın üçte birinin kaynağı henüz netleşmedi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise yüksek borç yüküne rağmen savunma harcamalarını 2026'da GSYİH'nin yüzde 2,8 seviyesine çıkaracaklarını duyurmayı hedefliyor. Fransa, bütçe açığını Euro bölgesi kurallarına uydurmaya çalışırken, savunma harcamalarını on yılın sonuna kadar yüzde 2,5 seviyesine ulaştırmayı öngörüyor. İspanya ise harcamalarını yüzde 2,1 ile sınırlandırma kararını koruyor. Çekya, Slovenya ve Arnavutluk'un eski yüzde 2 hedefine ulaştıklarına dair beyanları ise NATO yetkilileri tarafından sorgulanarak incelemeye alındı. Diğer yandan Allianz Trade yetkililerinden Ana Boata, siyasi değişimler nedeniyle hedeflerin her an değişebileceğini, bu durumun Avrupalı savunma şirketlerinde kapasite artırımı yatırımları konusunda şüphe yarattığını aktarıyor. TÜRKİYE ASKERİ KAPASİTESİNİ GÖRÜCÜYE ÇIKARACAK Türkiye, ev sahipliği yapacağı NATO zirvesiyle birlikte Avrupa güvenlik mimarisindeki stratejik ortaklık konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Zirve kapsamında düzenlenecek Savunma Sanayii Forumu'nda yaklaşık 3 bin 500 şirket Türkiye'nin gelişen askeri teknolojilerini tanıtacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye olmadan Avrupa güvenliğinin tesis edilmesinin mümkün olmadığını belirterek ülkenin Avrupa savunma yapılarına ve AB'nin 150 milyar euroluk SAFE programına dahil edilmesini istiyor. NATO'nun ABD'den sonraki en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, savunma ihracatını da hızla artırıyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre küresel silah pazarında yüzde 1,8 payla 11'inci sırada yer alan Türkiye, savunma ihracatını 2025 yılında yüzde 48 oranında artırdı. Erdoğan, insansız hava araçları, tanklar, zırhlı araçlar ve savaş gemileri ihracatına dikkat çekerek, eskiden bir yılda ulaşılan başarıları artık bir haftada yakaladıklarını ifade ediyor. Ancak Türkiye'nin stratejik ortaklık talebi karşısında bazı müttefikler, 2017 yılında Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle teknoloji paylaşımı konusunda çekinceler taşıyor. Kadir Has Üniversitesinden Prof. Dr. Mustafa Aydın, AFP ajansına yaptığı açıklamada, ilişkilerin Kiev'e verilen destekle yumuşama sürecine girdiğini ancak S-400 konusunun ve AB içindeki bazı üyelerin engellemelerinin sürdüğünü belirtiyor. Türkiye ayrıca yerli beşinci nesil savaş uçağı KAAN projesinde kullanılacak motorların teslimatı konusunda zirve sırasında Washington'dan onay almayı bekliyor.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın 'Canavar' aracı NATO zirvesi için Ankara'ya indi
ABD Başkanı Donald Trump'ın resmî devlet aracı olarak kullandığı ve 'Canavar' olarak bilinen zırhlı limuzin ile konvoy araçları, Türkiye'de düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde Ankara'ya getirildi. Cadillac One adıyla da anılan araç, başkanlık güvenlik protokolünün kritik bir parçasını oluşturuyor. Bu transfer, Trump'ın zirveye bizzat katılacağını teyit ederken, ABD'nin lojistik hazırlıklarını gözler önüne serdi. Trump yönetiminin zirve için Türkiye'yi tercih etmesi ve ilgili hazırlıklar, Washington'ın NATO içindeki angajmanını ve Türkiye'nin ittifaktaki stratejik konumunu vurguluyor. Araç konvoyu gibi üst düzey güvenlik önlemleri, zirvenin uluslararası medya ve diplomatik çevrelerdeki yüksek profilini yansıtıyor. NATO liderlerinin Ankara'da bir araya geleceği bu toplantı, transatlantik güvenlik konuları, kolektif savunma taahhütleri ve bölgesel krizlere odaklanacak. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, ittifakın güneydoğu kanadının önemini bir kez daha teyit ederken, ABD Başkanı'nın varlığı ikili ve çok taraflı diplomasi fırsatlarını da beraberinde getiriyor.
ABD5 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Zirvesinde Hint-Pasifik Gündemi Ukrayna ve Orta Doğu'nun Gölgesinde Kalabilir
NATO'nun 32 üyesi bu hafta Ankara'da yıllık zirve için toplanıyor. Zirvenin ana gündemini Ukrayna'da kırılgan bir barışın korunması ve Orta Doğu'daki ateşkes çabaları oluşturuyor. Bu öncelikler nedeniyle Hint-Pasifik bölgesine yönelik tartışmaların ikinci planda kalacağı öngörülüyor. Analistler, Ukrayna ve İran kaynaklı güvenlik krizlerinin yanı sıra ABD'nin Avrupalı müttefiklerine savunma harcamalarını artırma yönündeki baskısının, Hint-Pasifik'teki stratejik konulara ayrılabilecek zamanı daralttığını belirtiyor. Zirvede Çin'in askeri faaliyetleri veya Tayvan boğazındaki gerginlikler gibi başlıklara sınırlı yer verilebileceği değerlendiriliyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Kelsey Pfendler, 43 günde tek başına okyanus aşarak tarihe geçti
32 yaşındaki Amerikalı Kelsey Pfendler, Kaliforniya'dan Hawaii'ye kadar 2.400 millik rotayı tek başına kürek çekerek tamamlayan ilk Amerikalı kadın oldu. Pfendler, 44 günden kısa sürede bitirdiği yolculuğuyla mevcut rekorları da kırdı. Zorlu deniz koşullarına karşı gösterdiği direnci sosyal medyada paylaştığı macerası, dünya çapında ilgi uyandırdı. Bu solo sefer, yalnızca fiziksel dayanıklılık açısından değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık yaratma hedefiyle de öne çıkıyor. Pfendler, girişimiyle Whale Fo adlı kuruluşa 30.000 doların üzerinde bağış toplayarak deniz memelilerinin korunmasına katkı sağladı. Rekor kıran performansı, okyanus kürekçiliğinde yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Pasifik Okyanusu'nun öngörülemeyen akıntıları ve hava koşulları düşünüldüğünde, bu tür bireysel geçişlerin hem büyük risk hem de üstün beceri gerektirdiğini belirtiyor. Pfendler'in başarısı, kadın sporcuların ekstrem dayanıklılık alanındaki temsilini güçlendirirken, okyanus ekosistemine yönelik tehditlere dikkat çekme açısından da sembolik bir anlam taşıyor.
ABD1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin 250. Yaş Gününde Derin Fay Hatları Yeniden Gündemde
2 Temmuz 2026'da ABD'nin 250. kuruluş yıldönümünde, Chatham House yorumcusu Jon Wallace, ülkenin hâlâ fay hatlarıyla tanımlandığını belirtiyor. En acil fay hattı, hükümet sistemine inananlarla inanmayanlar arasındaki bölünme olarak öne çıkıyor. Bu ayrışma, modern zamanlarda yeniden alevlenen temel bir çatışma olarak değerlendiriliyor. Tarihsel olarak ABD, kuruluşundan bu yana bu tür kırılmalarla şekillendi. 250 yıl boyunca süregelen fay hatları, günümüzde siyasi kutuplaşmanın derinleşmesiyle yeniden kritik bir önem kazandı. Sistemin meşruiyetine duyulan inancın zayıflaması, demokratik kurumlara güveni aşındırıyor ve iç siyasi istikrarı tehdit ediyor. Bu dinamik, ABD'nin küresel liderlik rolünü de etkileme potansiyeli taşıyor.
ABD19 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Agusan del Sur'da 6 Milyon Pesoluk Kenevir Operasyonu
Filipinler'in güneyindeki Agusan del Sur eyaletinin Loreto kasabasında, 4 Temmuz Cumartesi günü ortak bir operasyon düzenlendi. Polis, uyuşturucuyla mücadele birimleri ve askerlerden oluşan ekipler, dağlık bir köyde 23 binden fazla kenevir bitkisini sökerek imha etti. Bitkilerin sokak değerinin yaklaşık 6 milyon peso olduğu tahmin ediliyor. Operasyon, ülke genelinde süren yasadışı uyuşturucuyla mücadele kampanyasının bir parçası. Yetkililer, kenevir yetiştiriciliğinin önlenmesine yönelik kırsal alanlardaki baskınların devam edeceğini bildirdi. Bölge, daha önce de benzer uyuşturucu operasyonlarına sahne olmuştu.
ABD1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Chris Brown'a köpek saldırısında 13 milyon dolar tazminat cezası
Los Angeles'ta bir jüri, Amerikalı şarkıcı Chris Brown'ın eski hizmetçisine köpek saldırısı nedeniyle yaklaşık 13 milyon dolar (RM52.9 milyon) tazminat ödemesine karar verdi. Olay, Brown'ın California'daki evinde meydana gelmiş ve hizmetçi ağır yaralanmıştı. Mahkeme, sanatçının ihmali olduğuna hükmetti. Dava, ünlülerin hayvan sahipliği sorumluluklarını bir kez daha gündeme getirdi. Brown'ın hukuk mücadelesi sona ermezken, yüksek tazminat miktarı saldırının ciddiyetini yansıtıyor. Eski hizmetçi, olaydan sonra fiziksel ve psikolojik zararlar için adalet arıyordu. Bu karar, California'daki köpek saldırı vakalarında mal sahiplerinin yükümlülüklerine dair emsal teşkil edebilir. Brown ise henüz karara ilişkin resmî bir açıklama yapmadı. Hayvan hakları ve mağdur güvenliği tartışmaları sürerken, olay medya tarafından yakından izlenmeye devam ediyor.
ABD1 olay7 sa önce