Hindistan-Pakistan Diyalogu: On Yıllık Kopukluk ve Askeri Gerilimler
Hindistan'ın BJP hükümeti son 10 yıldır Pakistan ile tüm diyalog kanallarını askıya almış durumda. İnsani ve sportif bağlantılar da dahil olmak üzere ikili ilişkiler tamamen koparken, Eylül 2016, Şubat 2019 ve Mayıs 2025'te yaşanan askeri hareketlilikler taraflar arasındaki güvensizliği derinleştirdi. Güney Asya'da süregelen bu uzaklaşma, küresel stratejik dengelerin hızla değiştiği bir döneme denk geliyor. Dünya yeni ittifaklar ve kutuplaşmalarla şekillenirken, Hindistan-Pakistan hattındaki dondurucu sessizlik, bölgesel istikrarsızlığı besleyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, uluslararası güçlerin dikkatinin başka bölgelere kaymasının, iki nükleer güce sahip komşuyu kendi meselelerini çözmekten alıkoyabileceğini, ancak diyalog fikrinin şimdilik her zamankinden daha uzak göründüğünü belirtiyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Hindistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 11 sa önce- Güvenlik05 Tem 04:04
Pak-India dialogue?
FOR the past 10 years, India’s BJP government has adopted a policy of complete disconnect with Pakistan. Even people-to-people and sporting links have been stopped. During this period, India has carried out three kinetic aggressions against Pakistan: September 2016, February 2019 and May 2025. As South Asia witnesses deepening estrangement, the world has moved on. Far-reaching strategic shifts have affected the geopolitics of West Asia, Europe and East Asia. The US and Iran have fought a 40-day war and are now negotiating a peace settlement, helped by Pakistan and Qatar. The US and China have agreed to steer their competition towards “strategic stability”. Four major factors have bedevilled bilateral ties since 1947: mutual mistrust, the unresolved dispute over Jammu and Kashmir, India’s use of terrorism to malign Pakistan and New Delhi’s pursuit of regional dominance in South Asia. Most recently, India’s decision to suspend the Indus Waters Treaty (IWT) further marred relations between the two countries. How does one go from conflict to dialogue? Since Pakistan and India remain embroiled in kinetic confrontations below a nuclear overhang, there is an urgent need to come up with ways to defuse tensions during crises. The two countries are technically still at war because Operation Sindoor launched by India in May 2025 has not formally ended. India also refuses to accept the role of third parties for conflict resolution. If another major crisis erupts, there could be serious implications for the people of both countries. Given that Pakistan and India possess lethal autonomous weapons like missiles and armed drones, and the reaction time is critically short, any potential conflict could spiral out of control. The only channel of communications is the weekly telephonic call between the DGMOs of the two countries. So, it’s important that both states institute additional channels of communication to address crisis situations. For instance, they could put the national security advisers in regular contact. Another useful measure could be for high commissioners to return to their positions. There’s an urgent need to find ways to defuse tensions during crises. Beyond crisis management, the two countries should think about installing dedicated backchannel links. One such backchannel evolved a four-point formula to resolve the Kashmir dispute in 2007. At this point in time, a dedicated backchannel on water sharing could be important. Since April 23, 2025, India has held the IWT in abeyance. Legally, it cannot unilaterally suspend the treaty. The Court of Arbitration has already ruled that India’s decision was illegal. Although India attributes the treaty’s suspension to alleged cross-border terrorism, the real reason seems to be its attempt to complete several projects on the three western rivers allocated to Pakistan and to force the latter to renegotiate the treaty. Since the lives and livelihoods of millions of Pakistanis depend on the Indus, Jhelum and Chenab, Pakistan has declared that any disruption or diversion of the waters would be dee-med an act of war. That means, the longer India continues with its plans to disrupt waters meant for Pakistan, the higher the chances of another major confrontation. As for India’s desire to renegotiate the treaty to factor in demographic and environmental considerations, it should first restore the IWT and then negotiate with Pakistan any suggested amendments that could be incorporated as an addendum to the treaty. Other possible measures to build mutual confidence could include the resumption of some people-to-people contacts, such as through pilgrimages, medical treatment and divided families’ re-unions. South Asia’s climate vulnerability is also an opportunity to work together for the common good. If the US sanctions on Iran are lifted, India could review its earlier decision to pull out of the IPI gas pipeline. Likewise, TAPI has potential benefit for both countries. Suggestions have also been made for India to consider reviving Saarc — a forum which has traditionally provided avenues to defuse tensions and promote cooperation. India views Saarc as a platform where relatively smaller states team up to counter-balance India. If India does not shed this narrow viewpoint, Pakistan and Bangladesh might join hands with China to promote regional cooperation. Since the Modi government has taken a policy decision not to engage with Pakistan, the gulf is growing rapidly. In this situation, while keeping its doors open for dialogue, Pakistan has no choice but to remain prepared for any misadventure by New Delhi to possibly avenge India’s defeat in May 2025. Meanwhile, Pakistan needs to focus on its own economic security through better governance, continuity of economic policies and connectivity projects with friendly countries. The writer is chairman of Sanober Institute. Published in Dawn, July 5th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Kan, Demir ve Su: Hindistan'ın Kıyıdaş İkiyüzlülüğü
Dawn gazetesinde Ahmar Bilal Soofi imzasıyla yayımlanan 'Dams on Che...' başlıklı yazı, Hindistan'ın su politikasındaki çifte standardı gözler önüne seriyor. Soofi, Başbakan Narendra Modi'nin İndus havzasının sularının yalnızca Hindistan'a ait olduğu yönündeki söyleminin Güney Asya'da ciddi bir istikrarsızlık riski doğurduğunu vurguluyor. Yazı, su kaynaklarının bölgede nasıl bir çatışma unsuruna dönüştüğünü ortaya koyuyor. Hindistan'ın bu tek taraflı iddiası, mevcut diplomatik gerilimleri tırmandırırken, İndus sularının paylaşımına dair yerleşik düzeni tehdit ediyor. Bölge ekonomileri ve siyasi yapıları açısından kırılgan bir dönemde, su üzerindeki anlaşmazlıkların kontrolden çıkma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. Soofi, Hindistan'ın nehir kıyıdaşı olarak benimsediği ikiyüzlü tutumu eleştirirken, suyun stratijik bir araç olarak kullanılmasının önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yazı, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için uluslararası hukuk ve işbirliğinin önemini hatırlatıyor.
Hindistan1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
2027 QS Sıralamasında Pakistan Üniversiteleri İlk 350'de Yok
QS Dünya Üniversiteleri Sıralamaları 2027'nin açıklanması, Pakistan medyasında ve sosyal medyada geniş yankı buldu. Sıralamaya göre hiçbir Pakistan üniversitesi dünyanın en iyi 350 üniversitesi arasına giremezken, en üst sırada 381'incilikle Quaid-i-Azam Üniversitesi yer aldı. Bu durum, ülkenin yükseköğretim alanındaki önceliklerini ve yatırımlarını tartışmaya açtı. Uluslararası sıralamalar akademik itibar, araştırma çıktısı ve öğretim kalitesi gibi kriterlere dayanıyor. Pakistan'ın ilk 350'de temsil edilmemesi, sektördeki kaynak dağılımı ve stratejik planlama eksikliğini gündeme getirdi. Medyadaki yorumlar, eğitim bütçelerinin ve politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Sıralamaların tek başına bir üniversitenin başarısını tam yansıtmadığı belirtilse de Pakistan'ın küresel rekabetteki konumu, uzun vadeli kalkınma hedefleri açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo sunuyor.
Hindistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hindistan'dan Meta'ya: WhatsApp kullanıcı adı özelliğini erteleyin
Hindistan, Meta’dan WhatsApp’ın kullanıcı adı özelliğini yürürlüğe koymayı ertelemesini istedi. Talep, ülkede artan siber suçlar ve dolandırıcılık vakalarına ilişkin endişelerle gündeme geldi. Yetkililer, milyonlarca internet kullanıcısının düşük dijital güvenlik farkındalığı nedeniyle yeni özelliğin kötü niyetli kişilerce istismar edilebileceğinden kaygılanıyor. WhatsApp, pazartesi günü küresel çapta kullanıcıların kullanıcı adı üzerinden bağlantı kurabileceğini duyurmuştu. ABD merkezli teknoloji devi Meta’nın sahibi olduğu WhatsApp, özellikle Hindistan’da yüz milyonlarca kullanıcıyla kritik bir pazar konumunda. Hint makamları, son dönemde sahte kimlik ve kimlik avı saldırılarındaki artışa dikkat çekiyor. Kullanıcı adı uygulamasının dolandırıcılar için yeni bir araç haline gelmesinden endişe ediliyor. Bu gelişme, Hindistan’ın büyük teknoloji şirketlerine yönelik düzenleyici baskısını bir kez daha gösteriyor. Hükümet, dijital platformların kullanıcı güvenliğini öncelemesini isterken, Meta’nın talebi nasıl karşıladığı henüz netleşmedi. Siber güvenlik uzmanları, özelliğin ertelenmesinin dolandırıcılıkla mücadelede geçici bir rahatlama sağlayabileceğini belirtiyor.
Hindistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'dan Indus Suları Anlaşması'na 'Ulusal Güvenlik' Vurgusu
Pakistan'ın Indus Suları Komiseri Syed Muhammad Mehar Ali Shah, Salı günü yaptığı açıklamada, Indus Suları Anlaşması'nın (IWT) Pakistan için yalnızca bir hidroloji meselesi değil, ulusal güvenlik meselesi olduğunu belirtti. Shah, 240 milyondan fazla insanın hayatının ve geçim kaynaklarının Indus havzasına bağlı olduğunu, ekilebilir arazinin yüzde 80'inden fazlasının bu sulara bağımlı olduğunu ve tarımın ekonomiye önemli katkı sağladığını vurguladı. 1960'ta Hindistan ile Pakistan arasında Dünya Bankası'nın arabuluculuğunda imzalanan Indus Suları Anlaşması, Indus Nehri sisteminin sularını iki ülke arasında paylaştırmaktadır. Pakistan, su kaynaklarının büyük bölümünü bu anlaşma kapsamında temin etmekte ve tarım ile enerji üretimi Indus sularına hayati ölçüde bağımlı bulunmaktadır. Shah'ın açıklamaları, anlaşmanın Pakistan için stratejik önemini ve su güvenliğinin ulusal güvenlikle eşdeğer görüldüğünü ortaya koymaktadır. Bu durum, iki ülke arasındaki su diplomasisinin hassasiyetini ve anlaşmanın korunmasının Pakistan açısından önceliğini yansıtmaktadır.
Hindistan3 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hint muhalefeti, Pakistan'la çatışmada ölen askerler için savunma bakanının istifasını talep etti
Hindistan'da ana muhalefet partisi Kongre, Savunma Bakanı Rajnath Singh'in Mayıs 2025'te Pakistan ile yaşanan çatışmada hayatını kaybeden askerlerin sayısı konusunda parlamentoyu yanılttığı gerekçesiyle istifasını istedi. Eleştiriler, hükümetin 26 Haziran'da çatışmada ölen altı askeri personelin kimliğini açıklamasından sonra yoğunlaştı. Muhalefet, bakanın daha önce yaptığı açıklamalarda kayıpları olduğundan az gösterdiğini ve kamuoyunu yanlış bilgilendirdiğini iddia ediyor. Hükümet ise henüz suçlamalara resmi bir yanıt vermedi. Bu gelişme, iki ülke arasında zaten hassas olan ilişkilerin daha da gerildiği bir döneme denk geldi. Savunma bakanına yönelik istifa talebi, Hindistan iç siyasetinde şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını alevlendirirken, ordunun moralini ve bölgesel güvenlik dengelerini de etkileme potansiyeli taşıyor.
Hindistan1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Sih Hacılar Pakistan’da Maharaja Ranjit Singh’i Andıktan Sonra Kartarpur’a Hareket Etti
Hindistan’dan gelen 300’den fazla Sih hacı, Maharaja Ranjit Singh’in 187. ölüm yıldönümü anmaları için Pakistan’ın Hassanabdal kentindeki Gurdwara Punja Sahib’de iki gün süren dini törenleri tamamladıktan sonra Kartarpur’a hareket etti. Hacılar, Sih tarihi ve maneviyatı açısından merkezi öneme sahip bu topraklarda duygusal bir eve dönüş yaşadıklarını ifade etti. Kartarpur Koridoru üzerinden gerçekleşen bu tür ziyaretler, Hindistan ile Pakistan arasındaki sınırlı işbirliği alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. İki ülke arasındaki siyasi gerilimlere rağmen, Sih hacıların vizesiz geçişine imkan tanıyan düzenleme, dini turizmi ve kültürel bağları canlı tutuyor. Maharaja Ranjit Singh’in ölüm yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikler, Sih toplumu için tarihi bir anma niteliği taşırken, Pakistan’ın dini azınlıklara yönelik ev sahipliğini de gösteriyor. Hacıların Kartarpur’daki ibadetlerinin ardından Hindistan’a dönmeleri bekleniyor.
Hindistan1 olay26 Haz