Batı Şeria'da Yerleşimci Baskını: Filistinlinin İnşaat Halindeki Evine El Konuldu
Filistinli Mohammad Salameh, Batı Şeria'daki işgal altındaki topraklarda ailesi için iki katlı bir ev inşa ediyordu. Yakın zamanda nişanlanan oğlunun evlilik hayatına burada başlaması planlanmıştı. Ancak inşaat tamamlanamadan, bir grup İsrailli yerleşimci henüz bitmemiş eve el koydu. Reuters tarafından doğrulanan ve hafta içinde çekilen görüntüler, en az altı yerleşimcinin çatıda dolaştığını gösteriyor. Olay, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da sürdürdüğü yerleşim politikasının Filistinlilerin mülkiyet hakları üzerindeki doğrudan etkisini gözler önüne seriyor. Uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşim faaliyetleri, bölgedeki gerilimi tırmandıran temel unsurlardan biri. Filistinliler bu tür el koymalara karşı hukuki yollara başvursa da, sonuç almak çoğu zaman mümkün olmuyor. Bu son baskın, yerleşimci şiddetinin ve toprak gasplarının sıradanlaştığı bir ortamda, sıradan bir ailenin konut hakkının nasıl hiçe sayıldığını örnekliyor. Siyasi çözüm arayışlarının tıkandığı ve uluslararası tepkilerin pratik bir yaptırıma dönüşmediği mevcut konjonktürde, benzer vakaların artarak süreceği öngörülüyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Filistin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 5 sa önce- Siyasi03 Tem 09:25
In the West Bank, Israeli settlers take over Palestinian's under-construction dream home
Palestinian Mohammad Salameh was building a home for his family in the Israeli-occupied West Bank, where his recently engaged son was meant to start married life. Instead, before construction was complete, a group of Israeli settlers seized the property. Video filmed earlier in the week and verified by Reuters showed at least six settlers moving around on the roof of the two-storey house, which sits below a nearby hill. Salameh said appeals to the Israeli military and police brought no help. Now he fears his home, which like many others in the Palestinian territory is surrounded by Israeli settlements and smaller outposts, is lost forever. Other houses in the area could suffer the same fate, he said. “Only God knows, if there is law and order then they will leave,” Salameh said. “If they succeed in taking one, then the rest will follow.” Reuters was unable to reach the settlers for comment. One of them could be seen walking on the house’s roof on Thursday. An Israeli settler sits on the roof of the Palestinian Salameh family house, which was taken over by Israeli settlers in the village of Jalud in the Israeli-occupied West Bank on July 2, 2026. — Reuters The Israeli military said it was checking Reuters’ request for comment but had not responded by Friday. The Israeli police did not immediately respond to a request for comment. Settlements, settler attacks widen under Netanyahu government The seizure of Palestinian land by settlers is a longstanding feature of life in the West Bank, where about 500,000 Israelis live among roughly three million Palestinians. Palestinians have for years reported damage to farmland, vandalism and attacks linked to settlement expansion. A UN inquiry reported last month that Israeli settler attacks on Palestinian villages and agricultural land had surged since 2023, rising by 130pc. Residents of Jalud, Salameh’s village, say this week’s incident marks another troubling escalation because the settlers seized a house that was still under construction. “They have now moved down to within no more than 100 meters from the last house in Jalud, which is also a house under construction belonging to a resident,” said Raed al-Haj Mohammad, head of the village council. Jalud has faced five major settler attacks, he said, including the burning of homes, damage to vehicles and the uprooting of trees. Most countries and the United Nations regard Israeli settlements in the West Bank as illegal under international law, citing the Fourth Geneva Convention’s prohibition on transferring a civilian population into occupied territory. Israel rejects that position, saying the West Bank is disputed territory where there has been a Jewish presence for thousands of years. Palestinian Mohammad Salameh, owner of a house that was taken by Israeli settlers in village of Jalud, reacts during an interview with Reuters at his house in al-Auja village in the Israeli-occupied West Bank on July 2, 2026. — Reuters Settlement building and settler violence have long been among the biggest obstacles to efforts for peace in Palestine. Even Israel’s staunchest allies, including the United States, have condemned settler actions. Nevertheless, settlement expansion has accelerated under Prime Minister Benjamin Netanyahu’s government, which relies on hardline pro-settlement parties to maintain its parliamentary majority. For Salameh, the dispute is painfully personal. Construction on the house stalled after the Israeli assault on Gaza began in 2023, when his son could not find work and the family’s finances came under strain. “The neighbour close by has built a two-storey house, which they will probably take too; if we lose this house, they will lose theirs,” he said.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Anwar İbrahim: Norveç'in füze anlaşmasını iptali Batı ikiyüzlülüğünü yansıtıyor
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Norveç'in bir füze anlaşmasını iptal etmesinin, daha geniş çaplı Batı ikiyüzlülüğünün bir göstergesi olduğunu söyledi. Bu açıklama, uluslararası normlara saygının azaldığı yönündeki eleştirilerin bir parçası olarak geldi. İbrahim, Gazze'deki durumu, İsrail'in Lübnan'ı 'aralıksız bombalamasını', Rusya-Ukrayna savaşını ve Sudan'daki iç savaşı, uluslararası hukukun değer kaybettiğinin işaretleri olarak gösterdi. Norveç'in kararının ardındaki spesifik nedenlere değinilmezken, İbrahim'in yorumları, Batılı ülkelerin farklı krizlere yönelik tutarsız yaklaşımlarına dair uzun süredir devam eden tartışmaları alevlendiriyor.
Filistin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Gazze'de Savaşın 1000. Günü: Filistinliler Belirsiz Bir Gelecekle Karşı Karşıya
Gazze'de savaş 1000 günü geride bıraktı. Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırıyla başlayan çatışmalar, 2 milyondan fazla Filistinlinin yerinden edildiği ve büyük yıkımın yaşandığı bir insani krize dönüştü. İsrail güçleri Gazze'nin yarısından fazlasını kontrol altında tutarken, kırılgan ateşkesler kalıcı bir çözüm sağlayamadı. Bölgedeki diğer çatışmalar da durumu karmaşıklaştırıyor. Hem İsrailli hem de Filistinli halk, uzun süren savaşın getirdiği yorgunlukla karşı karşıya. Yerleşim yerlerinin harabeye döndüğü Gazze'de yaşayan Filistinlilerin geleceği belirsizliğini koruyor. Uluslararası toplumun ateşkes çabalarına rağmen, kalıcı barış ihtimali hâlâ uzak görünüyor. Ekonomik ve siyasi istikrarsızlık, temel hizmetlere erişimi neredeyse imkânsız hale getirdi. Yerinden edilmiş nüfus, gıda, su ve sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyuyor. Savaşın 1000'inci günü, çatışmanın bölge üzerindeki derin etkilerini ve acil bir çözüm gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Filistin14 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Gazze Savaşının 1000. Gününde 'Güvenlik ve Özgürlük' Uyarısı
Gazze savaşının başlangıcından bin gün sonra, eski rehine müzakerecisi ve Uluslararası Topluluklar Örgütü Orta Doğu Direktörü Gershon Baskin, France 24’e verdiği demeçte İsrail’in siyasi ve stratejik gidişatına dair çarpıcı bir değerlendirme yaptı. Baskin, bu dönüm noktasının yalnızca askeri bir kilometre taşı olmadığını, aksine İsrail’in siyasi başarısızlığını gözler önüne serdiğini savundu. Baskin, 'İsrail’in güvenliği Filistin özgürlüğü olmadan, Filistin özgürlüğü de İsrail güvenliği olmadan sağlanamaz' ifadesiyle iki tarafın kaderinin birbirine bağlı olduğunu vurguladı. Mevcut politikaların bu karşılıklı bağımlılığı görmezden geldiğini belirten Baskin, çatışmanın askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini, siyasi bir ufka ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. Savaşın uzamasının şiddet döngüsünü derinleştirdiğine dair uluslararası kaygıların arttığı bir dönemde gelen bu açıklamalar, eski bir müzakerecinin perspektifinden diyalog çağrılarını güçlendiriyor. Baskin’in sözleri, bölgede kalıcı barış için karşılıklı güvenlik ve özgürlüğü merkeze alan yeni bir yaklaşımın gerekliliğine işaret ediyor.
Filistin3 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM Raporu: İsrail'in Çocukları Hedef Alması Soykırım Suçu
Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, yayımladığı yeni raporda İsrail’in Filistinli çocukları kasten hedef aldığını ve bu eylemlerin soykırım ile diğer vahşet suçlarını oluşturduğunu bildirdi. Rapora göre, çocuklara yönelik saldırılar sistematik bir nitelik taşıyor ve soykırım niyetinin temel göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Hamas yetkilileri, BM raporunu İsrail’in savaş suçları ve soykırım politikasını kanıtlayan bir belge olarak nitelendirdi. Raporun uluslararası toplum nezdinde İsrail’e karşı hesap verebilirlik sürecine katkı sunması bekleniyor. Komisyon, İsrail’in askeri operasyonları sırasında çocuklara yönelik ağır ihlallerin arttığını vurgularken, bu bulguların Lahey’deki uluslararası mahkemelerde delil olarak kullanılabileceği belirtiliyor. Rapor, Gazze’deki insani krizin derinleştiği bir dönemde tansiyonu daha da yükseltme potansiyeli taşıyor.
Filistin28 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
AFP, IDF'deki Avustralyalının Gazze'de savaş suçu iddialarını inceliyor
Avustralya Federal Polisi (AFP), İsrail Savunma Kuvvetleri'nde (IDF) görev yapan bir Avustralya vatandaşının Gazze'de savaş suçu işlediği yönündeki iddiaları içeren bir dosyayı değerlendiriyor. İddialar, 2023 ve 2024 yıllarında askeri gerekçe olmaksızın konut binalarının kasıtlı olarak hedef alınıp yıkılmasını kapsıyor. AFP, ön incelemenin ardından resmi soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek. Bu gelişme, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına yönelik uluslararası hukuk ihlali iddialarının arttığı bir dönemde kaydedildi. Avustralya yasaları, vatandaşlarının yabancı ordularda işlediği savaş suçlarını yargılamaya olanak tanırken, dava Canberra üzerinde diplomatik baskı yaratabilir. Ayrıca, İsrail'e silah ihracatı gibi konularda kamuoyu ve siyasi tartışmaları alevlendirme potansiyeli taşıyor. İsrail ordusu ise geçmişte benzer suçlamaları reddederek operasyonlarının uluslararası hukuka uygun olduğunu savunmuştu. Soruşturma, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Filistin'deki durumu incelediği bir sürece denk gelirken, Avustralya'nın müttefikleriyle ilişkileri ve uluslararası yükümlülükleri arasında bir denge gözetmesi gerekiyor.
Filistin2 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM Komisyonu Başkanı: Gazze’de Hayat 'Cehennem Gibi'
Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu Başkanı Srinivasan Muralidhar, Gazze’deki yaşam koşullarını “cehennem gibi” olarak tanımladı. Muralidhar, Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in bölgede yürüttüğü askerî operasyonları soykırım olarak nitelendirdi. Bu açıklama, BM’nin Gazze’deki insani krize ilişkin eleştirilerinin dozunun arttığı bir dönemde geldi. Komisyon daha önce de tarafları uluslararası hukuka uymaya çağırmıştı. Muralidhar’ın sözleri, sivil kayıplar ve altyapı tahribatına dair küresel tepkileri güçlendirebilir. İsrail ise soykırım suçlamasını reddetmeye devam ediyor.
Filistin1 olay6 sa önce