Trump ile İran Gerilimi Netanyahu'yu Seçim Öncesi Köşeye Sıkıştırdı
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki ilişki, İran’a yönelik savaş ve bunun nasıl sonlandırılacağı konusundaki anlaşmazlıklar yüzünden gerginleşti. Netanyahu, Trump yönetiminin baskıları ile yaklaşan kritik seçimler öncesinde İsrail iç kamuoyunun beklentileri arasında sıkışmış durumda. İsrail Başbakanı, ABD’nin İran stratejisine uyum sağlama zorunluluğu ile seçmen tabanının hassasiyetlerini dengelemek zorunda. Bu diplomatik sıkışma, iki ülke arasındaki ittifakın geleceğini ve Orta Doğu’daki güç dengelerini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Filistin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 8 sa önce- Diplomatik01 Tem 12:25
Netanyahu is caught between Trump and a hard place
Netanyahu is caught between Trump and a hard place Expert comment LToremark 1 July 2026 As Trump and Netanyahu fall out over Iran war – and how to end it – the Israeli prime minister is caught between US pressure and domestic opinion ahead of crucial elections. The relationship between US President Donald Trump and Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu has grown increasingly tense since the start of the Iran war and seems to have reached an all-time low amid Trump’s efforts to end hostilities in both Iran and Lebanon. His memorandum of understanding (MoU) with Iran was largely criticized in Israel. Netanyahu – who always bragged about his great relationship with Trump – was seen as responsible. Another MoU between Israel, the US and Lebanon followed last week. Although it looks more favourable to Israel, it has nevertheless been met with a great deal of suspicion in Israel where the majority supports military action against Hezbollah. Related work Will the US–Iran ceasefire hold? Before last week’s deal, the US president had grown increasingly frustrated that Israel’s actions in Lebanon would jeopardize the ceasefire deal with Iran. Trump has confirmed reports he called Netanyahu ‘crazy’ and used an expletive during a tense phone call. A new book claims there was a similarly angry phone call just days before the public announcement of the ceasefire deal to end the war in Gaza. These revelations paint a picture of two leaders who have always emphasized their close alliance and ‘beautiful friendship’ but no longer seem to be on the same page. But does this mean Trump is ready to translate his growing resentment towards Netanyahu into new policy? If so, how would it affect Israeli politics and the upcoming elections? The end of the Trump–Netanyahu bromance Quite possibly, no one was happier than Netanyahu after Trump’s election victory in November 2024. He reportedly used to stall to buy time during the Biden administration, postponing key decisions such as a normalization agreement with Saudi Arabia, and fateful decisions on Gaza and the hostages until Trump returned to the White House. And indeed, the Israeli cabinet approved the ceasefire deal with Gaza, that allowed for the release of 33 hostages, just in time for Trump’s inauguration. But from that moment on Trump and Netanyahu have struggled to reach a consensus. Trump started his term with a plan to ‘relocate’ Palestinians from Gaza to Libya and a promise there would be ‘all hell to pay’ for Hamas if the hostages were not released. But just months later he presented his 20-point peace plan for Gaza and effectively forced a ceasefire on both Israel and Hamas. Just a few weeks prior to Trump’s peace plan announcement, Netanyahu had promised to continue the fight in Gaza to retrieve all hostages and eradicate Hamas. However, he later embraced Trump’s peace plan and the subsequent hostage deal. The families of hostages have argued that Netanyahu sabotaged previous chances for such a deal and eventually only succumbed to Trump’s pressure. But the war with Iran provided ultimate proof that Netanyahu and Trump have very different worldviews and geopolitical goals. As the proclaimed goals of the war began to look increasingly unachievable, Trump increased cooperation with Saudi Arabia, Qatar, Turkey and Pakistan to secure a ceasefire. Netanyahu, meanwhile, wanted to maintain the military pressure on both Iran and Hezbollah in Lebanon, despite the heavy price of the war – and even as the IDF admitted that eradicating Hezbollah without a full-scale invasion is unrealistic. Related work Netanyahu’s biggest gamble Netanyahu’s dream that Trump would provide a carte blanche for Israel in Gaza, Lebanon and Iran did not come true. While Trump wanted quick victories for national and personal gains, Netanyahu was more interested in precisely the type of ‘endless war’ that Trump had promised to avoid. The disparity between their goals was made even clearer as the US signed a shaky MoU with Iran and demanded that Israel halt its military activity in Lebanon. The terms of the new Israel–Lebanon MoU allow Israeli troops to remain in southern Lebanon until Hezbollah disarms – and Netanyahu has already reiterated that they will. Significant pullouts of Israeli forces would be a highly unpopular move among Israelis and Netanyahu will want to avoid this ahead of the election. Trump, meanwhile, desperately needs this ceasefire to last to stabilize the situation in Iran. It remains to be seen how much pressure the US will exercise to enforce this agreement. So far, timeframes are vague and there are minimal demands on Israel – but this could change. Consequences for Israel’s election Netanyahu will be running in the October parliamentary elections weakened by his rift with Trump – and with many of Israel’s international relationships already strained by the war in Gaza. US Vice President JD Vance’s recent statement that Trump is Israel’s last powerful ally rings painfully true. Polls in Israel indicate that Netanyahu currently cannot secure a coalition. Support for the prime minister and his Likud party has been eroded by the 7 October 2023 Hamas attacks, his handling of the prolonged hostage crisis and inability to secure a decisive victory over Hamas, as well as the judicial reform and corruption. It remains to be seen whether the MoU with Lebanon will have an impact on the polls but for now it does not appear to be a game changer. It is harder to establish whether the rift with Trump has had an impact. In 2015, Netanyahu skilfully used his confrontation with then US president Barack Obama over the JCPOA deal to win the elections. Now, 11 years later he will attempt to pull the same trick with Trump. Polls indicate that over two thirds of Israelis believe that Trump’s policies are damaging to Israel, while pro-Netanyahu media describe Trump as weak and undecisive. So, while some voters may be concerned by the very public rift between Israel and the US, others seem inspired by it.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Eski bakan: Trump Netanyahu ve İsrail'i benzeri görülmemiş aşağılamaya maruz bıraktı
İsrail eski Adalet Bakanı Daniel Friedmann, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Başbakan Binyamin Netanyahu ve İsrail'i 'benzeri görülmemiş bir aşağılama'ya maruz bıraktığını öne sürdü. Friedmann, Gazze savaşı sürecinde İsrail'in uluslararası konumunun zayıfladığını belirterek, Netanyahu'nun siyasi zayıflığının bölgesel kararlarda ABD liderliğine bağımlılığı artırdığını savundu. Açıklamalar, ABD-İsrail ilişkilerinde yaşanan gerilimlerin ve İsrail hükümetine yönelik eleştirilerin yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Friedmann'ın değerlendirmesi, İsrail iç siyasetinde savaşın yönetimine dair tartışmalarla da örtüşüyor. Bu ifadeler, İsrail'in dış politikadaki manevra alanının daraldığına ve Washington'un bölgedeki etkisinin arttığına işaret ediyor.
Filistin2 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM Raporu: İsrail'in Çocukları Hedef Alması Soykırım Suçu
Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, yayımladığı yeni raporda İsrail’in Filistinli çocukları kasten hedef aldığını ve bu eylemlerin soykırım ile diğer vahşet suçlarını oluşturduğunu bildirdi. Rapora göre, çocuklara yönelik saldırılar sistematik bir nitelik taşıyor ve soykırım niyetinin temel göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Hamas yetkilileri, BM raporunu İsrail’in savaş suçları ve soykırım politikasını kanıtlayan bir belge olarak nitelendirdi. Raporun uluslararası toplum nezdinde İsrail’e karşı hesap verebilirlik sürecine katkı sunması bekleniyor. Komisyon, İsrail’in askeri operasyonları sırasında çocuklara yönelik ağır ihlallerin arttığını vurgularken, bu bulguların Lahey’deki uluslararası mahkemelerde delil olarak kullanılabileceği belirtiliyor. Rapor, Gazze’deki insani krizin derinleştiği bir dönemde tansiyonu daha da yükseltme potansiyeli taşıyor.
Filistin12 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'den İsrail'e yeni Gazze önerisi: Hamas silahsızlanmasa da yeniden inşa sürsün
ABD yönetiminin İsrail’e, Gazze Şeridi’nin yeniden inşasına dair yeni talepler içeren bir belge sunduğu öne sürüldü. İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre, belgede Hamas’ın silahsızlandırılmaması durumunda dahi yeniden yapılanma sürecinin sürdürülmesi gerektiği ifade ediliyor. Talepler arasında yer aldığı belirtilen bu yaklaşım, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölge politikaları çerçevesinde değerlendiriliyor. Belgenin ayrıntılarına yer verilmezken, Washington’un bu çıkışı ateşkes ve çözüm arayışlarının sürdüğü bir dönemde dikkat çekiyor. Daha önce Hamas’ın silahsızlandırılmasını ön koşul olarak gören ABD’nin tutumunda olası bir esneme olarak yorumlanabilecek bu iddia, İsrail tarafında nasıl yankı bulacağı sorusunu gündeme getiriyor. Gazze’de insani durumun ağırlaştığı ve yeniden inşa ihtiyacının aciliyet kazandığı bir aşamada gelen bu haber, yeni bir diplomatik müzakere zemininin oluşabileceğine işaret ediyor. Ancak belgenin resmiyet kazanıp kazanmadığı ve İsrail hükümetinin resmî tepkisi henüz netleşmiş değil.
Filistin2 olay17 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Guterres'ten UNRWA İçin Nakit Krizi Uyarısı
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Salı günü yaptığı açıklamada, Filistinli mültecilere yardım kuruluşu UNRWA'nın mali durumunun 'giderek daha kırılgan' hale geldiğini ve milyonlarca insanın geçim kaynağının risk altında olduğunu bildirdi. Daha fazla fon kesintisinin 'koşulları kırılma noktasının ötesine itebileceği' uyarısında bulundu. İsrail'in siyasi önyargılı olmakla eleştirdiği UNRWA, bağışçı desteğindeki azalma nedeniyle temel hizmetlerini sürdürmekte zorlanıyor. Kuruluşun bütçe açığının büyümesi, bölgedeki insani durumu daha da kötüleştirme riski taşıyor. Guterres'in çağrısı, jeopolitik gerilimlerin insani yardım çalışmaları üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme getirdi.
Filistin1 olay18 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Sonrası 'Eser ve Hizmet' Siyasetini Vurguladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, 32 yıllık siyasi mücadelesini inanç, azim ve emekle örülü bir başarı hikayesi olarak niteledi. Erdoğan, bu sürecin ülkede eser ve hizmet siyasetinin hâkim olduğu bir dönem olduğunu belirtti. Erdoğan'ın bu çıkışı, hükümetin icraat temelli siyaset anlayışını öne çıkaran ve uzun dönemli vizyonunu yansıtan bir söylem olarak değerlendirildi. Açıklamada somut yeni bir icraat detayı yer almazken, mevcut politik çizginin altı çizildi.
Filistin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD Hazine Bakanlığı beş Filistinli grubu yaptırım listesine ekledi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Filistin İslami Cihad - Şikaki Fraksiyonu, Filistin Kurtuluş Cephesi - Ebu Abbas Fraksiyonu, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi - Genel Komutanlık ve Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi - Havatme Fraksiyonu'nu Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Bu gruplar, Yabancı Terör Örgütleri (FTO) ve/veya Küresel Terörizm Yaptırımları (SDGT) programları kapsamında yaptırıma tabi tutuldu. Söz konusu adım, ABD'nin Filistinli silahlı gruplara yönelik mali baskıyı artırma politikasının bir parçası olarak görülüyor. Listeye alınan kuruluşların ABD'deki varlıkları dondurulacak ve ABD vatandaşlarının bu gruplarla işlem yapması yasaklanacak. Yaptırımlar, bölgedeki mevcut gerilimlerin ve diplomatik çabaların gölgesinde, uluslararası toplumun terörle mücadele yaklaşımına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirebilir.
Filistin11 olay1 gün önce