Ucuz para, maliyetli yanılsama: İhracatın kurtuluşu yapısal reformlarda
Dawn gazetesinde yayımlanan bir analiz, Pakistan'da düşük kurun ihracatı artıracağına dair yaygın inancın eksik ve tehlikeli bir yanılsama olduğunu savunuyor. Son yıllarda rupideki değer kaybına rağmen ihracatta kalıcı bir yükselişin gerçekleşemediği, fiyat odaklı rekabet anlayışının sınırlı kaldığı vurgulanıyor. Yazı, asıl sorunun yapısal engellerde yattığını belirtiyor: yüksek enerji maliyetleri, geciken vergi iadeleri, düşük verimlilik ve inovasyon eksikliği gibi faktörler, sadece kur manipülasyonuyla aşılamayacak kadar köklü. Ucuz para biriminin cazip görünen kısa vadeli etkisi, uzun vadede sürdürülebilir büyüme yerine enflasyon ve borç yükü getiriyor. Politika yapıcıların, ihracatçıları desteklemek için kurlara bel bağlamak yerine, üretim altyapısını güçlendirecek, iş ortamını iyileştirecek ve katma değerli üretimi özendirecek reformlara yönelmesi gerektiği sonucuna varılıyor. Bu görüş, Pakistan ekonomi yönetimindeki tartışmaların merkezinde yer alan bir yaklaşımı yansıtıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Bangladeş gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 01 Tem- Ekonomik01 Tem 02:49
Cheap currency, costly illusion
THERE is a comforting story we tell ourselves about exports — that the rupee is the lever, and the zealots suggest that if only it were allowed to fall far enough, our factories would roar back to a state of competitiveness. It is a tidy theory, and an attractive one, because it locates the problem outside ourselves. It is also wrong, or at least dangerously incomplete. It is one valve in a larger system. And a country that keeps reaching for it while the pipes corrode elsewhere will find that the water never quite arrives. The evidence is unsentimental. Research by the State Bank puts the responsiveness of our exports to the exchange rate well below one — a one per cent appreciation in the nominal effective rate trims export demand by only about 0.56pc. But the more decisive number is the import content of what we sell. Roughly 37pc of our export value is itself imported: about 24pc in raw materials such as yarn, fibre and PTA (purified perephthalic acid), and 16pc in capital goods. Textiles, around 55pc to 60pc of what we sell abroad, are the most import-hungry of all. So when the rupee falls, the cost of the very inputs that exporters depend on rises almost in lockstep, and the price advantage we thought we had bought, is quietly clawed back at the customs counter — while the buyer abroad also demands his own pound of flesh from it. This is why currency, in any honest weighting, deserves perhaps an eighth of the explanation, and not the lion’s share. The heavier weights belong elsewhere. Energy is the binding constraint: our industrial tariffs of roughly 13.5 cents to 15 cents per unit tower over India’s 12.1, Bangladesh’s 8.7, Vietnam’s 7.5 and Malaysia’s four cents. For a textile mill, that gap is the difference between winning an order and losing it to Dhaka. Then come the other levers: productivity and the climb up the product ladder; trade facilitation, where every day shaved off a customs delay lifts trade by roughly 1pc; a tariff structure that does not tax exporters through cascading duties on inputs; and diversification. Fix the structural levers, and the currency becomes a supporting instrument. Take a look at the peers we measure ourselves against. Vietnam took merchandise exports from under $50 billion in 2007 to more than $370bn by 2024 — not by chasing a cheaper currency but by holding competitive energy prices, securing duty-free access to inputs, signing trade agreements and moving into electronics, machinery and footwear. South Korea multiplied its exports more than twentyfold over four decades through technology and skills. The countries that devalued repeatedly without fixing anything underneath — Argentina being the standing monument in this regard — transformed nothing. We have a fresher cautionary tale. Between 2021 and 2023, Türkiye let the lira fall around 60pc against the dollar. Inflation roared from about 19pc to above 85pc, yet exports grew only around 13pc, while imports rose by a third and the deficit ballooned to roughly 9.5pc of GDP. Devaluation alone is not merely insufficient; it is also expensive. The bill arrives in the form of inflation, a heavier dollar-debt burden, eroded real wages for a population that is a net food-and-energy importer, and the flight of the confidence the tradable sector requires. None of this means the rupee should be defended at any price. Where a currency is genuinely overvalued, refusing to adjust simply taxes exporters indefinitely. And our recent record on this count is a sobering one: between May 2023 and December 2025, despite nominal rupee weakness, the real effective exchange rate appreciated by about 19pc as domestic inflation overwhelmed the nominal move — and against China, our largest trading partner, real appreciation topped 20pc. That clearly points to an erosion of competitiveness. But two cautions matter. The observed REER (real effective exchange rate) is a relative-price index, not a misalignment gauge; sizing true over- or under- valuation requires an equilibrium-REER estimate, not the headline number. And remittances cut both ways. As a large, durable, non-debt inflow, they raise the sustainable equilibrium rate, which means that we are less overvalued than a trade-only view would suggest. Yet the same inflows bid up non-tradable prices and prop up the rupee, flattering the index while the tradable sector quietly weakens. This is full-blown Dutch disease, and its lesson is blunt: you cannot devalue your way out of a remittance-driven appreciation, because the inflow simply re-appreciates the currency. So the resolution is neither denial nor devaluation-as-panacea. It is sequence. If diagnosis confirms the rupee is overvalued, exchange-rate adjustment belongs in the package — but only alongside energy reform, productivity, trade facilitation, fiscal discipline and diversification, and never as a substitute for them. Treated as the whole answer, the currency becomes the path of least resistance, letting policymakers defer the hard structural fixes year after year. It is a necessary step but hardly the complete solution. Our export problem has never really been about the price of the rupee. It is about the price of electricity, the speed of a refund, the diversity of a product line and the predictability of a policy. Worse, the public investment those levers depend on has been thinning in real per-capita terms precisely when exporters face mounting exchange-rate pressure. Fix the stru`ctural levers, and the currency becomes a supporting instrument. Reach for it alone, and we keep running faster only to stand in the same place. The writer is a senior banker. Published in Dawn, July 1st, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Bangladeş'te gemi söküm tersanesinde gaz sızıntısı: 8 ölü, 5 kayıp
Bangladeş'in güneydoğusundaki Chittagong liman kentinde bir gemi söküm tersanesinde Cuma günü zehirli gaz sızıntısı meydana geldi. Polis yetkilisi Abdul Kuddus Chowdhury, en az sekiz işçinin hayatını kaybettiğini, beş kişinin kayıp olduğunu açıkladı. Tanıklar, tersane içinden çığlıklar duyduklarını ve bazı yaralıların hastaneye kaldırıldığını söyledi. Olay, Bangladeş'te gemi söküm sektöründeki iş güvenliği koşullarını yeniden gündeme getirdi. Yetkililer, kayıp işçilerle ilgili bilgi toplamaya devam ederken sızıntının kaynağı ve kazanın kesin nedeni araştırılıyor.
Bangladeş1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemi
115 Gün Denizde Mahsur Kalan Bangladeşli Kaptanın Körfez Çilesi
Bangladeşli kaptan Mohammad Shafiqul Islam, 31 kişilik mürettebatıyla birlikte Körfez’de 115 gün boyunca mahsur kaldı. Füze saldırılarının aydınlattığı gecede, yiyecek ve suyu karneye bağlamak zorunda kaldıklarını belirten Islam, 40 milyon dolarlık gemi ve 8,2 milyon dolarlık kargodan sorumlu olduğunu ifade etti. Yaşadığı çileyi ülkesine döndüğünde AFP’ye anlatan kaptan, bölgedeki savaşın ticari gemiler için yarattığı tehlikeleri gözler önüne serdi. Bu olay, özellikle Yemen’deki çatışmalar ve Husilerin deniz ticaret yollarına yönelik saldırıları nedeniyle Körfez’de seyir güvenliğinin giderek azaldığını gösteriyor. Sivil denizcilerin savaş bölgelerinde mahsur kalması, hem can güvenliği hem de uluslararası tedarik zincirlerinin kesintisiz işleyişi açısından ciddi riskler barındırıyor. Uluslararası toplumun deniz güvenliğini sağlama çabalarına rağmen, ticari gemilerin zaman zaman ateş hattında kaldığı görülüyor. Kaptan Islam’ın anlatımı, jeopolitik gerilimlerin doğrudan insani sonuçlar doğurduğunu ve denizcilik endüstrisinin bu çatışmalardan nasıl etkilendiğini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Bölgedeki istikrarsızlık sürdükçe benzer olayların yaşanma olasılığı, deniz ticaretinin geleceği üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek.
Bangladeş1 olay04 Ağu - Aynı ülke gündemi
Pakistan'ın Ticaret Açığı Derinleşiyor: Yapısal Kısıtlar Öne Çıkıyor
Pakistan'ın dış ticaret dengesi, dönemsel dalgalanmaların ötesine geçerek on yıllardır biriken yapısal kısıtların etkisiyle genişlemeye devam ediyor. İthalat artışı ihracat kazançlarını sürekli geride bırakırken, ekonomi dış kaynak girişlerine bağımlı kalıyor. Periyodik politika müdahalelerine ve kısa vadeli istikrar çabalarına rağmen, bu temel eğilim değişmiş değil. Uzmanlar, sorunun geçici önlemlerle aşılamayacak kadar kökleştiğini ve ekonominin kronik dış açık sorununa yapısal reformlarla yanıt verilmesi gerektiğini belirtiyor. Dawn gazetesinin analizine göre, mevcut tablo Pakistan'ın üretim ve ihracat kapasitesindeki yetersizlikleri yansıtıyor. Dış finansmana erişim kesildiğinde ödemeler dengesi krizleri kaçınılmaz hale gelirken, sürdürülebilir bir çözüm için ticaret politikalarının ve sanayi altyapısının yeniden yapılandırılması öne çıkıyor.
Bangladeş1 olay08 Haz - Aynı ülke gündemi
Bangladeş'te Tuğgeneral, 2018'deki Sahte Çatışmada Ölüm İddiasıyla Gözaltında
Bangladeş'te görev yapan bir tuğgeneral, 2018'de yürütülen uyuşturucuyla mücadele operasyonu sırasında bir siyasetçinin yargısız infazına karıştığı iddiasıyla Salı günü gözaltına alındı. İnsan hakları örgütlerine göre, ülke çapındaki bu kampanyada 460'tan fazla kişi öldü ve ölümlerin çoğu güvenlik güçleri tarafından düzenlenmiş sahte çatışmalarda gerçekleşti. Gözaltı, bu tartışmalı kampanya sırasında işlenen insan hakları ihlallerine ilişkin ender bir hesap verebilirlik örneği olarak değerlendiriliyor. Aktif görevdeki bir subayın tutuklanması, hükümetin geçmişteki suistimallere yönelik tutumunda bir değişikliğe işaret edebilir. Ancak soruşturmanın kapsamı ve siyasi etkileri henüz belirsiz. 2018'deki operasyon resmî olarak uyuşturucu kaçakçılığını hedef alsa da, güvenlik güçlerinin yaygın yargısız infazları uluslararası eleştirilere yol açmıştı. Bu tutuklama, Bangladeş'in insan hakları karnesi ve yargı bağımsızlığı konusunda hem iç kamuoyunda hem de diplomatik çevrelerde yankı bulabilir.
Bangladeş1 olay29 Tem - Aynı ülke gündemi
Pakistan'ın enerji ithalatı bağımlılığı rekor ticaret açığına yol açtı
Pakistan'ın 2026 mali yılında ticaret açığı 39.47 milyar dolara ulaşarak son dört yılın en yüksek seviyesine çıktı. Petrol grubu ithalat faturası 16.86 milyar dolara yükselirken, ham petrol ithalatı yüzde 32.1 artışla 7.17 milyar dolar oldu. Bu veriler, ülkenin ithal enerji kaynaklarına olan yapısal bağımlılığını gözler önüne seriyor. Artan enerji faturası, cari açığı besleyerek ekonomik kırılganlığı artırıyor ve döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturuyor. Uzmanlar, sürdürülebilir bir çözüm için güneş, rüzgâr ve hidroelektrik gibi yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor. Mevcut durum, enerji güvenliği ve mali istikrar arasındaki doğrudan bağı pekiştiriyor. Küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı ülke ekonomisini korumak adına yeşil dönüşümün ertelenemez bir politika önceliği haline geldiği vurgulanıyor. Aksi takdirde dış ticaret dengesinin düzelmesi ve sürdürülebilir büyümenin sağlanması zorlaşacak.
Bangladeş1 olay27 Tem - Aynı ülke gündemi
Bangladesh arrests ex-soldier after attack plot threat
Bangladeş1 olay16 May