Çiftçi'den Suriye yönetimine gönüllü dönüşler için adım beklentisi
İçişleri Bakanı Çiftçi, Suriye yönetiminin gönüllü geri dönüşleri teşvik edici adımlar atması gerektiğini belirtti. Türkiye ve Suriye heyetleri arasındaki görüşmede, güvenlik, kamu düzeni ve kurumsal kapasitenin artırılmasına yönelik işbirliği konuları ele alındı. Görüşmede, trafikte elektronik denetim sistemleri, plaka ve parmak izi tanıma teknolojilerinin yaygınlaştırılması, pasaport ve kimlik basım süreçlerinin iyileştirilmesi ve güvenlik ekipmanları alanında ortak çalışma imkanları değerlendirildi. Bu teknik alanlardaki işbirliğinin, Suriye'deki kurumsal yapıyı güçlendirerek geri dönüşleri kolaylaştırması hedefleniyor. Türkiye, barındırdığı milyonlarca Suriyelinin güvenli ve onurlu geri dönüşü için Suriye yönetiminin somut adımlar atmasını bekliyor. Güvenlik ve altyapı işbirliği, bu sürecin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- İnsani30 Haz 12:32
İçişleri Bakanı Çiftçi: Suriye yönetiminden gönüllü geri dönüşleri teşvik edici adımlar bekliyoruz
Görüşmede, Türkiye ile Suriye arasında güvenlik, kamu düzeni ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesine yönelik işbirliği konuları ele alındı. Bakanlar, trafikte elektronik denetleme sistemlerinin kurulması, plaka tanıma ve parmak izi tanıma teknolojilerinin yaygınlaştırılması, pasaport ve kimlik basım süreçlerinin geliştirilmesi ile güvenlik ekipmanları alanındaki işbirliği imkanlarını ele aldı. Taraflar ayrıca, 112 acil çağrı ve ambulans ağının kurulması, uyuşturucuyla mücadele alanında tecrübe paylaşımı ve Suriyeli polislerin eğitimi başlıklarında işbirliği imkanlarını görüştü. Tişrin Sarayı'ndaki görüşmeye Türkiye tarafından Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, Vali-Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan katıldı. Suriye tarafında ise İçişleri Bakan Yardımcısı Abdülkadir Tahan, İdari ve Mali İşler Bakan Yardımcısı Basim el-Mansur, İnsan Kaynakları Bakan Yardımcısı Hüsam Fettuh, Göç ve Pasaport Dairesi Müdürü Osman Hilal ile çok sayıda yetkili görüşmede yer aldı. İki bakanlık arasında yürütülen heyetler arası görüşmelerin tamamlanmasının ardından mutabakat zabıtlarının imzalanmasının beklendiği öğrenildi. Bakan Çiftçi'nin, İçişleri Bakanı Hattab ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanı Raed el-Salih'le temaslarda bulunması, daha sonra ise Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edilmesi bekleniyor. 2017 YILINDAN BU YANA 1 MİLYON 439 BİN 228 SURİYELİ ÜLKESİNE DÖNDÜ Çiftçi, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Suriyelilerin gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüşlerini desteklemeyi sürdürdüğünü dile getirdi. Suriye yönetiminden, gönüllü geri dönüş yapanlara yönelik destekleyici ve teşvik edici politikalar geliştirmesini beklediklerini dile getiren Çiftçi, güvenlik ve barınma başta olmak üzere geri dönenlerin karşılaşabileceği sorunların giderilmesinin dönüş sürecini hızlandıracağını vurguladı. Suriye'de istikrarın sağlanmasına yönelik gelişmelerle birlikte geri dönüşlerde ivme görüldüğünü ifade eden Çiftçi, şunları aktardı: "Bu geri dönüşlerin, Suriye'nin yeniden ayağa kaldırılması ve inşası bakımından kıymetli olduğunun farkındayız. Bu nedenle gönüllülük esasına dayalı ve güvenli şekilde sürecin yürütülmesine yönelik desteklerimizi sürdürüyoruz." İçişleri Bakanı Çiftçi, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde hayata geçirilen altyapı projeleri başta olmak üzere, Suriyelilerin ülkelerine dönüşlerini kolaylaştıracak imkanları seferber ettiğini dile getirdi. Geri dönüş yapan çok sayıda kişinin kimlik, aile cüzdanı, konut ve arazi mülkiyet belgelerini kaybettiğini bildirdiğini belirten Çiftçi, belge eksikliği yaşayanlara hukuki destek sağlanmasının gönüllü geri dönüşleri artıracağına dikkati çekti. Çiftçi, gönüllü geri dönüşler ve göç alanındaki diğer konularda işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla Şam Büyükelçiliği ve Halep Başkonsolosluğu bünyesinde kurulan Göç Ofisleri aracılığıyla koordinasyonu artırmak istediklerini kaydetti. İçişleri Bakanı Çiftçi, 2017 yılından bu yana vatanlarına dönen Suriyelilerin sayısının 1 milyon 439 bin 228'e ulaştığını, 8 Aralık 2024'ten bu yana ise 699 bin 225 kişinin ülkesine döndüğünü kaydetti. Göç ve geri dönüşlerin, insani yardımlar ve acil durum yönetimiyle birlikte Türkiye ile Suriye arasındaki önemli işbirliği başlıklarından biri olduğunu belirten Çiftçi, Türkiye'nin 2011 yılından bu yana sürdürdüğü Suriye politikası kapsamında Suriyelilere destek verdiğini ifade etti. Türkiye'de geçici koruma kapsamında hala 2 milyon 255 bin 31 Suriyelinin bulunduğunu aktaran Çiftçi, geri dönüşlerin tamamen gönüllülük esasına göre gerçekleştirildiğini vurgulayarak "Hiçbir Suriyeli kardeşimizi zorla geri göndermiyoruz." diye konuştu. BAKAN ÇİFTÇİ'DEN SURİYELİ MEVKİDAŞI İLE YAPTIĞI GÖRÜŞMEYE İLİŞKİN PAYLAŞIM Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı videolu paylaşımda, Suriye'de, Suriye İçişleri Bakanı Hattab ve beraberindeki heyetle görüştüklerini belirtti. "Görüşmemizde ülkelerimiz ve bakanlıklarımız arasındaki ilişkileri, güvenlik işbirliğini, terör, uyuşturucu ve sınır aşan suçlarla mücadeleyi, sınır güvenliğini, göç ile gönüllü geri dönüş süreçlerini ele aldık" ifadesini kullanan Çiftçi, ayrıca plaka tanıma sistemleri, parmak izi altyapısı, pasaport ve kimlik belgelerinin basımı, acil çağrı ve ambulans sisteminin kurulması ile Suriye polisinin eğitimi gibi başlıklarda işbirliği imkanlarını görüştüklerini aktardı. Bakan Çiftçi, kimlik kartı, sürücü belgesi, pasaport ve aile cüzdanı gibi belgelerin basımında Suriye makamlarına teknik destek sağlayabileceklerini ifade ettiklerini, eğitim ve ticaret amacıyla Türkiye'ye gelmek isteyen Suriye vatandaşlarına yönelik vize kolaylığı talebinin de gündeme geldiğini kaydetti. Çiftçi, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da ifade ettikleri üzere, hiçbir Suriyeli kardeşimizi zorla geri göndermiyoruz. Gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüşleri esas alıyor, Suriye'de istikrar güçlendikçe dönüşlerin de ivme kazanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Suriye'nin yeniden ayağa kalkması bakımından büyük önem taşıyan bu süreci destekliyor, başta kuzey bölgelerinde hayata geçirilen altyapı çalışmaları olmak üzere, geri dönüşleri kolaylaştıracak bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz. Suriyeli muhataplarımıza, geri dönen kardeşlerimize yönelik destekleyici, kolaylaştırıcı ve cesaretlendirici politikaların geliştirilmesi, özellikle güvenlik ve barınma alanındaki sorunların giderilerek dönüş ve uyum süreçlerinin hızlandırılması beklentimizi ifade ettik. Suriye'nin istikrarı, güvenliği ve toprak bütünlüğü, yalnızca kardeş Suriye halkı için değil, bölgemizin geleceği bakımından da büyük önem taşımaktadır. Türkiye olarak, komşumuz Suriye'nin yeniden huzura kavuşması, devlet kurumlarının güçlenmesi ve Suriyeli kardeşlerimizin kendi topraklarında güven içinde yaşayabilmesi için samimi ve yapıcı desteğimizi sürdüreceğiz. Güçlendireceğimiz işbirliğinin, ülkelerimiz ve bölgemizin ortak geleceği için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum."
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
OFAC’tan Terör ve Uyuşturucu Odaklı Kapsamlı Yaptırım Hamlesi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), birden fazla kişi ve kuruluşu Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Yaptırım kapsamına alınan isimler arasında Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, Filistinli gruplardan Nayif Havatma ve Ahmad Jabril, Kolombiyalı uyuşturucu baronları Gilberto Jose Rodriguez Orejuela ile Miguel Angel Rodriguez Orejuela ve Mısır İslami Cihad üyeleri yer alıyor. Ayrıca Abu Sayyaf Grubu, Silahlı İslami Grup ve Aum Shinrikyo gibi örgütler de listeye dahil edildi. Listeye eklenen şahısların büyük bölümü, Küresel Terörist olarak Belirlenmiş (SDGT) programı kapsamında işleme tabi tutulurken, Rodriguez Orejuela kardeşler Narkotik Kaçakçılığı Yaptırım Programı (SDNT) altında hedef alındı. Bu hamleyle, söz konusu kişi ve grupların ABD tabanlı varlıkları dondurulacak ve Amerikalı bireyler ya da kurumlarla her türlü işlem yapmaları yasaklanacak. Söz konusu toplu yaptırım kararı, Washington’ın küresel terör finansmanı ağlarını ve ulusötesi uyuşturucu ticaretinin para akışını kesintiye uğratma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. OFAC’ın bu geniş çaplı listeleme işlemi, ABD’nin Ortadoğu, Güney Asya, Latin Amerika ve Uzak Doğu’daki muhtelif tehdit unsurlarına karşı yaptırım enstrümanını aynı anda kullanma kararlılığını yansıtıyor.
ABD1141 olay4 sa önce - Ortak aktör
Suriye Cumhurbaşkanı: Lübnan’a askeri müdahale iddiaları tamamen asılsız
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Lübnan’a yönelik bir askeri müdahale planı olduğu iddialarını kesin bir dille reddetti. eş-Şara, bu tür haberlerin “tamamen asılsız” olduğunu söylerken, iki ülke arasındaki sınır belirleme çalışmalarının şu an gündemde olmadığını, zira İsrail’in devam eden saldırılarının 1,5 milyondan fazla insanı yerinden ettiğini ve önceliklerin farklı olduğunu ifade etti. Bölgede artan gerilim ve yerinden edilme krizi karşısında Şam yönetimi, Lübnan’la olası bir askeri tırmanışa dair söylentileri bertaraf etmeye çalışıyor. Bu açıklama, Suriye’nin önceliğinin mevcut insani kriz olduğunu ve Lübnan’la askeri bir çatışma niyetinde olmadığını ortaya koyuyor.
Suriye1 olay14 Haz - Ortak aktör
Trump şokuna karşı üçüncü ekonomik kutup arayışı
Chatham House tarafından yayımlanan bir araştırmaya göre, ABD'nin serbest ticaret düzenine yönelik 'Trump şoku' olarak adlandırılan korumacı politikaları, kural temelli ekonomik yönetişimi tehdit ediyor. Araştırmacı Creon Butler, bu şoka karşı ABD ve Çin dışında kalan ve uluslararası kurallara bağlı ekonomilerin birleşerek üçüncü bir ekonomik kutup oluşturabileceğini savunuyor. Butler, böyle bir oluşumun küresel ticaretin istikrarını koruyabileceğini ve diğer ülkelere alternatif bir model sunabileceğini belirtiyor. Öneri, özellikle orta ölçekli güçlerin daha aktif rol almasını gerektiriyor. Bu ülkeler, Dünya Ticaret Örgütü gibi platformlarda işbirliği yaparak korumacılığa karşı ortak duruş sergileyebilir. Analize göre, böyle bir üçüncü kutup, ABD'siz bir küreselleşmenin de önünü açabilir ve Çin'in artan etkisini dengeleyebilir. 8 Haziran 2026'da yayımlanan çalışma, mevcut jeopolitik gerilimler ışığında uluslararası ticaret mimarisinde önemli bir dönüşüm potansiyeline işaret ediyor.
Çin1 olay08 Haz - Ortak aktör
Temsilciler Meclisi Komitesi, ABD-İsrail askeri entegrasyonu karşıtı değişikliği reddetti
ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi, yıllık savunma politikası yasa tasarısında (NDAA) yer alan ve İsrail’e “dünyadaki başka hiçbir ülkeyle olmadığı kadar” yüksek düzeyde askeri-endüstriyel entegrasyon sağlayacak bir hükmün (Bölüm 224) çıkarılmasını öngören değişiklik önergesini reddetti. Komitedeki İsrail yanlısı üyeler, söz konusu bölümle ilgili çıkan haberlerin, Kongre’nin bu entegrasyonu dayatmaya çalıştığı yönünde olduğunu ve bunun gerçeği yansıtmadığını savundu. Bu karar, ABD-İsrail askeri işbirliğinin derinleştirilmesi yönünde atılan son adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Bölüm 224, iki ülke arasında ortak üretim ve teknoloji paylaşımı gibi alanlarda işbirliğini artırmayı hedefliyor. Önergenin reddedilmesi, lobi gruplarının Kongre’deki etkisini ve askeri entegrasyona verilen desteği gözler önüne seriyor.
ABD1 olay04 Haz - Ortak aktör
Demokratlar Rekor Pentagon Bütçesini 'Savaş İçin Açık Çek' Olarak Nitelendiriyor
ABD'nin İran'la savaşı ve Küba ile olası çatışma beklentisi gölgesinde, Demokratlar gelecek yılın Pentagon bütçesi için sert bir mücadeleye hazırlanıyor. Punchbowl News'in haberine göre, Massachusetts Temsilcisi Seth Moulton, 2027 mali yılı Ulusal Savunma Yetki Yasası'na (NDAA) önerilen 1.15 trilyon dolarlık rekor bütçeden 150 milyar dolar kesilmesini öngören bir değişiklik önergesi sunacak. Demokratlar, bütçeyi 'savaş için açık çek' olarak eleştirirken, iç ve dış politikadaki gerilimlerin savunma harcamalarını daha da artırabileceği bir dönemde bu hamlenin bütçe müzakerelerini alevlendirmesi bekleniyor.
Filistin1 olay03 Haz - Ortak aktör
Fırat Taşkını Deyrizor'da Binlerce Kişiyi Yerinden Etti
Doğu Suriye'nin Deyrizor ilinde Fırat Nehri'nin aniden yükselmesi sonucu şiddetli sel meydana geldi. Suriyeli yetkililer, son otuz yıldır ilk kez baraj kapaklarını açmak zorunda kaldı ve bu durum nehir boyunca geniş çaplı taşkınlara yol açtı. Taşkın suları çok sayıda köyü ve tarım arazisini tamamen sular altında bırakırken, binlerce bölge sakini evlerini terk etmek zorunda kaldı. Etkilenen nüfusa ilişkin net bir sayı verilmezken, altyapı ve geçim kaynaklarının ağır hasar gördüğü bildiriliyor. Fırat'ın Türkiye'den doğması nedeniyle su yönetimi hassas bir konu olsa da, taşkının doğrudan bir nedene bağlandığına dair resmî bir açıklama yapılmadı. Bu felaket, zaten kırılgan durumdaki Suriye'de yerinden edilme krizini derinleştirirken acil insani yardım ihtiyacını da artırdı.
Suriye2 olay01 Haz