Firari Umut Altaş: Gülistan Doku'nun Cesedinin Yerini Göstereceğim
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, başlatılan soruşturma kapsamında bir süredir ABD'de firari durumda bulunan Umut Altaş kilit şüpheli konumundaydı. Altaş, ABD'de görülen bir duruşmada hakim karşısına çıktı. Kendisiyle görüşen kimliği açıklanmayan bir avukat, Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmek istediğini ve Gülistan'ın bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade ettiğini aktardı. Bu açıklama, yıllardır çözülemeyen faili meçhul kayıp vakasında önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Altaş'ın iade talebi ve iş birliği teklifi, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek bir adım olarak öne çıkıyor. Göstereceği yerin doğruluğu ve adli sürecin nasıl işleyeceği ise ilerleyen günlerde netlik kazanacak.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 30 Haz- İnsani27 Haz 19:20
Gülistan Doku dosyasının kilit ismiyle ilgili yeni gelişme. "Bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti"
Gülistan Doku soruşturmasında kritik bir yere sahip olan ve ABD'de firari durumda bulunan Umut Altaş hakim karşısına çıktı. Altaş ile görüşme gerçekleştiren adı açıklanmayan bir avukat, "Türkiye'ye iade edilmek istediğini ve Gülistan'ın bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti." dedi. 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamayan Gülistan Doku soruşturması sürüyor. Soruşturma sürecinde ABD'ye kaçtığı tespit edilen, hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD güvenlik makamları tarafından gözaltına alınan Umut Altaş, ilk kez hakim karşısına çıktı. Altaş, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'le yakın arkadaş olması nedeniyle dosyada kritik bir konumda yer alıyor. Ayrıca kendisi, Türkay Sonel'in cinayeti kendisine itiraf ettiğini ileri sürüyor. "TÜRKİYE'YE İADE EDİLMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ" Umut Altaş'ı tutulduğu ICE gözetim merkezinde ziyaret eden ve ABD'de avukatlık yapan adı açıklanmayan bir kişi, yaptığı açıklamada, Altaş ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Bulut, duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceğini belirterek, "Altaş'ı hücrede tutuyorlar. Yaptığımız görüşmede Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi. Hatta Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin Türkiye'de savcıyla görüşüp, bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti." dedi. Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın, salı günkü duruşmada iade sürecine ilişkin tutumunu ortaya koyması bekleniyor. Duruşmadan çıkacak kararın, Gülistan Doku soruşturmasının uluslararası boyutunda önemli bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor. BUGÜNE KADAR NELER OLDU? Bilindiği üzere dosya, altı yıl rafta kaldıktan sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından yeniden ele alındı. Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kurularak Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ile kaybolduğu güne ait Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntüleri ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları toplandı. Soruşturma kapsamında, 67’si ana arter olmak üzere 70 KGYS ve güvenlik kamerasına ait yaklaşık 700 saatlik görüntü incelendi. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile buluşmak için gittiği kafeye geliş ve ayrılış anları ile daha sonra öğretmenine gidişine ilişkin yeni görüntüler dosyaya eklendi. Başsavcılık ve özel ekip tarafından görüntüler saniye saniye incelenerek Doku’nun akıbeti araştırıldı. KAYIP DOSYASI CİNAYET SORUŞTURMASINA DÖNÜŞTÜ Soruşturma kapsamında bazı şüpheliler hakkında HTS ve PTS çalışmaları yürütüldü. Elde edilen bulgular doğrultusunda 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olarak yer alan ve ABD’de bulunan Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. Altaş, kısa süre sonra ABD güvenlik birimlerince gözaltına alınarak tutuklandı. Türkiye’ye iadesine ilişkin süreç ise devam ediyor. VALİ VE OĞLU TUTUKLANDI Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, “Kasten öldürme” suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, “Suç delillerini gizleme ve yok etme” suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle “Yağma” suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla gözaltına alınan eski Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de “Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”, “Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklandı. UMUT ALTAŞ'LA BULUŞMUŞ Dosyadaki teknik verilere göre, Gülistan Doku’nun telefonu ile Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ın telefonları 27 Aralık 2019’da Gençlik Merkezi civarında aynı anda sinyal verdi. Ayrıca Doku’nun son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş, Erdoğan Elaldı ve Şükrü Eroğlu’nun telefonlarının aynı bölgede sinyal verdiği tespit edildi. Baz istasyonu verilerine göre Umut Altaş’ın telefonunun Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde saat 19.28 ile 21.36 arasında bulunduğu, saat 22.08’den itibaren ise Mustafa Türkay Sonel ile Şükrü Eroğlu’nun aynı bölgeye gelerek Altaş ile buluştuğu belirlendi. ÖN DURUŞMA GÖRÜLDÜ İade süreci devam eden Altaş, bugün ABD’de Türkiye’de suça karıştığı için oturum hakkının iptaline ve deport edilmesine olanak sağlayan davada ilk kez hakim karşısına çıktı. Amerikan göçmenlik hukukunda ‘Master Hearing’ olarak adlandırılan ön duruşmada davanın esasına girilmedi. Duruşmada Altaş’ın kimlik ve adres bilgileri doğrulanırken, hakkındaki suçlamalar okundu. ABD'nin New York kentinde gözaltına alınmasının ardından Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) Pennsylvania eyaletindeki gözetim merkezine sevk edilen Umut Altaş'ın ilk duruşması 30 Haziran Salı günü yerel saatle 09.00'da yapılacak. Altaş'ın duruşmaya tutulduğu ICE gözetim merkezinden uzaktan bağlantı yoluyla katılacağı bildirildi.
- İnsani27 Haz 21:06
Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme! Umut Altaş: Cansız bedenin yerini göstereceğim
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya yaklaşılıyor. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, ABD'de hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. DURUŞMA SALI GÜNÜ YAPILACAK ABD'nin New York kentinde gözaltına alınmasının ardından Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) Pennsylvania eyaletindeki gözetim merkezine sevk edilen Umut Altaş'ın ilk duruşması 30 Haziran Salı günü yerel saatle 09.00'da yapılacak. Altaş'ın duruşmaya tutulduğu ICE gözetim merkezinden uzaktan bağlantı yoluyla katılacağı bildirildi. "TÜRKİYE'YE İADE EDİLMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ" Umut Altaş'ı tutulduğu ICE gözetim merkezinde ziyaret eden ve ABD'de avukatlık yapan adı açıklanmayan bir kişi, İhlas Haber Ajansı'na yaptığı özel açıklamada, Altaş ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Bulut, duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceğini belirterek, "Altaş'ı hücrede tutuyorlar. Yaptığımız görüşmede Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi. Hatta Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin Türkiye'de savcıyla görüşüp, bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti" dedi. Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın, salı günkü duruşmada iade sürecine ilişkin tutumunu ortaya koyması bekleniyor. Duruşmadan çıkacak kararın, Gülistan Doku soruşturmasının uluslararası boyutunda önemli bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor. GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA KRİTİK SÜREÇ Türkiye'nin yıllardır yakından takip ettiği Gülistan Doku dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanırken, 3 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmişti. Firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında ise Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı. ABD Polis Teşkilatı (USMS) ile Interpol Washington ve İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi'nin (HSI) New York ofisi tarafından yürütülen ortak çalışma sonucunda Altaş, 22 Mayıs'ta ABD'de yakalanarak gözaltına alınmıştı. ALTAŞ, ABD'DE FARKLI SUÇLAMALARLA DA YARGILANIYORDU Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıkmıştı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında "tutuklamaya direnme", "sahte kimlik kullanma", "kasten fiziksel yaralanmaya yol açma", "devletin işleyişini engelleme" ve "ikinci derecede fiziksel temasla taciz" suçlamalarıyla dava açılmıştı. Her detayı kan dondurdu! 4 yaşındaki Aren Eren açlık ve susuzluktan öldü Silivri'de yolcu minibüsü devrildi! 2 kişi öldü, 10 kişi yaralandı
- İnsani30 Haz 02:56
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme. Aile avukatından, 108 kamu görevlisine suç duyurusu
Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir gelişme var. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, 108 kamu görevlisi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Soruşturmada kritik bir yere sahip olan ve ABD'de firari durumda bulunan Umut Altaş da bugün ABD'de hakim karşısına çıkacak. 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamayan Gülistan Doku soruşturması sürüyor. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, Gülistan Doku'nun kaybolduğu tarihte kentte görev yapan 108 kişinin isimlerini tespit etti. Hazırladığı isim listesiyle birlikte Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Dilekçede, 108 kişinin "suç delillerini gizleme, değiştirme ve görev kötü kullanma" gibi suçlardan şüpheli sıfatıyla ifade vermesini talep etti. Başvuru metninde, "Dosya bütün olarak incelendiğinde örtbas, dağınık ve birbirinden kopuk işlemlerle değil, birbirini tamamlayan bir zincir halinde gerçekleştirilmiştir" ifadelerine yer verdi. Dilekçede, olayın ihmal değil, kasıtlı ve örgütlü bir delil karartma faaliyeti olduğuna da dikkat çekildi. KİLİT İSİM ABD'DE HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK Soruşturma sürecinde ABD'ye kaçtığı tespit edilen, hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD güvenlik makamları tarafından gözaltına alınan Umut Altaş, bugün hakim karşısına çıkacak. Altaş, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'le yakın arkadaş olması nedeniyle dosyada kritik bir konumda yer alıyor. İade süreci devam eden Altaş, bugün ABD’de Türkiye’de suça karıştığı için oturum hakkının iptaline ve deport edilmesine olanak sağlayan davada geçtiğimiz günlerde ön duruşmaya çıktı. Duruşmada Altaş’ın kimlik ve adres bilgileri doğrulanırken, hakkındaki suçlamalar okundu. ABD'nin New York kentinde gözaltına alınmasının ardından Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) Pennsylvania eyaletindeki gözetim merkezine sevk edilen Umut Altaş'ın ilk duruşması ise bugün yerel saatle 09.00'da yapılacak. Altaş'ın duruşmaya tutulduğu ICE gözetim merkezinden uzaktan bağlantı yoluyla katılacağı bildirildi. "TÜRKİYE'YE İADE EDİLMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ" Umut Altaş'ı tutulduğu ICE gözetim merkezinde ziyaret eden ve ABD'de avukatlık yapan adı açıklanmayan bir kişi, yaptığı açıklamada, Altaş ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Bulut, duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceğini belirterek, "Altaş'ı hücrede tutuyorlar. Yaptığımız görüşmede Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi. Hatta Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin Türkiye'de savcıyla görüşüp, bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti." dedi. Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın, duruşmada iade sürecine ilişkin tutumunu ortaya koyması bekleniyor. Duruşmadan çıkacak kararın, Gülistan Doku soruşturmasının uluslararası boyutunda önemli bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor. BUGÜNE KADAR NELER OLDU? Bilindiği üzere dosya, altı yıl rafta kaldıktan sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından yeniden ele alındı. Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kurularak Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ile kaybolduğu güne ait Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntüleri ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları toplandı. Soruşturma kapsamında, 67’si ana arter olmak üzere 70 KGYS ve güvenlik kamerasına ait yaklaşık 700 saatlik görüntü incelendi. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile buluşmak için gittiği kafeye geliş ve ayrılış anları ile daha sonra öğretmenine gidişine ilişkin yeni görüntüler dosyaya eklendi. Başsavcılık ve özel ekip tarafından görüntüler saniye saniye incelenerek Doku’nun akıbeti araştırıldı. KAYIP DOSYASI CİNAYET SORUŞTURMASINA DÖNÜŞTÜ Soruşturma kapsamında bazı şüpheliler hakkında HTS ve PTS çalışmaları yürütüldü. Elde edilen bulgular doğrultusunda 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olarak yer alan ve ABD’de bulunan Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. Altaş, kısa süre sonra ABD güvenlik birimlerince gözaltına alınarak tutuklandı. Türkiye’ye iadesine ilişkin süreç ise devam ediyor. VALİ VE OĞLU TUTUKLANDI Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, “Kasten öldürme” suçundan tutukland Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, “Suç delillerini gizleme ve yok etme” suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle “Yağma” suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla gözaltına alınan eski Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de “Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”, “Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklandı
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Netanyahu'nun ABD Planını Reddi Ne Trump'ı Ne Tabanını Memnun Etti
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kariyerini sona erdirebilecek seçimler öncesinde, ABD liderliğindeki Gazze planını reddederek müttefiki Donald Trump yerine sağ tabanını yatıştırmayı seçti. Hamas'ın bile kamuoyu önünde destek verdiği bu plan, bölgedeki gerilimi azaltmayı hedefliyordu. Netanyahu'nun kararı, hem Washington'da hem de kendi koalisyon ortakları arasında memnuniyetsizlik yarattı. Analistlere göre bu adım, Hamas'a taktiksel ve halkla ilişkiler zaferi kazandırırken, Netanyahu'nun siyasi geleceğini de belirsizliğe sürükledi. Trump yönetimiyle ilişkilerin gerilmesi ve seçim öncesi sağ tabanın tepkisini çekme riski, İsrail iç siyasetinde yeni bir krize işaret ediyor. Planın reddi, Gazze'deki durumu daha da karmaşık hale getirebilir.
ABD1 olay19 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve 40 Ülkeden Habersiz Füze Denemelerine Karşı Ortak Uyarı
ABD ve yaklaşık 40 ülke, balistik füze denemelerinin önceden bildirim yapılmaksızın gerçekleştirilmesinin tehlikelerine ilişkin ortak bir uyarı yayımladı. Salı günü yapılan açıklama, Çin'in yaklaşık bir ay önce Pasifik Okyanusu'nda nükleer başlık taşıyabilen kıtalararası bir balistik füze denemesi gerçekleştirmesinin ardından geldi. Uyarı, Washington merkezli diplomatik girişimle duyuruldu. Ortak bildiride, habersiz füze testlerinin yanlış anlama ve istenmeyen tırmanma riskini artırdığı, stratejik istikrarı zedelediği vurgulandı. Bu tür denemelerin özellikle gerilimin yüksek olduğu bölgelerde güvenlik kaygılarını derinleştirdiğine dikkat çekildi. Açıklama, büyük güçler arasında silah kontrolü ve şeffaflık mekanizmalarına duyulan ihtiyacı bir kez daha gündeme getirdi.
ABD1 olay46 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump 'Son Şans' Dedi Ama İran Ateşkesi Bozup Yeni Saldırılar Düzenledi
ABD’nin 13 gece süren hava saldırılarını askıya almasının ardından İran da misillemelerini durduracağını açıkladı. Ancak Tahran, kısa süre sonra Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere ve Ürdün’deki ABD güçlerine sürpriz saldırılar düzenledi. Trump, İran’la kısa sürede bir anlaşma sağlanması umuduyla şimdilik yeni bir saldırıdan kaçınacağını söyledi; görüşmeleri Tahran için savaşın genişlemesini önlemede ‘son şans’ olarak niteledi. İran ise Washington ile doğrudan müzakereleri yeniden başlatmadığını belirtti. Bu sırada Pakistan Başbakan Yardımcısı, İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede ikili mutabakat zaptındaki taahhütlerin ilerletilmesi gerektiğini vurguladı ve Çin silahlarının geçişine aracılık edildiği iddialarını yalanladı. İran, ABD’yi Hürmüz’deki seyrüseferin yeniden açılmasına ilişkin savaş sonrası anlaşmayı ihlal etmekle suçladı. Trump ise mühimmat kıtlığı haberlerini reddederek ABD’nin ‘çok büyük miktarda’ mühimmata sahip olduğunu öne sürdü. ABD ham petrol stokları dalgalanırken, piyasalar belirsizliğe tepki gösterdi. İran’ın saldırılarına devam etmesi, kırılgan ateşkesi ve diplomatik çabaları gölgeliyor.
ABD19 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump Yönetimi Hürmüz Boğazı Geçiş Ücretini Kabullenmek Zorunda
ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptının çökmesinin ardından Washington ve Tahran, müzakerelerin yeniden başlaması ihtimaline karşı pozisyonlarını güçlendiriyor. Başkan Trump'ın doğrudan tehditleri ve İran'ın stratejik hedeflerine yönelik kapsamlı bombalama kampanyası sinyalleri, ABD'nin askeri seçeneği masada tuttuğunu gösteriyor. Ancak Responsible Statecraft'ta yayımlanan bir analiz, Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için İran'a bir tür geçiş ücreti ödenmesini kabullenmek zorunda kalacağını öne sürüyor. Hürmüz Boğazı, küresel petrol taşımacılığının kritik bir noktası olarak İran'a önemli bir jeostratejik koz sağlıyor. ABD'nin askeri tehditlerine rağmen, Tahran'ın boğaz üzerindeki fiili kontrolü ve deniz yolu ulaşımını aksatma kapasitesi, Washington'ı ekonomik ve diplomatik gerçeklerle yüzleştiriyor. Herhangi bir askeri operasyonun küresel enerji piyasalarında yaratacağı istikrarsızlık ve olası bir çatışmanın maliyeti, geçiş ücreti gibi bir uzlaşmanın kaçınılmaz olduğu argümanını destekliyor. Bu durum, ABD'nin maksimum baskı politikasından kısmen geri adım atması anlamına gelirken, İran için sembolik ve ekonomik bir kazanç niteliğinde.
ABD2 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Massachusetts, Kürtajda Tüm Yasal Sınırları Kaldıran 10. Eyalet Oldu
Massachusetts Valisi Maura Healey, 10 Ağustos’ta imzaladığı yasayla gebeliğin 24. haftasından sonraki kürtajlara getirilen tüm kısıtlamaları kaldırdı. Böylece Massachusetts, gebeliğin herhangi bir aşamasında kürtaja yasal engel tanımayan 10. ABD eyaleti arasına katıldı. Bu adım, ABD Yüksek Mahkemesi’nin 2022’de kürtaj hakkını anayasal güvence olmaktan çıkaran kararının ardından eyaletler arasında derinleşen yasal ayrışmanın son örneği oldu. Karşıt kampların kendi pozisyonlarını sağlamlaştırdığı süreçte Massachusetts, doğum öncesi bakımda geç dönem müdahalelerini de kapsayan geniş bir koruma sağlıyor. Yasa, özellikle 2024 seçimleri öncesinde kürtajın siyasi bir kırılma noktası olarak önemini koruduğunu gösteriyor. Benzer düzenlemeleri hayata geçiren diğer eyaletlerle birlikte Massachusetts’in kararı, eyaletler arası hukuki ve siyasi etkileşimleri artırabileceği gibi, federal düzeydeki olası yeni düzenleme tartışmalarına da zemin hazırlıyor.
ABD1 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pasifik Ateş Çemberinde Art Arda Depremler: Sandwich, Kuril ve Fiji Açıklarında Sarsıntı
ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS), Güney Sandwich Adaları bölgesinde 5.1 büyüklüğünde bir deprem kaydedildiğini duyurdu. 35 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntının hemen ardından Kuril Adaları’nın doğusunda 4.6, Fiji Adaları’nın güneyinde ise 4.8 büyüklüğünde iki ayrı deprem daha rapor edildi. Kuril depremi 10 kilometre gibi sığ bir odak derinliğine sahipken, Fiji açıklarındaki sarsıntı 537 kilometre derinlikte meydana geldi. Her üç olay da Pasifik Ateş Çemberi üzerinde, okyanus tabanında gerçekleşti. Depremlerin açık denizde ve yerleşim yerlerinden uzakta olması nedeniyle can veya mal kaybı bildirilmedi. USGS’nin kamuya açık verilerine dayanan bu ölçümler, bölgedeki tektonik hareketliliğin olağan seyrini yansıtıyor.
ABD109 olay12 sa önce