İran ve Rusya Yeni Ortak Nükleer Projeler İçin Görüşüyor
Tahran, 27 Haziran (Mehr Haber Ajansı) – İran ve Rusya Federasyonu yetkilileri, yeni ortak nükleer projelerin başlatılması amacıyla görüşmeler yürütüyor. Ajansın haberinde, görüşmelerin içeriğine veya kapsamına ilişkin ayrıntıya yer verilmedi. İran'ın nükleer programı uzun süredir uluslararası denetim ve yaptırımların odağında yer alırken, Rusya ile bu alandaki işbirliği dikkat çekiyor. İki ülke daha önce Buşehr Nükleer Santrali'nin inşası gibi projelerde ortaklık yapmıştı. Yeni görüşmeler, özellikle İran'ın nükleer anlaşmalar konusunda Batılı ülkelerle yaşadığı gerilimler bağlamında, Moskova ile Tahran arasındaki stratejik yakınlaşmanın bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Görüşmelerin zamanlaması, küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle uluslararası alandaki konumunu güçlendirme arayışıyla da ilişkilendirilebilir. Ancak tarafların net bir takvim veya proje tanımı açıklamaması, sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu gösteriyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İran gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik27 Haz 11:25
New joint nuclear projects in discussion
TEHRAN, Jun. 27 (MNA) – The officials from Iran and the Russian Federation are in talks for launching new joint nuclear projects.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
G7'de Trump'tan İran'a 'Asla Nükleer' Çıkışı
Fransa'nın Evian-les-Bains kasabasında düzenlenen G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump, İran'la varılan geçici mutabakatın Tahran'ın nükleer silah edinmesini engelleyeceğini öne sürdü. Anlaşma, 60 günlük ateşkes uzatması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını kapsarken, Trump metinde 'İran asla nükleer silaha sahip olamayacak' ifadesinin yer aldığını iddia etti. NATO Genel Sekreteri Rutte da anlaşmayı küresel güvenliği artıracak bir fırsat olarak değerlendirdi. Trump, Obama döneminde imzalanan 2015 anlaşmasını 'rüşvet' vermekle eleştirirken, kendi mutabakatının daha üstün olduğunu savundu ve ABD'nin 300 milyar dolarlık yeniden inşa fonuna katılmayacağını belirtti. Buna karşın anlaşma nihai bir uzlaşıdan uzak; Tahran'ın nükleer programına ilişkin karar 60 günlük müzakerelere bırakıldı. Trump'ın daha önce eleştirdiği balistik füze konusunda ise 'gezegeni havaya uçurmadıkları' sürece tehdit oluşturmadıkları yönünde esnek bir tavır alması dikkat çekti. Demokratlar anlaşmayı 'teslimiyet' olarak nitelerken, analistler küresel durgunluk korkusu, artan akaryakıt fiyatları ve ara seçim baskısının Trump'ın kararında en az nükleer endişeler kadar etkili olduğuna dikkat çekiyor.
İran27 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması Kapsamındaki Nükleer Tesislere Saldırılarını Kınadı
İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Guvernörler Kurulu toplantısındaki delegasyonu, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması kapsamındaki nükleer tesislere yönelik saldırılarını kınadı. Tahran’ın 6 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre, söz konusu saldırılar uluslararası denetim altındaki tesisleri hedef aldı. İran, saldırıların nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine zarar verdiğini savundu. Denetim Anlaşması, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) çerçevesinde IAEA’nın nükleer faaliyetlerin barışçıl amaçlı olduğunu doğrulamasını sağlar. Bu kapsamdaki tesislere yapılan müdahaleler, hem uluslararası hukuk açısından hem de bölgesel güvenlik bağlamında ciddi sonuçlar doğurabilir. İran’ın tepkisi, özellikle kendi nükleer programıyla ilgili uzun süredir devam eden gerilimlerin IAEA zemininde yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. İran’ın bu çıkışı, ABD ve İsrail ile yaşanan diplomatik çatışmanın kurumsal platforma taşınması olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda Tahran, nükleer anlaşma müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde uluslararası kamuoyunu yanına çekmeyi hedefliyor. Gelişme, IAEA’nın tarafsızlık ilkesi ve nükleer denetim mekanizmasının geleceği açısından da önem taşıyor.
İran74 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Cenevre’de ABD-İran Barışı: Hürmüz Boğazı Açılıyor, Nükleer Müzakereler Başlıyor
ABD ile İran arasında 108 gün süren savaşın ardından varılan geçici barış anlaşmasının 19 Haziran’da Cenevre’de imzalanması bekleniyor. Anlaşma, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve İran’ın petrol ihracatına derhal başlamasını öngörüyor; bu, küresel petrol fiyatlarının düşmesine yol açtı. Ayrıca, İran’ın nükleer programını ele alacak kalıcı barış müzakerelerinin yeniden başlaması için zemin hazırlandı. G7 liderleri anlaşmayı memnuniyetle karşılasa da, İran’ın balistik füze programını kapsamadığı için daha geniş görüşmeler çağrısı yaptı. ABD’de bazı senatörler şüphelerini dile getirirken, Türkiye arabuluculuk çabalarıyla sürece katkıda bulundu. İran’a 300 milyar dolarlık ekonomik kalkınma programına erişim sağlanması, ülkeye önemli bir mali rahatlama getirecek. Geçici mutabakat, Orta Doğu’da istikrar beklentilerini artırsa da, taraflar arasındaki güvensizlik ve nihai anlaşmanın karmaşık müzakerelere bağlı olması belirsizliği koruyor. Trump yönetimi, savaştan pragmatik bir çıkış yaparken, başlangıçtaki maksimalist hedeflerine ulaşamadı.
İran48 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Anket: Çoğunluk İran'la İhtilafın Bitmesini İstiyor, Nükleer Anlaşmaya Güvensizlik Sürüyor
CBS News anketine göre Amerikalıların yüzde 37'si ABD ile yapılan anlaşmadan İran'ın daha kârlı çıktığını düşünüyor. Katılımcıların çoğunluğu İran'la çatışmanın sona ermesini desteklerken, Washington'ın Tahran'ın nükleer programını kalıcı olarak durdurduğu konusunda şüpheler devam ediyor. Bu sonuçlar, ABD-İran ilişkilerinde kritik bir dönemde kamuoyunun nabzını yansıtıyor. Nükleer müzakerelerin ardından halk, diplomatik adımların etkinliğini sorguluyor. Anket, barış yönünde güçlü bir eğilim olsa da, varılan mutabakatlara yönelik güvensizliğin altını çiziyor.
İran1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran Savaşı Sonrası ABD ve İsrail'in Güç Kaybı
Foreign Policy'nin analizine göre, İran savaşı küresel güç dengesinde köklü değişiklikler yarattı. Savaşın en belirgin sonucu, ABD ve İsrail'in uluslararası alanda yıllarca sürecek bir zayıflık dönemine girmesi oldu. Bu zayıflama, Orta Doğu'daki ittifakların yeniden yapılanmasına ve küresel güç mücadelesinde yeni denklemlerin oluşmasına yol açabilir. Uzmanlar, Washington ve Tel Aviv'in eski etkinliğini kaybetmesinin bölgesel ve küresel aktörlerin pozisyonlarını gözden geçirmesine neden olacağını belirtiyor.
İran22 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump, İran’a Dondurulmuş Milyarları Açan Anlaşma İçin Kampanya Başlattı
ABD'li yetkililer haftalar önce İran’daki savaşı sona erdirmek için bir anlaşma üzerinde uzlaştı. Anlaşmanın en tartışmalı hükmü, Tahran için dondurulmuş durumda bulunan milyarlarca dolarlık fonun serbest bırakılmasını öngörüyor. Başkan Trump, bu maddeyi Amerikan kamuoyuna kabul ettirmek için bir satış kampanyası başlattı. Anlaşmanın bu kısmı, Amerikalıların çoğunluğu tarafından olumsuz karşılanıyor. Yönetim, fonların serbest bırakılmasını savaşın sona erdirilmesinin bedeli olarak sunmaya çalışıyor. İran ekonomisine doğrudan etki edecek bu adım, ABD iç siyasetinde ciddi eleştirilere neden olabilir. Trump’ın ikna çabası, İran ile yürütülen diplomatik sürecin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacak. Dondurulmuş varlıkların akıbeti, yalnızca Tahran’ın ekonomik durumunu değil, Ortadoğu’daki güç dengesini de etkileyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.
İran1 olay2 sa önce