Venezuela depremlerindeki yapay deprem iddialarına uzman yanıtı
Venezuela’da 7.2 ve 7.5 büyüklüğünde art arda iki deprem meydana geldi. Depremlerin ardından sosyal medyada, sarsıntıların ABD tarafından yapay olarak oluşturulduğu yönünde iddialar ortaya atıldı. Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, kırılma mekanizmasının Türkiye’deki 1999 Marmara ve 2023 Kahramanmaraş depremleriyle benzerlik gösterdiğini açıklayarak, depremlerin doğal tektonik hareketler sonucu gerçekleştiğini ifade etti. Bu değerlendirme, komplo teorilerini bilimsel zeminde çürütmüş oldu.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Haiti gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 4 sa önce- NATURAL_DISASTER25 Haz 14:15
Son dakika... Venezuela depremini ABD mi yaptı? Prof. Dr. Şener Üşümezsoy gündem olan iddiaya noktayı koydu
Güney Amerika ülkesi Venezuela, 39 saniye arayla meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki depremle sarsıldı. Büyük yıkıma neden olan depremlerin ardından Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Üşümezsoy, Venezuela'daki kırılma mekanizmasının Türkiye'de yaşanan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremleriyle benzerlik taşıdığını söyledi. Venezuela’yı 39 saniye arayla vurdu! Depremler birbirini mi tetikledi? ‘Marmara’yla aynı’ Üşümezsoy'a göre 39 saniye arayla meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki sarsıntılar birbirinden bağımsız iki deprem değil, aynı fay sistemi üzerinde peş peşe gerçekleşen bir deprem serisi niteliğinde. Depremlerin birbirini tetiklediğini belirten Üşümezsoy, benzer bir durumun 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ile 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde de yaşandığını ifade etti. Ona göre ilk kırılmanın oluşturduğu gerilim kısa süre içinde ikinci büyük kırılmayı tetikledi. "17 AĞUSTOS'TAKİ MEKANİZMA" Üşümezsoy, 17 Ağustos Marmara Depremi'nde de aynı fay sistemi üzerinde art arda kırılmalar meydana geldiğini, Venezuela'da yaşanan olayın da bu açıdan benzer bir mekanizmaya sahip olduğunu söyledi. Deprem uzmanına göre uzun fay sistemlerinde gerilimin bir bölümde boşalmasının ardından komşu segmentlerde yeni kırılmaların yaşanması bilimsel olarak bilinen bir süreç. EN BÜYÜK HASAR NEDEN BAZI BÖLGELERDE OLUŞTU? Üşümezsoy'un değerlendirmesine göre Venezuela'daki ağır yıkımın en önemli nedenlerinden biri de zemin özellikleri oldu. Karayip Denizi çevresindeki genç çökeller ve sıvılaşmaya uygun zeminlerde sarsıntının etkisinin büyüdüğünü belirten Üşümezsoy, sağlam zemine oturan modern yapıların ise tamamen yıkılmak yerine daha çok eğilme ve deformasyon gösterdiğini ifade etti. TÜRKİYE İÇİN DİKKAT ÇEKEN MESAJ Üşümezsoy, depremde oluşan hasarın yalnızca depremin büyüklüğüyle açıklanamayacağını vurgulayarak zemin koşullarının belirleyici olduğuna dikkat çekti. Venezuela örneğinin, Türkiye'de özellikle alüvyon zeminler ve sıvılaşma riski bulunan bölgelerde yapılaşmanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyleyen Üşümezsoy, deprem riskinin değerlendirilmesinde fay hattı kadar zeminin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Venezuela'da 39 saniye arayla 7.5 ve 7.2 şiddetinde deprem! Ölü sayısıyla ilgili şok iddia VENEZUELA'DAKİ DEPREMİ AMERİKA, HARP TEKNOLOJİSİ İLE Mİ YAPTI? Depremin ardından sosyal medyada, "Venezuela'daki deprem Amerika'nın harp teknolojisiyle mi oluşturuldu?" yönünde çeşitli iddialar gündeme geldi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy da bu tartışmaya değinerek, bu tür iddiaların bilimsel bir dayanağı bulunmadığını ifade etti. Üşümezsoy, Venezuela'da meydana gelen sarsıntının Karayip Levhası ile Güney Amerika Levhası arasındaki aktif fay hattında gelişen doğal bir deprem olduğunu belirterek, depremin nedenlerinin jeolojik süreçlerle açıklanması gerektiğini ifade etti. Şener Üşümezsoy'un konuya ilişkin açıklamaları şöyle; "Venezuela'daki bu deprem ironik biçimde sürekli harp teknolojisi Amerika mı tetikliyor gibi sorularla sorulduğu zaman mantıklı olabilecek yegâne fay ve deprem düşünebilir. Venezuela'yı yola getiremeyen Trump, operasyonla yola getiremeyen Trump şimdi depremle mi yola getiriyor diye soracağımız bir fantezi yaparak ciddi olarak depremdeki yıkım, şiddet, iğme ve sıvılaşma konularını ele alalım. Venezuela'da olan 7.2 ve 7.5'lik depremler aslında bir seri, bir deprem olarak aynı fay hattının aralarında bir dakika kadar bir farkla kırılmasıyla oluşan bir deprem. Bu anlamda bunu tek deprem diye analiz edebiliriz. Buna'Kaskat (ardışık) depremler' birbirini takip eden depremler serisi denir. Birkaç depremden oluşan bir seridir. 17 Ağustos'ta olan 5 ayrı ayrı deprem bu seride oluşmuştur. 6 Şubat depreminde de yine birinci 7.8'lik depremde üç ayrı deprem gerçekleşmiştir. Burada da 7.2'lik deprem hemen 7.5'lik depreme dönüşmüştür. Çünkü burada gördüğünüz gibi fay hattı Güney Amerika kıtası ile karatonu ile onun kuzeyindeki Karayip Denizi ve Karayip Denizi çökerleri arasında geçen fay hattında oluşmuştur. Bu boyutuyla olayı değerlendirdiği zaman yıkım, ivme ve şiddet olgularını değerlendirdiğimizde bundan daha büyük dersler çıkarmamız mümkündür. Genç çökerler içinde oluşmuş bir olgudur. Bizde de bu 6 Şubat depreminde Asi Nehri'nin güney kesiminde olan, Asi Nehri'nin çökerleri içinde, Amik Ovası'nın içlerinde yerleşmiş binalar, bu çökme ve yamulma ile bütünle çökmüştür. Şiddet eğrilerini incelediğimiz zaman tam depremin merkezinde 8 şiddetinde, yani 8 büyüklüğündedir. Burada çizgisel olarak fayın uzanımı boyunca, yani doğu batıdan güney batıya doğru döndüğü kesimde, kuzeyinde Karayip Denizi çökerlerinin yer aldığı yarımada ve gölsel alanıyla Güney Amerika kıtası arasındaki yapıda baktığımız zaman, kuzeye doğru hafif eğim gösteren düz bir şerit tarzında bir şiddet vardır ve bu hat boyunca da yerleşimin olduğu kesimde çizgisel bir şerit tarzında bir şiddet dağılımı yer almıştır. 17 Ağustos'ta 4 ayrı fayın kırılmasıyla her fayın kendi şiddet eğrisi dışında ortaklaştığında Gölcük'te 9 şiddetindeki bir alan, İzmit'te 7.5-8'e düşmüştür. Yalova'da 9 şiddetindeki alan karşı tarafta ise 7'ye düşmüştür. Eliptik bir yapı vardır. Ve ağırlıklı olarak da, bahsettiğim gibi, Güney Amerika kıtasıyla kuzeyindeki Karayip Denizi çökerler arasında bu uzanmaktadır. Yıkılma Karayip Denizi'ndeki sıvılaşma nedeniyle, Karayip Denizi çökerlerinde sıvılaşma nedeniyle etkin olmuştur. İvme değerlerine baktığımızda merkezde %20'like denk olan 8 şiddetinde, 9 şiddetine yakın bu değerlenen ivme biraz daha eliptik bir konumda dağılım göstermiştir ve ağırlıklı olarak da hep Karayip Denizi'nin genç çökerleri üzerindeki katmanlarda oluşan riski işaret etmektedir. Bu deneyimiz, bu fay üzerinde olan yırtılma daha çok zemin koşulları kötü olan bölgede etkin görülmüştür. Çünkü sağlam bir teknolojiyle yapılmış modern binalar bir tek şekilde birbirinden yıkılmamış ama yamulmuşlardır. Bu da zeminin hatasıdır. Binadaki kolonların çoğu gördüğümüz binayı ayakta tutması noktasıdır. Karayip Denizi, Venezuela, Güney Amerika ve kuzeyde adaları gördüğümüz dilim şeklindeki Karayip Denizi doğuya doğru giderek iki tarafta, Haiti'de ve güneydeki depremleri yaratmaktadır. Buradaki ana öğelerden biri de zayıf zeminlerde etkisi yüksek olan bir olgu söz konusudur." Önce mesaj sonra felaket! Venezuela'daki çifte depremi Milliyet.com.tr'ye anlattı: 3 saniyede her şey yıkıldı
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
BM Genel Sekreteri Guterres, şiddetin pençesindeki Haiti'de
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Salı günü Haiti'ye ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret, çete şiddetinin tırmandığı ve her 10 kişiden birinin evsiz kaldığı ülkede gerçekleşti. BM'nin yeni yayımladığı verilere göre, yılbaşından bu yana Haiti'de 2,300 kişi öldürüldü, 100 kişi kaçırıldı ve 1.5 milyon kişi yerinden edildi. Kaçırılanlar arasında Savunma Bakanlığı Kabine Direktörü James Boyard da bulunuyor. Guterres'in ziyareti, uluslararası toplumun Haiti'deki insani krize dikkatini çekmeyi ve yardım çabalarını desteklemeyi amaçlıyor. Ülke, özellikle başkent Port-au-Prince'te silahlı çetelerin kontrolü altında ve güvenlik durumu hızla kötüleşiyor. BM daha önce Haiti'de barış gücü misyonları yürütmüş olsa da, siyasi istikrarsızlık ve ekonomik çöküşle boğuşan ada ülkesinde çete şiddeti yeni boyutlara ulaştı.
Haiti2 olay17 Haz - Aynı ülke gündemi
Düzensiz yağışlar ve güvenlik sorunu Haiti'de tarım sezonunu tehdit ediyor
Haiti'de ilkbahar tarım sezonu, düzensiz yağışlar ve süregelen güvensizlik nedeniyle sekteye uğruyor. FEWS NET'in gıda güvenliği analizine göre, Eylül 2026'ya kadar ülkede akut gıda güvensizliği yüksek seviyede kalmaya devam edecek. Çoğu bölge Kriz (IPC Faz 3) seviyesinde bulunurken, ekonomik bozulmalar ve geçim kaynaklarına erişim zorlukları durumu ağırlaştırıyor. Güvensizlik ortamı, çiftçilerin tarlalarına erişimini kısıtlarken, anormal yağış rejimi de mahsul üretimini olumsuz etkiliyor. Bu koşullar, hâlihazırda kırılgan olan gıda güvenliğini daha da risk altına sokuyor.
Haiti1 olay29 May - Aynı ülke gündemi
Macaristan'da Yeni Hükümet Orban'ın Dönüşüne Anayasa Engeli Getiriyor
Macaristan'da hükümeti devralan Tisza Partisi, başbakanlık süresini 8 yılla sınırlayan bir anayasa değişikliği teklifini parlamentoya sundu. Teklif, eski başbakan Viktor Orban'ın ilerideki seçimlerde yeniden iktidara dönmesini engellemeyi amaçlıyor. Viktor Orban, 2010'dan bu yana kesintisiz başbakanlık görevini yürütürken, son seçimlerde Tisza Partisi'nin zaferiyle iktidarı kaybetmişti. Yeni hükümetin bu hamlesi, Orban'ın siyasi kariyerini kalıcı olarak sınırlandırma ve kendi iktidarını pekiştirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Anayasa değişikliği parlamentoda kabul edilirse, başbakanlık için azami iki dönem kuralı getirilmiş olacak. Bu durum, Macaristan siyasetinde uzun süreli tek adam yönetimlerini önlemeye yönelik yapısal bir dönüşüm anlamına gelirken, Orban destekçilerinin tepkisini çekmesi ve siyasi tansiyonu yükseltmesi bekleniyor.
Haiti1 olay21 May