MSB'den BM'nin Kıbrıs Planı İddialarına Sert Tepki: İki Devletli Çözüm Şart
Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Rum basınında yer alan Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs için yeni bir çözüm planı hazırladığı iddialarına tepki gösterdi. Aktürk, KKTC'nin güvenliğinin Türkiye'nin güvenliği olduğunu vurgulayarak, Ada'da kalıcı çözümün ancak iki devlet temelinde mümkün olabileceğini yineledi. Açıklamada, BM planı olarak sunulan girişimlerin Türkiye açısından kabul edilemez olduğu belirtildi. Bu çıkış, Türkiye'nin Kıbrıs'ta federal çözüm modellerini reddeden ve iki ayrı egemen devleti esas alan politikasının altını çizdi. BM'nin yıllardır sürdürdüğü müzakerelerde Türk tarafı, eşit egemenlik ve uluslararası statü talebinden taviz vermemişti. MSB'nin net pozisyonu, diplomatik temasların yoğunlaştığı bir dönemde Ankara'nın masadaki kırmızı çizgilerini ortaya koyuyor. Açıklamalar, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji denklemi ve bölgesel nüfuz mücadelesiyle de örtüşüyor. Gazetedeki haberlere dayansa da MSB'nin doğrudan tepkisi, söz konusu planın resmi olarak gündeme gelmesi hâlinde Ankara'nın masaya oturmayacağı mesajını veriyor. Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün derinleşmesi, bölgedeki gerilimi artırma potansiyeli taşıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 26 Haz- Diplomatik25 Haz 09:08
BM'nin Kıbrıs planı iddiaları | MSB: Ada'da çözüm iki devlet temelinde mümkündür
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), KKTC'nin güvenliğinin Türkiye'nin güvenliği olduğunu ifade edip Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs planı iddiasına tepki gösterdi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), tarafından son günlerde Rum basını kaynaklı bazı medya organlarında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi tarafından Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik yeni bir plan hazırlandığı ve söz konusu planın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nezdinde istişareye açılacağı yönünde iddialara ilişkin açıklama yapıldı. MSB kaynakları tarafından yapılan açıklamada "Ada’da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözüm ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesine dayanan iki devletli çözüm temelinde mümkündür." denildi. Bu temel gerçeğin göz ardı edilerek ortaya konulacak hiçbir girişimin Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayacağının ifade edildiği açıklamada "Bölgede kalıcı bir istikrar da sağlayamayacaktır." ifadeleri yer aldı. Kıbrıs meselesinin çözümünde Türkiye'nin tutumunun açık, net ve değişmediğinin de aktarıldığı açıklamada "Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan ve Ada’daki mevcut hassas dengeyi bozmayı amaçlayan hiçbir girişim Türkiye açısından kabul edilemez." denildi. Kaynaklar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin Türkiye’nin güvenliği olduğunu ifade edip "Dün olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkının güvenliğini, huzurunu ve refahını korumak için kararlılığımız tamdır. Ülkemiz, garantör devlet sıfatıyla uluslararası anlaşmalardan ve uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru hak ve yetkileri çerçevesinde Kıbrıs’ta barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam edecektir." dedi. ALMANYA’YA AİT PATRIOT HAVA SAVUNMA SİSTEMİ MSB kaynakları, NATO Daimi Savunma Planı kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi maksadıyla Almanya’ya ait bir adet PATRIOT Hava Savunma Sistemi Kürecik/Malatya’ya konuşlandırıldığını açıkladı. Ayrıca, 24 Haziran 2026 tarihinde aynı bölgede konuşlu olan ABD PATRIOT Hava Savunma Sistemi’nden görevi devralındığı dile getirildi. C-130J UÇAK TEDARİKİ Kaynaklar, hava kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda yürütülen uçak tedarik sürecinin planlanan takvim çerçevesinde devam ettiğini açıkladı ve şu ifadeleri kullandı: “Mevcut planlamaya göre, yıl sonuna kadar iki adet C-130J uçağının envantere katılması hedeflenmektedir. Kalan uçakların teslimatları ise belirlenen tedarik programı kapsamında peyderpey gerçekleştirilecektir.”
- Diplomatik25 Haz 09:09
BM'nin Kıbrıs planı iddiası! MSB: Türkiye açısından kabul edilemez
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Kara Kuvvetlerinin 2235’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığında düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. Tuğamiral Aktürk, basında yer alan BM Kıbrıs Planı iddialarına dair şu açıklamaları yaptı: "Son günlerde Rum basını kaynaklı bazı medya organlarında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi tarafından Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik yeni bir plan hazırlandığı ve söz konusu planın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nezdinde istişareye açılacağı yönünde iddialar yer almaktadır. Ada’da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözüm ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesine dayanan iki devletli çözüm temelinde mümkündür. Bu temel gerçek göz ardı edilerek ortaya konulacak hiçbir girişim Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayacağı gibi bölgede kalıcı bir istikrar da sağlayamayacaktır." Venezuela'da 39 saniye arayla 7.5 ve 7.2 şiddetinde deprem! Ölü sayısıyla ilgili şok iddia Kıbrıs meselesinin çözümünde Türkiye'nin tutumunun açık, net olduğunu ve değişmediğini vurgulayan Aktürk, Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan ve Ada’daki mevcut hassas dengeyi bozmayı amaçlayan hiçbir girişimin Türkiye açısından kabul edilemeyeceğini belirtti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin Türkiye’nin güvenliği olduğunu ifade eden Aktürk, "Dün olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkının güvenliğini, huzurunu ve refahını korumak için kararlılığımız tamdır. Ülkemiz, garantör devlet sıfatıyla uluslararası anlaşmalardan ve uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru hak ve yetkileri çerçevesinde Kıbrıs’ta barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı. İlginizi Çekebilir ALMANYA'YA AİT PATRIOT HAVA SAVUNMA SİSTEMİ Aktürk, NATO Daimi Savunma Planı kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi maksadıyla Almanya’ya ait bir adet PATRIOT Hava Savunma Sistemi'nin Kürecik/Malatya’ya konuşlandırıldığını ve 24 Haziran 2026 tarihinde aynı bölgede konuşlu olan ABD PATRIOT Hava Savunma Sistemi’nden görevi devraldığını açıkladı. ANADOLU KARTALI TATBİKATI Aktürk, Anadolu Kartalı Tatbikatı'na dair şu bilgileri paylaştı: "22 Haziran-3 Temmuz 2026 tarihleri arasında icra edilmesi planlanan Uluslararası Anadolu Kartalı-2026 Eğitimi, güncel jeopolitik gelişmeler ile 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Türkiye'de gerçekleştirilecek NATO Zirvesi dikkate alınarak revize edilmiş; söz konusu faaliyet, aynı tarihlerde Türkiye, Azerbaycan ve Mısır'ın katılımıyla "3'lü Kartal Tatbikatı" şeklinde icra edilmektedir. Tatbikata; Azerbaycan’dan 2 adet SU-25 uçağı ile Mısır’dan 5 adet F-16 uçağı katılım sağlamaktadır." C-130J UÇAK TEDARİKİ Hava kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda yürütülen uçak tedarik sürecinin planlanan takvim çerçevesinde devam ettiğini belirten Aktürk, "Mevcut planlamaya göre, yıl sonuna kadar iki adet C-130J uçağının envantere katılması hedeflenmektedir. Kalan uçakların teslimatları ise belirlenen tedarik programı kapsamında peyderpey gerçekleştirilecektir." ifadelerini kullandı. TERÖLE MÜCADELE Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetleri hakkında bilgilendirme yaptı. Aktürk'ün açıklamasına göre son bir hafta içerisinde 7 PKK’lı terörist daha teslim oldu. Harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edildi. Hudutlarda, 4’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 434 şahıs yakalandı böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 4 bin 968 oldu. Engellenen 985 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 39 bin 290’a ulaştı. Ayrıca, son bir haftada Hakkâri hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 55 kilogram (54.766 gram) uyuşturucu madde ele geçirildi. "İSRAİL, UZLAŞMA ÇABALARININ ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL OLMAYA DEVAM ETMEKTEDİR" Tuğamiral Aktürk, ABD ile İran arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını, mutabakatın korunması ve sürdürülen teknik müzakerelerde ilgili tüm tarafların sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi konusundaki temennilerini yinelediklerini belirterek, şu açıklamaları yaptı: "İmzalanan mutabakata rağmen Lübnan’ın güneyinde işgaline devam edeceğini açıklayan ve bölgedeki saldırgan tutumunu sürdüren İsrail, uzlaşma çabalarının önündeki en büyük engel olmaya devam etmektedir. Sürecin sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi bakımından uluslararası toplumun İsrail’in politikalarına karşı daha kararlı bir tutum sergilemesi ve somut adımlar atması gerekmektedir. Ülkemiz, bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen yaklaşımını sürdürmeye ve bu yöndeki çabalara katkı sağlamaya devam edecektir."
Milliyet - Güvenlik26 Haz 04:02
MSB’den Kıbrıs yanıtı: Mevcut dengeyi bozacak hiçbir girişim kabul edilemez
‘Kararlılığımız tam’ Bakanlık kaynaklarınca, Ada’da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesine dayanan iki devletli çözüm temelinde mümkün olduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi: “Kıbrıs meselesinin çözümünde ülkemizin tutumu açık, nettir ve değişmemiştir. Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan ve Ada’daki mevcut hassas dengeyi bozmayı amaçlayan hiçbir girişim Türkiye açısından kabul edilemez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliğidir. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkının güvenliğini, huzurunu ve refahını korumak için kararlılığımız tamdır. Ülkemiz, garantör devlet sıfatıyla uluslararası anlaşmalardan ve uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru hak ve yetkileri çerçevesinde Kıbrıs’ta barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam edecektir.” 7 terörist teslim oldu MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, basın bilgilendirme toplantısında, şu bilgileri paylaştı: “Son bir hafta içerisinde, yedi PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, hudutlarımızda dördü terör örgütü mensubu434 şahıs yakalanmıştır.”
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
MSB'den Terörsüz Türkiye Vurgusu, 2026 YAŞ Tarihi Açıklandı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) terörle mücadeledeki kararlılığını yineleyerek "Terörsüz Türkiye" hedefine bağlı şekilde görevine devam edeceğini vurguladı. Aynı toplantıda, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) toplantısının 4 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirileceği bilgisi paylaşıldı. Bu mesaj, Türkiye'nin yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarla terör unsurlarını bertaraf etme stratejisinin sürdürüleceğine işaret ediyor. YAŞ toplantısının tarihinin duyurulması ise TSK komuta kademesinde yapılacak atama ve terfiler açısından yakın takip edilen bir gelişme. Açıklamalar, savunma ve güvenlik politikalarında sürekliliğin ve siyasi iradenin altını çiziyor.
Afganistan1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Rheinmetall: ATACMS üretimi iki yıldan önce başlamayacak
Almanya merkezli Rheinmetall'in CEO'su Armin Papperger, Lockheed Martin ile Almanya'da planlanan ATACMS füze üretim tesislerinin iki yıldan uzun sürede devreye gireceğini duyurdu. Şirket, gelecek yıl kurulumuna başlayacağı ortak üretim hatlarıyla, İran'la beş ay süren savaşta azalan ABD stoklarının yenilenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Açıklama, transatlantik savunma sanayii işbirliğinde karşılaşılan lojistik ve teknik engelleri gözler önüne seriyor. Her ne kadar Almanya'nın uzun menzilli füze kabiliyeti kazanması ve ABD'nin mühimmat açığını kapatması hedeflense de, projenin meyve vermesi yıllar alacak. Bu gecikme, Avrupa güvenliğine kısa vadede doğrudan bir katkı beklenmediğini ortaya koyarken, bölgedeki savunma entegrasyonunun zaman alıcı doğasını bir kez daha vurguluyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İki aşamalı saldırılar eğitimdeki taktik boşluğu ortaya koyuyor
Pakistan'da terörle mücadele operasyonları yoğunlaşırken, militanların 'çifte vuruş' olarak bilinen iki aşamalı saldırı stratejisini benimsediği görülüyor. Bu taktik, ilk patlamanın ardından güvenlik güçleri veya kurtarma ekipleri olay yerine ulaştığında ikinci bir patlamayla azami can kaybına yol açmayı hedefliyor. Geçmişte yaşanan olaylar ve ağır kayıplara rağmen, kolluk kuvvetlerinin müdahale eğitiminde bu tür senaryolara karşı yeterli hazırlık bulunmadığı belirtiliyor. Uzmanlar, istihbarat odaklı operasyonlar artsa da terörist grupların sürekli yöntem değiştirdiğine dikkat çekiyor. Özellikle ikincil saldırılar, olay yerine intikal eden personelin koordinasyon ve durum farkındalığındaki zaafları istismar ediyor. Bu durum, güvenlik birimlerinin saha tatbikatlarını ve taktik eğitimlerini güncellemesi gerekliliğini gündeme getiriyor. Çifte vuruş taktiğinin giderek yaygınlaşması, sadece askeri değil, sivil savunma ve acil müdahale protokollerini de doğrudan etkiliyor. Yetkililer, benzer saldırıların önlenmesi için standart operasyon prosedürlerinin gözden geçirilmesi ve olay yeri güvenliğinin ilk andan itibaren katmanlı şekilde sağlanması çağrısında bulunuyor.
Afganistan1 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Gazze'de Görev Yapan İsrail Askerine Vietnam'da Savaş Suçu Şikayeti
İsrail ordusunun 769. Tugayı'na bağlı 920. Piyade Taburu'nda görev yapan ve Aralık 2023-Ocak 2024 döneminde Gazze'de bulunduğu belirtilen bir asker, Vietnam'da tatil yaparken hakkında suç duyurusu yapıldı. Şikayet, Hind Recep Vakfı tarafından Vietnamlı yetkililere iletildi; askerin savaş suçu ve soykırım eylemlerine karıştığı iddia ediliyor. Adı Jerafi olarak açıklanan askerin aynı zamanda İsrailli sivil toplum kuruluşu Im Tirtzu'da üst düzey yönetici olduğu kaydedildi. Vakıf, Jerafi'nin Gazze'deki askeri operasyonlarda doğrudan rol aldığını öne sürerek hukuki süreç başlattı. Bu girişim, Gazze'deki çatışmalarla bağlantılı olarak İsrail askerlerine karşı üçüncü ülkelerde yürütülen hukuki mücadelelerin bir örneğini oluşturuyor. Vietnam makamlarının şikayete nasıl yanıt vereceği belirsizliğini korurken, olay uluslararası insan hakları örgütlerinin İsrail ordusu mensupları hakkında yabancı yargı mercilerine başvurma stratejisinin altını çiziyor.
Afganistan1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Resmi Gazete'de Yayımlanan Kanunla Öğrenci Affı ve Yükseköğretim Düzenlemeleri Yürürlüğe Girdi
TBMM Genel Kurulu’nda 30 Temmuz’da kabul edilen öğrenci affı ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, üniversitelerle ilişiği kesilmiş öğrencilere yönelik af hükümlerinin yanı sıra Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin hizmet sürelerinin özlük haklarına yansıtılmasına dair değişiklikleri de içeriyor. Düzenleme, yıllardır gündemde olan öğrenci affı talebini karşılarken, kapsam ve koşullar ilgili yönetmeliklerle netleşecek. Yükseköğretim kurumlarına geri dönüş yapmak isteyen eski öğrenciler için belirlenecek süre ve şartlar, önümüzdeki eğitim-öğretim dönemi öncesinde açıklanacak. Öte yandan, Yükseköğretim Denetleme Kurulu’nun yapısına ilişkin yapılan değişiklikle üyelerin kurulda geçirdikleri sürelerin ek gösterge, kıdem aylığı ve makam tazminatında dikkate alınması sağlanarak kurum içi bir uyumlaştırma hedeflendiği değerlendiriliyor. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulamanın ayrıntıları ilgili kurumlarca belirlenecek.
Afganistan1 olay18 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Gazze'de arıcı yıkıntılar arasında 35 kovanla hayata tutunuyor
Gazze Şeridi'nde yaşayan arıcı İbrahim al-Dabba, savaşta kovanlarının çoğunu kaybettikten sonra kalan 35 kovanını Gazze Şehri'ndeki bir binanın çatısına taşıyarak arıcılığı yeniden başlatmaya çalışıyor. İsrail'in saldırıları sonucu bölgede büyük yıkım yaşanırken, ateşkes sonrası yeniden inşa süreci henüz başlamış değil. Bu bireysel çaba, Gazze'deki ekonomik çöküşün ve tarımsal üretimin durma noktasına gelmesinin bir yansıması. Savaş öncesi yüzlerce kovana sahip olan al-Dabba'nın şimdi sadece 35 kovanla üretime devam etme çabası, bölgedeki gıda güvenliği ve geçim kaynaklarının ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Uluslararası yardım kuruluşlarının bölgeye erişimde yaşadığı zorluklar, tarım sektörünün toparlanmasını engelliyor. Diplomatik cephede, İsrail ve Filistin arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözüme dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini korurken, Gazze'nin yeniden imarı için uluslararası toplumun somut adımlar atması bekleniyor. Arıcılık gibi küçük ölçekli üretim faaliyetlerinin bile ancak çatılar gibi korunaklı alanlarda sürdürülebiliyor olması, savaşın sivil yaşam üzerindeki uzun vadeli etkilerini gözler önüne seriyor.
Afganistan1 olay1 gün önce