Pakistan, ABD-İran arabuluculuğundaki rolüyle 'barış yapıcı' olarak tanınıyor
Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, perşembe günü Lahor'da yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile İran arasındaki arabuluculuk rolü sonrasında küresel sahnede 'barış yapıcı' olarak tanınmaya başladığını söyledi. Dar, Pakistan'ın geçmişte farklı algılandığını ima ederek, bu yeni rolün ülkenin imajını değiştirdiğini belirtti. Açıklamada, arabuluculuğun kapsamına dair somut detay paylaşılmadı. Ancak İslamabad'ın hem ABD ile müttefik hem de İran ile komşu olması, bu tür gerilimlerde diplomatik bir köprü işlevi görmesine olanak tanıyor. Dar'ın sözleri, Pakistan'ın Körfez bölgesindeki denge politikaları çerçevesinde daha aktif ve yapıcı bir dış politika profili çizme arayışına işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İran gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 7 sa önce- Diplomatik25 Haz 08:17
Dar says world now recognises Pakistan as a 'peacemaker' for role in US-Iran mediation
Deputy Prime Minister and Foreign Minister Ishaq Dar on Thursday said Pakistan was now being recognised as a “peacemaker” on the global stage for its role in mediating between the United States and Iran. Speaking to the media in Lahore, he said that following Pakistan’s role in the US-Iran negotiations, the country was now being recognised as a “peacemaker.” “Pakistan, which was once said to have become diplomatically isolated, is now being discussed across the entire world,” Dar said. “Even those countries that did not know Pakistan before, now know Pakistan,” he said. He added that Pakistan was now viewed as a “middle power” with an active diplomatic role internationally. “We now have to become an economic power. For this, Prime Minister Shehbaz Sharif is working day and night,” he said. Recalling the PML-N’s past economic performance, Dar said Pakistan had witnessed strong macroeconomic indicators during 2013–2017. “This was the same country which, from 2013 to 2017, had its voice heard across the world. All macroeconomic indicators had improved. The growth trajectory was such that even Europe used to appreciate it. Foreign investment had reached its peak,” he said. “Pakistan, that had become the 24th largest economy in the world, then fell to the 47th spot in the next four years,” he added. Dar said efforts were now underway to reverse that decline. “Pakistan is now moving towards growth, development and public welfare,” he said. Referring to the federal budget, he said the government had inherited difficult economic conditions. “As you have seen in this budget, we were virtually in a state of economic crisis. What we inherited under PM Shehbaz’s leadership was damaged, and when something is damaged, it takes time to be repaired,” he said. He added that the economic setback over the past four years had required sustained corrective measures. “That four-year gap caused destruction, and it naturally takes time to fix. But matters are now moving in a positive direction,” he said.
- Güvenlik25 Haz 04:15
FM Dar credits US-Iran mediation role for Pakistan's emergence as global 'peacemaker'
Says country once portrayed only through the lens of terrorism is now acknowledged as 'middle power'
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İran Savaşı Sonrası ABD ve İsrail'in Güç Kaybı
Foreign Policy'nin analizine göre, İran savaşı küresel güç dengesinde köklü değişiklikler yarattı. Savaşın en belirgin sonucu, ABD ve İsrail'in uluslararası alanda yıllarca sürecek bir zayıflık dönemine girmesi oldu. Bu zayıflama, Orta Doğu'daki ittifakların yeniden yapılanmasına ve küresel güç mücadelesinde yeni denklemlerin oluşmasına yol açabilir. Uzmanlar, Washington ve Tel Aviv'in eski etkinliğini kaybetmesinin bölgesel ve küresel aktörlerin pozisyonlarını gözden geçirmesine neden olacağını belirtiyor.
İran18 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran İsviçre’de Anlaştı: 60 Gün, Hürmüz ve Kushner Formülü
ABD ve İran heyetleri İsviçre’de gerçekleştirdikleri toplantıda, nihai bir anlaşmaya varmak üzere 60 günlük bir yol haritası üzerinde uzlaştı. Görüşmelerde, stratejik Hürmüz Boğazı’nda güvenli deniz geçişinin sağlanması ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu denetçilerinin Tahran’a dönüşü konularında mutabakat sağlandı. Bu adımlar, özellikle nükleer programın denetimi ve bölgesel seyrüsefer güvenliği açısından kritik eşikler olarak değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra, İran’ın dondurulmuş yurt dışı varlıklarının serbest bırakılması için “Kushner formülü” adı verilen bir mekanizma gündeme getirildi. Formülün, İran’ın nükleer taahhütlerine bağlı olarak fonların aşamalı kullanımını öngörmesi bekleniyor. Uzlaşı, küresel enerji piyasaları ve Ortadoğu’daki diplomatik denklem açısından dikkate değer bir gelişme olarak öne çıkıyor.
İran2 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran: ABD ile Mutabakat Zaptında Henüz Nihai Karar Yok
İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayanarak Tahran'ın ABD ile mutabakat zaptına ilişkin nihai bir karara varmadığını bildirdi. Teknik, siyasi ve hukuki boyutlarıyla incelemelerin sürdüğü belirtilen haberde, karar sürecinin ulusal çıkarlar ve kırmızı çizgiler temelinde şekilleneceği vurgulandı. Söz konusu mutabakat zaptının içeriğine dair resmi bir açıklama yapılmazken, bu gelişme Washington ile yürütülen dolaylı müzakerelerin hassas bir aşamada olduğunu gösteriyor. İran tarafı, nihai onay öncesinde her türlü taahhüdün kapsamlı bir değerlendirmeden geçirileceği mesajını vererek temkinli bir tutum sergiliyor. Uluslararası toplum, özellikle nükleer program ve yaptırımların hafifletilmesi konularındaki olası anlaşmalara odaklanmışken, İran'dan gelen bu açıklama sürecin henüz tamamlanmadığını ve kısa vadede somut bir adım beklenmemesi gerektiğini işaret ediyor.
İran11 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ile müzakereler sürerken İran'dan rekor petrol sevkiyatı
Tanker Trackers verilerine göre İran, 15 Haziran'dan bu yana Hürmüz Boğazı üzerinden 36 milyon varil ham petrol ihraç etti. Aynı miktarda petrol ise tankerlerde yüzer depo olarak bekletiliyor. Bu seviye, savaşın başlangıcından beri kaydedilen en yüksek sevkiyat hacmi. Sevkiyattaki artış, İran ile ABD arasında kalıcı bir barış anlaşmasına yönelik temasların yoğunlaştığı döneme denk geldi. Petrol ihracatı, yaptırımlar altındaki İran ekonomisi için kritik önemde; olası bir anlaşma beklentisi piyasalarda belirsizliğe yol açıyor. Yüzer depolardaki birikim, arz fazlası sinyali olarak değerlendiriliyor. Bu hamle, küresel enerji piyasalarını etkileyebilecek diplomatik manevraların ekonomik boyutunu ortaya koyuyor. İran'ın nükleer programı ve yaptırımların geleceği üzerine süren müzakerelerde petrolün stratejik bir koz olarak kullanıldığı görülüyor.
İran1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması Kapsamındaki Nükleer Tesislere Saldırılarını Kınadı
İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Guvernörler Kurulu toplantısındaki delegasyonu, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması kapsamındaki nükleer tesislere yönelik saldırılarını kınadı. Tahran’ın 6 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre, söz konusu saldırılar uluslararası denetim altındaki tesisleri hedef aldı. İran, saldırıların nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine zarar verdiğini savundu. Denetim Anlaşması, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) çerçevesinde IAEA’nın nükleer faaliyetlerin barışçıl amaçlı olduğunu doğrulamasını sağlar. Bu kapsamdaki tesislere yapılan müdahaleler, hem uluslararası hukuk açısından hem de bölgesel güvenlik bağlamında ciddi sonuçlar doğurabilir. İran’ın tepkisi, özellikle kendi nükleer programıyla ilgili uzun süredir devam eden gerilimlerin IAEA zemininde yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. İran’ın bu çıkışı, ABD ve İsrail ile yaşanan diplomatik çatışmanın kurumsal platforma taşınması olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda Tahran, nükleer anlaşma müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde uluslararası kamuoyunu yanına çekmeyi hedefliyor. Gelişme, IAEA’nın tarafsızlık ilkesi ve nükleer denetim mekanizmasının geleceği açısından da önem taşıyor.
İran70 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Cenevre’de ABD-İran Barışı: Hürmüz Boğazı Açılıyor, Nükleer Müzakereler Başlıyor
ABD ile İran arasında 108 gün süren savaşın ardından varılan geçici barış anlaşmasının 19 Haziran’da Cenevre’de imzalanması bekleniyor. Anlaşma, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve İran’ın petrol ihracatına derhal başlamasını öngörüyor; bu, küresel petrol fiyatlarının düşmesine yol açtı. Ayrıca, İran’ın nükleer programını ele alacak kalıcı barış müzakerelerinin yeniden başlaması için zemin hazırlandı. G7 liderleri anlaşmayı memnuniyetle karşılasa da, İran’ın balistik füze programını kapsamadığı için daha geniş görüşmeler çağrısı yaptı. ABD’de bazı senatörler şüphelerini dile getirirken, Türkiye arabuluculuk çabalarıyla sürece katkıda bulundu. İran’a 300 milyar dolarlık ekonomik kalkınma programına erişim sağlanması, ülkeye önemli bir mali rahatlama getirecek. Geçici mutabakat, Orta Doğu’da istikrar beklentilerini artırsa da, taraflar arasındaki güvensizlik ve nihai anlaşmanın karmaşık müzakerelere bağlı olması belirsizliği koruyor. Trump yönetimi, savaştan pragmatik bir çıkış yaparken, başlangıçtaki maksimalist hedeflerine ulaşamadı.
İran41 olay21 sa önce