ABD Kongresi’nin Başarısız Askeri Harcamaları Gelecek Nesillere Borç Yüklüyor
ABD Kongresi 2027 savunma bütçesini görüşürken, üyelerin temel bir gerçekle yüzleşmesi gerekiyor: Onaylanan askeri harcamaların büyük kısmı borçlanmayla karşılanacak ve bu yük çocuklara, torunlara aktarılacak. Responsible Statecraft yayınının analizine göre, bütçeden savunma amaçlı ayrılacak pek çok dolar, zaten şişmekte olan ulusal borca eklenecek. Eleştiriler, Kongre’nin başarısız jet ve gemi projelerine kaynak aktarma alışkanlığına odaklanıyor. Bugün alınan savunma politikası kararları, gelecek yıllar için geri dönülmesi zor harcama yükümlülükleri yaratıyor. Bu durum, askeri harcamaların yalnızca mevcut maliyetler değil, uzun vadeli mali riskler doğurduğu anlamına geliyor. Analizde, borçlanmaya dayalı savunma harcamalarının ekonomik sürdürülebilirlik ve kuşaklar arası adalet açısından sorgulanması gerektiği vurgulanıyor. 2027 bütçesi üzerindeki tartışmalar, askeri önceliklerle mali sorumluluk arasındaki dengeye dair daha geniş bir muhasebeyi zorunlu kılıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Diplomatik22 Haz 04:05
Congress loves to buy failed jets and ships then make your kids pay
As Congress debates the 2027 defense budget, members must confront an essential reality: their children and grandchildren will be left footing the bill. Many of the dollars that will be appropriated for military purposes in 2027 will be borrowed and tacked onto the ballooning national debt. But that is only part of the problem. Defense policies established today become spending obligations for future generations. If members of Congress are seriously considering $1.5 trillion in defense spending for 2027, it is in part because they must cover the expenses resulting from policy decisions made years ago by people who have long-since passed from the scene. To take just one example, Pentagon officials awarded the Joint Strike Fighter contract to Lockheed Martin nearly a quarter century ago. Much has been made about how expensive the program is and how its costs have more than doubled since 2001. But the real costs of the F-35 program are yet to come. Defense acquisition programs generally follow what is known as the “Rule of Thumb,” where one-third of a program’s total cost is the headline-grabbing development, testing, and acquisition expenses, while the other two-thirds are the far-less-interesting operations and support costs. In the case of the F-35 program, the front-end development and acquisition costs are approximately $442 billion. But the back-end operations and support costs over the lifetime of the program are estimated to be $1.58 trillion. Congress is now contending with the crashing “bow wave” of defense spending that started growing around the turn of the century. At the same time, they are also creating an entirely new bow wave of future spending as they continue to pour money into programs like nuclear triad modernization, the Golden Dome missile defense system, a new class of battleships, and the F-47 fighter jet program. All of these new programs are in the relatively inexpensive development and acquisition phase. When they become operational in the next 20-30 years, the American people will contend with their true costs. The only way to control those future costs is for policymakers today to make important tradeoffs. All of the current proposed programs need to be evaluated for practicality and genuine security needs. As good a place to start as any are the proposed aircraft programs currently in development. The B-21 and F-47 programs should face a fundamental reappraisal based on a cost evaluation that can be called the “platform/munition equation.” This simple assessment considers the cost of the delivery platform and the munition it launches towards a target. In the case of the B-21, the current estimated cost per jet is approximately $700 million. Joint Direct Attack Munitions, guided gravity bombs, cost between $25,000 and $84,000 each depending on the size of the bomb and how many the government buys at a time. In this case, the $700 million platform flown by two human beings flies through heavily defended airspace directly over the target to drop an $84,000 bomb. Contrast that with a B-52 with an inflation-adjusted cost of approximately $139 million per jet. A B-52 crew can remain outside of the enemy’s air defense zone and launch a $1 million AGM-158 Joint Air-to-Surface Standoff Missile. The JASSM, or “Jazz-em,” has a range of at least 230 miles and was designed specifically to prevent manned aircraft from flying directly into heavily defended airspace. In the vast majority of cases, it is far preferable to use the less expensive launch platform in a manner that keeps the human beings safer, even if that means launching a more expensive munition. Beyond manned aircraft and long-range bombs and missiles, there are plenty of other ways to deliver munitions to distant targets in the 21st century. Military planners can decide between long-range rocket artillery like HIMARS, cruise missiles, ballistic missiles, and drones. At some point in the near future, the military will also have an array of hypersonic missiles. Considering all the options available, the notion of sending manned aircraft like the B-21 or F-47 to accomplish the same mission that can be done by a cruise missile or a drone makes little sense. Policymakers should think very carefully about the future of military aviation when deliberating over the kind of obligations they contract for subsequent generations. The three individuals who saddled today’s Americans with the F-35 boondoggle were all from the Silent Generation. It would be a great shame if the Baby Boomers, Gen X, and Millennials in Congress now did the same to Generations Z and Alpha, as well as the generations that follow. Manned bombers are obsolete and have been for years. Strike aircraft face a similarly uncertain future. Just because the United States has maintained large fleets of such aircraft in the past doesn’t mean we need to continue doing so. The Army eventually abandoned horse cavalry. The Navy swapped aircraft carriers for battleships. It is long past time that policymakers undertake a similar process with aviation to ensure they make the platform/munition math work out right.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Trump'ın Umman Tehdidi Sonrası İran, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD Üslerini Vurdu
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Umman'ın İran ile Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti konusunda işbirliği yapması halinde ülkeyi 'havaya uçuracağı' yönündeki tehdidi, bölgede şiddetli bir tırmanışa yol açtı. ABD güçleri, İran'ın güneyindeki Sirik Adası ve çevresindeki askeri noktalara saldırı düzenledi. Buna karşılık İran Devrim Muhafızları, Kuveyt'teki Ali Al Salem Hava Üssü ile Bahreyn'deki ABD 5. Filosu karargahını hedef aldı. Kuveyt Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen füze ve drone saldırısında en az bir kişi öldü, 63 kişi yaralandı. Kuveyt, sivil havacılığa yönelik saldırıyı uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirerek ICAO'ya başvurdu. Katar ve Yemen, İran'ın saldırılarını kınarken Tahran, eylemlerini meşru müdafaa olarak savundu. Bu süreç, ABD ile İran arasında devam eden nükleer müzakerelerin ve yaptırımların kaldırılması taleplerinin gölgesinde gerçekleşti. Trump, anlaşmaya varılması halinde İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imha edileceğini, aksi takdirde askeri baskının süreceğini belirtti. Karşılıklı saldırılar, kırılgan ateşkesi tehlikeye atarken bölgesel gerilimi tırmandırdı.
İran36 olay12 Haz - Ortak aktörcanlı
Rusya'nın Kiev Saldırısında Dormition Katedrali Yandı, Son Yıkım Alman İşgalindeydi
15 Haziran 2026'da Kiev'e düzenlenen Rus drone saldırısı, Kiev-Pechersk Lavra manastır kompleksindeki Dormition Katedrali'nin çatısında yangına yol açtı. Aynı manastır, Ocak 2026'da da Rus askeri operasyonlarından zarar görmüş; bu, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Lavra'ya verilen ilk hasar olarak kayıtlara geçmişti. Mimarlık gazetecisi Asya Zolnikova'nın aktardığına göre, yüzyıllar boyunca defalarca yıkılıp yeniden inşa edilen katedral, son olarak Alman işgali sırasında yıkılmıştı. Şimdi ise Rus güçlerinin saldırısıyla bir kez daha alevler içinde. Bu olay, Ukrayna'daki savaşın kültürel miras üzerindeki tehdidini gözler önüne seriyor. Kiev-Pechersk Lavra, Ortodoks Hristiyanlık için büyük önem taşıyan ve bin yıla yayılan tarihiyle bölgenin simge mekanlarından biri. Katedralin uğradığı tahribat, dini ve kültürel yapıların çatışan taraflar arasında nasıl hedef haline gelebildiğini gösterirken, benzer olayların yaşanmaması için uluslararası koruma mekanizmalarının önemine dikkat çekiyor.
Ukrayna8 olay1 gün önce - Ortak aktörcanlı
AB liderleri Ukrayna’ya desteği yineleyen ortak bildiri imzaladı
Avrupa Birliği liderleri, Brüksel’de gerçekleştirilen zirvede Ukrayna’ya desteklerini vurgulayan ortak bir bildiriye imza attı. Bu adım, G7’nin hafta içinde Rusya’yı barış sürecine dahil olmaya çağıran hamlesini izliyor. İrlanda Başbakanı Micheál Martin, gazetecilere yaptığı kısa açıklamada, bütçe konusunda ilerleme kaydedilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Bildiri, AB’nin Ukrayna’ya siyasi ve mali desteğini sürdürme taahhüdünü yineliyor. Zirvede liderlerin çoğu yorgunluk gerekçesiyle açıklama yapmazken, Martin’in “bütçe” vurgusu, bloğun Ukrayna’ya yönelik mali yardımlarını ve kendi iç bütçe müzakerelerini gündemin ön sıralarında tuttuğunu gösteriyor. Uluslararası diplomasi açısından bildiri, Batı ittifakının Rusya’ya yönelik baskıyı sürdürme kararlılığını yansıtıyor. G7’nin barış sürecine çağrısıyla eş zamanlı olarak AB düzeyinde verilen bu mesaj, ekonomik yaptırımlar ve yeniden inşa yardımları gibi somut adımların önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor.
İrlanda1 olay2 gün önce - Ortak aktörcanlı
Avustralya Polisi Gazze Filosu Aktivistleri Hakkında Soruşturma Başlattı; Victoria'da Evden Çalışma Hakkı Yasalaşıyor
Avustralya federal polisi, Gazze'ye yardım götüren bir filoya katılan aktivistlerin karıştığı iddia edilen taciz ve cinsel saldırı vakalarını soruşturacağını açıkladı. Polis, aktivistlerle görüşerek iddiaları derinlemesine inceleyecek. Soruşturmanın kapsamı ve şüpheliler hakkında henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Öte yandan Victoria eyalet hükümeti, çalışanların evden çalışma hakkını yasayla güvence altına alacak bir düzenlemeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Yeni yasa, işverenlerin makul gerekçeler olmaksızın evden çalışma taleplerini reddetmesini zorlaştıracak. Bu adım, pandemi sonrası değişen çalışma alışkanlıklarını ve esnek çalışma modellerine yönelik artan talebi yansıtıyor. Her iki gelişme de Avustralya'nın iç gündeminde öne çıkan konular arasında yer alıyor. Polis soruşturması uluslararası boyutları olan bir olaya odaklanırken, Victoria'daki yasa teklifi iş yaşam dengesini etkileyecek yapısal bir değişikliğe işaret ediyor.
Filistin1 olay6 gün önce - Ortak aktör
AUKUS Anlaşması Revize Edildi: ABD, Avustralya'ya Sadece Kullanılmış Nükleer Denizaltı Verecek
Avustralya, AUKUS savunma anlaşması kapsamında ABD'den yalnızca kullanılmış nükleer denizaltılar alacak. Anlaşmada yapılan değişiklikle sürecin "maliyet etkin" hale getirilmesi amaçlanıyor. ABD'nin 15 yıl içinde en az üç Virginia sınıfı nükleer denizaltıyı Avustralya'ya teslim etmesi bekleniyor. AUKUS ortaklığı kapsamında Avustralya'nın nükleer denizaltı filosu oluşturma planı, bölgedeki güvenlik dinamiklerini etkileyecek. ABD'nin kullanılmış denizaltı temini, yeni inşa sürecine kıyasla daha hızlı ve düşük maliyetli bir geçiş sağlıyor. Karar, Çin'in Pasifik'teki artan askeri varlığı karşısında Avustralya'nın caydırıcılığını güçlendirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Savunma Bakanı Richard Marles, anlaşmanın "maliyet etkin" olduğunu belirterek, bu stratejik tercihin ülkenin savunma bütçesine yük getirmeden yetenek kazandıracağını ifade etti. Diplomatik açıdan bu adım, AUKUS müttefikleri arasındaki işbirliğini derinleştirirken, bölgesel silahlanma yarışı endişelerini de beraberinde getirebilir.
Avustralya2 olay02 Haz - Ortak aktörcanlı
İrlanda, İsrailli Bakanlar Ben-Gvir ve Smotrich’e Giriş Yasağı Getirdi
İrlanda Adalet Bakanlığı, Başbakan Micheál Martin’in talimatıyla İsrail’in Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’e seyahat yaptırımı uygulandığını duyurdu. İki bakanın İrlanda’ya girişi yasaklandı. Karar, Gazze’deki insani felaketin büyümesinde etkili oldukları gerekçesiyle alındı. İrlanda, daha önce de İsrail’in Filistin topraklarındaki politikalarını sert dille eleştirmiş ve uluslararası hukuka vurgu yapmıştı. Bu adım, Avrupa ülkelerinin İsrail’e yönelik diplomatik baskıyı artırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. İrlanda’nın hamlesi, Gazze’de ateşkes çağrılarının yükseldiği bir dönemde somut bir yaptırım örneği oluşturuyor.
Filistin2 olay08 Haz