Starmer'a istifa baskısı: Burnham'ın parlamentoya dönüşü liderlik yarışını alevlendirdi
İngiltere Çalışma ve Ticaret Bakanı Peter Kyle, Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın parlamentoya seçilmesinin ardından Başbakan Keir Starmer'ın siyasi gerçekleri değerlendirdiğini açıkladı. Burnham'ın milletvekili olması, İşçi Partisi içinde liderlik yarışı olasılığını güçlendirdi. Starmer üzerindeki istifa baskısı artarken, parti içi muhalefet somut bir alternatif etrafında şekilleniyor. Gelişme, Starmer'ın düşük kamuoyu desteği ve parti tabanındaki memnuniyetsizlikle mücadele ettiği bir dönemde geldi. Bakan Kyle'ın sözleri, Starmer'ın konumunu yeniden değerlendirdiğini gösteriyor. İşçi Partisi'ndeki liderlik tartışmalarının önümüzdeki haftalarda yoğunlaşması bekleniyor. İngiltere siyasetinde erken seçim tartışmaları sürerken, Starmer'ın parti liderliğini koruyup koruyamayacağı belirsiz. Andy Burnham'ın adı olası bir liderlik yarışında öne çıkan isimler arasında yer alıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Siyasi21 Haz 12:03
İngiltere Başbakanı Starmer üzerindeki istifa baskısı artıyor
İngiltere Çalışma ve Ticaret Bakanı Peter Kyle, parti içi rakibi Andy Burnham'ın parlamentoya seçilmesinin ardından Başbakan Keir Starmer'ın siyasi gerçekleri değerlendirdiğini açıkladı. İngiltere Çalışma ve Ticaret Bakanı Peter Kyle, Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın parlamentoya seçilerek olası bir liderlik yarışının önünü açmasının ardından, Başbakan Keir Starmer'ın önündeki siyasi gerçekleri ve zorlukları değerlendirdiğini açıkladı. Bugün televizyon kanallarına açıklamalarda bulunan Kyle, Starmer'ın pazartesi günü istifa edeceğine inanmasını gerektirecek bir durum olmadığını belirtmekle birlikte, Başbakan'ın konumunun tehdit altında olmadığını düşünmenin gerçek dışı olacağını ifade etti. Sky News'e verdiği demeçte Kyle, "Bugün, Keir'i tanıdığım diğer tüm günlerde olduğu gibi, kendisi dışarıda sıkı bir şekilde çalışıyor. Aynı zamanda, önümüzdeki siyasi gerçekler, zorluklar ve fırsatlar üzerinde düşünebileceği bir alan yaratmaya çalışıyor" dedi. Kyle, Başbakanlık Ofisi Downing Street'in son dönemde yinelediği "Starmer'ın her türlü liderlik meydan okumasına karşı mücadele edeceği" yönündeki söylemi ise tekrarlamadı. ANDY BURNHAM LİDERLİK YARIŞINA HAZIRLANIYOR Starmer'ın parti içindeki konumuna yönelik aylardır süren baskı, cuma günü Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın ara seçimlerde parlamentodan koltuk kazanmasıyla yeni bir boyut kazandı. Bu gelişme, Burnham'a resmi bir liderlik mücadelesi başlatma hakkı tanıyor. İşçi Partisi'nin mayıs ayında yapılan yerel seçimlerde uğradığı ağır kayıplar Starmer'a yönelik desteğin azaldığını ortaya koymuştu. Parti üyeleri arasında yapılan anketler de olası bir liderlik yarışını Burnham'ın kazanacağına işaret ediyor. The Observer ve The Telegraph gazetelerinde yer alan haberlerde, Starmer'ın geleceğini resmi kır konutu Chequers'ta eşiyle birlikte değerlendirdiği ve nihai kararını vermeye hazırlandığı öne sürüldü. Reuters'a konuşan kıdemli İşçi Partisi kaynakları, en erken pazartesi günü net bir açıklama yapılabileceğini belirtti. Gazetelere konuşan ve Starmer'ın yakın çevresinde yer alan bir kaynak ise, Başbakan'ın mevcut durumu gördüğünü, görevde kalarak kaosu durdurmanın artık mümkün olmadığını düşündüğünü ve ayrılmayı bir görev olarak kabul ettiğini iddia etti. Bir diğer üst düzey yetkili ise Starmer'ın desteğini kaybetmesi nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini ve "oyunun bittiğini" kabul ederek siyasi mirasını nasıl koruyacağını düşündüğünü öne sürdü. Hükümet kaynakları ise iddialara karşı çıkarak Başbakan'ın yönetim görevine odaklanmaya devam ettiğini bildirdi. Çalışma Bakanı Kyle, Starmer ile cuma günü uzun ve samimi bir görüşme gerçekleştirdiğini, bu görüşmede Başbakan'ın bir kez bile kişisel çıkarlarını sormadığını, her zaman ülkenin menfaatlerini ön planda tuttuğunu dile getirdi. Kyle ayrıca, Starmer'ın G7 Zirvesi marjında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile yaptığı görüşmeler sayesinde iki ülke arasında zorlu bir ticaret anlaşmasının hayata geçirildiğini hatırlatarak, uluslararası saygınlığı olmayan bir liderin bu tür başarılar elde edemeyeceğini vurguladı. Ancak Kyle, gelecekte yapılacak bir parti içi liderlik seçiminde Starmer'ı destekleyip desteklemeyeceğine yönelik soruları yanıtlamaktan kaçındı. STARMER KABİNESİNDE PEŞ PEŞE İSTİFALAR Hükümetteki kriz, Savunma Bakanı John Healey'nin istifasıyla şiddetlenmişti. Healey, Başbakan'a yazdığı mektupta, önerilen bütçenin savunma yatırımlarını karşılamaya yetmediğini ve askeri harcamaları 2035 yılına kadar gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 3,5'ine çıkarma taahhüdünü yerine getiremeyeceğini belirterek görevinden ayrılmıştı. Healey'nin ardından Silahlı Kuvvetler Bakanı Al Carns da istifa etmişti. Savunma yönetimindeki bu iki kritik istifa, G7 ve NATO zirveleri öncesinde kabinedeki gerilimi artırdı. Muhalefet de hükümete yönelik eleştirilerini yoğunlaştırdı. Muhafazakar Parti Lideri Kemi Badenoch, kabinenin serbest düşüşte olduğunu belirterek Starmer'ı siyasi nüfuzunu yitirmiş liderler için kullanılan "topal ördek" ifadesiyle nitelendirdi. Reform UK partisi temsilcileri ise Starmer için "zombi başbakan" nitelemesinde bulundu. İşçi Partisi içindeki diğer potansiyel lider adaylarından Sağlık Bakanı Wes Streeting'i destekleyen eski bakan Jess Phillips de BBC'ye yaptığı açıklamada, "Yolun sonuna gelinmiş gibi hissettiriyor" diyerek Starmer'ın görevden ayrılışının mümkün olduğunca onurlu olması gerektiğini ifade etti. Daha önce yapılan açıklamalarda Starmer, liderlik koltuğu için resmi bir meydan okuma yapılması halinde yarışa katılacağını belirtmişti. İşçi Partisi kurallarına göre, resmi bir liderlik yarışı başlatabilmek için parlamentodaki İşçi Partisi milletvekillerinin beşte birine denk gelen 81 üyenin desteğinin toplanması gerekiyor. Starmer, 12 Haziran'da yaptığı son açıklamada ise ülkeyi yeni bir liderlik seçimi kaosuna sürüklemek istemediğini ve görevine devam edeceğini bildirmişti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktör
LGBTQ campaigners denounce Eurovision 'pinkwashing' ahead of final
ABD2 olay17 May - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan Milletvekillerinden Bağımsız Bütçe Ofisi Çağrısı
Pakistan federal ve eyalet meclislerinde bütçe görüşmeleri devam ederken, bazı milletvekilleri parlamentoya bağlı bağımsız bir bütçe ofisi kurulmasını önerdi. Dawn gazetesinin aktardığına göre, milletvekilleri, bütçe müzakerelerinde bilinçli katkı sunabilmek için tarafsız mali analizlere erişim talep ediyor. Girişim, yasama organının bütçe denetim kapasitesini artırmayı hedefliyor. Öneri, mevcut bütçe sürecinde milletvekillerinin hükümet verilerine bağımlı olmasından kaynaklanan eksikliği gidermeye yönelik. Bağımsız bir ofis, yürütmeden ayrı teknik analizler sunarak milletvekillerinin daha etkin denetim yapmasına olanak sağlayabilir. Ancak böyle bir ofisin kurulması için yasal çerçeve ve mali kaynakların netleşmesi gerekiyor.
Afganistan1 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump ve Meloni Arasında G7 Sonrası 'Teşekkürler Almayayım' Gerilimi
ABD Başkanı Donald Trump ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında, G7 Zirvesi'nin ardından kamuoyu önünde sert bir söz düellosu başladı. Trump, sosyal medya hesabından, Meloni'nin Fransa'daki zirve sırasında kendisiyle sürekli fotoğraf çektirmek istediğini iddia etti. İtalyan basını ise Meloni'nin bu paylaşıma 'Teşekkürler almayayım' ifadesiyle karşılık verdiğini aktardı. Gerginliğin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları sırasında iki lider arasında oluşan görüş ayrılıklarıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Zirve öncesinde de aralarında soğuk rüzgarlar esen ikili, 15-17 Haziran'da bir araya gelmelerine rağmen, sonraki günlerde sosyal medya üzerinden karşılıklı suçlamalarda bulundu. Bu sözlü atışma, stratejik konularda zaten hassas olan transatlantik ittifak içindeki yeni bir sürtüşme noktası olarak öne çıkıyor. Liderler arasındaki kişisel tansiyonun, Batı bloğunun ortak hareket kabiliyetine olası etkileri diplomatik çevrelerce yakından izleniyor.
Afganistan1 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın 'Arkadaşlık' Sözlerine Meloni'den Sert Yanıt
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin G7 Zirvesi'nde kendisiyle fotoğraf çektirmek için ısrarcı olduğunu ve bunu oy oranlarını artırmak amacıyla yaptığını öne sürdü. Trump, Meloni'nin 'tekrar arkadaş olmak istediğini' belirtti. Meloni ise 'Senin dostun olmak bana kesinlikle fayda sağlamadı' yanıtını vererek, talebin kendisinden gelmediğini ima etti. Bu karşılıklı açıklamalar, iki lider arasında daha önce yakın seyreden ilişkilerin son dönemde gerildiğine işaret ediyor. G7 gibi diplomatik zeminlerde müttefik uyumu kritikken, sosyal medya üzerinden yaşanan bu söz düellosu Atlantik ittifakı içindeki dinamikleri ve Avrupa'daki milliyetçi liderlerin ABD ile angajmanını etkileyebilir. Meloni'nin doğrudan yanıtı, iç siyasette güçlü duruş ihtiyacını yansıtırken; Trump'ın çıkışı, yaklaşan ABD seçimleri bağlamında farklı bir stratejik mesaj olarak değerlendirilebilir.
Afganistan1 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrailli Bakan Ben-Gvir'in Lübnan'a yönelik nefret söylemi X tarafından kısıtlandı
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, 'Her İsrailli anneye karşılık, bin Lübnanlı anne ağlamalı' ifadesini kullandı. X yönetimi, nefret söylemi politikalarını ihlal ettiği gerekçesiyle bu paylaşımın görünürlüğünü kısıtladı. Ben-Gvir'in daha önce de Filistinliler ve diğer grupları hedef alan benzer söylemleri dikkat çekmişti. Bu olay, İsrail-Lübnan sınırında devam eden gerilimlerin gölgesinde yaşandı ve bakanın sözlerinin, özellikle Hizbullah ile zaten hassas olan ilişkileri daha da gerebileceği değerlendiriliyor. X'in müdahalesi, sosyal medya platformlarının kışkırtıcı içerikler karşısındaki tutumunu bir kez daha gündeme getirirken, İsrail hükümeti içindeki aşırı sağcı söylemlerin diplomatik yansımaları da sorgulanıyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Polonya’dan Zelenskiy’e Nişan Şoku: Beyaz Kartal Geri Alındı
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’e 2023 yılında verilen Beyaz Kartal Nişanı’nın iptal edildiğini açıkladı. Kararın gerekçesi olarak, Ukrayna’nın İkinci Dünya Savaşı sırasında Polonyalıları öldüren Ukrayna İsyan Ordusu’nun (UPA) adını bir askeri birliğe vermesi gösterildi. Nawrocki, bu adımın Polonya toplumunda güveni zedelediğini vurguladı. Gelişme, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline karşı dayanışma içinde olan iki ülke arasındaki tarihi anlaşmazlıkların hassasiyetini yeniden ortaya koydu. Polonya, Ukrayna’ya askeri ve siyasi destekte öncü rol üstlenirken, özellikle Volhynia katliamı gibi konular ikili ilişkilerde kırılganlık yaratıyor. Nişanın geri alınması, Varşova’nın bu meseleyi diplomatik bir araç olarak kullandığını gösteriyor. Ukrayna’dan henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Afganistan1 olay1 gün önce