Çin, ABD'nin küresel hegemonyadaki boşluğunu doldurmaya istekli değil
South China Morning Post’ta yer alan bir habere göre, önde gelen Çinli dış politika uzmanı Da Wei, ABD’nin küresel hegemonyasını gönüllü olarak dağıttığı bir dönemde, Çin’in bu boşluğu doldurmaya ne isteği ne de kapasitesi olduğunu savundu. Tsinghua Üniversitesi Uluslararası Güvenlik ve Strateji Merkezi Direktörü Da Wei, Pekin’in küresel hâkimiyet arayışı yerine, egemen eşitlik ve çok taraflılık temelinde alternatif bir yol çizdiğini belirtti. Da Wei’nin bu değerlendirmesi, ABD’nin küresel liderlikten çekildiği algısının yaygınlaştığı ve Çin’in bu rolü devralabileceği yönündeki beklentilerin arttığı bir döneme denk geliyor. Uzman, Çin’in geleneksel büyük güç rekabetinden farklı olarak, devletlerin egemenliğini ve çok taraflı iş birliğini vurgulayan bir uluslararası düzen inşa etmeye odaklandığını ifade etti. Bu yaklaşım, Çin’in barışçıl yükseliş söylemiyle uyumlu olarak, ABD’nin hegemon modelini benimsemekten kaçındığını gösteriyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Çin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Diplomatik20 Haz 14:00
As the US dismantles its global hegemony, will China step up?
As the US voluntarily dismantles its global hegemony, China has neither the will nor the capacity to fill the role, a prominent Chinese foreign policy expert has argued. Beijing was forging an alternative path rooted in sovereign equality and multilateralism, rather than a quest for global dominance, said Da Wei, director of Tsinghua University’s Centre for International Security and Strategy. “I believe America’s global institutional hegemony is coming to an end,” Da told a public seminar at...
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'den BM'de Küresel Güney'in Temsili İçin Çağrı
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, 17 Haziran'da Pekin'de yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler'de yükselen ekonomilerin yeterince temsil edilmediğini belirtti. Wang, dünya genelinde artan siyasi ve ekonomik anlaşmazlıkların BM'nin otoritesini sarstığını ifade etti. Küresel Güney'in sesinin BM'de daha fazla duyulması gerektiğini vurgulayan Wang, mevcut yapının gelişmekte olan ülkelerin beklentilerini karşılamadığını söyledi. Açıklama, Çin'in uluslararası kurumlarda daha dengeli bir temsiliyet için uzun süredir yürüttüğü diplomasinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. BM'nin karşılaştığı otorite krizi ve yükselen ekonomilerin talepleri, küresel yönetişim reformu tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Çin'in bu çıkışı, özellikle Batılı ülkelerin hâkim olduğu kurumlarda değişim isteyen diğer gelişmekte olan ülkelerde yankı bulabilir.
Çin4 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Çin, yapay zeka ve uzay için yeni küresel kurallar önerdi
Çin, çarşamba günü yayımladığı bir politika belgesiyle yapay zeka ve uzay gibi yeni alanlarda kural koyucu bir aktör olma niyetini ortaya koydu. Belgede, insanlığın 'tehlikeli sularda' ilerlediği vurgulanırken, daha adil ve eşitlikçi bir dünya düzeni için Birleşmiş Milletler’in merkezi rolüne bağlı kalınacağı belirtildi. Bu hamle, Çin’in geleneksel olarak devlet egemenliğini önceleyen yaklaşımının aksine, sınır ötesi teknolojilerde çok taraflı düzenlemeleri teşvik eden bir söylem benimsediğini gösteriyor. Uzmanlar, Pekin’in bu adımının, Batı liderliğindeki mevcut normlara alternatif bir çerçeve sunma ve küresel yönetişimde etkisini artırma çabası olarak değerlendiriyor. Özellikle ABD ile artan teknolojik rekabet bağlamında, Çin’in önerdiği kurallar, yeni alanlardaki güç mücadelesinde diplomatik bir hamle olarak okunuyor. Belgenin zamanlaması, yapay zeka etiği ve uzayın silahsızlandırılması konularında uluslararası görüşmelerin yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor.
Çin2 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Tulsi Gabbard, Fauci'nin salgın öncesi Çin'deki virüs araştırmalarını fonladığını iddia etti
ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğünden (ODNI) istifa eden Tulsi Gabbard, eski Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci'nin, COVID-19 salgını öncesinde Çin'de yürütülen koronavirüs araştırmalarına milyonlarca dolarlık fon sağladığını öne sürdü. Gabbard açıklamasında, fonlamanın boyutuna veya hangi projelere yönlendirildiğine dair ayrıntı vermedi; iddia, istifa süreciyle eş zamanlı olarak kamuoyuna yansıdı. Bu suçlama, pandeminin kökenlerine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde, ABD kurumlarının yurt dışı araştırma fonlamalarına yönelik incelemeleri yeniden gündeme getirdi. Wuhan Viroloji Enstitüsü gibi kurumlarla yürütülen iş birlikleri, geçmişte de siyasi ve bilimsel çevrelerde sorgulanmıştı. Gabbard'ın iddiası, doğrudan Fauci'yi hedef alarak fonlamanın şeffaflığı ve potansiyel riskleri konusundaki tartışmaları alevlendirebilir. İddia, ABD-Çin ilişkilerinde zaten hassas bir başlık olan pandemi sorumluluğu ve biyogüvenlik konularına yeni bir boyut ekliyor. Fauci ve destekçileri ise daha önce benzer suçlamaları reddetmiş, fonların temel bilimsel araştırmalara gittiğini ve olağan süreçlerle denetlendiğini savunmuştu. Bu son iddianın kanıtlanıp kanıtlanmayacağı, hem iç siyasette hem de uluslararası alanda yankı uyandıracak nitelikte.
Çin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Çin'in Qinghai eyaletinde 6.3 büyüklüğünde deprem: 1 ölü, 4 yaralı
16 Haziran Salı günü Çin'in kuzeybatısındaki Qinghai eyaletinde 6.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Devlet medyası, acil durum yetkililerine dayandırdığı haberinde en az bir kişinin öldüğünü, dört kişinin de yaralandığını bildirdi. Depremin merkez üssü ve etkilenen yerleşimler hakkında ilk aşamada ayrıntı verilmedi. Çin'in batı bölgeleri sismik açıdan aktif olup bu büyüklükteki depremler can ve mal kaybına yol açabiliyor. Yerel acil durum ekipleri olay yerine sevk edildi. Deprem bölgedeki altyapı ve topluluklar için süregelen riskleri hatırlatıyor; ancak daha geniş siyasi veya ekonomik etkiler şimdilik sınırlı görünüyor.
Çin9 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
AB, Çin'e Bağımlılığı Azaltmak İçin Tedarik Çeşitlendirme Yasası Önerecek
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB şirketlerinin kritik tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesini zorunlu kılacak yeni bir yasa teklifi sunulacağını açıkladı. Bu adım, bloğun özellikle Çin'e olan bağımlılığını azaltma ve tedarik zincirlerinde 'riskten arındırma' stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Teklife ilişkin ayrıntılar henüz netleşmezken, Çin tarafı G7 ülkelerine piyasa ekonomisi ilkelerine ve uluslararası ticaret kurallarına saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Pekin, bu tür düzenlemelerin küresel ticareti siyasallaştırabileceği endişesini dile getiriyor. AB'nin yasa girişimi, son yıllarda artan jeopolitik gerilimler ve salgın sonrası tedarik zinciri güvenliği kaygılarıyla şekillenen ekonomik egemenlik arayışının somut bir çıktısı olarak görülüyor. Önerinin yasalaşması halinde, Avrupa firmalarının tedarik stratejilerinde köklü değişikliklere yol açması ve AB-Çin ekonomik ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatması bekleniyor.
Çin1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran Anlaşması: ABD ve İsrail İçin 'Felaket Teslimiyet' mi?
İsrail basını, ABD'nin İran'la müzakere ettiği anlaşmayı 'felaket bir teslimiyet' olarak değerlendiriyor. Donald Trump anlaşmayı ABD için büyük bir zafer olarak görse de, basın İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kullanarak yeni bir statüko belirlediğini savunuyor. Anlaşma, Tahran'ın nükleer programına sınırlama getirirken İran'a ekonomik faydalar sağlıyor; ancak eleştirmenler bunun İran'ın bölgesel nüfuzunu artıracağını ve İsrail'in güvenlik kaygılarını tırmandıracağını öne sürüyor. Diplomatik olarak, anlaşma Batı ile İran arasındaki gerilimi azaltma potansiyeli taşısa da, bölgesel güç dengesine etkisi tartışma konusu.
Çin1 olay2 gün önce