Trump'ı En Çok Sinirlendiren Saldırı Netanyahu'yla İlişkileri Gerdi
ABD basını, Başkan Trump'ın İsrail Başbakanı Netanyahu'ya yönelik artan bıkkınlığını gündeme taşıdı. Wall Street Journal'ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, ABD ile İran arasında varılan mutabakat zaptı sonrası Trump ve Netanyahu arasındaki görüşmeler dostane olmaktan çıktı; Trump'ın Netanyahu'ya sık sık sert ifadeler kullandığı belirtiliyor. Haberde, Trump'ı en çok sinirlendiren olayın bir saldırı olduğu vurgulanıyor. Trump'ın, ABD ekonomisini zorlayan İsrail-İran gerilimini sona erdirmek istediği, ancak Netanyahu'nun izlediği politikaların bu çabaları sekteye uğrattığı ifade ediliyor. İki lider arasındaki gerginliğin, ABD-İsrail ilişkilerinde yeni bir döneme işaret edebileceği ve Orta Doğu'daki diplomatik dengeleri etkileyebileceği yorumları yapılıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Lübnan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 18 Haz- Güvenlik18 Haz 10:59
ABD basını Trump'ın Netanyahu bıkkınlığını ifşa etti! 'En çok sinirlendiren saldırı'
ABD-İran arasındaki mutabakat zaptı sonrası, Netanyahu ve Trump saflarında ilişkiler giderek gerilmeye başladı. 'NETANYAHU'YA SIK SIK SERT SÖZLER SARF EDİYOR' The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump ile Netanyahu'nun sık sık yaptığı görüşmelerin artık dostane olmadığı ve Trump'ın ABD ekonomisini zorlayan ABD-İsrail/İran Savaşı'na son vermeye çalışırken kendisini bu savaşa iten Netanyahu'ya sert sözler sarf ettiği öne sürüldü. 'BİNALARI HAVAYA UÇURMAYI BIRAKIN' Trump'ın Lübnan konusunda son zamanlarda yaptığı bir telefon görüşmesinde, Netanyahu'ya "Neden binaları havaya uçuruyorsunuz? Binaları havaya uçurmayı bırakın" dediği aktarılan haberde, bir başka görüşmede ise Trump'ın savaşın tetiklediği küresel ekonomik gerilemenin kendisini 1930'lardaki Büyük Buhran ve Herbert Hoover ile ilişkilendirebileceğinden şikayet ettiği belirtildi. TELEFON GÖRÜŞMELERİ DAHA GERGİN VE ÇATIŞMALI İki lider arasındaki sık telefon görüşmelerinin artık önceki döneme kıyasla daha gergin ve daha çatışmalı geçtiği ifade edildi. Haberde açıklamalarına yer verilen bir kaynak, mutabakat öncesi nükleer silahlarla ilgili hükümler hakkında yapılan bir görüşmede Netanyahu'nun Trump'a "Donald, bunu nasıl doğrulayacaksın?" sorusunu sorduğunu ve diğer görüşmelerde de geçmişteki olaylara dayanarak İranlılara güvenilmemesi gerektiğini söylediğini iddia etti. 'TRUMP, NETANYAHU'NUN ISRARLARINDAN BIKTI' Üst düzey bir yönetim yetkilisi de görüşmelerde Netanyahu'nun daha fazla askeri harekat yapılması yönünde ısrarcı olduğunu ve Trump'ın ise bu durumdan bıktığını belirterek "Bibi (Netanyahu), başkana neden bir şeyi havaya uçurması gerektiğini, İsrail istihbaratının bunu nasıl ve ne zaman yapacağını bildiğini anlatıyor. Başkan da dinliyor. Görüşmeler genellikle aynı şekilde geçiyor" dedi. Trump’ın, danışmanlarına Netanyahu’nun 'her şeyi bombalamak istediğinden' giderek daha fazla şikayet ettiği, yönetimden üst düzey bir yetkilinin ise Başkan’ın İsrail Başbakanı’nın sürekli askeri operasyon taleplerinden bıktığını söylediği aktarıldı. Bir Beyaz Saray yetkilisi ise "Trump'ın Netanyahu ve İsrail ile harika bir ortaklığı olduğunu" ancak "hiçbir ülke ya da liderin Başkan Trump'a bir şey yapması için baskı uygulayamayacağını" söyledi. TRUMP, SAVAŞ İLERLEDİKÇE NETANYAHU'NUN İDDİALARINA ŞÜPHEYLE YAKLAŞMAYA BAŞLADI Durumu yakından takip eden kaynaklar, Trump'ın İran ile savaşa girmeye, danışmanlarının çoğundan ve İsraillilerin tahmin ettiğinden daha fazla istekli olduğunu belirterek Netanyahu'nun İran'a yönelik ayrıntılı saldırı planları hazırladığını ve bunları başkana sunduğunu ifade etti. Başlangıçta Trump'ın Netanyahu ile birlikte saldırıların hedefleri isabetli vurması, kaç İranlı liderin etkisiz hale getirildiği ve bir sonraki bombalamanın nereye yapılacağı konusunda heyecan duyduğunu aktaran kaynaklar, savaş ilerledikçe Trump'ın Netanyahu'nun bazı iddialarına şüpheyle yaklaştığını ve İran hükümetini devirmek için Iraklı silahlı Kürt grupların İran'a girmesi planını reddettiğini belirtti. TRUMP'I EN ÇOK SİNİRLENDİREN DETAY Kaynaklar, ateşkes olmasına rağmen İsrail'in Lübnan'ı bombalamaya devam etmesinin Trump'ı en çok sinirlendiren şey olduğunu ve Trump'ın bir ara İsrailli ve Lübnanlı yetkilileri Oval Ofis'e çağırarak anlaşmayı bizzat arabuluculuk yoluyla sağlamaya çalıştığını aktardı. 'BEN OLMASAM HAPİSTE OLURDU' İddiaya göre Trump, katıldığı bir görüşmede İsrail Başbakanı Netanyahu’yu 'deli' olarak nitelendirdi ve kendi desteği olmaması halinde Netanyahu’nun 'hapiste olabileceğini' ifade etti. Öte yandan Netanyahu’nun yaklaşan sonbahar seçimlerine zor bir siyasi tabloyla hazırlandığı belirtildi. Kamuoyu yoklamalarının, mevcut iktidar bloğunun parlamentoda çoğunluğu güvence altına almakta zorlanabileceğine işaret ettiği aktarılıyor. Ayrıca Axios’a göre Trump, bu hafta başında Beyrut’ta Hizbullah’a yönelik İsrail saldırısının ardından Netanyahu’ya küfürlü bir şekilde'hiçbir lanet olası yargısı yok' dediğini ilettiğini de ifade etti. 1.200 yıllık meşe yok oldu, nedeni 'pes' dedirtti! 'Bu çöküş insanlığa bir uyarıdır' İki ülke arasında tansiyon düşmüyor! 'Uçuş yasağı devam edecek' kararı
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
BM Genel Sekreteri Guterres, 2011'den Beri Suriye'ye İlk Ziyaretini Yapacak
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, cumartesi günü Suriye'yi ziyaret edecek. Bu, 2011'de başlayan iç savaştan bu yana görevdeki bir BM genel sekreterinin ülkeye yapacağı ilk ziyaret olacak. Yaklaşık 14 yıllık savaşta yüz binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Ziyaretin, savaşın yol açtığı insani krize ve siyasi çözüm çabalarına odaklanması bekleniyor. BM'nin bu üst düzey teması, uluslararası toplumun Suriye'deki duruma yönelik diplomatik ilgisini yansıtıyor. Guterres'in programına dair ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
Lübnan1 olay25 Tem - Aynı ülke gündemi
Trump: Hürmüz Boğazı'ndaki ateşkeste gemilerden ücret alınmayacak
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ateşkes süresince 60 gün boyunca ücret alınmayacağını duyurdu. Bu sürenin ardından kalıcı bir anlaşmaya varılması durumunda ücret uygulamasından tamamen vazgeçileceği, aksi takdirde geçmiş ve gelecekteki güvenlik harcamalarını karşılamak üzere ücretlendirmeye yalnızca ABD'nin başvurabileceği belirtildi. Açıklama, İran Devrim Muhafızları'nın 'Hürmüz'e yaklaşmayın' uyarısıyla eş zamanlı geldi. Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir geçiş noktası. Trump yönetiminin bu hamlesi, İran'la yürütülen müzakereler çerçevesinde bir pazarlık unsuru ya da bölgedeki ABD askeri varlığının maliyetini karşılama girişimi olarak yorumlanabilir. İran'ın boğazda seyrüsefer serbestisini tehdit etmesi ve ABD'nin ücret sinyali, taraflar arasındaki gerilimin ekonomik ve askeri boyutlarını öne çıkarıyor. Gelişme, diplomasi trafiğinin yoğunlaştığı bir dönemde, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin masadaki başlıklardan biri olduğunu gösteriyor.
Lübnan2 olay22 Haz - Aynı ülke gündemi
Trump'ın İran Çıkışı ve Hürmüz Krizi Ateşkes Gerilimini Artırıyor
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın serbest bırakılacak dondurulmuş varlıklarını yalnızca ABD ürünleri satın almak için kullanabileceğini öne sürdü. İranlı yetkililer bu iddiayı reddederken, iki ülke arasında olası bir ateşkes anlaşmasına yönelik belirsizlik arttı. Hürmüz Boğazı'nda bir kargo gemisine düzenlenen saldırı sonrası Uluslararası Denizcilik Örgütü, bölgede mahsur kalan 11 bin denizcinin kurtarma çalışmalarını durdurdu. Saldırının sorumlusu netleşmezken, boğazdaki deniz trafiğinin güvenliği uluslararası ticaret açısından ciddi endişe yaratıyor. Bu gelişmeler, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik açıklamalarıyla birleşerek Lübnan sınırındaki tansiyonu canlı tutuyor ve bölgedeki geniş çaplı bir ateşkes ihtimalini zayıflatıyor.
Lübnan1 olay26 Haz - Aynı ülke gündemi
Bahçeli'den İsrail'e: Netanyahu Çetesi Siyasi Ömrünü Kana Bağlamıştır
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında İsrail'in Lübnan'a yönelik ateşkesi ihlal eden saldırılarına sert tepki gösterdi. Bahçeli, 'Netanyahu çetesi siyasi ömrünü kana bağlamıştır' ifadesiyle İsrail yönetimini hedef aldı. Açıklamada, saldırıların uluslararası hukuka aykırılığına vurgu yapıldı ve İsrail hükümetinin iç siyasi hesaplarla bölgesel istikrarsızlığı körüklediği öne sürüldü. Bu çıkış, Türkiye'de siyasi yelpazenin geniş bir kesiminde İsrail'in son dönemdeki askeri eylemlerine karşı yükselen eleştirilerin bir parçası olarak kaydedildi. Bahçeli'nin açıklamaları, hem iktidar hem muhalefet partilerinin İsrail politikalarına dair benzer kaygıları paylaştığı bir ortamda geldi. Söz konusu tutum, Filistin meselesine duyarlı kamuoyunda İsrail'e yönelik diplomatik baskının artması beklentisini güçlendiriyor. İsrail'in ne zaman ateşkesi ihlal ettiği ve Lübnan'a hangi ölçekte saldırdığı konusunda Bahçeli'nin konuşmasında ayrıntıya girilmezken, ifadeler genel bir kınamanın ötesinde Netanyahu hükümetinin varlığını savaşla sürdürdüğü iddiasını içeriyor. Bu söylem, bölgede kalıcı barış arayışlarına gölge düşüren yeni gerilimleri siyasi söyleme taşıma çabası olarak değerlendiriliyor.
Lübnan1 olay16 Haz - Aynı ülke gündemi
İsrail, Lübnan ateşkesini 3 bin 491 kez ihlal ederek 12 kişiyi öldürdü
İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği bombardımanda, aralarında bir Lübnan ordusu yüzbaşısı, bir kadın ve bir çocuğun da bulunduğu 12 kişi hayatını kaybetti. Saldırılar Zifta ve Tyre bölgelerinde meydana geldi. Beyrut yönetiminin verilerine göre, 17 Nisan'dan bu yana İsrail'in ateşkesi ihlal eden saldırılarının sayısı 3 bin 491'e ulaştı. Son bombardıman, UNESCO Dünya Mirası listesindeki bir kültürel alana da zarar verdi. Olay, ateşkesin sürdürülebilirliğine yönelik endişeleri artırırken, Lübnan'daki insani durumu daha da kötüleştirdi. Hizbullah ise Trump yönetimiyle temas kurulduğuna yönelik iddiaları reddetti. İsrail'in ateşkesi sistematik olarak ihlal etmesi, bölgedeki kırılgan istikrarı tehdit ediyor ve uluslararası toplumun ateşkesin uygulanmasına yönelik çağrılarını güçlendiriyor. Diplomatik çabaların başarısı için bu tür ihlallerin sona ermesi kritik önem taşıyor.
Lübnan4 olay09 Haz - Aynı ülke gündemi
İsrail saldırısı sonrası Dahiyeh sakinleri savaşın faturasını ödüyor
7 Haziran'da İsrail'in Beyrut'un güneyindeki Hizbullah kontrolündeki Dahiyeh banliyösüne düzenlediği ölümcül saldırı, bölgesel çatışmayı tırmandırdı. France 24 ekibi ertesi gün bölgeye girerek atmosferi gözlemledi ancak yerel halkın yüzlerini açık rıza olmadan göstermelerine izin verilmemesi, bölgedeki gergin havayı ve Hizbullah'ın anlatı üzerindeki kontrolünü yansıttı. Saldırı, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmanın insani boyutunu gözler önüne seriyor. Sivil yerleşim alanlarında yaşayanlar, milis varlığı ile dış müdahale arasında sıkışmış durumda. Bölgede yaşananlar, yoğun nüfuslu bölgelere yönelik askeri operasyonların uluslararası hukuk açısından endişeleri artırdığı bir ortamda gerçekleşiyor. Dahiyeh sakinleri için savaşın bedeli günlük hayatın her alanında hissediliyor; hem İsrail saldırılarının tehdidi hem de Hizbullah'ın dayattığı kısıtlamalar altında yaşam mücadelesi veriyorlar. Bu ziyaret, çatışmanın daha geniş diplomatik ve siyasi bağlamda nasıl sıradan insanların hayatlarını etkilediğini gösteriyor.
Lübnan1 olay09 Haz