Trump: İran'la Dijital Anlaşma İmzaladık, Hürmüz Cuma Açılıyor
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'da düzenlenen G-7 zirvesinde yaptığı konuşmada, İran'la dijital ortamda çok sayıda anlaşma imzaladıklarını duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin yeniden geçmeye başladığını, boğazın cuma günü tamamen açılacağını ve bölgedeki mayınların büyük bölümünün etkisiz hale getirileceğini savundu. Trump ayrıca İran'la iyi ilişkiler içinde olduklarını, yeni İran yöneticilerini 'çok güçlü kişiler' olarak niteledi; petrol fiyatlarının düştüğünü, borsanın hızla yükseldiğini ifade etti. Bu açıklamalar, ABD ile İran arasında gerilimin azaldığına yönelik ilk somut sinyaller olarak değerlendirilse de, bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmadı. İddia edilen dijital anlaşmaların içeriği ve kapsamı belirsizliğini korurken, Hürmüz Boğazı'ndaki mayın temizliği ve geçişlerin normale dönmesi küresel enerji arz güvenliği açısından yakından izleniyor. Trump'ın açıklamaları, diplomatik bir çözüm olasılığını gündeme taşısa da, ayrıntılar netleşene kadar ihtiyatlı yaklaşım sürüyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İran gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 4 gün önce- Diplomatik16 Haz 04:02
İmzalar dijital ortamda atıldı
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’da G-7 zirvesinde konuştu. İran’la dijital ortamda bir çok anlaşma imzaladıklarını ifade eden Trump, “Hürmüz’de gemiler geçmeye başladı. Hürmüz, cuma günü komple açılacak. Bölgedeki mayınların büyük bölümü etkisiz hale getirilecek. İran’la iyi ilişkiler içindeyiz. Yeni İran yöneticileri çok güçlü kişiler. Petrol fiyatları düşüyor. Borsa roket gibi yükseliyor.” dedi. İran’ın nükleer silahlara erişemeyeceğini de vurgulayan Trump, “Nükleer siahları olmayacak. Bu bizim için çok önemliydi. Anlaşması dünyaya büyük bir başarı sağlayacak. Petrol fiyatlarını hallettik. Beyaz Saray tarihinin en önemli günlerinden birini yaşadık. JD Vance cuma günü anlaşma için gidecek. Belki ben de katılabilirim. Lübnan meselesini de çözebilecek miyiz, bunu göreceğiz. İran’ın yapması gerekenler var. Sonra yaptırımlar hafifler. Bu mevzuyu kapattıktan sonra Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgilenebiliriz” diye konuştu. Öte yandan Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise “İran’a para ödenmedi. Ancak İran’ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık fon masada. İsrail’in Lübnan’dan çekilmesi anlaşmada yok. Lübnan’daki barış iki tarafın tutumuna bağlı. Hürmüz’de geçiş ücreti olmayacak. Bu nihai anlaşmanın metninde de olacak. İran taahhütlerini yerine getirdikçe, ABD de taahhütlerini yerine getirecek. ABD ordusu bölgede kalacak. Nihai anlaşma imzalanırsa çekilecek. 24-48 saat arasında tüm metin paylaşılacak” ifadeleri kullanıldı. Pezeşkiyan: Gurur verici Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri ve İran ile ABD arasında sağlanan mutabakatı ele aldı. Lübnan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Avn, İran ile ABD arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını belirterek, bunun bölgedeki gerilimin azaltılmasına katkı sağlamasını ve güvenlik ile istikrarı güçlendirecek diplomatik çözümlerin önünü açmasını temenni etti. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada,”Mutabakatın tüm hükümleri doğru şekilde uygulanırsa, ülke için gurur verici bir belge olarak değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı. Üst düzey ABD’li bir yetkili de, İran’la mutabakat zaptının ABD adına Başkan Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran tarafında ise Meclis Bakanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalandığını açıkladı. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a saldırıların hedeflerine ulaşılamadığı eleştirilerine karşı Tahran yönetiminin devrilmesini savaş hedefi olarak belirlemediğini iddia etti. Netanyahu, ABD-İran mutabakatının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladığı ilk açıklamasında, kendisinin İsrail Başbakanı olduğu sürece İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını ileri sürdü. Ben-Gvir’den parmak izi istendi İsrail’in Kanal 13 televizyonunun haberinde, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’den özel bir etkinlik ve diplomatik toplantı için ilerleyen günlerde ABD’yi ziyaret etmesinin beklendiği aktarıldı. en-Gvir’in diğer bakanlar gibi diplomatik vize alma hakkı olduğu belirtilen haberde, buna karşın “alışılmadık” bir prosedür uygulanarak İsrailli aşırı sağcı Bakan’dan parmak izi vermesinin istendiği paylaşıldı. İsrail’de hüsran! ABD’nin İran ile vardığı mutabakat, özellikle Lübnan ve Hizbullah konusu sebebiyle İsrail tarafından tepki çekti, derin bir “hüsran” yarattı. Aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, mutabakatın İsrail’i bağlamadığını savunarak, Hizbullah’a karşı operasyonların sürdürülmesi gerektiğini söyledi, “İsrail, ABD’nin bir sömürgesi değil” ifadelerini kullandı. Mutabakatın İsrail’in güvenliğini garanti altına almadığını iddia eden Ben-Gvir, Hizbullah’ın tamamen dağıtılmasından daha düşük hedeflerin kabul edilmemesi gerektiğini savundu. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich “İran’la yapılan anlaşma İsrail ve tüm özgür dünya için kötüdür. Nokta...” ifadelerini kullanırken, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek için İsrail’in savaşı kendisinin yürütmeye devam etmesi gerekeceğini ima etti. Savunma Bakanı Israel Katz da, varılan mutabakata rağmen İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmeyeceğini ve askeri varlığını ucu açık bir şekilde sürdüreceğini söyledi. Netanyahu hedefte Demokratlar Partisi lideri Yair Golan ise, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu, tatmin edici bulmadığı bir anlaşmaya boyun eğdiği için eleştirdi, onun “İsrailli pilotların cesareti ve savaşçıların kanıyla elde edilen askeri başarıların silinmesine seyirci kaldığını” söyledi. Golan, “Netanyahu Hamas için iyidir. Netanyahu İran için iyidir. Netanyahu Hizbullah için iyidir. Netanyahu İsrail için iyi değildir” ifadelerini kullanırken, ABD Başkanı’nı da hedefe aldı, “Trump, Ayetullahların rejimine milyarlarca dolarlık kaynak aktaran, nükleer altyapıyı olduğu gibi bırakan, balistik tehdidi çözümsüz bırakan ve Tahran’daki katil rejime bir can simidi uzatan bir anlaşmayı imzalıyor” dedi. Eski başbakanlardan Naftali Bennett, anlaşmanın “İsrail’in güvenliği açısından tehlikeli bir dönemeç” olduğunu söylerken, sol eğilimli Demokratlar Partisi lideri Yair Golan ise Trump’ın İran rejimi ile mutabakatının “İsrail’in askeri kazanımlarını fiilen silip süpürdüğünü” öne sürdü. Golan, “Bir kalem darbesiyle, pilotlarımızın cesareti ve askerlerimizin fedakarlığı ile elde edilen devasa askeri kazanımlar silinip kenara atılırken Netanyahu bir kenarda zayıf, hasta, yalnız ve etkisiz kaldı” eleştirisini yaptı. Soru işaretleri ABD ile İran arasında mutabakat sağlandığı duyurulsa da Lübnan’daki ateşkes ve Hürmüz Boğazı’ndan geçişler başta olmak üzere bazı konularda taraflardan gelen farklı açıklamalar nedeniyle belirsizlikler sürüyor. Bununla birlikte basında yer alan anlaşma maddeleriyle ilgili soru işaretleri de mevcut. ABD Başkanı Trump ve İranlı yetkililer, önceki gün yaptıkları açıklamalarda, iki ülke arasında mutabakata varıldığını ve mutabakat zaptının 19 Haziran’da İsviçre’de imzalanacağını bildirmişti. 14 madde paylaşıldı Resmi olarak mutabakatta yer alan maddeler duyurulmasa da İran basını “14 maddelik mutabakat taslağı” olduğu söylenen bir metni paylaştı. İran’ın yarı resmi devlet haber ajansı Mehr’e göre anlaşmanın maddeleri şu şekilde: Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde kalıcı bir ateşkes, ABD’nin İran’ın iç işlerine karışmama taahhüdü, ABD’nin deniz ablukasının 30 gün içinde kaldırılması, ABD’nin İran’dan askerlerini çekmesi, Hürmüz Boğazı’nın “İran’ın düzenlemeleri çerçevesinde” 30 gün içinde yeniden açılması, ABD ve müttefiklerinin, İran için en az 300 milyar dolar değerinde yeniden inşa planları sunması, İran petrolü ve enerji ürünlerine yönelik yaptırımların kaldırılması, İran’ın nükleer silah üretmeme taahhüdünün yinelenmesi, ABD’nin bölgedeki asker sayısını artırmayacağına ve yeni yaptırımlar uygulamayacağına dair taahhüdü. Bu maddelerden bazıları tartışma yarattı. Bunlardan ilki Hürmüz’un durumuyla ilgili. İran basınında yer alan haberlerde, mutabakatta Hürmüz Boğazı üzerindeki İran-Umman egemenliğinin açık ve kesin şekilde ifade edildiği ileri sürüldü. Yeni metinde, Hürmüz Boğazı’ndaki denizcilik hizmetlerinin gelecekteki yönetiminin İran ve Umman tarafından belirleneceğine dair ifadelerin yer aldığı iddia edildi. Nükleer program! Bir diğer tartışmalı konu ise İran’ın nükleer programı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, pazar akşamı Fox News’e verdiği röportajda, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasının “bu anlaşmanın bir parçası” olduğunu ve ABD’nin buna uyulduğunu doğrulayabileceğini söyledi. Ancak zenginleştirme üzerindeki kısıtlamaların ne olacağı ve İran’ın şu anda sahip olduğu yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokuna ne olacağı gibi kritik konularda sorular hâlâ devam ediyor. Vance, İran ile varılan mutabakatın nihai metninin bu hafta içerisinde yayımlanmasını umduklarını belirtirken, müzakerelerde Tahran’ın hangi alanlarda taviz vermeye hazır olduğunun önümüzdeki süreçte netleşeceğini ifade ederek, “Hala çözülmesi gereken çok sayıda detay var” dedi. İran’ın dondurulmuş varlıkları ve tazminat konuları da doğrulamaya muhtaç. Zira ABD tarafında bu maddeleri doğrulayan veya yalanlayan bir açıklamaya henüz rastlanmadı. Bir diğer tartışma ise İran’ın vekil güçleriyle ilgili. İran’ın bölgedeki vekil güçleri ve füze programı da hala belirsizliğini koruyan konular arasında yer alıyor.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörlercanlı
Anlaşma umudu petrolü düşürdü, nükleer belirsizlik sürüyor
ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını hedefleyen müzakereler ilerleme kaydetti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, masada “oldukça sağlam” bir öneri bulunduğunu belirtirken, Reuters geçici ateşkes, ablukanın kaldırılması ve bazı yaptırımların hafifletilmesini öngören bir anlaşma üzerinde uzlaşıldığını ancak henüz sonuçlanmadığını aktardı. Petrol fiyatları, anlaşma iyimserliğiyle haftaya düşüşle başladı; Brent tipi ham petrol yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti. Buna karşın nükleer dosyada belirsizlik sürüyor. İran’ın BM misyonu, Tahran’ın barışçıl nükleer programı hakkında Washington’un “yalan ve dezenformasyon” yaydığını öne sürdü. İranlı yetkililer, ABD ile şu anda nükleer konuda doğrudan görüşme olmadığını ifade ediyor. Rubio ise önerinin nükleer meseleyi de ciddi ve zaman sınırlı bir müzakere sürecine bağlayacağını söyledi. Beyaz Saray’da düzenlenen toplantıda ateşkes planı hakkında nihai karar alınamaması, süreçteki kararsızlığı yansıtıyor. Jeopolitik gelişmeler ekonomik yansımalarını da gösteriyor. AB, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliği için daha fazla Avrupa gemisine ihtiyaç olduğunu açıkladı. Bu arada İran savaşı Kanada’nın alüminyum ihracatını Avrupa’ya yöneltirken, Rusya-Belarus nükleer tatbikatları ve Ukrayna’nın BMGK’yi acil toplantıya çağırması küresel gerilimleri canlı tutuyor. ABD-İran hattındaki olumlu sinyaller enerji piyasalarında rahatlama yaratsa da, kalıcı bir çözümün önündeki siyasi belirsizlikler piyasalarda dalgalanmayı sürdürebilir.
159 olay2 sa önce - Ortak aktörlercanlı
ABD-İran anlaşması eşiğinde ateşkes ihlalleri ve İsrail'in kaygıları
ABD ile İran arasında nükleer program ve Hürmüz Boğazı'nı kapsayan bir anlaşmaya varılmasına yönelik müzakereler kritik bir aşamaya ulaştı. ABD Başkanı Trump anlaşmayı onaylamaya yakın olduğunu açıklarken, İranlı yetkililer henüz nihai bir uzlaşı sağlanmadığını belirtiyor. Taslak metinde İran'ın nükleer faaliyetlerini durdurması ve boğazın yeniden açılması öngörülürken, Rusya'nın uranyum planına itirazı ve İran'ın tüm cephelerde ateşkes talebi masadaki pürüzler arasında. Buna karşın sahada ateşkes ihlalleri sürüyor. İran, ABD'yi Hürmüzgan'da ateşkesi bozmakla suçlarken, Washington Umman'ı hedef alan tehditler savurdu. Bu gerilim, İran'ın hava saldırılarında hasar gören füze altyapısını ve İHA üretimini öngörülenden hızlı onardığını gösteren istihbarat raporlarıyla birleşince, anlaşmanın kalıcılığı sorgulanıyor. İsrail ise anlaşmanın nükleer meseleyi ertelemesinden ve kendi stratejik çıkarlarını yansıtmamasından endişeli. Tel Aviv yönetimi, geçici bir çözümün İran'ın bölgesel etkisini sınırlandırmayacağını düşünüyor. ABD'nin anlaşma taslağını müttefikleriyle paylaşması, diplomatik sürecin bölgesel denklemlere etkisini gözler önüne seriyor.
116 olay18 sa önce - Ortak aktörcanlı
Cenevre’de ABD-İran Barışı: Hürmüz Boğazı Açılıyor, Nükleer Müzakereler Başlıyor
ABD ile İran arasında 108 gün süren savaşın ardından varılan geçici barış anlaşmasının 19 Haziran’da Cenevre’de imzalanması bekleniyor. Anlaşma, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve İran’ın petrol ihracatına derhal başlamasını öngörüyor; bu, küresel petrol fiyatlarının düşmesine yol açtı. Ayrıca, İran’ın nükleer programını ele alacak kalıcı barış müzakerelerinin yeniden başlaması için zemin hazırlandı. G7 liderleri anlaşmayı memnuniyetle karşılasa da, İran’ın balistik füze programını kapsamadığı için daha geniş görüşmeler çağrısı yaptı. ABD’de bazı senatörler şüphelerini dile getirirken, Türkiye arabuluculuk çabalarıyla sürece katkıda bulundu. İran’a 300 milyar dolarlık ekonomik kalkınma programına erişim sağlanması, ülkeye önemli bir mali rahatlama getirecek. Geçici mutabakat, Orta Doğu’da istikrar beklentilerini artırsa da, taraflar arasındaki güvensizlik ve nihai anlaşmanın karmaşık müzakerelere bağlı olması belirsizliği koruyor. Trump yönetimi, savaştan pragmatik bir çıkış yaparken, başlangıçtaki maksimalist hedeflerine ulaşamadı.
İran30 olay1 gün önce - Ortak aktörcanlı
G7'de Trump'tan İran'a 'Asla Nükleer' Çıkışı
Fransa'nın Evian-les-Bains kasabasında düzenlenen G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump, İran'la varılan geçici mutabakatın Tahran'ın nükleer silah edinmesini engelleyeceğini öne sürdü. Anlaşma, 60 günlük ateşkes uzatması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını kapsarken, Trump metinde 'İran asla nükleer silaha sahip olamayacak' ifadesinin yer aldığını iddia etti. NATO Genel Sekreteri Rutte da anlaşmayı küresel güvenliği artıracak bir fırsat olarak değerlendirdi. Trump, Obama döneminde imzalanan 2015 anlaşmasını 'rüşvet' vermekle eleştirirken, kendi mutabakatının daha üstün olduğunu savundu ve ABD'nin 300 milyar dolarlık yeniden inşa fonuna katılmayacağını belirtti. Buna karşın anlaşma nihai bir uzlaşıdan uzak; Tahran'ın nükleer programına ilişkin karar 60 günlük müzakerelere bırakıldı. Trump'ın daha önce eleştirdiği balistik füze konusunda ise 'gezegeni havaya uçurmadıkları' sürece tehdit oluşturmadıkları yönünde esnek bir tavır alması dikkat çekti. Demokratlar anlaşmayı 'teslimiyet' olarak nitelerken, analistler küresel durgunluk korkusu, artan akaryakıt fiyatları ve ara seçim baskısının Trump'ın kararında en az nükleer endişeler kadar etkili olduğuna dikkat çekiyor.
İran21 olay1 gün önce - Ortak aktörcanlı
İran, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması Kapsamındaki Nükleer Tesislere Saldırılarını Kınadı
İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Guvernörler Kurulu toplantısındaki delegasyonu, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması kapsamındaki nükleer tesislere yönelik saldırılarını kınadı. Tahran’ın 6 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre, söz konusu saldırılar uluslararası denetim altındaki tesisleri hedef aldı. İran, saldırıların nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine zarar verdiğini savundu. Denetim Anlaşması, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) çerçevesinde IAEA’nın nükleer faaliyetlerin barışçıl amaçlı olduğunu doğrulamasını sağlar. Bu kapsamdaki tesislere yapılan müdahaleler, hem uluslararası hukuk açısından hem de bölgesel güvenlik bağlamında ciddi sonuçlar doğurabilir. İran’ın tepkisi, özellikle kendi nükleer programıyla ilgili uzun süredir devam eden gerilimlerin IAEA zemininde yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. İran’ın bu çıkışı, ABD ve İsrail ile yaşanan diplomatik çatışmanın kurumsal platforma taşınması olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda Tahran, nükleer anlaşma müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde uluslararası kamuoyunu yanına çekmeyi hedefliyor. Gelişme, IAEA’nın tarafsızlık ilkesi ve nükleer denetim mekanizmasının geleceği açısından da önem taşıyor.
İran48 olay1 sa önce - Ortak aktörcanlı
Pakistan'dan ABD-İran Anlaşması: Hürmüz Açılıyor, Abluka Kalkıyor
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran arasında 'İslamabad Mutabakat Zaptı' adlı bir anlaşmanın elektronik ortamda imzalandığını açıkladı. Şerif, iki ülkenin devlet başkanları tarafından imzalanan belgeyi arabulucu olarak kendisinin de onayladığını belirtti. Anlaşma uyarınca İran'ın Hürmüz Boğazı'nı derhal açması, ABD'nin ise bölgedeki ablukayı hemen kaldırması öngörülüyor. Söz konusu mutabakat, küresel petrol sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki aylardır süren gerginliği sona erdirme potansiyeli taşıyor. Pakistan'ın diplomatik girişimi, İslamabad yönetiminin bölgesel krizlerde arabuluculuk rolünü öne çıkarırken, anlaşmanın en üst düzeyde imzalanması tarafların taahhüdünü yansıtıyor. Ancak sahada uygulamanın ne zaman başlayacağı ve taraflardan resmî bir teyit gelip gelmediği henüz belirsizliğini koruyor. Duyuru, Pakistan medyasında geniş yer bulurken, uluslararası toplumdan gelecek tepkiler yakından izleniyor. Enerji piyasaları ve deniz ticareti açısından kritik öneme sahip boğazın yeniden güvenli geçişe açılması, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
Pakistan1 olay2 gün önce