Kilitlenmiş Savaşlar: Büyük Güçler Saldırdıkları Bölgeleri Nasıl Yanlış Okudu
Rusya ve ABD'nin, Ukrayna ve İran'a yönelik askeri müdahalelerinde kendi merkeziyetçi siyasi bakış açılarını bu ülkelere yansıttığı, analistler tarafından dile getiriliyor. Büyük güçler, hedef aldıkları toplumların merkezi olmayan, dayanıklı yapılarını ve yerel direniş dinamiklerini hesaba katmayarak, kısa sürede çöküş veya teslimiyet bekledi. Bu yanılgı, Ukrayna'da Rusya'nın işgaline karşı geniş tabanlı direnişe ve İran'da ABD baskısına rağmen rejimin beklenmedik direncine yol açtı. Sonuçta, daha küçük ülkeler, büyük güçleri uzun süreli, maliyetli ve sonuçsuz çatışmaların içine çekmeyi başardı. Uzmanlar, her iki müdahalede de büyük devletlerin kendi siyasi sistemlerini evrensel sandığını, ancak bölgesel gerçekliklerin hızla değişen, çok aktörlü direniş biçimleri yarattığını vurguluyor. Bu durum, büyük güçlerin kaynaklarını tüketirken, askeri ve diplomatik kilitlemeleri derinleştiriyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İran gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Güvenlik14 Haz 09:00
Deadlocked Wars: How Major Powers Misread the Regions They Attacked
Russia and the United States projected their own centralized views onto Ukraine and Iran, analysts said. As a result, the smaller countries trapped larger ones in a costly confrontation.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İran: ABD ile Mutabakat Zaptında Henüz Nihai Karar Yok
İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayanarak Tahran'ın ABD ile mutabakat zaptına ilişkin nihai bir karara varmadığını bildirdi. Teknik, siyasi ve hukuki boyutlarıyla incelemelerin sürdüğü belirtilen haberde, karar sürecinin ulusal çıkarlar ve kırmızı çizgiler temelinde şekilleneceği vurgulandı. Söz konusu mutabakat zaptının içeriğine dair resmi bir açıklama yapılmazken, bu gelişme Washington ile yürütülen dolaylı müzakerelerin hassas bir aşamada olduğunu gösteriyor. İran tarafı, nihai onay öncesinde her türlü taahhüdün kapsamlı bir değerlendirmeden geçirileceği mesajını vererek temkinli bir tutum sergiliyor. Uluslararası toplum, özellikle nükleer program ve yaptırımların hafifletilmesi konularındaki olası anlaşmalara odaklanmışken, İran'dan gelen bu açıklama sürecin henüz tamamlanmadığını ve kısa vadede somut bir adım beklenmemesi gerektiğini işaret ediyor.
İran1 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hamaney'in cenazesi Tahran'da başlıyor: Savaşın simgesi toprağa veriliyor
İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ilk gününde hayatını kaybetti. İran devlet medyası ve diğer kaynaklar, Hamaney'in cenaze törenlerinin 4 Temmuz'da başkent Tahran'da başlayacağını duyurdu. İlk tören, 4-5 Temmuz'da İmam Humeyni Musalla Camisi'nde düzenlenecek. Hamaney'in naaşı 9 Temmuz'da doğduğu şehir Meşhed'de toprağa verilecek. Hamaney'in ölümü, İran Savaşı olarak adlandırılan çatışmanın seyrini değiştiren kritik bir olaydı. Cenaze programının açıklanması, hem İran'da hem de bölgede siyasi dengeleri etkileyebilir. Liderin defin süreci, rejimin meşruiyet arayışında sembolik bir öneme sahip ve toplumsal birleşme çağrılarına zemin hazırlayabilir. Uluslararası toplum, cenaze törenlerini yakından izlerken, ABD ve İsrail'in saldırılarına yönelik kınama ve misilleme söylemleri devam ediyor. Ekonomik yaptırımlar ve bölgesel gerilimlerin ortasında, Hamaney'in defini İran'ın iç politikasında yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
İran5 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran Krizi Derinleşirken Putin ve UAE Barışı, Trump İse Anlaşmayı Tartışıyor
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıları, Tahran’ın savaşı bölge dışına taşıma tehditleriyle karşılık bulurken, diplomatik temaslar yoğunlaştı. Rusya Devlet Başkanı Putin, Birleşik Arap Emirlikleri lideri ile İran krizini görüşerek barışçıl çözümün önemini vurguladı. Buna karşın İran, UAE’nin İsrail ile ilişkilerine sert uyarıda bulunarak gerilimin bölgesel boyutunu ortaya koydu. Trump yönetimi, bir yandan İran’a ‘büyük darbe’ tehditleri savururken, diğer yandan ‘anlaşmaya çok yakın’ mesajları vererek belirsiz bir diplomasi yürütüyor. Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve İran’ın nükleer programı müzakerelerin odak noktaları olarak öne çıkıyor. Çatışmanın küresel ekonomiye etkisi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘yıkıcı’ olarak nitelendirilirken, NATO müttefiklerinden daha fazla destek isteyen ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Pakistan’ın arabuluculuk girişimlerine dikkat çekti. Suudi Arabistan’ın diplomatik çabaları memnuniyetle karşılaması ve Trump’ın G7 zirvesine katılma planı, çok taraflı diplomasinin yoğunlaştığını gösteriyor. Ancak İran, haklarına saygı gösterilmeden anlaşmanın mümkün olmadığını yineliyor ve ABD’nin ‘büyük ölçüde müzakere edilmiş’ anlaşma iddiasını reddediyor. Bölgedeki askeri tansiyon, Barakah nükleer santrali yakınındaki İHA saldırısı ve uluslararası etkinliklerin iptali gibi somut yansımalarla sürüyor. İran Devrim Muhafızları’nın ‘saldırı tekrarlanırsa yeni cepheler açılır’ uyarısı ve Trump’ın anlaşma konusunda ‘elli-elli’ kararsızlığı, durumun kırılganlığını koruduğunu ortaya koyuyor. Diplomaside yoğun mesaiye rağmen, tarafların maksimalist talepleri ve sahadaki karşılıklı tehditler, kalıcı ateşkese giden yolu belirsizleştiriyor. Uluslararası toplum, Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli geçişe açılması ve nükleer programın denetimi gibi konularda uzlaşıyı beklerken, bölgesel aktörlerin farklı hizalamaları çözümü karmaşıklaştırıyor.
İran62 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması Kapsamındaki Nükleer Tesislere Saldırılarını Kınadı
İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Guvernörler Kurulu toplantısındaki delegasyonu, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması kapsamındaki nükleer tesislere yönelik saldırılarını kınadı. Tahran’ın 6 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre, söz konusu saldırılar uluslararası denetim altındaki tesisleri hedef aldı. İran, saldırıların nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine zarar verdiğini savundu. Denetim Anlaşması, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) çerçevesinde IAEA’nın nükleer faaliyetlerin barışçıl amaçlı olduğunu doğrulamasını sağlar. Bu kapsamdaki tesislere yapılan müdahaleler, hem uluslararası hukuk açısından hem de bölgesel güvenlik bağlamında ciddi sonuçlar doğurabilir. İran’ın tepkisi, özellikle kendi nükleer programıyla ilgili uzun süredir devam eden gerilimlerin IAEA zemininde yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. İran’ın bu çıkışı, ABD ve İsrail ile yaşanan diplomatik çatışmanın kurumsal platforma taşınması olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda Tahran, nükleer anlaşma müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde uluslararası kamuoyunu yanına çekmeyi hedefliyor. Gelişme, IAEA’nın tarafsızlık ilkesi ve nükleer denetim mekanizmasının geleceği açısından da önem taşıyor.
İran24 olay16 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Rapora Göre BAE, İran'ın Dondurulmuş Milyarlarını Serbest Bırakacak
Reuters'ın haberine göre, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'a ait dondurulmuş milyarlarca dolarlık fonu serbest bırakmayı kabul etti. Bu karar, ABD-İsrail ile İran arasındaki son çatışma sırasında Körfez ülkesine yönelik haftalarca süren İran saldırılarının ardından alındı. Kaynaklar, adımı BAE'nin taktiksel bir değişikliği olarak yorumluyor. Fonların serbest bırakılması, bölgedeki hassas diplomatik dengeleri etkileyebilir. İran'a yönelik ekonomik baskının hafiflemesi, Tahran'ın uluslararası müzakerelerdeki tutumunu da şekillendirebilir. Özellikle İran'ın döviz rezervlerine erişimi, iç ekonomik istikrar açısından kritik önem taşıyor. Gelişme, Körfez ülkeleri ile İran arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin habercisi olabilir. ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü askeri ve diplomatik kampanya sürerken, BAE'nin bu hamlesi bölgesel ittifaklarda çatlaklara yol açabilir.
İran2 olay17 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Maliye Bakanı Aurangzeb: Vergi yükü azaltılacak, taban genişletilecek
Pakistan Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb, Cuma günü katıldığı bir televizyon programında, 18,8 trilyon rupilik yeni bütçenin ardından vergi politikasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Aurangzeb, ihracatçılar, imalatçılar, bilişim sektörü ve inşaat gibi kesimlerin üzerindeki orantısız vergi yüküne dikkat çekerek, hükümetin tabanı genişleterek bu yükü azaltma kararlılığını ifade etti. Bakan, daha kapsamlı bir vergi ağı kurulmasının, mevcut mükellefler üzerindeki baskıyı hafifleteceğini ve gelir dağılımında denge sağlayacağını vurguladı. Pakistan, dar vergi tabanı ve yaygın kayıt dışı ekonomi nedeniyle mali disiplini sağlamakta zorlanırken, yeni bütçe gelir artışı için vergi reformlarını öne çıkarıyor. Aurangzeb’in açıklaması, hükümetin bütçe hedefleri doğrultusunda vergide adalet arayışını teyit etti. Reform iradesinin altını çizen bakan, tabana yayılmış bir vergi sisteminin ekonomik istikrar için kritik olduğunu belirtti.
İran1 olay1 gün önce