Savunma sanayiinde 20 yıllık dönüşüm: Türkiye hava muharebelerinde yeni ittifaklar kuruyor
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türk savunma sanayisinin son 20 yılda dışa bağımlılıktan kurtularak ileri sistemler geliştiren bir yapıya kavuştuğunu açıkladı. Görgün, 'Türkiye NATO’yu silahlandırmak istiyor' başlıklı röportajda, yerli üretimin operasyonel alanlardaki başarısına dikkat çekti. Hava muharebelerinde ezber bozacak 'Gökvatan' projesi çerçevesinde oluşturulan üçlü ittifakla ilgili detaylar netleşirken, Ankara'nın hem ulusal güvenliğini sağlama hem de müttefiklerine teknoloji transferi yapma hedefi öne çıkıyor. Bu adım, Türkiye'nin savunma ekosistemindeki yükselişini ve küresel tedarik zincirindeki yeni rolünü işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 4 sa önce- Güvenlik14 Haz 03:40
Hava muharebelerinde ezber bozacak: Gökvatan’da üçlü ittifak
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, “Türkiye NATO’yu silahlandırmak istiyor” başlığıyla yayımlanan röportajda özetle şunları söyledi: 20 YILDA BÜYÜK DÖNÜŞÜM: Türkiye’nin savunma sanayisi son 20 yılda büyük bir dönüşüm geçirdi. Büyük ölçüde dış tedarike bağımlı olduğumuz bir dönemden, şirketlerimizin farklı operasyonel alanlarda gelişmiş sistemleri tasarlayabildiği, geliştirebildiği, üretebildiği, modernize edebildiği, sürdürebildiği ve ihraç edebildiği bir döneme geçtik. Bugünkü önceliğimiz bu dönüşümü sürdürülebilir bir şekilde pekiştirmektir. Bizim için teknolojik bağımsızlık bir slogan değil; stratejik bir gereklilik. Bu, kritik teknolojileri güvence altına almak, tedarik zincirlerimizi güçlendirmek, kendi mühendislik yeteneklerimizi geliştirmek ve güvenlik güçlerimizin ihtiyaç duydukları her an güvenilir sistemlere erişebilmelerini sağlamak anlamına gelir. Türkiye’nin amacı, NATO’nun caydırıcılık ve savunma duruşuna daha etkin bir şekilde katkıda bulunmak ve aynı zamanda dost ve müttefik ülkelerle uzun vadeli ortaklıklar geliştirmektir. Türk savunma ürünlerinin ve teknolojilerinin caydırıcılığa, meşru güvenlik ihtiyaçlarına, bölgesel istikrara ve barışa hizmet etmesini istiyoruz. STRATEJİK ORTAK GÖRÜLMEK İSTİYORUZ: Türkiye, geniş, olgun ve son derece yetenekli bir savunma sanayi ekosistemi geliştirmiştir. Bugün, ulusal ve yerli yeteneklerimizle savunma sanayi spektrumundaki hemen her önemli kategoriyi üretme, bakımını yapma ve sürdürme konusunda endüstriyel derinliğe ve insan sermayesine sahibiz. Gücümüz tam olarak bu çeşitlilikte yatmakta. Sadece tek tek ekipman parçaları değil, entegre çözümler sunabiliyoruz. İhracat yaklaşımımız da ortaklık odaklıdır. Sadece bir tedarikçi olarak görülmek istemiyoruz. Eğitim, bakım, modernizasyon, yerel kapasite geliştirme ve koşullar uygun olduğunda ortak üretim ve teknoloji işbirliğini destekleyebilecek stratejik bir ortak olarak görülmek istiyoruz. EN YÜKSEK CAYDIRICILIK: Geleceğin savaş alanı, sistemler sistemi tarafından şekillendirilecektir. Bu nedenle sadece platformun kendisi üzerinde değil, etrafındaki tüm mimari üzerinde de çalışıyoruz. Yeni nesil insansız sistemlerimiz, Türkiye’nin beşinci nesil Milli Muharebe Uçağı KAAN ile uyumluluk da dahil olmak üzere, gelecekteki birlikte çalışabilirlik göz önünde bulundurularak geliştiriliyor. Önümüzdeki dönemde, insanlı ve insansız sistemler giderek daha fazla birlikte çalışacak ve karmaşık operasyonel ortamlarda birbirlerini tamamlayacaklar. Temel amaç açıktır, en yüksek caydırıcılık seviyesine ulaşmak. Türkiye’nin insansız sistemleri, krizleri tırmandırmak için değil, saldırganlığı maliyetli, etkisiz ve sürdürülemez hale getirerek önlemek için geliştirilmektedir. ‘KAAN, ulusal teknoloji ekosistemi’ Birkaç stratejik program, Türkiye’nin savunma sanayisinin bir sonraki aşamasını şekillendirecek. Bunlar arasında KAAN, KIZILELMA, ANKA III, TB3 ve katmanlı hava savunma sistemlerimiz özellikle önemli. Gelecekteki uçak gemisiyle ilgili konseptler ve kısa pistli deniz havacılığı yetenekleri de dahil olmak üzere deniz havacılığı vizyonumuz da önemli bir etkiye sahip olacak. KAAN sadece bir savaş uçağı projesi değil. Ulusal bir teknoloji ekosistemi. Entegre mimari KIZILELMA ve ANKA III, insansız savaş havacılığında bir sonraki bölümü temsil ediyor. Bu platformlar, insanlı ve insansız unsurların entegre bir mimari içinde birlikte çalışacağı gelecekteki hava muharebe konseptleri göz önünde bulundurularak geliştiriliyor. TB3, yeni bir operasyonel konsept getirmesi nedeniyle stratejik olarak da önemlidir. Kısa pistli deniz platformlarından operasyon yapabilme yeteneği, özellikle esnek ve uygun maliyetli çözümlere ihtiyaç duyan ülkeler için deniz hava gücü açısından yeni olanaklar sunmaktadır. ‘NATO Zirvesi önemli fırsat’ Ankara’daki NATO Zirvesi, Türkiye için sadece siyasi ve askeri açıdan değil, savunma sanayi iş birliği açısından da önemli bir fırsat olacak. Türkiye’nin savunma sanayisini güvenilir, yenilikçi, birlikte çalışabilir, operasyonel olarak kanıtlanmış ve ortaklık odaklı olarak sunmak istiyoruz. Mevcut güvenlik ortamı, daha güçlü tedarik zincirleri, daha hızlı inovasyon döngüleri, daha fazla birlikte çalışabilirlik ve daha dengeli yük paylaşımı gerektiriyor. Türkiye tüm bu alanlara katkıda bulunabilir. Şirketlerimiz, insansız sistemler, hava savunması, komuta ve kontrol, güvenli iletişim, elektronik savaş, deniz sistemleri, siber dayanıklılık ve gelişmekte olan teknolojilerde NATO’nun yetenek ihtiyaçlarını destekleyebilir. Türkiye, NATO’nun savunma sanayi ekosisteminde daha fazla sorumluluk almaya hazırdır. Müttefiklerimize mesajımız açık: Daha güçlü bir Türk savunma sanayisi, daha güçlü bir İttifak demektir. Ninety One, ASELSAN’daki payını artırdı Gelişmekte olan piyasalar stratejisinde 12,5 milyar dolarlık varlık yöneten yatırım şirketi Ninety One, Türkiye’nin savunma elektroniği şirketi ASELSAN’daki hissesini artırarak portföyündeki en büyük pozisyonlardan biri haline getirdi. Portföy yöneticisi Varun Laijawalla, ASELSAN yatırımının küresel piyasalarda ağırlık kazanan yapay zekâ odaklı yatırımlara karşı çeşitlendirme imkânı sunduğunu belirtti. Laijawalla, Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalar endeksi MSCI Emerging Markets Index içindeki ağırlığının yüzde 1’in altında olmasına rağmen bu yatırımın “oldukça sıra dışı” olduğunu ifade etti.
milliyet.com.tr
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Medyası: Türkiye-Mısır Hava Tatbikatı 'Burnumuzun Dibinde'
İsrail gazetesi Maariv, Türkiye ve Mısır'ın Mısır'daki hava üslerinde düzenlediği ortak askeri tatbikatı manşetine taşıdı. Gazete, tatbikatı 'İsrail'in burnunun dibinde: Türklerden akıl almaz hamle' ifadeleriyle nitelendirdi. Haberde, iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan normalleşmenin ötesine geçilerek 'eşi benzeri görülmemiş stratejik dönüşüm' yaşandığı belirtildi. Tatbikat, bölgesel güvenlik dinamikleri açısından İsrail'de rahatsızlık yarattı. Ankara ve Kahire arasındaki askeri işbirliği, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki dengeleri etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkiye1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye Yeşil Dönüşüm için Avrupa Yatırım Bankası'ndan 200 Milyon Euro Kredi Aldı
Türkiye, Avrupa Yatırım Bankası'ndan (AYB) yeşil ekonomik dönüşümünü desteklemek üzere 200 milyon avro tutarında fon sağladı. Anlaşma, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mali ilişkilerin canlandığına işaret ediyor. Finansman, Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevre dostu projelere yönlendirilecek. Bu adım, özellikle son dönemde artan AB-Türkiye yakınlaşmasının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. AYB kaynakları, yeşil dönüşümün yanı sıra özel sektörün de bu alandaki yatırımlarını teşvik etmeyi amaçlıyor.
Türkiye2 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ankara Havalimanı modernize edildi, Erdoğan yeni uluslararası merkezi açıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kapsamlı modernizasyon çalışmaları tamamlanan Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarının resmî açılışını gerçekleştirecek. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havalimanının artık 'ANK' koduyla yalnızca askerî bir tesis olmaktan çıkarak geniş gövdeli uçakların inebileceği, küresel liderlerin ağırlanabileceği ulusal ve uluslararası operasyonlara hizmet veren bir havacılık merkezine dönüştüğünü açıkladı. Yenilenen altyapı, Ankara'nın sivil havacılık kapasitesini önemli ölçüde artırırken, başkenti bölgesel bir diplomatik ve ticari ulaşım düğümü konumuna taşımayı hedefliyor. Modernizasyonla birlikte terminal binası ve pist olanakları genişletildi, bağlantı yolları iyileştirildi. Açılış, Türkiye'nin ulaştırma altyapısına yönelik yatırımlarının bir parçası olarak öne çıkıyor ve Ankara'nın uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapma potansiyelini güçlendiriyor. Havalimanının sivil kullanım ölçeğinin büyümesi, başkentin ekonomik ve diplomatik ağırlığını pekiştirebilir.
Türkiye2 olay18 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Erdoğan Edirne'de Terörsüz Türkiye Vurgusu Yaptı, Mücadele Temposu Artacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Edirne Selimiye Camii’nde cuma namazını kıldıktan sonra vatandaşlara hitap etti. Konuşmasında caminin tarihi önemine değinen Erdoğan, “Minareler süngü, kubbeler miğfer olacak” sözleriyle birlik ve beraberlik mesajı verdi. Erdoğan, burada yaptığı açıklamada ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine vurgu yaparak, terörle mücadelede tempoyu artıracaklarını belirtti. Bu mesaj, Türkiye’nin güvenlik politikalarındaki kararlılığın bir göstergesi olarak değerlendirildi. Tarihi Selimiye Camii’nin restorasyonu vesilesiyle gerçekleşen ziyaret, hükümetin kültürel mirasa verdiği önemi vurgularken, yapılan ‘Terörsüz Türkiye’ çıkışı ulusal güvenlik söyleminin sürekliliğine işaret etti.
Türkiye1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BYD'nin Türkiye Yatırımını Rafa Kaldıran Küresel Çatışma Dalgası
Çinli otomotiv devi BYD'nin Türkiye'de planladığı yatırımı rafa kaldırmasının temel nedeni, Ortadoğu'dan Pasifik'e uzanan yeni bir küresel çatışma dinamiğine dayanıyor. ABD ve İsrail'in İran ile doğrudan sıcak çatışma sürecine girmesi, dünyayı Soğuk Savaş'tan bu yana görülmemiş bir kutuplaşmanın içine itmiş durumda. Bu jeopolitik deprem, uluslararası şirketlerin risk algısını köklü biçimde değiştiriyor. Türkiye, stratejik konumuyla bu gerilimin hem doğrudan etkilerine maruz kalıyor hem de yeni fırsatlar barındırıyor. Ancak artan belirsizlik, özellikle büyük ölçekli ve uzun vadeli yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor. BYD'nin kararı, küresel çatışma ortamının ekonomik kararlara nasıl yansıdığını gösteren somut bir örnek olarak öne çıkıyor. Şirketin bu adımı, uluslararası ticaret ve yatırım akışlarının jeopolitik gelişmelere ne kadar duyarlı hale geldiğini ortaya koyuyor. ABD-İsrail-İran hattındaki tırmanma, enerji piyasalarından tedarik zincirlerine kadar pek çok alanda kırılganlıkları artırırken, bu tür yatırım geri çekilmelerinin önümüzdeki dönemde daha sık görülebileceği sinyalini veriyor.
Türkiye1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye ve Kuzey Makedonya, Bölgesel Gerilimler Işığında Ulaşım Koridorlarını Değerlendirdi
Türkiye ve Kuzey Makedonya ulaştırma yetkilileri, uluslararası taşımacılık koridorlarını görüşmek üzere bir araya geldi. Görüşmede, özellikle bölgesel gerilimlerin geleneksel ticaret yollarını tehdit etmesi nedeniyle alternatif koridorların geliştirilmesinin aciliyeti vurgulandı. Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, bölgesel krizlerin lojistik zincirlerde kesintilere yol açtığını belirterek çok sayıda alternatif güzergâh oluşturmanın kaçınılmaz olduğunu ifade etti. İki ülke arasındaki iş birliği, Avrupa-Asya bağlantısında kritik öneme sahip koridorların verimliliğini artırmayı hedefliyor. Bu adım, hem iki ülkenin ekonomik entegrasyonuna katkı sağlayacak hem de küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıkları azaltmaya yönelik stratejik bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye1 olay1 gün önce