İngiltere'de Elbit’i Protesto Eden Dört Aktiviste Hapis Cezası
İngiltere'de 6 Ağustos 2024'te Bristol kenti yakınlarındaki İsrailli silah şirketi Elbit Systems tesisine düzenlenen protestoyla ilgili olarak Palestine Action grubundan dört aktivist hapis cezasına çarptırıldı. Aktivistler Charlotte Head, Samuel Corner, Leona Kamio ve Fatema Rajwani, eylem kapsamında suçlu bulundu. İsrail ile iş yapan şirketleri hedef alan Palestine Action, Birleşik Krallık'taki Elbit tesislerine yönelik doğrudan eylemleriyle biliniyor. Verilen cezalar, ülkede Filistin dayanışma hareketinin karşılaştığı yasal sınırları ve protesto hakkı ile mülkiyet hakları arasındaki denge tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Elbit Systems, insansız hava araçları ve diğer askeri teknolojiler üreten İsrail merkezli bir şirket. Karar, İngiltere'deki Filistin yanlısı gruplar ile hükümet yetkilileri arasındaki gerilimi yansıtıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Filistin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 12 sa önce- Güvenlik13 Haz 00:13
İngiltere'de Filistin destekçisi 4 aktiviste hapis cezası verildi
İngiltere'de İsrailli silah şirketi Elbit Systems'ın Bristol kenti yakınlarındaki tesisine yönelik eylemle bağlantılı olarak suçlu bulunan "Palestine Action" grubu üyesi 4 aktiviste hapis cezaları verildi. İsrail ile iş yapan şirketlere karşı düzenlediği eylemlerle tanınan "Palestine Action" grubu aktivistleri Charlotte Head, Samuel Corner, Leona Kamio ve Fatema Rajwani, 6 Ağustos 2024'te Bristol yakınlarındaki Elbit Systems'ın tesisine düzenlenen baskınla bağlantılı oldukları gerekçesiyle "mala zarar verme" suçundan mahkum edildi. Woolwich Kraliyet Ceza Mahkemesinde görülen davada, İsrail'in en büyük silah üreticisi olarak bilinen Elbit Systems'ın İngiltere'deki tesisinde yaklaşık 1,2 milyon sterlinlik hasar meydana geldiği bildirildi. Aktivistlerden Samuel Corner, mala zarar verme ve bir polis memuruna ağır bedensel zarar verme suçlarından 8 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Corner'ın 7 yıl 8 ay sonra şartlı tahliye başvurusunda bulunabileceği belirtildi. Charlotte Head ve Leona Kamio'ya mala zarar verme suçundan 6'şar yıl hapis cezası verildi. Head'e ayrıca, Elbit Systems'ın tesisine girmek için kullanılan cezaevi aracını sürdüğü gerekçesiyle 1 yıl araç kullanma yasağı getirildi. Fatema Rajwani ise mala zarar verme suçundan 5 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yargıç, Rajwani'nin olay sırasında 20 yaşında olmasını dikkate aldığını kaydetti. Ayrıca 4 sanığın da hapis cezalarının ardından 1 yıl denetimli serbestlik süresine tabi olacağı kaydedildi. AKTİVİSTLERİN SUÇLARINA ‘’TERÖR BAĞLANTISI'' EKLENDİ Davaya bakan Yargıç Jeremy Johnson, suçların "terör bağlantısı" taşıdığına da hükmetti. Johnson, sanıkların eylemlerindeki amaçlardan birinin İngiltere hükümetini etkilemek olduğundan emin olduğunu belirterek, bunun terörizme ilişkin yasal test kapsamında değerlendirildiğini bildirdi. Yargıç Johnson, şirket çalışanlarının sindirilmesinin kamuoyunun bir kesiminin sindirilmesi anlamına geldiğini ve suçların "siyasi ya da ideolojik bir amacı ilerletmek" için işlendiğini savundu. Mahkemenin suçlarda "terör bağlantısı" bulunduğuna hükmetmesinin, cezaların daha ağır verilmesini gerektirdiği belirtildi. Sanıkların otomatik erken tahliye hükümlerinden yararlanamayacağı, ne zaman serbest bırakılabileceklerine ilişkin değerlendirmenin Şartlı Tahliye Kurulu tarafından yapılacağı kaydedildi. Mahkemede, aktivistlerin eyleminin, İngiltere'nin Gazze'de İsrail tarafından işlendiği belirtilen ağır suçlara "suç ortaklığını sona erdirme amacıyla" yapıldığı belirtildi. HASAR RAPORU TARTIŞMA KONUSU OLDU Mahkemede, savcılığın duruşmadan kısa süre önce sunduğu hasar raporu da tartışma konusu oldu. Savcılığın sunduğu bağımsız adli bilirkişi raporunda hasarın, bina altyapısı, bilişim sistemleri, operasyonel ekipman ve yardımcı varlıkları kapsadığı, yaklaşık 40 "önemli askeri varlığın" da zarar gördüğü belirtildi. Başsavunma Avukatı Rajiv Menon, raporun son derece tartışmalı olduğunu belirterek, mahkemenin hasar miktarını belirlerken bu delile dayanmasının "tamamen yanlış ve adil olmayan" yaklaşım olacağını dile getirdi. Menon, raporun savunmaya son anda sunulduğunu vurgulayarak, savunmaya raporu değerlendirme ve yanıt verme imkanı bırakılmadığını ifade etti. Ayrıca, Menon, sanıkların eylemin saiklerine ilişkin delilleri duruşmada kullanmalarına izin verilmediğini, buna rağmen aynı konunun ceza aşamasında dikkate alınmasının adil olmayacağını kaydetti. FİLİSTİN DESTEKÇİLERİ, MAHKEME DIŞINDA GÖSTERİ DÜZENLEDİ Duruşmanın görüldüğü Woolwich Ceza Mahkemesi dışında yaklaşık 500 kişi, Palestine Action grubuna destek gösterisi düzenledi. Göstericilerden bazıları, "Hayat kurtarmak terörizm değildir. Palestine Action'ı destekliyorum." yazılı pankartlar taşıdı. Polis, Terörle Mücadele Yasası kapsamında yasaklı örgüt statüsü süren gruba destek verdikleri gerekçesiyle 100'den fazla kişiyi gözaltına aldı. GRUP, İSRAİL İLE İŞ YAPAN FİRMALARA YÖNELİK EYLEMLERİYLE TANINIYOR İngiltere'de İsrail ile iş yapan şirketlerde üretimi veya çalışmaları durduran eylemler gerçekleştiren Palestine Action, son olarak Haziran 2025'te İngiltere'nin Brize Norton Hava Üssü'nde düzenlediği eylemle gündeme gelmişti. Palestine Action aktivistleri, üsse telleri keserek girmiş, askeri uçakların motorlarına kırmızı boya püskürtmüş ve Filistin bayrağı bırakmıştı. Bu eylemden sonra dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper, grubun yasaklı örgüt ilan edilmesi sürecini başlatmış, Temmuz 2025'te de grup yasaklanmıştı. O tarihten sonra yasağın kaldırılması için yasal girişimler sürdüren "Defend Our Juries" adlı grup, Palestine Action'a destek eylemleri başlatmış, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. "İfade özgürlüğünün engellendiği" gerekçesiyle yapılan eylemlerde binlerce gösterici, "Soykırıma karşıyım, Palestine Action'ı destekliyorum" yazılı pankartlar taşıyarak kendilerini kasten gözaltına aldırmıştı. İngiliz yasalarının 14 yıla kadar hapis cezası öngördüğü "yasaklı örgüte destek vermek" suçunu kasten işleyen eylemciler arasında çoğunlukla yaşlı İngilizler yer almıştı. İngiliz Yüksek Mahkemesi, 13 Şubat'ta Palestine Action grubunun İçişleri Bakanlığı kararıyla yasaklı örgüt ilan edilmesini kanuna aykırı bularak, yasağın kaldırılmasına hükmetmişti. Ancak hükümete temyiz hakkı verildiği için yasağın kaldırılması gerçekleşmemiş, Londra Metropolitan Polisi, gruba destek veren kişileri gözaltına almaya devam edeceğini bildirmişti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Jemaat-i-İslami'den 'halk karşıtı' bütçeye protesto uyarısı
Jemaat-i-İslami (JI) Emiri Hafız Naeemur Rehman, Lahor'da düzenlediği basın toplantısında hükümetin yaklaşan bütçesine ilişkin taleplerini sıraladı. Petrol vergisinin derhal kaldırılmasını, maaşlı çalışanlara yönelik önemli vergi indirimleri sağlanmasını ve yerel yönetimlerin yetkilendirilmesini isteyen Rehman, bu taleplerin karşılanmaması durumunda ülke çapında bir protesto hareketi başlatacakları uyarısında bulundu. JI liderinin açıklamaları, Pakistan ekonomisinin yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleriyle mücadele ettiği bir dönemde, bütçe öncesi siyasi tansiyonu yükseltti. Parti, kendisini halkın ekonomik sıkıntılarına karşı bir savunucu olarak konumlandırırken, 'halk karşıtı' olarak nitelendirilecek bir bütçenin kitlesel sokak gösterilerine yol açabileceği mesajını verdi. Bu tutum, hükümet üzerindeki mali reform baskısını artıran bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Filistin1 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Arnavutlar, Kuşner destekli lüks tatil köyü projesini protesto etti
4 Haziran 2026'da başkent Tiran'da toplanan göstericiler, Başbakanlık ofisi önünde dördüncü gününe giren protestolarla, ABD eski Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in yatırımcısı olduğu lüks tatil köyü projesine karşı çıktı. Proje, ıssız bir adada inşa edilecek ve çevreciler, projenin kuş türlerini ve yerel biyolojik çeşitliliği tehdit ettiğini savunuyor. Eylemciler, çevresel etki değerlendirmelerinin yetersiz olduğunu ve doğal yaşam alanlarının korunması gerektiğini vurguluyor. Kushner'in yatırımı, bölgedeki turizm ve emlak gelişimine yönelik uluslararası ilginin bir parçası olarak görülüyor. Gösteriler, Arnavutluk'ta büyük ölçekli kalkınma projelerine karşı artan kamuoyu tepkisini yansıtıyor. Arnavutluk hükümeti henüz protestolara resmi bir yanıt vermedi ancak projeye verilen izinler ve çevre mevzuatı tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bu tür yatırımlar, ekonomik kalkınma vaatleri ile çevresel sürdürülebilirlik arasındaki denge sorununu gündeme getiriyor.
Filistin1 olay05 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
ICC Başsavcısı Khan’ın Uzaklaştırılması Mahkemenin Krizini Derinleştirdi
Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Karim Khan, cinsel suistimal iddiaları nedeniyle 12 Haziran’da görevinden uzaklaştırıldı. Bu gelişme, hâlihazırda ABD’nin düşmanca tutumu ve üye ülkeler arasındaki bölünmelerle uğraşan mahkeme için yeni bir kriz başlığı oldu. Uzaklaştırma kararının, mahkeme içinde aylar sürecek zarar verici tartışmalara yol açması bekleniyor. Göreve geldiğinden bu yana hem övgü hem de eleştiri toplayan İngiliz savcı Khan’ın yokluğu, ICC’nin kurumsal işleyişini ve uluslararası alandaki etkinliğini daha da zayıflatabilir. ICC’nin, özellikle büyük güçlerin karşı karşıya geldiği davalarda zaten zorlanan meşruiyeti, bu iç krizle daha da sorgulanır hale gelebilir. Üye devletler arasındaki görüş ayrılıkları ve ABD’nin mahkemeye yönelik baskıları, sürecin çözümünü karmaşıklaştırıyor.
Filistin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Gazze'de görme engelli çocuğun kırık gözlük gözyaşları küresel ilgi topladı
Gazze'de ileri derecede görme bozukluğu yaşayan yedi yaşındaki Ayoub Junaid'in kırılan gözlükleri için ağladığı video, sosyal medya ve uluslararası basında geniş yankı buldu. Görüntüler, çatışma ve abluka altındaki bölgede temel sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan krizin insani boyutunu gözler önüne serdi. Ayoub'a yeni bir gözlük temin edilmesine rağmen, kalıcı tedavi için ihtiyaç duyduğu cerrahi müdahale Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşü nedeniyle gerçekleştirilemiyor. Uzmanlar, görme engelli çok sayıda çocuğun benzer erişim sorunlarıyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Uluslararası toplumun yeniden odaklandığı bu vaka, Filistin topraklarındaki insani koşulların sürdürülemezliğini vurgularken, diplomatik çevrelerde Gazze'ye yönelik yardım koridorlarının genişletilmesi ve sağlık altyapısının desteklenmesi gerektiğine ilişkin çağrıları güçlendirdi.
Filistin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail, Hamas'ı Desteklediği Gerekçesiyle Fransız Gazeteciyi Sınır Dışı Etti
İsrail yetkilileri, Hamas'ı desteklediği iddiasıyla bir Fransız gazeteciyi sınır dışı etti. Al Jazeera'nın haberine göre, gazetecinin hangi faaliyetleri nedeniyle bu suçlamaya maruz kaldığı ayrıntılı olarak belirtilmedi. İsrail'in Gazze savaşına ilişkin haber akışını kontrol altına alma politikası çerçevesinde bu adımın atıldığı yorumu yapıldı. Al Jazeera, İsrail'in savaşın başından bu yana uluslararası basının Gazze'ye girişini yasakladığını ve yüzlerce yerel gazeteciyi öldürdüğünü öne sürdü. Bu bağlamda yabancı bir gazetecinin sınır dışı edilmesi, Tel Aviv yönetiminin savaşla ilgili anlatısını koruma çabası olarak değerlendirildi. Fransa'nın konuya ilişkin resmi bir tepki verip vermediği ise henüz bilinmiyor.
Filistin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM soruşturması: İsrail güçleri, yerleşimciler ve Hamas Filistinlilere sistematik ihlallerde bulunuyor
Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, salı günü yayımladığı raporda, Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinli sivillerin 'sistematik ve kasıtlı' biçimde ağır hak ihlallerine maruz bırakıldığını açıkladı. Rapora göre siviller, İsrail güçleri ile yerleşimcilerin 'kitlesel zulmü' ve Hamas’ın 'acımasız yönetimi' arasında sıkışmış durumda. Komisyon, İsrail güvenlik güçlerinin ve yerleşimcilerin Batı Şeria’daki şiddet eylemlerini ve Gazze’deki askeri operasyonların sivil halk üzerinde yarattığı yıkımı belgeledi. Aynı zamanda Hamas’ın Gazze’de uyguladığı baskıcı politikalar ve keyfi tutuklamalar gibi ihlallere de dikkat çekti. Raporda, tüm tarafların uluslararası insancıl hukuka uyması ve ihlallerin hesabının sorulması gerektiği vurgulandı. Rapor, Ekim 2023’ten bu yana süren çatışmaların ve on yıllardır devam eden işgalin ortasında yayımlandı. Gazze’deki insani kriz derinleşirken, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinde artış yaşanıyor. BM soruşturmasının bulguları, bölgedeki hak ihlallerinin boyutunu uluslararası kamuoyuna taşıyarak diplomatik girişimler üzerinde etkili olabilir.
Filistin3 olay1 gün önce