Pakistan'ın enerji dönüşümünde tarihi eşik: Yenilenebilir ve nükleer kapasite termali aştı
Pakistan'da mevcut mali yılın ilk dokuz ayında hidroelektrik, yenilenebilir ve nükleer enerji kaynaklarının toplam kurulu gücü, termik santrallerin kapasitesini geride bıraktı. Bu kaynaklar artık ülkenin enerji portföyünün yarısından fazlasını oluşturuyor. Özel Güç ve Altyapı Kurulu (PPIB) tarafından yürütülen bağımsız enerji projeleri kapsamında 102 santral devreye alındı ve 35 milyar doların üzerinde yabancı yatırım çekildi. Bu gelişme, Pakistan'ın ithal fosil yakıtlara bağımlılığını azaltma ve enerji güvenliğini güçlendirme çabalarında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Çin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 gün önce- Ekonomik12 Haz 03:21
Indigenous energy sources overtake thermal power
• Renewables, hydel and nuclear together now account for more than half of installed generation capacity • PPIB has facilitated 102 IPPs, attracting over $35bn in foreign investment LAHORE: Pakistan’s energy sector recorded steady improvement during the first nine months of the current fiscal year, with hydel, renewable and nuclear sources overtaking thermal power in installed generation capacity for the first time, says the Pakistan Economic Survey. Citing relevant figures, it highlights a gradual shift toward cleaner, indigenous energy sources as the government pursued policies to improve energy security, affordability, and sustainability while reducing dependence on imported fuels. Total installed electricity generation capacity increased to 49,651 megawatts (MW), up from 45,782MW a year earlier. Hydel, renewable and nuclear sources collectively accounted for 50.8 per cent of installed capacity, surpassing thermal power, whose share declined to 49.2pc from 56.7pc a year ago. During July-March, Pakistan generated 92,835 gigawatt hours (GWh) of electricity, with hydel, nuclear and renewable sources contributing 53.1pc of total generation, underscoring continuing drift towards cleaner energy. Electricity consumption rose by 3.8pc to 83,143GWh during the period under review. Households remained the largest consumers, accounting for 47.5pc of total power usage, while industrial demand strengthened, with its share rising to 31.5pc. In contrast, electricity consumption in the agriculture sector fell sharply by 42.3pc, a decline the survey attributed to the growing adoption of solar-powered alternatives and changing irrigation practices. The Private Power and Infrastructure Board (PPIB) continued to attract investment in the sector, facilitating the development of more than 102 independent power producers (IPPs) with a combined capacity exceeding 25,800MW. These projects have brought over $35 billion in foreign investment into the country. Among the notable developments during the outgoing fiscal year was a 32MW bagasse-based power plant that commenced commercial operations in October 2025. Work also continued on a 100MW solar project in Gilgit-Baltistan, a 40MW power project in Gwadar, solarisation of water infrastructure in the port city and the installation of solar systems at 397 health facilities across the country. The survey noted that Thar coal remained an important component of Pakistan’s energy security strategy. Five Thar coal-fired power projects with a combined capacity of 3,300MW are currently operational, while efforts are underway to replace imported coal with indigenous Thar coal at major power plants established under the China-Pakistan Economic Corridor (CPEC). Nuclear power: Pakistan’s six operational nuclear power plants, with a combined capacity of 3,530MW, generated more than 17,133GWh of electricity during the first nine months of FY2026. According to the survey, nuclear power helps avoid an estimated 16-18 million tonnes of greenhouse gas emissions annually. Construction of the 1,200MW Chashma-5 nuclear power plant is also progressing and is expected to be completed by 2030-31. Gas sector: Indigenous natural gas continued to play a significant role in Pakistan’s energy basket during FY26, contributing 29.3pc to the country’s primary energy mix, though the nation remained heavily dependent on imported liquefied natural gas (LNG) amid declining domestic reserves. Average gas consumption during July-March FY26 stood at 2,929 million cubic feet per day (mmcfd), including 613mmcfd of imported re-gasified liquefied natural gas (RLNG), according to the survey. Despite dwindling indigenous supplies, gas utilities expanded their networks and provided more than 149,000 new connections during the first nine months of the fiscal year. The survey noted that Pakistan’s reliance on imported LNG persisted, with domestic gas fields continuing to see declining production, adding to concerns over long-term energy security and import dependence. LPG sector: The liquefied petroleum gas (LPG) sector also recorded growth, with total supplies reaching around 1.97 million tonnes during the period under review. Pakistan currently has 11 LPG producers, 382 marketing companies and approximately 6,200 authorised distributors. Investment worth nearly Rs10.36bn was made in LPG infrastructure during the period, reflecting efforts to strengthen supply chains and improve access to cleaner fuels. Coal consumption: Coal consumption increased to 21.4m tonnes, driven primarily by the power sector. Power generation accounted for 59.6pc of total coal usage, underscoring the fuel’s continued importance in the country’s electricity mix. Brick kilns consumed 20.8pc of total coal supplies, while cement manufacturers and other industries accounted for the remaining 19.6pc. Published in Dawn, June 12th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
RETN CEO'su: Derin deniz kablolarını kesmek nükleer silahlar gibi caydırıcı olabilir
Avrupa ve Asya'dan 17 ülke, deniz altı kablolarının çatışmalarda hedef alınma riskine karşı savunma iş birliğine gitti. Son aylarda artan gerilimler, küresel iletişimin bel kemiği olan bu altyapıyı yeni bir güvenlik sorunu haline getirdi. Uluslararası ağ sağlayıcısı RETN'in CEO'su, deniz altı kablolarına yönelik sabotajların, nükleer silahların sağladığına benzer bir caydırıcılık etkisi yaratabileceğini öne sürdü. Nord Stream boru hattı saldırısından bu yana deniz tabanındaki kritik yapıların izlenmesi ve korunması konusunda endişeler büyüdü. Aralarında Birleşik Krallık, Japonya ve Güney Kore'nin bulunduğu 17 ülke, ortak savunma stratejileri geliştirmek üzere bir araya geldi. Buna karşın en büyük deniz güçleri olan ABD ve Çin, bu inisiyatifin dışında kaldı. Kablolar, günlük veri trafiğinin yüzde 95'inden fazlasını taşıyor. Uzmanlar, hibrit savaş yöntemlerinin yaygınlaştığı bir dönemde bu tür bir saldırının, finans piyasalarından askeri iletişime kadar geniş bir alanda yıkıcı etkilere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. İş birliğine katılmayan ülkelerin pozisyonu ise belirsizliğini koruyor.
Çin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Tarihi özürün mimarı ve Japonya-Çin diyaloğunda kilit isim Kono öldü
Japonya’nın eski başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı Yohei Kono, 89 yaşında hayatını kaybetti. Kono, özellikle II. Dünya Savaşı sırasında Japon ordusu tarafından cinsel köleliğe zorlanan “konfor kadınları” için 1993 yılında yayımladığı tarihi özür metniyle tanınıyordu. Japon siyasetinde ılımlı bir ses olarak görülen Kono, aynı zamanda Tokyo ile Pekin arasında gayriresmî bir diyalog kanalı işlevi üstleniyordu. Ölümünden kısa süre önce, derinleşen ikili gerilimleri azaltmak amacıyla Çin’e bir ziyaret planladığı bildirildi. Kono’nun kaleme aldığı özür, Japonya’nın savaş dönemi sorumluluklarıyla yüzleşmesinde bir dönüm noktası olarak kabul edilirken, ülke içinde tartışmalara da yol açmıştı. Ölümü, Tokyo-Pekin hattında tarihî meselelerin hâlâ belirleyici olduğu bir dönemde, diyalog köprülerinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor.
Çin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'ın yapay zekâ yol haritası: Kuantum kelimesinin yerini alan yeni moda sözcük
Yapay zekâ, tıpkı bir dönemin bilim kurgusunda ‘kuantum’ kelimesinin yaptığı gibi, günümüzün politika dilinde her türlü reformu iddialı göstermek için kullanılan bir ön ek haline geldi. Hükümetler, teknolojik derinlikten yoksun kontrol listeleri oluşturarak yapay zekâyı bir kurtuluş reçetesi olarak sunuyor. Pakistan da bu trendin bir parçası olarak, yapay zekâ stratejisini sığ bir ajanda üzerinden şekillendiriyor. Dawn gazetesinde yer alan analize göre, asıl mesele yapay zekânın etkisinden çok, kavramın içi boş bir retorik aracına dönüşme riski. Teknolojik altyapı, veri yönetimi ve etik çerçeveler gibi somut adımlar yerine, kamuoyunu etkilemek için özensizce kullanılan ‘yapay zekâ’ etiketi, gerçek reform ihtiyacını perdeliyor. Bu yaklaşım, Pakistan’ın dijital dönüşüm yarışında geri kalma tehlikesini artırırken, politika yapıcıların yapay zekâyı bir moda sözcükten ibaret görmemesi gerektiği uyarısını beraberinde getiriyor. Ekonomik rekabette ve kamu hizmetlerinde elle tutulur ilerleme sağlanması için teknolojik gerçekçilik şart.
Çin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Çin, SpaceX rakiplerini sigortalayarak ticari uzay yarışında konumlanıyor
2016'da SpaceX'in bir test sırasında roketini kaybetmesi, uzay endüstrisinde sigortanın önemini gözler önüne serdi. Patlama, milyonlarca dolarlık uydu ve tesis hasarına yol açarken, bu tür risklerin nasıl yönetildiği sorusunu gündeme taşıdı. Çinli sigorta şirketleri, bu boşluktan yararlanarak SpaceX'in rakiplerine poliçe sunmaya başladı. Bu hamle, Pekin'in uzaydaki ticari rekabeti yalnızca roket ve uydu üretimiyle değil, finansal araçlarla da şekillendirme stratejisinin bir parçası. Çin anakarası ve Hong Kong merkezli yatırımcılar, Elon Musk'ın şirketinin olası halka arzının yarattığı sermaye hareketliliğini değerlendirirken, sigorta yoluyla yerli özel uzay firmalarına destek veriyor. Uzmanlar, bu adımın küresel uzay sektöründe yeni bir güç dinamiği yaratabileceğini belirtiyor. ABD'nin ticari fırlatma pazarındaki liderliği sürerken, Çin'in sağladığı sigorta güvencesi, rakip şirketlerin maliyetlerini düşürüp yatırım çekmelerine yardımcı olabilir. Böylece rekabet, mühendislik başarısının ötesine geçerek finansal dayanıklılık alanına taşınıyor.
Çin4 olay37 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hindistan'ın uzak kuzeydoğusunda askeri nakliye uçağı piste iniş sırasında düştü: 5 ölü
Hindistan Hava Kuvvetleri'ne ait Rus yapımı bir An-32 nakliye uçağı, ülkenin kuzeydoğusundaki Assam eyaletinin Jorhat kentinde bulunan bir üsse iniş yaparken düştü. Kazada beş hava kuvvetleri personeli hayatını kaybetti. Hava kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, 'Hint Hava Kuvvetleri, Jorhat'taki An-32 kazasında beş personelini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşamaktadır' denildi. Kazanın meydana geldiği bölge, Hindistan'ın ulaşımı zor ve dağlık kuzeydoğu kesiminde yer alıyor. An-32 tipi uçaklar, Hindistan Hava Kuvvetleri tarafından uzak bölgelere lojistik destek amacıyla yaygın şekilde kullanılıyor. Yetkililer kazanın nedenine ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.
Çin1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
2049 distopyası: Ukrayna'nın düşüşünden sonra küresel kabus senaryosu
El País'te yayımlanan bir siyasi kurgu çalışması, 2049 yılında Ukrayna'nın teslim olmasının ardından şekillenen karanlık bir dünya düzenini tasvir ediyor. Senaryoya göre Rusya Avrasya'da hegemonik güç haline gelirken, Çin sessiz ve üstün bir ortak olarak konumlanıyor. ABD'de ise silahlanma ve kürtaj gibi konularda dijital referandumlar normalleşiyor, nüfus algoritmik dezenformasyonla manipüle ediliyor. Avrupa Birliği ise ruhsuz, teknokratik bir blok olarak varlığını sürdürüyor. Eser, İspanya'nın eski dışişleri bakanı tarafından kaleme alındı ve güncel jeopolitik kırılmaların uzun vadeli sonuçlarına dair uyarı niteliği taşıyor.
Çin1 olay8 sa önce