Fidan Sofya'da Başmüftülük ve İslam Enstitüsü ile Görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya resmî bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında Sofya Yüksek İslam Enstitüsü'nde Başmüftülük üst yönetimi ve bölge müftüleriyle bir araya geldi. Görüşmenin ayrıntılarına ilişkin resmî açıklama yapılmazken, temasın Türkiye ile Bulgaristan arasındaki kültürel ve dinî bağlar çerçevesinde gerçekleştiği belirtiliyor. Bulgaristan'da önemli bir Türk ve Müslüman nüfus bulunuyor. Bakan Fidan'ın bu ziyareti, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yanı sıra, özellikle soydaş toplulukların dinî ve kültürel haklarına verilen önemi yansıtıyor. Benzer temaslar, geçmişte de karşılıklı anlayışı güçlendirmek ve ortak projeler geliştirmek amacıyla düzenlenmişti. Ziyaret, Türkiye'nin Balkanlar'daki yumuşak güç unsurlarını harekete geçirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bulgaristan'daki Müslüman toplumun eğitim ve dinî ihtiyaçlarına destek, iki ülke ilişkilerinde istikrar unsuru olarak görülüyor. Önümüzdeki dönemde bu tür ziyaretlerin somut iş birliği adımlarına dönüşüp dönüşmeyeceği izlenecek.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 11 Haz- Diplomatik10 Haz 13:05
Dışişleri Bakanı Fidan Bulgaristan'da
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya yaptığı ziyaret kapsamında çeşitli temaslarda bulundu. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da temaslarda bulunuyor. Bu temaslar kapsamında Sofya Yüksek İslam Enstitüsü'nü ziyaret ederek Başmüftülük üst yönetimi ve Bölge Müftüleri ile toplantı gerçekleştirdi. Bakan Fidan ayrıca Sofya Yüksek İslam Enstitüsü ve Sofya İlahiyat Lisesi'nin müşterek binasını gezerek incelemelerde bulundu ve Sofya Yüksek İslam Enstitüsü'nün 2025-2026 akademik yılı mezuniyet töreninde hitapta bulundu. Dışişleri Bakanı Fidan, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ile de bir araya geldi. BULGARİSTAN HABER AJANSI'NA MÜLAKAT VERDİ Fidan, Bulgaristan Haber Ajansına (BTA) mülakat verdi. NATO müttefiki olan Türkiye ve Bulgaristan'ın yaşanan küresel çatışmalarda yürüttüğü koordinasyona ilişkin konuşan Fidan, “Orta Doğu'da ahiren yaşanan gelişmeler, güvenlik ortamının ne kadar hızlı değişebildiğini ve İttifakın güney kanadından neşet eden tehditlerin, bölgenin ötesindeki yansımalarının etkisini ortaya koymuştur.” ifadelerini kullandı. Bakan Fidan ayrıca, "Ülkemize yönelik ateşlenen füzeler karşısında hızla harekete geçilmiş olması, NATO'nun etkinliği ve küresel ve bölgesel güvenliğin korunmasında üstlendiği caydırıcı rolün ehemmiyeti ile müttefikler arası birlik ve dayanışmanın önemini bir kez daha göstermiştir." dedi. Fidan, Türkiye ve Bulgaristan'ın, İttifakın güneydoğu kanadını oluşturan iki stratejik ortak olarak gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek "Askeri makamlarımız ülkelerimizin hava ve füze savunma sisteminin güçlendirilmesi ve desteklenmesi konusunda atılabilecek ilave adımları değerlendirmeye hazırdır. NATO şemsiyesi altında sınır güvenliği, erken uyarı sistemleri ve istihbarat paylaşımı konularında Sofya yönetimiyle tam bir eş güdüm içerisindeyiz." diye konuştu. BULGARİSTAN'DAKİ TÜRK TOPLUMU "Balkanlar'da en fazla soydaşımızın bulunduğu ülkelerin başında gelen Bulgaristan'daki soydaşlarımız, Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinin en önemli veçhelerinden birisini oluşturmakta olup, ülkelerimiz arasında sadece sarsılmaz bir gönül köprüsü değil, aynı zamanda Bulgaristan demokrasisinin ve toplumsal barışının en önemli güvencelerinden birini teşkil etmektedir." ifadesini kullanan Fidan, soydaşların demokratik haklarını kullanarak parlamentoda güçlü şekilde temsil edilmelerinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Fidan, soydaşların huzur ve beraberlik içinde Bulgaristan'ın siyasi, toplumsal, iktisadi ve kültürel hayatına katkıda bulunmaya devam etmelerini istediklerini vurguladı. ENERJİ İŞ BİRLİĞİ "Balkanlar'da en fazla soydaşımızın bulunduğu ülkelerin başında gelen Bulgaristan'daki soydaşlarımız, Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinin en önemli veçhelerinden birisini oluşturmakta olup, ülkelerimiz arasında sadece sarsılmaz bir gönül köprüsü değil, aynı zamanda Bulgaristan demokrasisinin ve toplumsal barışının en önemli güvencelerinden birini teşkil etmektedir." ifadesini kullanan Fidan, soydaşların demokratik haklarını kullanarak parlamentoda güçlü şekilde temsil edilmelerinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Fidan, soydaşların huzur ve beraberlik içinde Bulgaristan'ın siyasi, toplumsal, iktisadi ve kültürel hayatına katkıda bulunmaya devam etmelerini istediklerini vurguladı. BALKANLARDA BÖLGESEL SAHİPLENME VURGUSU Türkiye'nin "bölgesel sahiplenme" ve "kapsayıcılık" ilkelerini gözeterek, bölgede işbirliği mekanizmalarının geliştirilmesi üzerinde hassasiyetle durduğunun altını çizen Fidan, 13 Balkan ülkesini bir araya getiren ve kurucu üyesi olduğu Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci'ne (GDAÜ) özel önem verdiklerini dile getirdi. Fidan, GDAÜ Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde Türkiye'nin Balkanların ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ederek, bölgede barış ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye'nin dış politikasının öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayacakları bilgisini paylaştı. Bölgesel sorunlara bölgesel çözümler bulunması anlayışı temelinde "bölgesel sahiplenme ilkesinin" önem taşıdığına da değineceklerini aktaran Fidan, bölge ülkelerinin geleceğinin birbirine bağlı olduğu ve GDAÜ çatısı altında bölgesel işbirliğinin sürdürülmesinin öneminden bahsedeceklerini kaydetti. Fidan, barış ortamının sürdürülmesinin yalnızca askeri yollarla mümkün olamayacağına işaret ederek, kapsayıcı ve yapıcı diyaloğun önemine, Balkan Barış Platformu başta olmak üzere Türkiye'nin bölge ülkeleriyle kurduğu istişare mekanizmalarının yararına ve son uluslararası gelişmelerin bölgesel işbirliğinin önemini arttırdığına değineceğini söyledi. TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİK SÜRECİ "Ülkemizin AB'ye katılım sürecini, konjonktürel ve kısa vadeli hesaplarla değerlendirmek hata olur. Neticede bugün AB üyesi olan ülkelerin neredeyse yarısı Avrupa ailesinin parçası olarak kabul görmezken biz vardık. AB ile tam üyelik hedefi içeren Ortak Anlaşmamızı 1963 yılında imzaladık. Tam üyeliğin merhalesi olan Gümrük Birliği’ni 1996’da yürürlüğe koyduk." Fidan, AB ile ekonomik ve ticari ilişkilerin kapsamlı ortaklığın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, AB'nin Türkiye'nin en büyük, Türkiye'nin ise AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu anımsattı. Bakan Fidan, Türkiye-AB ikili ticaret hacminin güçlü ekonomik ilişkilerin bir göstergesi olarak 2025'te yaklaşık 233 milyar dolara ulaştığına dikkati çekti. Türkiye-AB ilişkilerinin köklü kurumsal zemin ve uzun yıllara dayanan ticari, ekonomik ve toplumlar arası bütünleşme geçmişi üzerine inşa edildiğinin altını çizen Fidan, "Son dönemde giderek yoğunlaşan küresel kırılmalar, hızlı dönüşümler ve çok yönlü tehdit algılamaları, AB'yi köklü bir dönüşümün eşiğine getirmiştir. Güvenlikten, ekonomi ve ticarete her alanda, bildiğimiz dünyanın sonuna geldik ve tüm bu gelişmeler AB'yi derinden etkiliyor." dedi. Fidan, bugün uluslararası sistemin büyük dönüşüm içindeyken AB'nin mevcut kurumsal yapısıyla devam etmesinin mümkün olmadığı değerlendirmesinde bulunarak, "AB'nin yaşayacağı değişime paralel olarak ülkemizle ilişkileri de yeniden ele alınacaktır. Ülkemizin üyelik sürecinin ileriye taşınması hem bizim hem AB'nin lehinedir ki bu zihinsel dönüşümün AB içinde yeniden filizlendiğini, Türkiye'nin öneminin her geçen gün daha yüksek sesle dile getirildiğini gözlemliyoruz." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin üyeliğine ilişkin siyasi iradenin yeniden ve açık bir şekilde ortaya konulması ve üyelik perspektifinin somut adımlarla desteklenerek teyit edilmesinin sürecin yeniden ivme kazanmasına katkı sağlayacağını söyleyen Fidan, Türkiye'nin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduğunu ve AB ile ilişkilerin karşılıklı yarar, diyalog ve işbirliği temelinde her alanda geliştirilmesine önem verdiğini kaydetti.
- Diplomatik11 Haz 09:57
Situation in Middle East escalating dangerously — Bahrain's foreign minister
According to Abdullatif bin Rashid Al Zayani, Manama attaches great importance to international efforts aimed at de-escalation
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Bajaur'da baraj yakınında patlama: İki kişi hayatını kaybetti
Cumartesi akşamı Pakistan'ın kuzeybatısındaki Bajaur ilçesine bağlı Salarzai bölgesinde yer alan Tali Küçük Barajı yakınlarında bir patlama meydana geldi. Yerel polisin verdiği bilgiye göre, kimliği belirsiz saldırganlar tarafından baraj yakınına yerleştirilen el yapımı patlayıcı, serinlemek için toplanan gençlerin olduğu sırada uzaktan kumandayla infilak ettirildi; iki kişi öldü. Patlamanın ardından güvenlik güçleri bölgede inceleme başlattı ve saldırının sorumlularıyla ilgili soruşturma sürüyor. Pakistan'ın aşiret bölgelerinden biri olan Bajaur, son yıllarda güvenlik operasyonlarına rağmen dönem dönem bu tür saldırılara sahne oluyor; bu olay da kırılgan güvenlik durumunu bir kez daha gözler önüne serdi.
1 olay2 gün önce - Ortak aktörcanlı
Pakistan Tabipler Birliği'nden FBR'nin POS zorunluluğuna 'kapatma' uyarısı
Pakistan Tabipler Birliği (PMA), Federal Gelir Kurulu'nun (FBR) doktor klinikleri için zorunlu Satış Noktası (POS) entegrasyonu kararına karşı çıkarak, uygulamanın geri çekilmemesi halinde ülke genelinde sağlık tesislerini kapatma tehdidinde bulundu. PMA, FBR'nin yakın zamanda yayımladığı tebliğ ile getirilen bu düzenlemeyi 'bürokratik aşırılık' olarak nitelendirdi. Sağlık hizmetlerinin özel yapısına vurgu yapan PMA, POS entegrasyonunun hasta mahremiyeti ve klinik işleyişini olumsuz etkileyeceğini savunuyor. Pakistan'ın vergi tabanını genişletme çabalarının bir parçası olan bu adım, özellikle küçük ölçekli klinik sahiplerinde endişe yarattı. PMA ve FBR arasındaki gerilim, hükümetin bir yandan sağlık hizmetlerinin sürekliliğini koruma, diğer yandan IMF destekli ekonomik program kapsamında gelirleri artırma ikilemini gözler önüne seriyor. Olası bir kapatmanın halk sağlığına etkileri tartışılırken, taraflar arasında uzlaşı sağlanamaması durumunda krizin siyasi sonuçlar doğurmasından endişe ediliyor.
Pakistan1 olay4 gün önce - Ortak aktörcanlı
Karaçi'nin DHA bölgesinde kaldırımda uyuyan evsiz adamı pikap araç ezdi
Karaçi'nin varlıklı semtlerinden Defence Housing Authority'de (DHA) çarşamba sabaha karşı yaşanan olayda, kaldırımda uyuyan evsiz bir adam bir pikap aracının altında kalarak hayatını kaybetti. Adamın dört yaşındaki oğlu yaralandı. Trafik polisi, sürücünün Khayaban-i-Shujaat'tan Khayaban-i-Ittehad istikametine seyir halinde olduğunu ve trafik levhasına yaklaştığını bildirdi. Olay, kentin ücra köşelerinde yaşam mücadelesi veren evsizlerin karşılaştığı tehlikeleri bir kez daha ortaya koydu. DHA gibi korunaklı ve yüksek güvenlikli bir bölgede dahi sosyoekonomik eşitsizliğin kendini hissettirdiği görüldü.
Pakistan1 olay5 gün önce - Ortak aktörcanlı
Yargı Komisyonu Lahor Yüksek Mahkemesi'ne Hakim Bajwa'yı Önerdi
Pakistan Yargı Komisyonu, Salı günü Başyargıç Yahya Afridi başkanlığında Yüksek Mahkeme binasında toplandı. Toplantıda, Lahor Yüksek Mahkemesi'ndeki boş kadrolar için 10 hakim ataması ele alındı. Komisyon, ek hakim olarak görev yapan Justice Tariq Mahmood Bajwa'nın LHC'ye asli hakim olarak atanmasını önerdi. Bu öneri, Pakistan'da yargı atamalarının olağan sürecinin bir parçası olup, Lahor Yüksek Mahkemesi'nin yargı kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Komisyonun kararı, ilgili makamlara iletildikten sonra nihai onay sürecine girecek. Bu gelişme, Pencap eyaletinin en üst mahkemesinde işleyen bir yargı düzeninin sürdürülmesine yönelik adımları yansıtıyor.
Pakistan1 olay6 gün önce - Ortak aktörcanlı
Keşmir'de Pakistan'a Katılım Günü Törenlerle Anıldı
Azad Cammu Keşmir genelinde Cumartesi günü Pakistan'a Katılım Karar Günü dolayısıyla törenler düzenlendi. Muzafferabad'daki ana etkinlik Pasban-i-Hurriyat Cammu Keşmir (PHJK) tarafından organize edildi. Törende, 1947'de Keşmirli Müslümanların prenslik devletinin henüz kurulacak olan Pakistan Dominyonu'na katılması yönündeki kararına bağlılık mesajı verildi. Katılım Kararı, bölgedeki Müslüman nüfusun çoğunluğunun iradesini yansıttığı gerekçesiyle Pakistan yönetimindeki Keşmir'de resmi olarak anılıyor. Etkinlikler, Keşmir ihtilafına ilişkin yerleşik Pakistan pozisyonunu yineleyen bir nitelik taşıyor. Konuşmacılar, kararın bölge halkı için tarihi önemine değinerek self-determinasyon ilkesine atıf yaptı.
Hindistan1 olay20 Tem - Ortak aktörcanlı
Hindistan yönetimindeki Keşmir'de kayıp baba için ilk ölüm belgesi
Junaid Rashid, 1990'larda askeri gözaltında kaybolan babası Abdul Rashid Wani'nin ölümüne dair mahkeme kararı aldı. Bu, bölgede kaybolan binlerce kişi için verilen ilk ölüm belgesi oldu. Yıllar süren arama ve hukuk mücadelesinin ardından bir yargıç, Wani'nin yaşamadığına hükmetti. Karar, Hindistan kontrolündeki Keşmir'de 1990'lar boyunca güvenlik güçlerinin elinde kaybolan kişilerin aileleri için emsal niteliği taşıyor. Silahlı isyan döneminde çok sayıda insan gözaltına alındı ve bir daha haber alınamadı. Bu dava, kayıpların resmi makamlarca tanınması yönünde ilk adım olarak görülüyor. Bölgedeki insan hakları ihlalleri uluslararası gündemdeki yerini korurken, bu tür yargı kararları hem mağdurların acısını hafifletme potansiyeli taşıyor hem de devletlerin sorumluluğunu tartışmaya açıyor. Keşmir ihtilafının gölgesinde, kaybolanların akıbeti belirsizliğini sürdürüyor.
Hindistan1 olay16 Tem