Avustralya'da Yabani At İtlafı Ölüm Tehditlerine Yol Açtı
Yeni Güney Galler’in Snowy Dağları bölgesinde, yönetimin helikopterden ateş açarak gerçekleştirdiği yabani at itlafı, yerel halk, aktivistler ve bilim insanları arasında cepheleşmeye neden oldu. Yetkililer, ekosistemi korumak amacıyla yapılan bu uygulamayı savunurken; karşı çıkanlar, bölgenin kültürel mirası ve ulusal sembolü olarak gördükleri atların katledildiğini öne sürüyor. Tartışma kısa sürede ölüm tehditlerine ve sabotaj iddialarına dönüştü. Olay, Avustralya’da çevre koruma ile kültürel değerler arasındaki gerilimi somutlaştıran bir örnek olarak öne çıkıyor. Bölgedeki güvenlik endişeleri, benzer çevre politikalarının toplumsal kabulü açısından dikkatle izleniyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 gün önce- Siyasi10 Haz 06:56
'Yabani at' tartışması ölüm tehditlerine döndü, kasaba karıştı! 'Helikopterlerden vurularak öldürülüyorlar'
MİLLİYET.COM.TR - Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletindeki Snowy Mountains bölgesinde, ülkenin sembollerinden biri olarak görülen yabani atlar nedeniyle büyüyen tartışma, yerel halkı, aktivistleri ve bilim insanlarını karşı karşıya getirdi. BASİT BİR TARTIŞMADAN ÖLÜM TEHDİTLERİNE Yetkililerin başlattığı geniş çaplı itlaf operasyonu, ölüm tehditlerinden sabotaj iddialarına kadar uzanan sert bir gerilime yol açtı. ATLAR, HELİKOPTERLERDEN VURULARAK ÖLDÜRÜLÜYOR Yaklaşık 200 yıldır Snowy Mountains bölgesinde yaşayan binlerce yabani at, Kosciuszko Ulusal Parkı'nda pazartesi günü başlayan ve bir ay sürmesi planlanan operasyon kapsamında helikopterlerden vurularak öldürülüyor. Yeni Güney Galler hükümeti tarafından finanse edilen ve Ulusal Parklar ve Yaban Hayatı Servisi tarafından yürütülen programın amacı, ulusal parktaki yabani at nüfusunu 10 binden fazla seviyeden 2027 yılının ortasına kadar 3 bine düşürmek. Daily Mail'in haberine göre normalde sakin bir yerleşim yeri olan Jindabyne kasabası, tartışmanın merkez üssüne dönüşmüş durumda. Bölgede tansiyonun yükseldiği, bazı aktivistlerin itlaf karşıtı eylemlerini daha ileri taşıyabileceğine yönelik endişelerin arttığı belirtiliyor. 'BÖLGE KUTUPLAŞMIŞ BİR TOPLULUK HALİNE GELDİ' Tartışmanın ortasında kalan isimlerden biri de yabani at nüfusunun kontrol altına alınmasını savunan akademisyen Prof. David Watson oldu. Watson, görüşleri nedeniyle ölüm tehditleri aldığını söyledi. Watson, "Jindabyne oldukça kutuplaşmış bir topluluk haline geldi. Bazı yabani at savunucularının sergilediği antisosyal ve zaman zaman yasa dışı davranışlar bunun başlıca nedeni" dedi. HELİKOPTER PİLOTLARININ GÖZLERİNE LAZER Bazı aktivistlerin operasyonu yürüten helikopter pilotlarının gözlerine lazer tutacaklarını açıkladığını belirten Watson, "Yasaların kendileri için geçerli olmadığını düşünüyorlar. Tuzaklara ve at sayılarını izlemek için kurulan kameralara müdahale ediyorlar. Bu eşit şartlarda yürüyen bir tartışma değil" ifadelerini kullandı. 'EKOSİSTEM BÖYLE BİR HAYVANLA HİÇ KARŞILAŞMADI' Watson'a göre yabani atlar yalnızca yoğun miktarda bitki örtüsü tüketmekle kalmıyor, aynı zamanda hassas alp ekosistemlerinde ciddi tahribata yol açıyor. "Toprak çok sığ ve hassas. Bataklık ve sulak alan sistemlerinde bulunan yosunlar sıkıştırıldığında ölüyor" diyen Watson, itlaf karşıtlarını bilimsel verileri dikkate almaya çağırdı. İnsanların atlarla tarihsel ve duygusal bağları bulunduğunu belirten Watson, "Ancak burada asıl soru şu; atları mı daha çok önemsiyoruz, yoksa bu bölgenin ulusal park ilan edilmesine neden olan doğal ve kültürel mirası mı?" dedi. 'AT GÖRMEK İSTERSEN EVİMİN ARKA BAHÇESİNE ÇIKARIM' Kendisinin de iki ata sahip olduğunu söyleyen Watson, "At görmek istersem evimin arka bahçesine çıkabilirim. Ancak bu eşsiz vahşi doğa alanlarını görmek istediğimde onların ahır hayvanları tarafından tahrip edildiğini görmek istemiyorum" ifadelerini kullandı. Watson, Avustralya'nın yüksek kesimlerinde tarih boyunca doğada yaşayan en büyük yerli hayvanın yaklaşık 70 kilogram ağırlığındaki doğu gri kangurusu olduğunu hatırlatarak, "Şimdi bunun 10 katı büyüklüğünde ve toynaklı hayvanlardan söz ediyoruz. Bölgedeki toprak ve bitki örtüsü böyle bir canlıyla evrimleşmedi" dedi. AKTİVİSTLER OPERASYONUN DURDURULMASINI İSTİYOR Bazı aktivistler, operasyona katılan pilotların ve helikopter şirketlerinin kamuoyu önünde teşhir edilmesini savunurken, bazıları da atışları engellemek amacıyla kapatılan park bölgelerine girmeyi planladıklarını açıkladı. Hayvan hakları savunucusu Julie Kernich, Kosciuszko Dağı yakınlarında kamp kurarak protesto eylemi yürütüyor. Kernich, "Çevresel sorunlar olmadığını söylemiyoruz. Ancak şimdilik itlafı durdurun. Vatandaşlarla iş birliği yapın. Bu güzel hayvanları öldürmek yerine sahiplendirmek ve kısırlaştırmak isteyen gruplar var" dedi. Cooma Mountain Yabani At Sanctuary'nin kurucusu Gabriela Black ise operasyonu "tam anlamıyla barbarca" olarak nitelendirdi. 'HAVADAN VURULMALARI SON DERECE İNSANLIK DIŞI' Black, "Bu atların havadan vurulması son derece insanlık dışı bir yöntem. Yavaş ve acı içinde ölmelerine neden oluyor" ifadelerini kullandı. Black ayrıca ulusal parkta yaşanan çevresel tahribatın sorumlusunun atlar değil, Snowy Hydro hidroelektrik projesi olduğunu savundu. "AVUSTRALYA KÜLTÜRÜNÜN BİR SEMBOLÜ" Balistik uzmanı ve Australian Hunters International üyesi Andy Mallen da operasyonu eleştirenler arasında yer aldı. Mallen, yabani atların Avustralya kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Bu, Avustralya kültürünün sembollerinden birini ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim" dedi. Mallen ayrıca helikopterden yapılan atışların insani olup olmadığını sorguladı. Deneme verilerine göre öldürülen 270 at için ortalama 7,5 mermi kullanıldığını, bazı hayvanların ölmeden önce 15 kurşun isabeti aldığına dair kayıtlar bulunduğunu söyledi. "Kimse at nüfusunun asla kontrol edilmemesi gerektiğini savunmuyor. Ancak her kontrol yöntemi insani olmak zorunda" diyen Mallen, kanguru avlarında yalnızca beyin bölgesinin hedef alınmasını zorunlu kılan standart uygulamaları örnek gösterdi. 220 BİN İMZALI DİLEKÇE İtlaf operasyonuna karşı başlatılan imza kampanyası yaklaşık 220 bin destekçiye ulaştı. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı da operasyonun durdurulmasını talep ediyor. Bir aktivist, "Bu at yabani değil, asıl vahşiler tüfeklerin arkasındaki kişiler" yorumunu yaptı. Türkiye'nin hamlesi İsrail'i alarma geçirdi! 'Ölümcül darbe' diyerek duyurdular: 'Ankara, Tel Aviv'i resmen kilitleyecek' Fırtına deniz kıyısını vurdu, evler ve restoranlar yıkıldı! Halk seferber oldu
milliyet.com.tr
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
DSÖ: Demokratik Kongo'da Ebola Salgınında 676 Vaka, 136 Ölüm
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Epidemiyoloji ve Müdahale Analizi Birimi Başkanı Olivier le Polain, BM Cenevre Ofisi'ndeki basın toplantısında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınının büyümeye devam ettiğini açıkladı. Son verilere göre, ülkede 136'sı ölümle sonuçlanan 676 doğrulanmış vaka kaydedildi. Salgının hem vaka sayısı hem de coğrafi yayılım açısından genişlediği belirtildi. Bölgede süregelen güvenlik sorunları ve sağlık altyapısındaki yetersizlikler, salgınla mücadeleyi zorlaştırıyor. DSÖ daha önce bu salgını uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu olarak ilan etmişti. Sınır aşan bulaşma riski, komşu ülkeler ve küresel sağlık otoriteleri tarafından yakından takip ediliyor. Uluslararası toplumun, salgının kontrol altına alınması için insani yardım çabalarına daha fazla kaynak ayırması bekleniyor. DSÖ'nün çağrısı, bölgedeki sağlık müdahale operasyonlarının koordinasyonunu artırmayı hedefliyor. Salgının seyri, önümüzdeki haftalarda alınacak tedbirlerin etkinliğine bağlı olacak.
Türkiye1 olay22 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ankara Havalimanı modernize edildi, Erdoğan yeni uluslararası merkezi açıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kapsamlı modernizasyon çalışmaları tamamlanan Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarının resmî açılışını gerçekleştirecek. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havalimanının artık 'ANK' koduyla yalnızca askerî bir tesis olmaktan çıkarak geniş gövdeli uçakların inebileceği, küresel liderlerin ağırlanabileceği ulusal ve uluslararası operasyonlara hizmet veren bir havacılık merkezine dönüştüğünü açıkladı. Yenilenen altyapı, Ankara'nın sivil havacılık kapasitesini önemli ölçüde artırırken, başkenti bölgesel bir diplomatik ve ticari ulaşım düğümü konumuna taşımayı hedefliyor. Modernizasyonla birlikte terminal binası ve pist olanakları genişletildi, bağlantı yolları iyileştirildi. Açılış, Türkiye'nin ulaştırma altyapısına yönelik yatırımlarının bir parçası olarak öne çıkıyor ve Ankara'nın uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapma potansiyelini güçlendiriyor. Havalimanının sivil kullanım ölçeğinin büyümesi, başkentin ekonomik ve diplomatik ağırlığını pekiştirebilir.
Türkiye1 olay21 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Medyası: Türkiye-Mısır Hava Tatbikatı 'Burnumuzun Dibinde'
İsrail gazetesi Maariv, Türkiye ve Mısır'ın Mısır'daki hava üslerinde düzenlediği ortak askeri tatbikatı manşetine taşıdı. Gazete, tatbikatı 'İsrail'in burnunun dibinde: Türklerden akıl almaz hamle' ifadeleriyle nitelendirdi. Haberde, iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan normalleşmenin ötesine geçilerek 'eşi benzeri görülmemiş stratejik dönüşüm' yaşandığı belirtildi. Tatbikat, bölgesel güvenlik dinamikleri açısından İsrail'de rahatsızlık yarattı. Ankara ve Kahire arasındaki askeri işbirliği, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki dengeleri etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkiye1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Erdoğan Edirne'de Terörsüz Türkiye Vurgusu Yaptı, Mücadele Temposu Artacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Edirne Selimiye Camii’nde cuma namazını kıldıktan sonra vatandaşlara hitap etti. Konuşmasında caminin tarihi önemine değinen Erdoğan, “Minareler süngü, kubbeler miğfer olacak” sözleriyle birlik ve beraberlik mesajı verdi. Erdoğan, burada yaptığı açıklamada ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine vurgu yaparak, terörle mücadelede tempoyu artıracaklarını belirtti. Bu mesaj, Türkiye’nin güvenlik politikalarındaki kararlılığın bir göstergesi olarak değerlendirildi. Tarihi Selimiye Camii’nin restorasyonu vesilesiyle gerçekleşen ziyaret, hükümetin kültürel mirasa verdiği önemi vurgularken, yapılan ‘Terörsüz Türkiye’ çıkışı ulusal güvenlik söyleminin sürekliliğine işaret etti.
Türkiye1 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BYD'nin Türkiye Yatırımını Rafa Kaldıran Küresel Çatışma Dalgası
Çinli otomotiv devi BYD'nin Türkiye'de planladığı yatırımı rafa kaldırmasının temel nedeni, Ortadoğu'dan Pasifik'e uzanan yeni bir küresel çatışma dinamiğine dayanıyor. ABD ve İsrail'in İran ile doğrudan sıcak çatışma sürecine girmesi, dünyayı Soğuk Savaş'tan bu yana görülmemiş bir kutuplaşmanın içine itmiş durumda. Bu jeopolitik deprem, uluslararası şirketlerin risk algısını köklü biçimde değiştiriyor. Türkiye, stratejik konumuyla bu gerilimin hem doğrudan etkilerine maruz kalıyor hem de yeni fırsatlar barındırıyor. Ancak artan belirsizlik, özellikle büyük ölçekli ve uzun vadeli yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor. BYD'nin kararı, küresel çatışma ortamının ekonomik kararlara nasıl yansıdığını gösteren somut bir örnek olarak öne çıkıyor. Şirketin bu adımı, uluslararası ticaret ve yatırım akışlarının jeopolitik gelişmelere ne kadar duyarlı hale geldiğini ortaya koyuyor. ABD-İsrail-İran hattındaki tırmanma, enerji piyasalarından tedarik zincirlerine kadar pek çok alanda kırılganlıkları artırırken, bu tür yatırım geri çekilmelerinin önümüzdeki dönemde daha sık görülebileceği sinyalini veriyor.
Türkiye1 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye ve Kuzey Makedonya, Bölgesel Gerilimler Işığında Ulaşım Koridorlarını Değerlendirdi
Türkiye ve Kuzey Makedonya ulaştırma yetkilileri, uluslararası taşımacılık koridorlarını görüşmek üzere bir araya geldi. Görüşmede, özellikle bölgesel gerilimlerin geleneksel ticaret yollarını tehdit etmesi nedeniyle alternatif koridorların geliştirilmesinin aciliyeti vurgulandı. Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, bölgesel krizlerin lojistik zincirlerde kesintilere yol açtığını belirterek çok sayıda alternatif güzergâh oluşturmanın kaçınılmaz olduğunu ifade etti. İki ülke arasındaki iş birliği, Avrupa-Asya bağlantısında kritik öneme sahip koridorların verimliliğini artırmayı hedefliyor. Bu adım, hem iki ülkenin ekonomik entegrasyonuna katkı sağlayacak hem de küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıkları azaltmaya yönelik stratejik bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye1 olay1 gün önce