TBMM Raporuyla 18 Yaş Altı Suçlulara Ağır Ceza Yolu Açılıyor
Mattia Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan cinayetleri ile son dönemdeki okul saldırıları, çocuk suçlarını yeniden gündeme taşıdı. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı yaklaşık 700 sayfalık taslak rapor, Türk Ceza Kanunu ve Ceza İnfaz Kanunu'nda önemli değişiklikler öngörüyor. Raporda, ağır suçlarda yaş küçüklüğüne bağlı ceza indirimlerinin sınırlandırılması veya kaldırılması öneriliyor. Bu düzenleme, özellikle toplumda infiale yol açan vakalarda ceza adaletinin sağlanması amacıyla gündeme getirildi. Henüz taslak aşamasındaki raporun yasalaşması halinde, çocuk adalet sisteminde köklü bir dönüşüm yaşanabilir. Uzmanlar, önerilerin uluslararası sözleşmelerle uyumu ve uygulamada doğurabileceği sonuçlar konusunda tartışmaların süreceğini belirtiyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 4 gün önce- Güvenlik09 Haz 03:52
18 yaş altına ağır ceza yolda
Evrin Güvendik - Mattia Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan cinayetleri ile son dönemde yaşanan okul saldırılarının ardından çocuk suçları yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı yaklaşık 700 sayfalık taslak raporda, Türk Ceza Kanunu ve Ceza İnfaz Kanunu’nda önemli değişiklikler önerildi. Raporda, ağır suçlarda yaş küçüklüğüne bağlı ceza indirimlerinin azaltılması, bazı suçlarda ise hâkimin bu indirimi uygulamama yetkisine sahip olması istendi. Ayrıca ağır suç işleyen çocukların ebeveynlerine yönelik hapis cezası düzenlemesi önerildi. 24 yıldan 27 yıla Komisyon, özellikle ağır suçlarda yaş küçüklüğüne bağlı ceza indirimlerinin sınırlandırılmasını istedi. Raporda, “kasten öldürme” ve “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçlarında hâkimin takdiriyle yaş indiriminin uygulanmamasına yönelik düzenleme yapılması önerildi. Ayrıca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda, 12-15 yaş grubundaki çocuklar için ceza üst sınırının 15 yıldan 18 yıla, 15-18 yaş grubundakiler için ise 24 yıldan 27 yıla çıkarılması talep edildi. Rapordaki en dikkat çekici önerilerden biri de ebeveyn sorumluluğuna ilişkin oldu. Buna göre, çocuğun “Kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” suçlarını işlemesi halinde, yükümlülüklerini ihlal eden anne ve babalar hakkında şikâyete bağlı olmaksızın 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanması önerildi. Adli Süreçteki Çocuklar… Raporda ayrıca “Suça Sürüklenen Çocuk” kavramının yerine “Adli Süreçteki Çocuk” ifadesinin kullanılması istendi. Komisyonun öne çıkan diğer önerileri şöyle sıralandı: “● 15-18 yaş grubunda yeniden suç işleyen çocuklar için tekerrür hükümlerinin uygulanması. Çocuk hükümlülerin cezalarına önce Çocuk Kapalı İnfaz Kurumlarında başlaması, iyi halli olanların daha sonra çocuk eğitim evlerine alınması. 15-18 yaş arasındaki çocuklar için hapis cezasının ertelenmesinde öngörülen 3 yıllık sınırın 2 yıla düşürülmesi. Bıçak ve kesici aletlerin internetten, pazarlarda ve ruhsatsız noktalarda çocuklara satışının yasaklanması. Kamuya açık alanlarda usulsüz şekilde taşınan kesici aletlere yönelik idari yaptırımların artırılması. Dijital mecralarda suç, şiddet, çeteleşme ve suç yöntemlerini özendiren içerikler için özel suç düzenlemesi yapılması. Silah ruhsatı alma yaşı, atış poligonlarına giriş için 21 yaş sınırı getirilmeli.” Okullarda kör nokta bırakılmamalı Raporda çocukların korunmasına yönelik sosyal ve eğitim politikalarına da geniş yer verildi. Raporda ayrıca 2009’dan sonra doğan kişilere tütün ve tütün ürünlerinin ömür boyu yasaklanmasına yönelik mevzuat çalışması yapılması önerildi. Uzun vadede ise 2035 yılından sonra tütün ürünlerinin üretim, satış ve kullanımının tamamen sona erdirilmesi hedefi dile getirildi. Rapordan çocukların korunması için şu öneriler yapıldı: “● Çocuklardaki duygusal ve davranışsal sorunların erken tespiti için zorunlu psikososyal tarama sistemi kurulmalı. Aile sağlığı merkezlerinde “aile terapisti” modeli yaygınlaştırılmalı. Çocuk suçlarının yoğunlaştığı 15.00-17.00 saatlerinde ebeveyn denetimini artırmak amacıyla esnek çalışma modelleri teşvik edilmeli. Okullarda mahrem alanlar dışında kör nokta bırakılmadan kamera sistemi kurulmalı. Okul girişlerinde kartlı geçiş sistemine geçilmeli ve veriler e-Okul sistemiyle entegre edilmeli. Okullar ile ilgili kurumlar arasında doğrudan bağlantı sağlayacak merkezi çevrimiçi ihbar sistemi oluşturulmalı. Okul terklerini önlemede alternatif eğitim modeli olarak görülen MESEM sistemi güçlendirilmeli.”
milliyet.com.tr
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İngiltere'de İngilizce Sınav Hatası: 62 Bin Aday Etkilendi, 875 Bin Sterlin Ceza
İngiltere’de göçmenler ve uluslararası öğrenciler için kritik öneme sahip İngilizce yeterlilik sınavında otomatik puanlama sistemi kaynaklı bir hata meydana geldi. Hata nedeniyle yaklaşık 62 bin adayın sınav sonucu yanlış hesaplandı. Sınav düzenleyicisi Ofqual, Cambridge Üniversitesi bünyesindeki kurumu 875 bin sterlin para cezasına çarptırdı. Söz konusu sınav, özellikle vize ve üniversite başvurularında kullanıldığı için sonuçların doğruluğu büyük önem taşıyor. Yanlış puanlamanın, adayların akademik ve göçmenlik süreçlerinde olumsuz sonuçlara yol açmış olabileceği belirtiliyor. Bu durum, İngiltere’nin sıkı göç politikaları çerçevesinde İngilizce testlerine duyulan güveni sarsma potansiyeli taşıyor. Ofqual’ın cezası, sınav güvenliği ve otomatik sistemlerin denetimi konusundaki eksiklikleri gündeme getirirken, benzer hataların önlenmesi için düzenleyici incelemelerin artması bekleniyor. Yüksek riskli sınavlarda yaşanan bu tür aksamalar, uluslararası öğrenci hareketliliği ve göçmen kabul süreçleri açısından daha sıkı kalite kontrol mekanizmalarını zorunlu kılıyor.
Türkiye1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Eski eşten kezzap saldırısı: Anne öldü, kızının durumu ağır
İzmir'in Konak ilçesi Ferahlı Mahallesi'nde 1 Haziran günü saat 13.30 sıralarında meydana gelen olayda, boşanma aşamasındaki Hakan Ş. (47), sokakta karşılaştığı eşi Ayfer Karakayışlı ve 13 yaşındaki kızı M.N.Ş.'ye kezzapla saldırdı. Saldırı sonucu anne olay yerinde hayatını kaybederken, kız çocuğu ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Edinilen bilgilere göre Hakan Ş., eski eşi ve kızının evlerine doğru yürüdüğü sırada önlerini keserek yanında getirdiği kimyasalı üzerlerine boşalttı. Mahalle sakinlerinin büyük panik yaşadığı saldırı, boşanma sürecindeki kadınların maruz kaldığı şiddetin vahim boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Olay, kadına yönelik şiddete karşı toplumsal duyarlılığın artırılması ve koruyucu tedbirlerin güçlendirilmesi gerekliliğini gündeme getirirken, polis saldırganın yakalanması için çalışma başlattı.
Türkiye1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Medyası: Türkiye-Mısır Hava Tatbikatı 'Burnumuzun Dibinde'
İsrail gazetesi Maariv, Türkiye ve Mısır'ın Mısır'daki hava üslerinde düzenlediği ortak askeri tatbikatı manşetine taşıdı. Gazete, tatbikatı 'İsrail'in burnunun dibinde: Türklerden akıl almaz hamle' ifadeleriyle nitelendirdi. Haberde, iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan normalleşmenin ötesine geçilerek 'eşi benzeri görülmemiş stratejik dönüşüm' yaşandığı belirtildi. Tatbikat, bölgesel güvenlik dinamikleri açısından İsrail'de rahatsızlık yarattı. Ankara ve Kahire arasındaki askeri işbirliği, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki dengeleri etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkiye1 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Erdoğan Edirne'de Terörsüz Türkiye Vurgusu Yaptı, Mücadele Temposu Artacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Edirne Selimiye Camii’nde cuma namazını kıldıktan sonra vatandaşlara hitap etti. Konuşmasında caminin tarihi önemine değinen Erdoğan, “Minareler süngü, kubbeler miğfer olacak” sözleriyle birlik ve beraberlik mesajı verdi. Erdoğan, burada yaptığı açıklamada ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine vurgu yaparak, terörle mücadelede tempoyu artıracaklarını belirtti. Bu mesaj, Türkiye’nin güvenlik politikalarındaki kararlılığın bir göstergesi olarak değerlendirildi. Tarihi Selimiye Camii’nin restorasyonu vesilesiyle gerçekleşen ziyaret, hükümetin kültürel mirasa verdiği önemi vurgularken, yapılan ‘Terörsüz Türkiye’ çıkışı ulusal güvenlik söyleminin sürekliliğine işaret etti.
Türkiye1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BYD'nin Türkiye Yatırımını Rafa Kaldıran Küresel Çatışma Dalgası
Çinli otomotiv devi BYD'nin Türkiye'de planladığı yatırımı rafa kaldırmasının temel nedeni, Ortadoğu'dan Pasifik'e uzanan yeni bir küresel çatışma dinamiğine dayanıyor. ABD ve İsrail'in İran ile doğrudan sıcak çatışma sürecine girmesi, dünyayı Soğuk Savaş'tan bu yana görülmemiş bir kutuplaşmanın içine itmiş durumda. Bu jeopolitik deprem, uluslararası şirketlerin risk algısını köklü biçimde değiştiriyor. Türkiye, stratejik konumuyla bu gerilimin hem doğrudan etkilerine maruz kalıyor hem de yeni fırsatlar barındırıyor. Ancak artan belirsizlik, özellikle büyük ölçekli ve uzun vadeli yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor. BYD'nin kararı, küresel çatışma ortamının ekonomik kararlara nasıl yansıdığını gösteren somut bir örnek olarak öne çıkıyor. Şirketin bu adımı, uluslararası ticaret ve yatırım akışlarının jeopolitik gelişmelere ne kadar duyarlı hale geldiğini ortaya koyuyor. ABD-İsrail-İran hattındaki tırmanma, enerji piyasalarından tedarik zincirlerine kadar pek çok alanda kırılganlıkları artırırken, bu tür yatırım geri çekilmelerinin önümüzdeki dönemde daha sık görülebileceği sinyalini veriyor.
Türkiye1 olay19 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
DSÖ: Demokratik Kongo'da Ebola Salgınında 676 Vaka, 136 Ölüm
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Epidemiyoloji ve Müdahale Analizi Birimi Başkanı Olivier le Polain, BM Cenevre Ofisi'ndeki basın toplantısında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınının büyümeye devam ettiğini açıkladı. Son verilere göre, ülkede 136'sı ölümle sonuçlanan 676 doğrulanmış vaka kaydedildi. Salgının hem vaka sayısı hem de coğrafi yayılım açısından genişlediği belirtildi. Bölgede süregelen güvenlik sorunları ve sağlık altyapısındaki yetersizlikler, salgınla mücadeleyi zorlaştırıyor. DSÖ daha önce bu salgını uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu olarak ilan etmişti. Sınır aşan bulaşma riski, komşu ülkeler ve küresel sağlık otoriteleri tarafından yakından takip ediliyor. Uluslararası toplumun, salgının kontrol altına alınması için insani yardım çabalarına daha fazla kaynak ayırması bekleniyor. DSÖ'nün çağrısı, bölgedeki sağlık müdahale operasyonlarının koordinasyonunu artırmayı hedefliyor. Salgının seyri, önümüzdeki haftalarda alınacak tedbirlerin etkinliğine bağlı olacak.
Türkiye1 olay19 sa önce