AYM Başkanı Özkaya: Bireysel başvuruların yüzde 86'sı karara bağlandı
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Adana'da düzenlenen Avrupa Birliği-Avrupa Konseyi ortak projesinin kapanış toplantısında, bireysel başvuruların yüzde 86'sının karara bağlandığını açıkladı. Etkinliğe Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak, hâkimler ve savcılar da katıldı. 'Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi' başlıklı proje, AYM kararlarının uygulanmasını güçlendirmeyi hedefliyor. Özkaya'nın verdiği rakam, bireysel başvuru mekanizmasının işleyişine dair güncel bir gösterge niteliğinde. Türkiye'de 2012'den bu yana uygulanan bireysel başvuru yolu, temel hak ihlallerinin iç hukukta giderilmesi için kritik bir araç olarak görülüyor. Yüksek karara bağlama oranı, mahkemenin iş yükü ve etkinliği bakımından dikkat çekici. Projenin sona ermesiyle birlikte, AYM kararlarının uygulanmasına yönelik AB ve Avrupa Konseyi destekli çalışmaların devamı bekleniyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 5 gün önce- Siyasi08 Haz 09:20
AYM Başkanı Özkaya: Bireysel başvuruların yüzde 86'sı karara bağlandı
Kentteki bir otelde, ‘Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Avrupa Birliği-Avrupa Konseyi Ortak Projesi’ kapsamında Proje Kapanış Töreni ve Adana Bölge Toplantısı gerçekleştirildi. İlginizi Çekebilir Etkinliğe Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’nın yanı sıra, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, Adana Valisi Mustafa Yavuz, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Vasip Şahin, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Metin Yıldırım, Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin, Adana Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ferhat Karakuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yüksek, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Yönetişim Bölüm Başkanı Jean Barbe, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin katıldı. ‘ADANA DAYANIŞMANIN EN ÖNEMLİ ŞEHİRLERİNDEN BİRİ OLMUŞTUR’ Etkinlikte konuşan Vali Mustafa Yavuz, kentin tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirterek “Adana, tarih boyunca milletlerin hafızasında iz bırakan şehirlerden bir tanesidir. Toroslara vakıf duruşunu ufkunda taşıyan Adana’mız tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu kadim şehir, geçmişten bu güne dayanışmanın önemli şehirlerinden bir tanesi olmuştur. Bu topraklar asırlar boyunca devlet geleneğinin ve milletimizin hakkaniyet duygusunu aynı zeminde buluşturmuştur. Adalet, mülkün temelidir. Bu tür programlar vatandaşlarımızın adalete olan güveninin pekişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi. ‘BİREYSEL HUKUK SİSTEMİ KÖKLÜ BİR DEĞİŞİKLİĞE YOL AÇTI’ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak da bireysel başvurunun Türk hukuk sisteminde çok köklü bir değişikliğe yol açtığını kaydederek, "Bireysel başvuru ülkemizde temel hak ve özgürlüklerin daha iyi korunması ve standartlarının yükseltilmesi amacıyla getirilmiş çağdaş ve önemli bir kazanımdır. Türk Anayasa Mahkemesi’nin önüne gelen bireysel başvuru sayısının fazla olması hem işin önemini, hem yürütülüşünü, hem de sıkıntıları birlikte getiriyor. Bu fazlalık öyle bir fazlalık ki, iyi uygulayan Avrupa ülkelerindeki rakamlara baktığımızda 10-12 kat daha fazla. 47 ülkeden başvuru alan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bile üstünde Türk Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru geliyor. Bu sayının çokluğu konusunda hiçbir şüphemiz yok. Bu artan iş yüküyle Anayasa Mahkemesi’nin başa çıkmak için mümkün olduğunca ve en kısa sürede bu başvuruları sonuçlandırmak için yoğun ve fark edilebilir bir çalışma içerisinde olduğunu görüyoruz” diye konuştu. Fenerbahçe'de Oğuz Çetin'den Aykut Kocaman açıklaması! ‘HUKUK DEVLETİNİN GÜCÜ NORMLARIN ETKİLİ UYGULAMASINDAN KAYNAKLANMAKTA’ Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ise “Bilindiği üzere hukuk devletinin gerçek gücü, yalnızca normların varlığından değil, bu normların etkili şekilde uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde anayasal güvencelerin gerçek anlamı da yalnızca mahkeme kararlarında değil, o kararların toplumsal hayata, yargısal uygulamalara ve kamu otoritesinin işleyişine yansımasında ortaya çıkmaktadır. Esasen anayasa yargısının nihai amacı yalnızca ihlal tespiti yapmak değildir. Daha önemlisi, ihlallerin tekrarını önleyecek anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmaktır” ifadelerini kullandı. ‘2012’DEN BU YANA 739 BİN BAŞVURU YAPILDI’ Bireysel başvurunun hukuk tarihi açısından en önemli reform olduğunu belirten Özkaya, “Bireysel başvuru mekanizması, hiç kuşkusuz Türk hukuk tarihinin en önemli reformlarından biridir. Bireysel başvuru sisteminin bugün ulaştığı nokta, yürüttüğümüz çalışmaların ve kurumsal iş birliğinin ne denli önemli sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. Güncel veriler incelendiğinde, bireysel başvurunun kabul edilmeye başlandığı 23 Eylül 2012 tarihinden bu yana Anayasa Mahkemesi’ne toplam 739 bin 417 başvuru yapıldığı görülmektedir. Bu başvuruların 637 bin 274'ü sonuçlandırılmış, böylece başvuruların yaklaşık yüzde 86'sı karara bağlanmıştır. Derdest bulunan başvuru sayısı ise 102 bin 143'tür. Bu rakamlar, bir yandan vatandaşlarımızın Anayasa Mahkemesi’ne ve bireysel başvuru mekanizmasına duyduğu güveni ortaya koyarken diğer yandan mahkememizin karşı karşıya bulunduğu iş yükünün büyüklüğünü de göstermektedir” dedi. ‘YARGILANMA HAKKI DAHİL, 87 BİN İHLAL KARARI VERİLDİ’ Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar 87 bin ihlal kararı verildiğini aktaran Özkaya şöyle devam etti: "Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar makul sürede yargılanma hakkı dahil yaklaşık 87 bin ihlal kararı verilmiş olması, bireysel başvurunun hak eksenli hukuk kültürünün gelişmesinde ne kadar önemli bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bireysel başvurunun temel amacı, bireyin temel hak ve özgürlüklerinin ulusal düzeyde daha güçlü şekilde korunmasını sağlamaktır. Bunun yanında bireysel başvuru, insan haklarına ilişkin uyuşmazlıkların uluslararası mercilere taşınmadan önce ulusal hukuk sistemi içinde çözülebilmesine imkan tanıyan etkili bir iç hukuk yolu niteliği taşımaktadır. Nitekim bireysel başvurunun uygulanmaya başlamasıyla birlikte temel hak ve özgürlüklere ilişkin birçok uyuşmazlık ulusal hukuk sistemimiz içerisinde çözüme kavuşturulabilmiş, böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvurularda azalma yaşanmış ve insan haklarının korunmasında iç hukuk mekanizmalarının etkinliği önemli ölçüde güçlenmiştir. Başvurunun başarısı sadece Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlarla ölçülemez. Asıl önemli olan, bu kararların ilk derece mahkemelerine, bölge adliye mahkemelerine, bölge idare mahkemelerine, idari uygulamalara ve toplumsal hayata etkili şekilde yansımasıdır. Özellikle ilk derece mahkemeleri tarafından Anayasa Mahkemesi kararlarının daha etkin uygulanmasına yönelik hazırlanan yol haritası, kararların hayata geçirilmesinde karşılaşılan sorun alanlarını tespit etmiş ve uygulama süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik son derece değerli öneriler sunmuştur." Açılış konuşmalarının ardından ‘Bireysel başvuru ihlal kararlarının objektif ve subjektif etkisi’ konulu panel gerçekleştirildi. İşte TOKİ'nin 64 ilde satacağı 20 bin konutun tam listesi! Mahalle mahalle belli oldu
milliyet.com.tr
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
AB Konseyi Başkanı Costa: Genişleme Avrupa için jeostratejik çıkar
Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa, Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da yaptığı açıklamada, küresel jeopolitik belirsizlik ve ekonomik istikrarsızlık döneminde genişlemenin Avrupa için bir fırsatın ötesinde jeostratejik bir çıkar olduğunu vurguladı. Costa, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleriyle ortak basın toplantısı düzenledi ve ülkenin AB’ye katılım müzakerelerinde sonraki aşamaya geçmeye çok yakın olduğunu belirtti. Bu açıklama, AB’nin Batı Balkanlar’daki genişleme politikasına verdiği önemi bir kez daha gösteriyor. Bosna Hersek, 2022’de aday ülke statüsü almış ve reform sürecine girmişti. Costa’nın mesajı, birliğin jeostratejik kaygılarla genişlemeyi hızlandırma iradesini yansıtıyor. Genişleme süreci, AB için hem siyasi hem ekonomik boyutları olan uzun vadeli bir strateji. Costa’nın vurguladığı jeostratejik çıkar, bölgedeki istikrarın korunması ve diğer küresel aktörlerin etkisinin dengelenmesi açısından kritik görülüyor. Bosna Hersek’in müzakerelerde ilerlemesi, Birliğin bu yöndeki kararlılığının somut bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Avrupa Birliği2 olay01 Haz - Ortak aktörcanlı
İran ve ABD Arasında Hürmüz Boğazı Gerilimi, Diplomasi ve Suçlamalar Sürüyor
İran’ın BM misyonu, ABD’yi Tahran ve nükleer programı hakkında “yalan, asılsız suçlama ve dezenformasyon yaymakla” suçladı. Açıklamada, Washington’un deniz ablukalarıyla uluslararası hukuku ihlal ettiği öne sürüldü. Buna karşın ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve nükleer konularda zamana bağlı müzakereleri içeren “oldukça sağlam” bir önerinin masada olduğunu duyurdu. Taraflar arasında ateşkesin uzatılması, boğazdaki geçiş serbestisinin sağlanması ve bazı yaptırımların kaldırılmasını öngören bir anlaşma ihtimali gündemde; ancak nükleer program konusundaki temel uyuşmazlık sürüyor. Küresel enerji piyasaları, anlaşma beklentisiyle hareketlendi. Brent petrolü yüzde 4,2 düşerek varil başına 99,16 dolara geriledi. İran, boğaz üzerindeki egemenliğinin serbest ticareti engellemek için değil, güvensizlik ve askeri girişimleri önlemek amacı taşıdığını savundu. ABD’li yetkililer ise boğazda mayın bulunmadığını açıkladı. AB dış politika şefi Kaja Kallas, seyrüsefer serbestisini güvence altına almak için daha fazla deniz unsuruna ihtiyaç duyulduğunu belirtti. ABD Başkanı Trump’ın “acelemiz yok” açıklaması ve İran’ın nükleer konuda doğrudan müzakereleri reddetmesi, sürecin kırılganlığını ortaya koyuyor. Çatışmaların gölgesinde Rusya-Belarus nükleer tatbikatları ve Ukrayna’nın BMGK’de acil toplantı talebi, geniş çaplı jeopolitik belirsizliği derinleştiriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki tansiyon, enerji arzı, uluslararası deniz hukuku ve küresel güvenlik dengeleri açısından yakından izleniyor.
69 olay4 sa önce - Ortak aktörcanlı
Trump: İran'dan sızdırılan anlaşma şartları gerçeği yansıtmıyor
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, İran tarafından kamuoyuna yansıyan anlaşma şartlarının doğru olmadığını öne sürdü. Trump, İranlı yetkililerin paylaştığı sözde anlaşma metninin üzerinde mutabık kalınan maddelerle ilgisiz olduğunu belirtti. Sızdırılan şartların içeriğine dair net bir bilgi paylaşılmazken, bu çıkış iki ülke arasında yürütülen müzakerelerin hassasiyetini gözler önüne serdi. Trump'ın doğrudan yalanlama yoluna gitmesi, İran'ın diplomatik manevralarına yönelik güvensizliğin altını çiziyor. Gelişme, Orta Doğu'da gerilimi yönetme çabalarının kırılganlığını ortaya koyarken, taraflar arasındaki güven bunalımının anlaşma süreçlerini nasıl sekteye uğratabileceğine dair yeni bir örnek oluşturdu.
İran1 olay22 sa önce - Ortak aktörcanlı
BM Genel Sekreteri Orta Doğu’da Derin Kriz Uyarısı Yaptı
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Güvenlik Konseyine hitabında, Orta Doğu’da tırmanan çatışmaların bölgeyi daha derin bir krize sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Guterres, İsrail işgalinin sona erdirilmesi ve iki devletli çözüm sürecine dönülmesi gerektiğini vurguladı. Guterres, uluslararası toplumu iki devletli çözüme somut destek vermeye çağırırken, mevcut tansiyonun düşürülmemesi halinde krizin daha geniş bir alana yayılma riskine dikkat çekti. Bu çağrı, bölgede son dönemde artan şiddetin ardından BM’nin en üst düzeyden yaptığı diplomatik müdahale olarak öne çıkıyor. BM’nin tutumu, işgal ve yerleşim politikalarının kalıcı barış önünde engel oluşturduğunu ve iki devletli çözüm temelinde müzakere edilmiş bir çözümün kaçınılmaz olduğunu uluslararası gündeme taşıyor. Guterres’in açıklaması, bölgesel istikrarın ancak kapsamlı bir siyasi süreçle mümkün olabileceği mesajını pekiştiriyor.
8 olay1 gün önce - Ortak aktörcanlı
Fidan'dan Balkanlar'da ortak gelecek vurgusu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen 10 Haziran’da Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenen Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katıldı. Fidan burada yaptığı konuşmada, ‘Balkanlar ortak geleceğimiz’ mesajını vererek bölge ülkeleriyle işbirliğinin önemine dikkat çekti. Zirvede, bölgesel istikrar, ekonomik entegrasyon ve altyapı projeleri gibi konular ele alındı. GDAÜ, 1996’dan bu yana Güneydoğu Avrupa ülkeleri arasında siyasi diyalog ve işbirliğini geliştirmeyi hedefleyen bir platform olarak faaliyet gösteriyor. Türkiye kurucu üyeler arasında yer alıyor ve özellikle son yıllarda Balkanlar’daki diplomatik ve ekonomik ağırlığını artırarak bölge barışı ve kalkınmasına katkı sağlıyor. Fidan’ın zirvedeki vurgusu, Ankara’nın bölgeye yönelik uzun vadeli vizyonunun sürekliliğini yansıtıyor. Bakan Fidan’ın Sofya’daki temasları çerçevesinde ikili görüşmeler de gerçekleştirmesi bekleniyor. Türkiye’nin Balkanlar’daki etkin rolü, AB üyelik süreci ve enerji projeleri bağlamında da önem taşıyor. Bölge ülkeleri arasındaki güven tesis edici adımlar, istikrarsızlık risklerinin azaltılması açısından kritik bir işlev görüyor.
Afganistan1 olay3 gün önce - Ortak aktörcanlı
Dışişleri Bakanı Fidan büyükelçi atamalarını tebliğ etti
Diplomatik kaynaklardan alınan bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yeni büyükelçilik görevlerini ilgili isimlere bildirdi. Tahran Büyükelçiliğine, TBMM Dış İlişkiler ve Protokol Başkanı Büyükelçi Ahmet Aydın Doğan atanırken, Türkiye'nin İzlanda'da açacağı ilk büyükelçilik olan Reykjavik misyonuna Kiev Büyükelçisi Mustafa Levent Bilgen görevlendirildi. Muskat Büyükelçiliği için ise Dışişleri Bakanlığı'nın İran ile ikili ilişkilerden sorumlu biriminden bir diplomatın yeni görevine getirildiği belirtildi. Bu atamalar, Türkiye'nin diplomatik temsil ağını genişletme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Reykjavik'te büyükelçilik açılması, son dönemde Kuzey Avrupa ve Arktik bölgesiyle artan siyasi ve ekonomik işbirliğinin bir adımı olarak öne çıkıyor. Tahran'a yapılan atama ise Ankara'nın bölgesel güvenlik ve enerji konularında kritik rol oynayan İran'la ilişkilerine verdiği önemi yansıtıyor.
İran1 olay4 gün önce