Erdoğan: Sıfır Atık Projesiyle 613 Bin Ağaç Kesilmekten Kurtuldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nun kapanışında yaptığı konuşmada, Sıfır Atık projesi sayesinde 613 bin ağacın kesilmesinin önüne geçildiğini açıkladı. Forumda uluslararası kuruluş temsilcileri, akademi, sivil toplum ve iş dünyasından katılımcılar yer aldı. Erdoğan, medeniyetin cümle kapısı olarak nitelediği İstanbul’da böyle bir etkinliğin kapanışında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Projenin çevresel faydalarına vurgu yaparak, atık yönetiminde elde edilen başarının doğal kaynakların korunmasına katkı sunduğunu belirtti. Forum, Türkiye’nin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konusundaki uluslararası iş birliklerine verdiği önemi de yansıttı.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 6 gün önce- İnsani07 Haz 14:52
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sıfır Atık projesiyle 613 bin ağacın kesilmesini engelledik
İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları:Uluslararası kuruluşların saygıdeğer temsilcileri, akademi, sivil toplum ve iş dünyasının kıymetli mensupları, kıymetli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Medeniyetimizin cümle kapısı olan Aziz İstanbul'da, Sıfır Atık Forumu'nun kapanışında sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türkiye'nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden foruma teşrif eden konuklarımızın her birine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. İlginizi Çekebilir Döngüsel ekonomiden iklim dostu üretim modellerine, atığın ekonomik değere dönüştürülmesinden kaynak verimliliğine kadar pek çok önemli başlığın ele alındığı forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sıfır Atık Vakfımız ve bakanlıklarımız başta olmak üzere, bu kapsamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında, iki gün önce idrak ettiğimiz Dünya Çevre Günü'nüzü ve yine yedi gün boyunca çeşitli etkinliklerle dolu dolu geçirdiğimiz İstanbul Sıfır Atık Haftası'nı canıgönülden tebrik ediyorum.Hem çocuklarımızın hem de ziyaretçilerin çevre ve geri dönüşüm alanlarında farkındalığını artıran Sıfır Atık Festivali ve sergimizin de aynı şekilde hayırlar getirmesini temenni ediyorum. "183 ÜLKEDEN KATILIM VAR" 183 ülkeden 120'yi aşkın bakanı, 200'ün üzerinde belediye başkanını ve 500'den fazla uluslararası paydaşı bir araya getiren bu platformu son derece kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Gençlik teşkilatlarından özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarından politika yapıcılara, akademisyenlerden karar vericilere kadar 5 binin üzerinde katılımcının iştirak ettiği bu forum, Türkiye'nin çevre diplomasisinde ulaştığı yüksek seviyenin açık bir göstergesidir. Forumun bir diğer özelliği de yalnızca teorik düzeydeki tartışmalara değil, somut, uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerilerine odaklanmasıdır. Gerek kapsamı, gerek metodu, gerekse mahiyeti itibarıyla Sıfır Atık Forumu'nun var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkaracağına, düşünceyi eylemle buluşturacağına yürekten inanıyorum. Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağımız COP31 Taraflar Konferansı'na giden yolda forumun üstlendiği bu misyon çok ama çok değerlidir. Bu bakımdan forumun temasının "Antalya'ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık" şeklinde belirlenmesi son derece doğru ve isabetli olmuştur. Foruma fikirleriyle, eleştirileriyle ve tespitleriyle katkı yapan herkese, şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı iletiyorum. İrade beyanları olan ortak deklarasyonun ve ortak sonuç bildirgesinin de çevre ve iklim alanında atılacak yeni adımlar için şimdiden hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum. "İKLİM MESELESİ, SAVAŞ VE SALGIN GİBİ İNSANLIĞI TEHDİT EDEN CİDDİ BİR SORUN" Kıymetli misafirler, şunu hepimiz çok iyi biliyoruz. İklim meselesi, tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Özellikle sanayi devrimi ile birlikte hava kirliliğinden gıda kirliliğine, hatta gıda kıtlığına, atık yönetiminden doğal afetlere, iklim ve üretim kaynaklı problemlerin kelebek etkisiyle birbirini tetiklediği inkâr edilemez bir hakikattir. Bu problemlerin etkisi enerjiden ulaşıma, sağlıktan tarım ve hayvancılığa kadar çok geniş bir alanda her geçen yıl daha da fazla hissedilmektedir. Fakat şu gerçeği de burada açıkça ifade etmemiz gerekiyor. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim hemen her çağda değişime uğramıştır. Buradaki asıl mesele, bu değişimin krize yol açmadan yönetilebilmesidir. Dolayısıyla bu sorunu iklim değişikliğinden ziyade iklim krizi olarak ele almamızın, inanıyorum ki daha gerçekçi olacağıdır. Bunu yalnızca isimlendirme düzeyinde kalan sathi bir anlaşmazlığı tekrar su yüzüne çıkarmak için söylemiyorum. Bilakis meseleyi doğru adlandırmanın rasyonel çözümleri beraberinde getireceğini vurgulamak adına özellikle dile getiriyorum. "BİLİNÇSİZ TÜKETİM ALIŞKANLIKLARI, TABİATI HIRPALIYOR" Şu hususu da dikkatinize sunmakta fayda görüyorum. Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin üretimi hızlandırdığı, bilinçsiz tüketim alışkanlıklarının tabiatı hırpaladığı, modernitenin tahrip edici etkilerinin hem zihinlerde hem de davranışlarda ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Dünyanın bir kısmı refah ve zenginlik içinde yaşarken, ciddi bir yekûn teşkil eden diğer bir bölümü açlık, yoksulluk ve hastalıklarla mücadele ediyor. İklim krizinin derinleşmesinde en büyük payı olan ülkeler, aynı zamanda bu krizden en az etkilenen ülkelerden oluşuyor. Bir tarafta milyonlarca insan yiyecek bir lokma ekmek, içecek bir yudum su bulabilmek için çetin şartlarla boğuşurken, diğer tarafta lüks ve israf tüm hoyratlığıyla devam ediyor. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı'nın yayımladığı rapora göre, şu anda dünyanın farklı bölgelerinde 43 milyon çocuk açlığın pençesinde kıvranmaktadır. Bir yıl içerisinde üretilen gıdanın üçte biri, yani 1,3 milyar tonu israf edilmektedir. Her sene 3 milyondan fazla çocuk, açlıkla bağlantılı hastalıklar neticesinde henüz ömrünün baharındayken hayata veda etmektedir. Öte yandan atık sorunu da küresel çapta önemli bir tehdit unsuru olarak karşımızda durmaktadır. Eşim Emine Erdoğan'ın forumun açılışında gündeme getirdiği, Pasifik Okyanusu'nun kuzeyinde tonlarca atık ve plastikten oluşan, 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğündeki çöp kıtası sorunu, hangi vahim boyutlara vardığını ortaya koyan gerçekten ürkütücü bir örnektir. Elimizdeki veriler bu sorunun azalmak bir yana daha da derinleşeceğini gösteriyor. 2023'te 2,1 milyar ton olan katı atık miktarının, eğer önlem alınmazsa, 2050'de 3,8 milyar tona yükselmesi bekleniyor. Kıymetli katılımcılar, Türkiye olarak tabiatı hem Rabbimizin bizlere emaneti hem de gelecek nesillere teslim edilmesi gereken bir miras olarak görüyoruz. Çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz. Yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınmayı temel alan bir yaklaşımla hareket ediyoruz. İklim krizinin etkilerini asgari seviyeye indirmek için yoğun çaba harcıyoruz. 2017'de eşim Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, bugün hamdolsun Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüştü. 2022'de Türkiye'nin ana sunucu, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmesi, bu yöndeki samimi çabaların en kıymetli meyvesi oldu. Hayata geçirilen proje ve uygulamalarla ekonomimize tam 365 milyar lira katkı sağladık. 90 milyon ton atığı geri kazandırdık. 613 milyon ağacın kesilmesini engelledik. 36 milyon ağacın karbon salımına denk gelen 180 milyon ton sera gazı salımının önüne geçtik. 2 trilyon litre su, 270 milyar kilovatsaat enerji, 60 milyar litre petrol ve 390 milyon metreküp atık depolama alanı tasarrufu temin ettik. 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025'te yüzde 37,53'e, yani neredeyse üç katına çıktı. Bu oranı 2035'te yüzde 60'a, 2053'te ise inşallah yüzde 70'e çıkaracağız. 2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle, 2017 yılında çevre hassasiyetinin ve gelecek nesillere yönelik derin bir mesuliyet bilincinin simgesi olarak başlayan Sıfır Atık Hareketi'ni, 9 yıl gibi kısa sürede global bir çevre ve iklim mücadelesine dönüştüren, başta harekete ilham veren ve öncülük edenler olmak üzere tüm emek sahiplerine yürekten teşekkür ediyorum. Sıfır Atık Forumu'nun bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyor, forumu teşrif eden kıymetli misafirlerimizle programın icrasına destek olan tüm kurum ve kuruluşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Tekrar görüşmek temennisiyle, sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun.
milliyet.com.trCNN Türk
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
SVP'den 2050 Nüfus Eşiği: 9.5 Milyon Aşılırsa Kısıtlama Yolda
İsviçre Halk Partisi, nüfus artışını gerekçe göstererek bir referandum teklifini gündeme getirdi. Parti, nüfusun 2050 yılına kadar 9,5 milyonu aşması halinde aile birleşimi gibi konularda kısıtlayıcı önlemler alınmasını talep ediyor. SVP'ye göre mevcut nüfus artış hızı, ülkenin altyapı, konut, eğitim ve sosyal yardım sistemlerini sürdürülemez bir baskı altına sokuyor. Teklifin halk oylamasına sunulacak olması, İsviçre'de göç politikalarının sertleşebileceğine işaret ediyor. Bu adım, aynı zamanda Avrupa genelinde aşırı sağ partilerin göçmen karşıtı politikalarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Nüfus eşiğinin aşılması durumunda devreye girecek otomatik kısıtlamalar, ülkenin demografik yapısını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Afganistan1 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Özgür Ekinci cinayetinde yeni detaylar: Tehdit, DNA ve Almanya’da son bulan firar
Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 2 yıl önce öğretmen Özgür Ekinci’nin öldürülmesiyle ilgili dava başlıyor. Cinayetin ardından yurt dışına kaçan şüpheli Ramazan Ağaçhanlı, Almanya’da yakalanarak Türkiye’ye iade edildi. Ağaçhanlı hakkında 4 ayrı suçtan ağırlaştırılmış müebbet ve 12 yıldan 23 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldığı bildirildi. Soruşturma dosyasında, şüphelinin olay öncesinde tehdit mesajları gönderdiği ve olay yerinde DNA izi bıraktığı bilgileri yer alıyor. Tutuksuz sanık H.’nin de bulunduğu davanın Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü öğrenildi.
Afganistan1 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İngiltere'de imamın evine molotofkokteyli saldırı: Polis hedefli olduğunu belirtti
İngiltere'nin Bolton kentinde bir imamın evine molotofkokteyli atıldı. Greater Manchester Polisi, 10 Haziran akşamı Sharples bölgesinde meydana gelen olayı 'hedefli saldırı' olarak nitelendirdi. Saldırıda evin camı kırılarak içeriye yanıcı madde atıldı, ancak yaralanan olmadı. Polis, 42 yaşındaki imamı hedef alan saldırıyla ilgili soruşturma başlattı, gözaltı bulunmuyor. Olay, İngiltere'de Müslüman toplumuna yönelik nefret suçları endişelerini yeniden gündeme getirdi. Yerel yetkililer, toplum liderlerinin güvenliğine yönelik tehditlere karşı duyarlılığın arttığını belirtiyor. Saldırının nedeni henüz bilinmezken, polis olayın arka planını araştırıyor. Saldırı, ülkedeki İslamofobi tartışmaları bağlamında kaygı yarattı. İngiltere hükümeti daha önce ibadet yeri güvenliğine yönelik önlemleri artırmıştı. Olay, dini liderlere yönelik saldırıların toplumsal barış üzerindeki potansiyel etkisi açısından yakından izleniyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İngiliz sanatçı David Hockney 88 yaşında hayatını kaybetti
20. ve 21. yüzyılın en etkili sanatçıları arasında gösterilen İngiliz ressam David Hockney, 88 yaşında yaşamını yitirdi. Kaliforniya, Normandiya ve İngiltere'den manzaraları yansıtan tablolarındaki canlı renk kullanımıyla tanınan Hockney, modern sanata yön veren öncü isimlerdendi. Sanatçının ölüm haberi uluslararası sanat camiasında yankı uyandırdı. Pop art ve fotoğrafçılıkla harmanlanan kendine özgü tarzıyla global ölçekte tanınan Hockney, eserleriyle birçok büyük müzede sergilendi ve çok sayıda ödüle layık görüldü. Arkasında zengin bir sanatsal miras bırakan Hockney, çağdaş resim ve görsel kültür üzerindeki etkisiyle hatırlanacak.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Tayland Kralı'nın kızı Prenses Bajrakitiyabha hayatını kaybetti
Tayland Kraliyet Sarayı, Kral Maha Vajiralongkorn’un kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol’un perşembe akşamı yaşamını yitirdiğini duyurdu. Aralık 2022’de geçirdiği rahatsızlığın ardından komaya giren 47 yaşındaki prensesin, son haftalarda çoklu enfeksiyonlar nedeniyle durumunun ağırlaştığı ve tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamadığı belirtildi. Prenses Bajrakitiyabha’nın ölümü, Tayland hanedanında önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Ülke, katı kraliyet gelenekleri çerçevesinde en üst düzey bir cenaze törenine hazırlanıyor. Bu gelişme, Kral Vajiralongkorn döneminde sarayın kamuoyu ile ilişkileri ve veliahtlık yapısı açısından da duyarlılık taşıyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan’ın Demografik Fırsat Penceresi Kapanıyor: Anket Başarısızlığı Gösteriyor
Pakistan’ın çalışma çağındaki nüfusu 1990’dan bu yana hızla artarken, bu demografik fırsat penceresinin 2045’e kadar açık olacağı öngörülüyordu. Ancak son 35 yılda hükümetlerin eğitim, sağlık ve işgücü piyasası politikalarına yeterli yatırım yapmaması, beklenen demografik kazancın gerçekleşmesini engelledi. Dawn gazetesinde yayımlanan bir analize göre, Ekonomik Anket verileri, genç nüfusun ekonomiye güç vermek yerine işsizlik ve sosyal sorunlar yarattığını gösteriyor. Özellikle nitelikli işgücü eksikliği ve istihdam olanaklarının yetersizliği, Pakistan’ın bu avantajı kullanamamasının temel nedenleri arasında. Bu durum, ülkenin ekonomik büyüme potansiyelini sınırlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda siyasi istikrarsızlık ve toplumsal gerilim riskini artırıyor. Uzmanlar, kalan on yıllık sürede acil politik reformlarla bu gidişatın tersine çevrilebileceğini vurguluyor.
Afganistan1 olay1 gün önce