İsrail-Lübnan Arasında Hizbullah Şartlı Ateşkeste Mutabakat Sağlandı
İsrail ve Lübnan, ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda Hizbullah’ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri’nin güneyinden çekmesi koşuluyla geniş kapsamlı bir ateşkes üzerinde anlaşmaya vardı. Mutabakat, bölgede gerilimin düşürülmesi ve istikrarın sağlanması amacıyla atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Anlaşma çerçevesinde, Lübnan ordusunun belirli bölgelerde tek yetkili güç olarak kontrolü devralacağı pilot bölgeler hızla oluşturulacak. Bu mekanizma, ateşkesin kalıcılığını sağlamaya ve taraflar arasında güven artırıcı bir önlem olarak işlev görmeye yönelik. ABD’nin yönlendirmesiyle şekillenen süreç, uzun vadeli bir çözüme zemin hazırlasa da başarısı Hizbullah’ın taahhütlerini yerine getirmesine ve Lübnan ordusunun operasyonel kapasitesine bağlı olacak.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İran gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 05 Haz- Siyasi05 Haz 04:02
Lübnan’da şartlı anlaşma
İsrail ve Lübnan’ın ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda, Hizbullah’ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurları Litani Nehri’nin güneyinden çekmesi şartıyla “geniş kapsamlı ateşkes”te mutabakata vardığı bildirildi. Tarafların, ABD’nin yönlendirmesiyle, Lübnan ordusunun belirli bölgelerde tek yetkili güç olarak kontrolü devralacağı “pilot bölgelerin” hızla oluşturulmasında anlaştığı kaydedildi. Bu adımların kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına zemin hazırlayacağı belirtilen açıklamada, İsrail ile Lübnan arasındaki ilişkinin yalnızca iki ülkenin egemen hükümetleri tarafından belirlenmesi gerektiği vurgulandı. Lübnan basınındaki haberlere göre, gazetecilere açıklamalarda bulunan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail ile varılan “şartlı” ateşkesin “son fırsat” olduğunu belirterek, aksi takdirde her iki tarafın da kendi sorumluluklarına katlanacağı uyarısında bulundu. Hizbullah reddetti Hizbullah ise anlaşmaya tepkili. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Lübnan ile İsrail arasında yürütülen doğrudan müzakereleri “utanç verici” olarak nitelendirerek ‘İsrail, Lübnan topraklarından çekilene kadar savaşmaya devam edeceklerini’ söyleyerek ateşkesi reddetti. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise, ateşkes metninin Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve Litani’nin kuzeyine çekilmesinin yanı sıra İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki işgalinin sürdürmesini kapsadığını iddia etti. Kongre’den Trump’a savaş ‘uyarısı’ ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırılarının sona ermesini öngören “savaş yetkileri” tasarısını kabul etti. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisinde yapılan oylamada, 208 “hayır” oyuna karşılık Kongre üyeleri 215 “evet” oyu kullandı. 4 Cumhuriyetçi Kongre üyesinin Demokratlarla birlikte “evet” oyu kullandığı oylama, Trump’ın kendi partisinin çoğunlukta olmasına karşın Temsilciler Meclisinde İran’la savaşın sürmesine yönelik tepkinin somut bir ifadesi olarak değerlendirildi. Trump ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, tasarının kabul edilmesini “anlamsız bir oylama” olarak niteledi. Oylamada “4 kötü Cumhuriyetçi ve tüm Demokratların” İran ile “son müzakerelerin sürdürüldüğü aşamada” savaş yetkilerini sınırlandırmak için oy kullandığına dikkati çeken Trump, “Böylesine vatanseverlikten uzak bir şeyi kim yapar? Görüşmelerin hangi aşamada olduğunu biliyorlar” ifadesini kullandı. Söz konusu tasarının Senatodan da geçmesi halinde savaş yetkileri tasarısı, ABD Başkanı Trump’ın masasına gidecek ancak Trump’ın bu yöndeki bir tasarıyı veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor. ‘ABD askeri ölürse ateşkes sona erer’ ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın Amerikan askerlerini öldürmesi halinde Tahran ile ateşkesi sona erdirmeyi değerlendireceğini yakın çevresine söylediği öne sürüldü. Wall Street Journal gazetesine konuşan ABD’li yetkililer, karşılıklı saldırıların Trump üzerindeki baskıyı ve ateşkesin uzun vadede sürdürülmesine ilişkin şüpheleri artırdığını belirtti. Son haftalarda üzerinde çalışılan çerçeve anlaşmasının, öncelikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve ABD’nin İran’a yönelik ablukasının kaldırılmasını öngördüğünü savunan yetkililer, Trump’ın, İran’ın ABD askerlerini öldürmesi halinde Tahran ile ateşkesi sonlandırmayı değerlendireceğini yakın çevresine söylediğini öne sürdü.
milliyet.com.tr
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İran, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması Kapsamındaki Nükleer Tesislere Saldırılarını Kınadı
İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Guvernörler Kurulu toplantısındaki delegasyonu, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması kapsamındaki nükleer tesislere yönelik saldırılarını kınadı. Tahran’ın 6 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre, söz konusu saldırılar uluslararası denetim altındaki tesisleri hedef aldı. İran, saldırıların nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine zarar verdiğini savundu. Denetim Anlaşması, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) çerçevesinde IAEA’nın nükleer faaliyetlerin barışçıl amaçlı olduğunu doğrulamasını sağlar. Bu kapsamdaki tesislere yapılan müdahaleler, hem uluslararası hukuk açısından hem de bölgesel güvenlik bağlamında ciddi sonuçlar doğurabilir. İran’ın tepkisi, özellikle kendi nükleer programıyla ilgili uzun süredir devam eden gerilimlerin IAEA zemininde yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. İran’ın bu çıkışı, ABD ve İsrail ile yaşanan diplomatik çatışmanın kurumsal platforma taşınması olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda Tahran, nükleer anlaşma müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde uluslararası kamuoyunu yanına çekmeyi hedefliyor. Gelişme, IAEA’nın tarafsızlık ilkesi ve nükleer denetim mekanizmasının geleceği açısından da önem taşıyor.
İran24 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM, Lübnan'daki İnsan Hakları İhlali İddiaları İçin Harekete Geçti
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Çarşamba günü Cenevre'de yaptığı açıklamada, Lübnan'daki insan hakları ihlali iddialarını araştırmak üzere bir misyon gönderileceğini duyurdu. Kararın Lübnan hükümetiyle varılan mutabakat sonucu alındığı belirtildi. Türk, uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin hızlı ve bağımsız soruşturmalarla ele alınması gerektiğini vurguladı ve "Hesap verebilirlik göz ardı edilemez" ifadesini kullandı. Misyon, iddia edilen ihlallere dair delil toplayarak BM'nin bölgedeki hesap verebilirlik çabalarına katkı sunmayı amaçlıyor.
İran1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran Hayfa'daki Enerji Tesislerini Vurdu; İsrail'le Ateşkes Çöktü
İran Devrim Muhafızları (IRGC), İsrail'in Hayfa kentindeki enerji altyapısına saldırı düzenlediğini duyurdu. Bu saldırı, İsrail'in İran'ın Huzistan eyaletindeki Karun petrokimya tesisini vurmasından kısa süre sonra gerçekleşti. Nisan ayında sağlanan ateşkes böylece çökerken, iki ülke arasında karşılıklı füze ve hava saldırıları yeniden başladı. IRGC kaynakları, İran'ın enerji altyapısına yönelik saldırıların sürmesi halinde bölgedeki enerji varlıklarının hedef alınacağı uyarısında bulundu; küresel ekonomi için tehlikeli sonuçlar doğabileceğini belirtti. ABD Başkanı Trump, taraflara 'ateşi kesin' çağrısı yaparken, İspanya Dışişleri Bakanı Albares askeri çözümün mümkün olmadığını vurgulayarak diplomasiye dönülmesi gerektiğini söyledi. Karşılıklı saldırılar, Irak ve Suriye'nin hava sahalarını kapatmasına yol açtı; küresel enerji piyasalarında tedirginliği artırdı. Analistler, İran-İsrail hattındaki tırmanmanın bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve enerji arz güvenliği açısından riskleri büyüttüğünü değerlendiriyor.
İran10 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Tahran Havalimanı, İsrail’e Füze Saldırıları Sonrası Uçuşlara Kapatıldı
İran basınına göre, Tahran'daki İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı, İsrail'e yönelik füze saldırılarının ardından güvenlik gerekçesiyle geçici olarak uçuşlara kapatıldı. Kararın ne kadar süreyle geçerli olacağına ilişkin resmi açıklama yapılmadı. Havalimanının kapanması, bölgedeki askeri tırmanışın sivil havacılık üzerindeki doğrudan etkisini gösteriyor. İran ile İsrail arasındaki gerilimin son tırmanışı, Tahran'ın askeri operasyonları sonrasında alınan bu güvenlik önlemiyle yeni bir boyut kazandı. Uzmanlar, İran'ın ana uluslararası hava kapısının kapatılmasının, ülkenin savunma reflekslerini ve olası misilleme endişelerini yansıttığını belirtiyor. Gelişmeler, bölgedeki hava trafiğini ve diplomatik girişimleri de etkileyebilir.
İran2 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM İnsan Hakları Ofisi Lübnan'daki Savaşta Uluslararası Hukuk İhlallerini Soruşturacak
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, ofisinin önümüzdeki hafta Lübnan'a bir soruşturma ekibi göndereceğini duyurdu. Ekip, ülkedeki mevcut savaşta tüm tarafların uluslararası hukuku ihlal edip etmediğini inceleyecek. Lübnan, 2 Mart'ta İran destekli Hizbullah milislerinin İsrail'e roket saldırısı düzenlemesiyle genişleyen Orta Doğu çatışmasının içine çekilmişti. Bu hamle, BM'nin çatışmalarda işlenen muhtemel savaş suçlarına yönelik artan denetim mekanizmalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Soruşturma, uluslararası insancıl hukukun korunması ve sorumluların hesap vermesi yönündeki küresel baskıyı yansıtıyor. Aynı zamanda, bölgedeki diplomatik girişimlerin insan hakları boyutunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Lübnan'daki çatışma, zaten kırılgan olan siyasi ve ekonomik dengeleri tehdit ederken, BM incelemesi uluslararası toplumun olaylara daha yakından müdahil olacağının sinyalini veriyor. Taraflar, önümüzdeki dönemde hukuki süreçlerin sonuçlarıyla karşı karşıya kalabilir.
İran1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran Krizi Derinleşirken Putin ve UAE Barışı, Trump İse Anlaşmayı Tartışıyor
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıları, Tahran’ın savaşı bölge dışına taşıma tehditleriyle karşılık bulurken, diplomatik temaslar yoğunlaştı. Rusya Devlet Başkanı Putin, Birleşik Arap Emirlikleri lideri ile İran krizini görüşerek barışçıl çözümün önemini vurguladı. Buna karşın İran, UAE’nin İsrail ile ilişkilerine sert uyarıda bulunarak gerilimin bölgesel boyutunu ortaya koydu. Trump yönetimi, bir yandan İran’a ‘büyük darbe’ tehditleri savururken, diğer yandan ‘anlaşmaya çok yakın’ mesajları vererek belirsiz bir diplomasi yürütüyor. Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve İran’ın nükleer programı müzakerelerin odak noktaları olarak öne çıkıyor. Çatışmanın küresel ekonomiye etkisi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘yıkıcı’ olarak nitelendirilirken, NATO müttefiklerinden daha fazla destek isteyen ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Pakistan’ın arabuluculuk girişimlerine dikkat çekti. Suudi Arabistan’ın diplomatik çabaları memnuniyetle karşılaması ve Trump’ın G7 zirvesine katılma planı, çok taraflı diplomasinin yoğunlaştığını gösteriyor. Ancak İran, haklarına saygı gösterilmeden anlaşmanın mümkün olmadığını yineliyor ve ABD’nin ‘büyük ölçüde müzakere edilmiş’ anlaşma iddiasını reddediyor. Bölgedeki askeri tansiyon, Barakah nükleer santrali yakınındaki İHA saldırısı ve uluslararası etkinliklerin iptali gibi somut yansımalarla sürüyor. İran Devrim Muhafızları’nın ‘saldırı tekrarlanırsa yeni cepheler açılır’ uyarısı ve Trump’ın anlaşma konusunda ‘elli-elli’ kararsızlığı, durumun kırılganlığını koruduğunu ortaya koyuyor. Diplomaside yoğun mesaiye rağmen, tarafların maksimalist talepleri ve sahadaki karşılıklı tehditler, kalıcı ateşkese giden yolu belirsizleştiriyor. Uluslararası toplum, Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli geçişe açılması ve nükleer programın denetimi gibi konularda uzlaşıyı beklerken, bölgesel aktörlerin farklı hizalamaları çözümü karmaşıklaştırıyor.
İran62 olay16 dk önce