ABD, İran'a Ulaşmaya Çalışan Tankeri Hürmüz Boğazı'nda Füzeyle Durdurdu
ABD güçleri, Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası sularda İran'a doğru ilerleyen Botsvana bayraklı M/T Lexie tankerini Hellfire füzesiyle vurdu. Askeri yetkililer, yüksüz tankerin makine dairesini devre dışı bıraktıklarını açıkladı. Tankerin Amerikan ablukasını aşmaya çalıştığı belirtiliyor. Olay, Hürmüz Boğazı'nda süregelen gerginlik ve Washington ile Tahran arasındaki ateşkes görüşmelerindeki tıkanıklık sırasında meydana geldi. ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası devam ederken, bu müdahale bölgede tansiyonu daha da artırabilir. Diplomatik çabaların sonuçsuz kalması, bu tür gerilimlerin askeri seçenekleri öne çıkardığını gösteriyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 07 Haz- Güvenlik02 Haz 23:36
US fires missile at tanker attempting to reach Iran amid strait of Hormuz standoff
The US military said aircraft disabled the engine room of the unladen Botswana-flagged M/T Lexie as it passed through international waters US forces fired a Hellfire missile to disable a tanker attempting to break through the American blockade and reach Iran, amid an enduring standoff in the strait of Hormuz and stalling efforts by Washington to secure a new ceasefire agreement with Tehran. The US military’s Central Command (Centcom) said its aircraft disabled the engine room of the unladen Botswana-flagged M/T Lexie on Tuesday as it passed through international waters toward Kharg Island, north of the strait near Kuwait, after the crew ignoring repeated warnings over a 24-hour period. Continue reading...
- Güvenlik04 Haz 04:00
Oman resists US pressure to break ties with Iran over strait of Hormuz
Sultanate says talks with Tehran are limited to lawful management of waterway, but Washington has doubts about neutrality Oman is resisting US pressure to break its links with Iran, and insists it has only been negotiating with Tehran on a future management system for the strait of Hormuz that would be compliant with international law. The aim would be to implement any regime after consulting the UN’s International Maritime Organization (IMO). Traditionally Oman, a longtime US ally that shares stewardship of the strait, has adopted the role of a back-channel mediator allowing it to remain neutral in disputes that have led to fissures in other parts of the Gulf. Continue reading...
- Güvenlik07 Haz 03:09
Iran denounces ‘political pressure’ from nuclear watchdog
• Cites restricted access to bombed nuclear sites as key reason for inspection gaps, denies seeking nuclear weapons • IAEA warns lack of access poses a ‘proliferation concern’, urges immediate resumption of verification activities TEHRAN: Iran has repudiated an International Atomic Energy Agency (IAEA) report as a “tool of political pressure”, following concerns over restricted access to its nuclear site. Tehran was engaged in discussions with Washington about its nuclear programme when the United States and Israel attacked it on February 28, sparking war in the region. Israel had previously struck Iran in June 2025, also while Washington and Tehran were engaged in nuclear negotiations, with Washington joining with later strikes before a ceasefire was declared. During both conflicts, Iranian nuclear sites were bombed repeatedly. “If the agency wants to be part of a diplomatic solution, it must refrain from turning a technical report into a tool of political pressure,” Deputy Foreign Minister Kazem Gharibabadi wrote on X. In a confidential report seen by AFP on Thursday, the IAEA stated that the lack of access to nuclear sites in Iran constitutes a “proliferation concern”. “While the agency acknowledged that the military attacks on Iran’s nuclear facilities and sites have created an unprecedented situation, it is critical for the agency to conduct verification activities in Iran without delay,” the IAEA said in the report. The IAEA has never condemned the Israeli-American strikes on Iranian nuclear sites. Gharibabadi on Saturday said the Israeli-American strikes are “not only a violation of Iran’s sovereignty”, but also “a direct blow to nuclear safety”. “One cannot bomb safeguarded facilities, destroy the access and safety necessary for inspections, and then use the consequences of that very attack as a grievance against Iran,” he argued. Western countries, led by the US and Israel — Iran’s sworn enemy and considered by experts to be the only nuclear power in the Middle East — accuse Tehran of seeking to acquire nuclear weapons. Iran denies having any such ambitions. In June 2025, the United States bombed three nuclear sites in Iran, which, according to US President Donald Trump, made it possible to “annihilate” the country’s nuclear programme. The exact extent of the damage is not known, however, and Iran cites security concerns to justify refusing access to the sites. Prior to US strikes in June 2025, the IAEA calculated that Iran was in possession of approximately 440 kilogrammes of highly enriched uranium. Since June 2025, the fate of this stockpile, last seen by IAEA inspectors on June 10, 2025, has remained uncertain. Published in Dawn, June 7th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz'de tanker saldırıları sonrası ABD İran'a yaptırımları sıkılaştırdı, üslerini İsrail'e taşımayı planlıyor
Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerine 'bilinmeyen mermi' isabet ettiği ve İran'ın en az üç gemiye saldırdığı bildirildi. Olaylar, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesi ve barış çabalarını tehlikeye attı. İran saldırıların 'sistemlerindeki bir arıza' olduğunu öne sürerken, Washington iddiaları reddetti ve saldırıların durmasını talep etti. ABD, saldırıların ardından İran'a yönelik geçici petrol yaptırım muafiyetini iptal etti ve İran'daki 80 hedefe hassas mühimmatla hava saldırısı düzenledi. Ayrıca Körfez ülkelerindeki ABD üslerine yönelik saldırılar nedeniyle bu üslerin İsrail'in Necef Çölü'ne taşınması gündeme geldi. Bu adımlar, İran'a yönelik ekonomik ve askeri baskıyı artırırken, bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve diğer aktörler, tarafları itidale çağırarak 'güçlükle kazanılan barış kazanımlarını' korumaya davet etti. Hürmüz Boğazı küresel enerji arzı için kritik önem taşıdığından, yaşanan tırmanış uluslararası diplomaside yeni bir krize yol açtı.
ABD12 olay13 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD57 olay19 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Suikast İddiaları ve 'Haritadan Silme' Tehdidiyle ABD-İran Gerilimi Tırmanıyor
ABD ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı suikast iddiaları ve sert tehditlerle yeni bir boyuta ulaştı. ABD basını, Washington yönetiminin İran'ı İsrail'in üst düzey İranlı yetkililere, özellikle Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'a suikast planı konusunda uyardığını bildirdi. Kısa süre sonra ise İsrail'in ABD'ye İran'ın Başkan Trump'a yönelik somut bir suikast planına dair istihbarat ilettiği ortaya çıktı. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, bu istihbaratın 'spesifik bir plan' olduğunu doğruladı. Trump, New York Post'a verdiği demeçte, suikastın başarılı olması halinde İran'ın 'daha önce hiç görülmemiş seviyede bombalanması' talimatını verdiğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı ise her türlü ABD saldırısına meşru müdafaa kapsamında karşılık verileceğini belirtti ve Birleşmiş Milletler'i ABD'nin uluslararası hukuk ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırdı. Bu arada İranlı müzakereci Kalibaf, İsrail'i tanımayacaklarını ve bölgedeki 'Direniş Cephesi'ne desteğin süreceğini vurguladı. Karşılıklı suikast iddiaları, kırılgan ateşkes ve çerçeve barış anlaşması görüşmelerinin sürdüğü, Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gündeme geldi. Uzmanlar, bu gelişmelerin hem diplomatik çabaları baltalayabileceğini hem de bölgede askeri tırmanış riskini artırdığına dikkat çekiyor. Tüm tarafların söylemleri, derin güvensizliği ve hesaplı mesajlaşma stratejisini yansıtıyor.
ABD27 olay15 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran Çıkarlarını Korumak İçin 'Kararlı Adımlar' Atacağını Duyurdu
İran, 7 Temmuz 2026'da yayınlanan bir Bloomberg programında çıkarlarını korumak amacıyla 'kararlı adımlar' atacağını açıkladı. Açıklamanın içeriğine ilişkin somut detay paylaşılmadı. Programın aynı bölümünde, emekli General Ben Hodges NATO müttefiklerine kendi güvenliklerini güçlendirmek ve Rusya'ya karşı koymak için savunma harcamalarını artırma çağrısında bulundu. Bu yorum, İran'ın duyurusundan bağımsız olarak küresel güvenlik tartışmalarının bir parçası olarak yer aldı.
ABD13 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Venezuela'da Depremler Acil Müdahaleyi Aştı, Siyasi Geçişi Durdurdu
24 Haziran 2025'te Venezuela'nın kuzey-orta bölgesini vuran iki şiddetli deprem, hükümet verilerine göre 4.829 kişinin ölümüne, 16.740 kişinin yaralanmasına ve yaklaşık 18.000 kişinin yerinden olmasına neden oldu. Felaket, ülkenin acil müdahale kapasitesini aşarak kurtarma ve yardım operasyonlarını zora soktu. Depremler, Ocak ayında eski Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun Amerikan güçlerince ele geçirilmesinin ardından ivme kazanan siyasi geçiş sürecini de aksattı. Maduro sonrası reform çabaları askıya alınırken, hükümet enerjisini afetle mücadeleye yönlendirdi. Siyasi sürecin ne zaman yeniden başlayacağı belirsizliğini koruyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Sudan, ABD'nin Kimyasal Silah İddialarını Bir Kez Daha Reddetti
Sudan, 16 Temmuz 2026'da ABD'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki temsilcisinin Sudan Silahlı Kuvvetleri'nin kimyasal silah kullandığı yönündeki yenilenen iddialarını resmen reddetti. Sudan resmi haber ajansı SUNA tarafından duyurulan açıklamada, iddiaların asılsız olduğu vurgulandı. Washington ve Hartum arasında daha önce de benzer suçlamalar gündeme gelmiş, Sudan yönetimi bunları sürekli yalanlamıştı. BM Güvenlik Konseyi gibi uluslararası bir platformda dile getirilen suçlamalar, Sudan üzerindeki diplomatik baskıyı artırma potansiyeli taşıyor. ABD'nin iddiaları ne zaman ve hangi bağlamda yenilediği açıklanmasa da, Sudan'ın hızlı ve net reddi, uluslararası toplum nezdinde oluşabilecek olumsuz algıyı dağıtma çabası olarak okunabilir. Özellikle iç çatışmaların sürdüğü bir dönemde, bu tür suçlamaların muhtemel yaptırım tartışmalarını tetikleme riski bulunuyor. Taraflar arasındaki güven bunalımını yansıtan bu gelişme, Sudan'daki insani durum ve askeri operasyonların uluslararası denetimine dair tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Şu ana kadar bağımsız bir doğrulama yapılmadı ve iddialar karşılıklı suçlama düzeyinde kaldı.
ABD1 olay1 gün önce