İçeriğe atla
Deeplomap
Kişi dizinine dön
MY
Hükümet Başkanı

Muhammed Yunus

Bangladeş Başbakanı

Bangladeşli bankacı, ekonomist ve girişimci

44
Toplam olay
20
Son 30 gün
Son hareketleren güncel: 23 sa önce
  1. Güvenlik03 Tem· AnkaraTürkiye

    Ankara'da NATO Zirvesi için 'Operasyon turkuaz' denetimi

    'Başkentin huzuru, Türkiye'nin huzuru' sloganıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, il genelinde 9 ilçede geniş çaplı denetimler gerçekleştirildi. NATO görev alanları ile önceden belirlenen kritik bölgelerde görevlendirilen ekipler, 24 saat esasına göre oluşturulan güvenlik çemberlerini genişleterek denetimlerini sürdürüyor. Çalışmalar kapsamında Ankara genelindeki 430 otel kontrol edilirken, araç kiralama firmalarına yönelik de denetimler yapıldı. Özel harekat, Motosikletli Yunus Timleri ve Narkoasayiş ekiplerinin ortak görev aldığı uygulamalarda, 9 ilçede 240 noktada, 150 parkta ve 160 umuma açık mekanda denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde 33 timde görevli 450 personel yer aldı. Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek de NATO Zirvesi kapsamında alınan güvenlik tedbirlerini yerinde inceleyerek yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Son dakika... İşte yeni maaş tablosu: SSK, Bağ-kur, memur ve memur emeklisinin zam oranları belli oldu! SON DAKİKA | Çorlu'da apartman dairesinde patlama! 2 ölü, 2 yaralı

    NATO Zirvesi Öncesi Ankara’da Büyük Operasyon ve ABD’den KAAN’a Motor Desteği
  2. Güvenlik01 TemFilistin

    ABD’den İsrail’e ‘Gazze’ baskısı

    ABD’nin İsrail’e Gazze Şeridi ile ilgili talepleri özetleyen bir belge sunduğu, bu taleplerin arasında “Hamas silahsızlandırılmasa bile yeniden yapılanmanın devam ettirilmesinin” yer aldığı öne sürüldü. Habere göre söz konusu belge, İsrail’i Gazze Şeridi’nde su, elektrik ve diğer hizmetler de dahil olmak üzere altyapı projelerinin uygulanmasına izin vermeye zorlayan hükümler içeriyor. Belgenin, Hamas silahsızlandırılmasa bile ABD Başkanı Donald Trump’ın planının uygulanması yönünde ABD’den gelen bir baskıyı yansıttığı kaydedildi. Artık dönüş yok Belge, teknokrat bir hükümet için merkezi bir karargah kurulmasını, “Uluslararası İstikrar Gücü” için üslerin inşasına izin verilmesini, Avrupa Hastanesi’nin yeniden inşasını, inşaat malzemeleri ve tıbbi ekipman girişini ve Hamas kontrolündeki bölgelerden hastaneye erişim koridoru oluşturulmasını zorunlu kılıyor. İsrail’in, Filistin yönetiminin Gazze ile ilgili vergi gelirlerini “Barış Konseyi”ne devretmesi ve aynı zamanda teknokrat hükümetini “Gazze’de egemen bir varlık” olarak tanıması isteniyor. İsrail’in, 4G ağının işletilmesine izin vermesi ve silahlarını teslim eden ve barışa bağlı kalma taahhüdünde bulunanlara şartlı af çıkarması öngörülüyor. Yine belgeye göre, “Barış Konseyi”nin tedarik zincirlerini, yakıtı ve ödemeleri denetlemesi ve Hamas tarafından uygulanan vergileri azaltmak için çalışması bekleniyor. Habere göre söz konusu belgeden, ABD’nin İsrail’e Gazze’de savaşa yeniden başlama seçeneğinin artık masada olmadığı ve Hamas’ın silahlarını teslim etmeyi reddetmesi durumunda bile Hamas yönetimine alternatif bir yönetim biçimini teşvik etme zamanının geldiği imasında bulunduğu sonucu çıkıyor. ABD’nin belge ile ilgili İsrail’den yazılı bir onay beklediği ifade edildi. Batı Şeria’da yeni ‘yerleşim planı’ İsrail’in, işgal altındaki Batı Şeria’nın Filistin yönetimi kontrolündeki A Bölgesi’nde yaklaşık 100 stratejik noktayı ele geçirmeyi amaçlayan bir yerleşim planı hazırladığı öne sürüldü. İsrail hükümetinden bakanlara ve Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yakın kişilere sunulan söz konusu planın büyük Filistin şehirlerini kapsadığı öne sürüldü. Bu kez çadırları vurdu: Biri bebek 2 ölü İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı çadırlara düzenlediği saldırıda 23 yaşındaki bir kadın ile bir yaşındaki kızı hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’nde hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 66’ya yükseldi.

    ABD'den İsrail'e yeni Gazze önerisi: Hamas silahsızlanmasa da yeniden inşa sürsün
  3. Siyasi28 Haz· AnkaraTürkiye

    Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Soykırımın hesabı sorulacak

    İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:Her zaman olduğu gibi görevlerini yüksek bir hassasiyetle icra eden emniyet birimlerimize bir kez de sizlerin huzurunda tebriklerimi iletiyorum. Kameraları, mikrofonları, teknik ekipmanlarıyla milletimizin doğru, tarafsız ve güvenilir habere erişebilmesi için fedakârca çalışan basın mensuplarımızı ayrıca kutluyorum. Bizleri samimiyetle bağrına basan Sapancalı, Sakaryalı vatandaşlarıma bu güzel ve kıymetli ev sahiplikleri için tek tek şükranlarımı sunuyorum. İlginizi Çekebilir Değerli kardeşlerim, dün açılış konuşmamda da belirttim. 14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurarak Türkiye'de yepyeni bir sayfa açtık. AK Parti, Türk siyasetini pek çok yenilikle tanıştırdı. Türkiye'yi dönüştürdü. Siyaset kurumuna yeni bir soluk, yeni ve özgün bir bakış açısı kazandırdı. Bilhassa istişareyi farklı bir yaklaşımla ele aldık ve bu tarzı siyasetimizin tam merkezine oturttuk. Kamplarımızın en önemli özelliği, istişareyi geleneksel hâle getirmesi ve kurumsal bir zemine kavuşturmasıdır. "25 YILDIR İLKELERİMİZDEN TAVİZ VERMEDİK" Şunu bir defa açıkça söylemek isterim. Bugün her aşaması başarılarla dolu çeyrek asırlık bir destandan söz ediyorsak bunda milletimizle inşa ettiğimiz gönül köprüleri kadar meşverete verdiğimiz önemin de büyük payı vardır. Çeyrek asırlık bu destanın her sayfasında, her türlü öneriye ve her türlü yapıcı eleştiriye kapımızı açık tutmamız vardır. Millet bizi hesaba çekmeden önce kendimizi hesaba çekmeyi prensip edinmemiz vardır. Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini aynı zeminde birleştirme, aynı potada eritme kabiliyetimiz vardır. Türkiye'nin bütün renklerini partimizin çatısı altında buluşturma vasfımız vardır. AK Parti'nin, dün de dediğim gibi, bir Türkiye kitabı olması vardır. 25 yıldır bu ilkelerimizden taviz vermedik. Şurası da son derece önemlidir. Artık kendi alanında ülkemizde ve dünyada bir markaya dönüşen istişare ve değerlendirme toplantılarımız, en geniş katılımlı platform kimliğiyle her zaman özel bir konuma sahip oldu. Yer seçiminden hazırlık çalışmalarına, içeriğinden temasına, şarkısından oturumlarda ele alınacak konulara kadar hep çok titiz davrandık. Hiçbir detayı atlamadık. Hiçbir boşluk bırakmadık. En verimli, en doyurucu şekilde geçmesi için çok titiz bir çalışma yürüttük. Değerli kardeşlerim, burada da istişare mekanizmasını iki gün boyunca tüm unsurlarıyla çalıştırmaya gayret ettik. Dün Merkez Yürütme Kurulu üyelerimiz ve yol arkadaşlarımız, partimizin temel politikaları ve stratejik vizyonu doğrultusunda kapsamlı fikir teatisi gerçekleştirdi. Parti politikaları oturumlarında hem kurumsal hafızamız hem de geleceğe dönük hedeflerimiz ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi. Gözden geçirildi. Genel merkez çalışmalarımızın da ele alındığı bu oturumlardaki katkı ve önerilerin tamamını, partimizin önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını oluştururken öncelikli surette göz önünde bulunduracağız. Güvenlik, kalkınma, ekonomi ve toplum gibi çeşitli başlıklarda tertiplenen ortak akıl oturumlarında ise bakan arkadaşlarımız ve genel başkan yardımcılarımız katılımcılarla mevcut çalışmalarını paylaştılar. Bakanlıklarımızın faaliyetlerine yönelik sahadan gelen talep, öneri ve eleştirileri tek tek not ettik. Sorulara ayrıntılı cevaplar verildi. Dün akşam 28. Dönem milletvekillerimizin katılımıyla gerçekleştirilen Meclis Parti Grubu Çalışmaları ve Değerlendirmeleri Oturumu son derece verimli ve amaca matuf bir şekilde başarıyla icra edildi. Genel istişare ve değerlendirme oturumunda katılımcılar, kabine üyelerimize hem sorularını yönelttiler hem temsil ettikleri şehirlerin sorunlarını ilettiler. Hem de değerlendirmelerini samimiyetle dile getirdiler. "HER AÇIDAN DOLU DOLU BİR İKİ GÜN GEÇİRDİK" Biz de bu süreçte arkadaşlarımızla görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Sahadan aktardıkları geri bildirimleri aldık. Milletimize nasıl daha iyi hizmet edebileceğimizi kendileriyle mütalaa ettik. Gerekli talimatları verdik. Allah'a hamdolsun. Her açıdan dolu dolu bir iki gün geçirdik. AK Parti'nin mutfağının Türkiye'ye yön verecek politika üretme, fikir ve paradigma üretme kapasitesine sahip olduğunu bir kere daha gördük. Gerek soru ve sunumlarıyla, gerek fikirleriyle, gerekse teklif ve tenkitleriyle toplantımıza katkı yapan tüm arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Organizasyonun başarıyla icrasında emeği geçen Genel Sekreterlik birimimiz ile Tanıtım ve Medya Başkanlığımızı ayrıca tebrik ediyorum. 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın bir kez daha partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz ediyorum. Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır’a veda Değerli arkadaşlarım. Bundan yedi buçuk asır evvel Yunus Emre, arı duru Türkçesiyle şöyle seslenmişti. "Yol odur ki doğru vara. Göz odur ki hakkı göre. Er odur alçakta dura. Yüceden bakan göz değil." Bizler de 25 sene önce millete hizmet yolculuğuna bu niyetlerle koyulduk. Biz bu yola revan olurken neye talip olduğumuzu bilerek çıktık. Çıkar birliği değil, kader birliği yaparak çıktık. Merhum üstadımız Necip Fazıl hani diyor ya. "Perdenin ardı perde. Perdenin ardı perde. Her siper aşıldıkça gaye öbür siperde." İşte biz de bir siperi aştığımızda önümüzde yeni ufuklar açıldı. Bir engeli aştığımızda önümüzde daha büyük hedefler belirdi. Elbette çok ağır bedeller ödedik. Çok büyük duvarlarla karşılaştık. Ama her defasında önümüze çekilen setleri tek tek devirerek, karşımıza çıkarılan bariyerleri tek tek yıkarak bugünlere geldik. "HİÇBİR HÜKÜMETE NASİP OLMAYAN BÜYÜK BİR BAŞARI HİKAYESİNE İMZA ATTIK" Bu aziz millet bizlere 25 sene önce kutsal bir emanet yüklemişti. Bu millet bize yüreğini vermiş, kalbini vermiş, gönlünü vermiş, hepsinden önemlisi bu kadroya özlemlerini ve hayallerini emanet etmişti. Allah'a hamdolsun. O emanete bugüne kadar gölge düşürmedik. AK Parti olarak hep birlikte çeyrek asırda, Cumhuriyet tarihinde başka hiçbir hükümete nasip olmayan büyük bir başarı hikâyesine imza attık. Büyük bir gururla ifade etmek istiyorum, değerli kardeşlerim. Çeyrek asırlık bu kutlu yolculukta sizlerle omuz omuza olmak, birlikte yorulmak, birlikte ter dökmek, en çetin mücadelelere birlikte girmek, bir yol arkadaşınız, bir dostunuz olarak beni ziyadesiyle mutlu etmiştir. Böyle bir hareketin neferi olduğum için, böyle bir partinin genel başkanı olduğum için, çeyrek asırlık destanın parçası olduğum için hep şeref duydum. Kıvanç duydum. Aldığım her nefeste Rabbime hamdettim. Bilmenizi isterim ki bir kardeşiniz olarak ben, siz kardeşlerimden razıyım. İnanıyorum ki bu millet de sizlerden razıdır. Millet için, memleket için, ülkemiz için, Türkiye'nin genç nesilleri, gözleri umutla parlayan çocukları için çıktığımız bu yolda sizlerle birlikte kol kola, yürek yüreğe daha nice seneler yürümeye inşallah devam edeceğiz. TÜRK NEREDE BEKLENİYORSA, YOLU NEREDE GÖZLENİYORSA ORADA OLMAYA GAYRET ETTİK" Değerli yol ve dava arkadaşlarım, Rabbim kadro olarak bizlere bu ülke ve millete hizmet etme bahtiyarlığı nasip etti. 25 yıl önce milletin umudu olarak yola çıkmıştık. Ama bugün sınırlarımız dışında yaşayan yüz milyonların da umut kaynağı hâline geldik. Şimdi değerli kardeşlerim, Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız sırasında sizlerle birlikte ülkemizin 81 vilayetini defalarca ziyaret ettik. Daha önce hiçbir siyasetçinin gitmediği ilçelere, beldelere ve köylere beraberce gittik. Uzak, yakın demedik. Yağmur, çamur demedik. Güneş, yaz, ayaz demedik. Türkiye'yi bir baştan diğer başa pek çok kez dolaştık. Sadece Türkiye'de değil, bölgemizden başlayarak Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Latin Amerika'ya, Orta Doğu'dan Türk dünyasına dünyanın dört bir yanına ziyaretler gerçekleştirdik. Aynı şekilde bunların da önemli bir kısmı daha önce hiç gidilmeyen, hiç ziyaret edilmeyen yerlerdi. En sıkıntılı zamanlarında Somalili kardeşlerimizi yalnız bırakmadık. Arakan'daki kardeşlerimizin yürek dağlayan dramını dünyaya duyurduk. Sel felaketi ile sarsılan Pakistan halkının zor günlerinde yanında olduk. İsrail'in devlet terörü karşısında Filistinli kardeşlerimize destek verdik. Biz gidemezsek ailemiz gitti. Arkadaşlarımız gitti. Diplomatlarımız, resmî kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, özel temsilcilerimiz gitti. İç siyasette Ankara'yı, Türkiye'yi dünyaya açtık. Yıllarca ihmal edilmiş, yok sayılmış, yıllarca Türkiye'nin kapsama alanı dışında bırakılmış kardeş coğrafyalarla kucaklaştık. Mazlumlara el uzattık. Nerede bir haksızlık, hukuksuzluk varsa, nerede Türkiye'nin yardımına ihtiyaç duyuluyorsa, Türk nerede bekleniyorsa, yolu nerede gözleniyorsa tüm imkânlarımızla orada olmaya gayret ettik. "GAZZE'NİN, ŞAM'IN UMUDU SİZLERSİNİZ" Değerli yol ve dava arkadaşlarım, bugün şu gerçeği bir kez daha tüm samimiyetimle, tüm yüreğimle burada siz dostlarımın huzurunda açıkça ifade etmek istiyorum. Bunu belagat olsun diye değil, gittiğim, gördüğüm, ziyaret ettiğim yerlerde bizzat şahitlik ettiğim için söylüyorum. AK Parti mensuplarından çok daha büyük bir harekettir. AK Parti kadroları olarak hepimiz elbette 86 milyonun umuduyuz. Ama bu teşkilat, bu parti, bu hareket sadece 86 milyonun değil, aynı zamanda ümmetin de umududur. Emin olunuz. Gazze'nin yegâne umudu sizlersiniz. Ayağa kalkmakta olan Şam'ın umudu sizlersiniz. Küllerinden yeniden doğan Halep'in umudu sizlersiniz. Hartum'un, Beyrut'un, Trablusşam'ın, Trablusgarp'ın umudu sizlersiniz. Unutmayın. Lefkoşa size bakıyor. Bakü size bakıyor. Saraybosna, Üsküp, Bağdat, Basra size bakıyor. Unutmayın. Biz sadece kendi insanımızın değil, gönül coğrafyamızdaki yüz milyonlarca kardeşimizin de duasını alan, desteğini alan bir hareketiz. Kim ki şahsi hırslarına yenik düşer, bilsin ki aziz milletimizin de kardeş coğrafyalarında ümmetin de vebali üzerindedir. Bizim mazlumlara verdiğimiz sözler vardır. Bizim mazlumlara ödenecek borcumuz vardır. Bizim mazlumlara karşı mesuliyetimiz vardır. Bakınız. Gazze'de bir arabada yakınlarının cesetleri arasında sıkışmış hâlde ambulans bekleyen, bu sırada sağlık çalışanı ile birlikte dua eden, Kur'an okuyan Hint Recep yavrumuzu kasten öldürdüler. Annesinin emzirdiği bebeği nişan alarak kasten öldürdüler. Parklarda, okullarda, hastanelerde, köylerde masum yavruları kasten öldürdüler. Dünyayı daha tanımadan, daha ne olup bittiğini anlamadan binlerce bebeği, ağzı süt kokan binlerce sabiyi şehit ettiler. Orada, Gazze'de bir soykırım yaşandı. Hâlen de saldırılar devam ediyor. Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak. Sorulacak. Sorulacak. Bunu ihmal edemeyiz. Bu soykırımın hesabını Allah izin verirse işte bu kadro soracak. Kardeşlerim. Tüm kalbimle söylüyorum. Yükünüz çok ağır. Ama siz bu yükün altına bilerek, isteyerek, gönüllü olarak girdiniz. Yaptığınız ve yapacağınız her işte, atacağınız her adımda Hint Recep'in o güzel gözleri, o masum gözleri gözünüzün önüne gelsin. Eren Bülbül'ü hatırlayın. Aybüke Yalçın'ı hatırlayın. Ayşe Nur Alkan'ı hatırlayın. Mehmet Selim Kiraz'ı hatırlayın. Ömer Halisdemir'i, Halil Kantarcı'yı hatırlayın. Şehit Mustafa Cambaz'ı hatırlayın.

    Erdoğan 2026'yı 'Zirveler Yılı' İlan Etti, Terörle Mücadele Vurgusu
  4. Ekonomik26 Haz· KabulAfganistan

    POS cihazıyla hayali işlem. 36 tutuklu sanığa tahliye

    Yasa dışı temin edilen yabancı banka kartlarını POS cihazlarında hayali işlemler karşılığında kullanarak suç geliri elde ettikleri iddia edilen 112 sanığın yargılandığı davada tutuklu sanıklardan 36'sının adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada savunma yapan Taç Döviz'in sahibi tutuklu sanık Yaşar Durmaz, dosyada avukatı olan oğlunun kendilerine "baban kara paracı" dedirtmeyeceğini söyledi. Mahkemeden aklanarak çıkmak istediğini belirten Durmaz, paranın döviz büroları için amaç değil araç olduğunu, basına servis edilen görüntülerde yer alan paranın gizli bölümde olmadığını iddia etti. Durmaz, bürosunda her şeyin güven üzerine kurulduğunu, çek senet kullanmadıklarını, hesaplarda fazla para bulunsa dahi bununla maliyenin ilgilenmesi ve cezayı onların yazması gerektiğini savundu. Malvarlığını çalışarak edindiğini öne süren sanık Durmaz, "Biz birlik, beraberlik ve dürüstlükten para kazandık. Kara paranın en çok ne olduğunu ben biliyorum. Biz senede 3-4 sefer belki arkasından ölüm çıkacak şeyleri oturup iki saatte esnafla çözüyoruz. Taç Döviz'in büyüklüğü bir bankadan daha büyüktür." şeklinde savunma yaptı. Durmaz, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası sanıklarından Ali Nuhoğlu'nun büyük inşaatlar yaptığını, Nuhoğlu'nun yüzde 10'luk hissesini satmak istediğini kendisine ilettiğini, hisse yabancıya gitmesin diye kendisinin satın alacağını söylediğini aktardı. Nuhoğlu'nun parayı ne zaman verebileceğini sorması üzerine hemen vereceğini söylediğini, kendilerinin nakitle çalıştığını dile getiren Durmaz, kardeşleriyle sahibi olduğu 5 farklı beş yıldızlı oteli olduğunu, bunlardan birinin bugünkü değerinin 50 milyon dolar olduğunu, paralarının kaynağının bunlar olduğunu öne sürdü. Durmaz, savunmasında, "Gayrimenkullerim 7 sülaleme yeter. Ben buradan aklanarak çıkmak istiyorum. 42 yıldır çalışıyoruz, 5 tane benzin istasyonum var hepsi İstanbul'un kupon yerlerinde. Bir akaryakıt şirketinin madeni yağlarının distribütörüyüz" ifadelerini kullanarak tahliyesini ve beraatini istedi. Bazı tutuklu sanıkların savunmalarının ardından söz alan avukatları da müvekkillerinin üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu. Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanıklar tutuklu sanıklar Açelya Tan, Cihan Örenler, Ferhan Kaya, Haşim Gezgen, Hüseyin Çallı, Kasım Ak, Muharrem Kaya, Murad Çaltekin, Selman Baltacı, Vasfi Kaya ve Nurullah Yıldırım'ın tahliyesine karar verilmesini istedi. Diğer tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına hükmedilmesini isteyen savcı, şirketlerin üzerindeki el koyma tedbirlerinin de devamını talep etti. MAHKEMENİN ARA KARARI Ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Selman Baltacı, Açelya Tan, Ahmet Elçiboğa, Ahmet Elik, Mehmet Muhsin Keleş, Alaaddin Ak, Aziz Keleş, Cihan Örenler, Erdoğan Durmaz, Abdulkadir Elçiboğa, Ferhan Kaya, Fethullah Dağ, Hasan Dağ, Haşim Gezgen, Hüseyin Çallı, Kadri Ak, Abdullah Dağ, Kasım Ak, Mehmet Bozkuş, Mehmet Nesim Eğüz, Muhammed Ataay, Muharrem Kaya, Murad Çaltekin, Nurullah Yıldırım, Ozan İlan, Abdullah Mirzaoğlu, Vasfi Kaya, Yunus Pirçek, Yusuf Dağ, Yusuf Elik, Muhammet Dağ, Abdulcelil Acar, Ahmet Bostancı, Ömer Faruk Ak, Mustafa Ak ve Abdulkadir Dağ’ın tahliyelerine karar verdi. Kararda, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) ile bilirkişi raporları, iletişimin tespiti, sanıkların mahkemedeki alınan savunmaları, mahkemeye sunulan bilgi ve belgeler, özellikle sanıklar Yusuf Dağ, Erdoğan Durmaz, Nurullah Yıldırım, Ferhan Kaya, Alaaddin Ak, Mehmet Bozkuş, Abdülcelil Acar ve Vasfi Kaya'nın avukatları tarafından sunulan sağlık raporları ile bu hususta ilgili kurumlardan gelen cevap yazılarının birlikte değerlendirildiği belirtildi. Sanıkların bir kısmının örgütsel yapı içinde yönetici veya karar verici konumda bulunduğuna ilişkin kuvvetli delil bulunmadığı, bir kısmının ise dosyadaki rol ve fonksiyonlarının ikincil nitelikte kaldığı belirtilen ara kararda, bazı sanıklar yönünden mevcut sağlık durumunun tutukluluk tedbirinin devamını ölçüsüz hale getirdiği ifade edildi. Aynı kararda, gelinen yargılama aşamasında delilleri karartma ihtimalinin önemli ölçüde ortadan kalktığı, tutuklulukta geçirilen süre, ölçülülük ilkesi ve tutuklamanın istisnai nitelikte bir koruma tedbiri olması birlikte değerlendirildiğinde söz konusu sanıkların yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri ile tahliyesine karar verildiği bildirildi. Mahkeme, aralarında Taç Döviz'in sahibi Yaşar Durmaz'ın da bulunduğu 20 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksikliklerin giderilmesi amacıyla ertelendi. İKİ YILDA 47 MİLYAR LİRALIK İŞLEM HACMİ İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 178 sayfalık iddianamede, soruşturma aşamasında dosyaya giren raporlara yer verildi. İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, şüphelilerin yurt içi ve yurt dışında bulunan çok sayıda üçüncü gerçek ve tüzel kişiyle para transferi gerçekleştirdikleri, kurdukları şirketler ile kişisel banka hesapları üzerinden çok sayıda yerli ve yabancı kişi ve şirketle para transferi yaptıkları, bu işlemlerin süreklilik gösterdiği ve bazı transferlerin zincirleme şekilde gerçekleştirildiği değerlendirmesi yapıldı. Raporda, incelemeler kapsamında POS işlem hacimlerinin sorgulandığı, Ocak 2022-Aralık 2024 döneminde POS cihazları üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin toplam 47 milyar 573 milyon 366 bin 557 lira işlem hacmine ulaştığının tespit edildiği bildirildi. Yapılan incelemede bu tutarın yüzde 99,99'una karşılık gelen 47 milyar 573 milyon 89 bin 410 liralık kısmın yurt dışı menşeli kartlarla gerçekleştirilen işlemlerden oluştuğu, POS cihazlarının büyük ölçüde yabancı kart işlemlerinde kullanıldığını ve işlem yoğunluğunun yurt dışı kaynaklı fon hareketlerinden oluştuğu tespitine yer verildi.

    POS Hayali İşlem Davasında 36 Tutukluya Tahliye
  5. Güvenlik26 HazABD

    Washington’dan Ankara’ya uğurladığım hava

    Hürriyet Washington Temsilcisi Yunus Paksoy önceki gün ABD Başkanı Donald Trump’a F-35 savaş uçakları ve F-110 jet motorlarını sordu.

  6. Siyasi25 Haz· AnkaraTürkiye

    SON DAKİKA! Trump, Türkiye'ye jet motoru satışını kongreye bildirdi

    ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'ye yönelik 700 milyon dolar değerindeki jet motoru tedarik sürecine ilişkin resmi bildirimi Kongre'ye sundu. ABD Başkanı Donald Trump, dün Oval Ofis'te CNN Türk ABD Temsilcisi Yunus Paksoy'un, "Trump'ın Türkiye'ye jet motoru ve F-35 satışı konusunda Ankara'ya güzel haberlerle gidip gitmeyeceği" yönündeki sorusuna, "Sanırım öyle yapacağım. Türkiye bir NATO üyesi. Bazıları Türkiye'yi öyle görmüyor ama aslında öyle. O, NATO'nun güçlü bir üyesi. Evet, muhtemelen onu (Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı) çok mutlu edecek bir şey yapacağım." yanıtını vermişti. "TÜRKİYE'NİN ÇOK GÜÇLÜ BİR ORDUSU VAR" Açıklamalarının devamında Türkiye'nin özellikle savunma sanayisi anlamında çok önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Trump, "Türkiye’nin devasa bir savunma sanayi tabanı var. ABD de dahil NATO ittifakının her yerinde faaliyet gösteren 3 bin şirketi var. O kadar güçlü ki, insanlar Türkiye’nin askeri açıdan ne kadar büyük olduğunu bilmiyorlar. Erdoğan sayesinde (Türkiye'nin) çok güçlü bir ordusu var." değerlendirmesini yaptı. NATO Zirvesi'ne Erdoğan için gittiğini vurgulayan ABD Başkanı, "Erdoğan gel dedi, gidiyorum" şeklinde konuştu. Bakan Tekin'den özel okul fiyatlarıyla ilgili uyarı! YKS'de sistem değişecek mi? Rutte'den Türkiye ve ASELSAN açıklaması: Devrime öncülük ediyor

    Trump'ın Türkiye Jesti: 700 Milyon Dolarlık Motor Satışı Kongre'de
  7. İnsani25 HazSuriye

    Dakikalarla yarıştı, bir canı hayata bağladı: ''Gittiğimizde yolcumuzun kalbi durmuştu''

    Malatya'da, otobüste kalp krizi geçirip kalbi duran Mehdiye Genco’yu (60), şoför güzergah değiştirerek hastaneye ulaştırdı. Otobüs şoförü Erdoğan Küllü, "İşimiz sadece yolcu taşımak değil" dedi. Olay, dün öğle saatlerinde, Yeşilyurt ilçesi Samanköy Konteyner Kent güzergahında olan Malatya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Toplu Taşıma Hizmetleri A.Ş.'ye (MOTAŞ) ait otobüste meydana geldi. Erdoğan Küllü idaresindeki otobüs, seyir halindeyken yolculardan Suriye uyruklu Mehdiye Genco, aniden rahatsızlandı. Diğer yolcuların durumu şoföre belirtmesi üzerine Küllü, güzergahını değiştirip otobüsü, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yönlendirdi. Acil servisin önüne yanaşan otobüsün içerisinde kalp krizi geçirerek kalbi duran Genco'ya, ilk müdahaleyi o sırada acil servis önünde bulunan Sağlık ve Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcısı Yunus Karayılan yaptı. Karayılan'ın uyguladığı kalp masajı ile yeniden nabız alınan Mehdiye Genco, hastane personeli tarafından sedyeyle götürüldüğü acil serviste tedaviye alındı. O anlar, hastanenin güvenlik kameralarına yansıdı. 'O AN TEK DÜŞÜNDÜĞÜM, YOLCUMUZUN HAYATINI KURTARMAKTI' Mehdiye Genco'yu otobüsle hastaneye yetiştiren otobüs şoförü Erdoğan Küllü, o an insan hayatını düşündüğünü belirterek, "2 yıldır MOTAŞ bünyesinde çalışıyorum. 28 E Samanköy Konteynerkent güzergahında çalışırken, otobüs içerisinde arkadan seslerin geldiğini duydum. Yolcuların durumu belirtmesi ile bir yolcumuzun rahatsızlandığını fark ettik. O an tek düşündüğüm yolcumuzun hayatını kurtarmak adına elimden geleni yapmaktı. Otobüsteki yolcularımızın da desteğiyle güzergah dışına çıkarak hastaneye ulaştık. Hepsinin amacı insan hayatıydı. Amirlerimizin daha önce verdiği talimatları doğrultusunda bu tür olaylarda güzergah dışına çıkabileceğimizi biliyorduk. Ben de insan hayatı için güzergah dışına çıkarak, hastamızı hastaneye ulaştırdım. Gittiğimizde yolcumuzun kalbi durmuştu. Sağlık görevlilerimizin gerekli müdahaleyi yaptıklarını gördüm. Şu an da aldığım bilgiye göre de yolcumuzun durumu iyiymiş. Çok mutlu oldum. MOTAŞ ailesi için insan hayatını kurtarmak, gurur verici bir olaydır. Bir daha olsa yine yaparım. Çünkü bizim işimiz, sadece yolcu taşımak değil. İnsanlarla kaynaşmak ve her konuda hizmet vermektir. MOTAŞ ailesi olarak bu tür olaylarda gerekli duyarlılığımızı göstermeye her daim devam edeceğiz" diye konuştu. Ayrıca Mehdiye Genco'nun yapılan anjiyo sonrası tedavisinin devam ettiği öğrenildi.

  8. Güvenlik24 Haz

    İsrail'in Gazze'de yerinden edilenlerin çadırlarını hedef alması sonucu biri çocuk 2 Filistinli hayatını kaybetti

    İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde yerinden edilenlerin kaldığı çadırlara düzenlediği saldırıda biri çocuk 2 kişi hayatını kaybetti.

  9. Diplomatik24 Haz· IstanbulTürkiye

    Dünyanın gözü 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'nde! 2 hafta boyunca kuş uçurtulmayacak

    HABER MERKEZİ- Başkent Ankara, tarihinin en yoğun diplomatik ev sahipliklerinden birine hazırlanıyor. 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım sürerken kent genelinde hazırlıklar hız kazandı. Yollar yenileniyor, binalar boyanıyor. Kritik zirve nedeniyle güvenlik önlemleri de en üst seviyeye çıkarıldı. 28 Haziran ile 10 Temmuz tarihleri arasında, yani iki hafta boyunca Ankara'da adeta kuş uçurtulmayacak. NATO ZİRVESİ ÖNCESİ ANKARA ALARMDA NATO Zirvesi için geri sayım başladı. Başkentte olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Bazı yolların trafiğe kapatılacağı belirtiliyor. Diplomasi trafiğinin en yoğun olduğu güzergâhlardan biri olan Protokol Yolu başta olmak üzere çok sayıda bulvar ve cadde, zirve süresince kademeli olarak ulaşıma kapatılacak. 7-8 Temmuz'da dünyanın gözü Ankara'da olacak. Düzenlenecek 36. NATO Zirvesi'ne ABD Başkanı Donald Trump'ın da aralarında bulunduğu 45 ülkenin lideri katılacak. DÜNYA LİDERLERİ BAŞKENTTE BULUŞACAK Liderlerin uçakları, Etimesgut'ta yeni açılan Ankara Havalimanı'na inecek. Buradan da zirvenin gerçekleştirileceği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçecekler. İşte tam da bu nedenle güzergâh boyunca yollar kademeli olarak kapatılacak. ANKARA'DA GÜVENLİK EN ÜST SEVİYEYE ÇIKARILDI Sadece yollar değil, güzergâhta bulunan binaların dış cepheleri de ekipler tarafından boyanıyor. Zirve süresince Ankara'da adeta kuş uçurtulmayacak. Yaklaşık 70 bin personel sahada görev yapacak. Hava sahası, F-16 savaş uçakları ve hava savunma sistemleriyle 7 gün 24 saat gözetim altında tutulacak. BEŞTEPE ÇEVRESİNDE KIRMIZI ALAN UYGULAMASI Kırmızı alan ilan edilen Beştepe ve çevresinin güvenliği ise zirveden önceki son 48 saat boyunca NATO'ya devredilecek. Başkentte 28 Haziran ile 10 Temmuz tarihleri arasında miting, yürüyüş, basın açıklaması, oturma eylemi ve stant açma gibi tüm etkinlikler yasaklanacak. 9 İLÇEDE KAMU ÇALIŞANLARINA İDARİ İZİN Öte yandan, 9 ilçede kamu çalışanları idari izinli sayılacak. Belirlenen alanlarda düğünler dahi özel izinle yapılabilecek. Tüm bu olağanüstü güvenlik önlemlerine, zirve öncesinde gerçekleştirilen terör operasyonları da eklendi. Düzenlenen şafak operasyonlarında 209 şüpheli gözaltına alındı. GÜZERGAHTAKİ BİNALAR DA ZİRVEYE HAZIRLANIYOR NATO Liderler Zirvesi öncesinde Ankara'da yalnızca yollar ve güvenlik önlemleri değil, kentin görünümü de yenileniyor. Liderlerin kullanacağı güzergâhlarda bulunan binaların dış cephelerinde bakım ve boya çalışmaları hız kazandı. Özellikle Protokol Yolu ve çevresindeki bölgelerde ekipler yoğun mesai yaparken, başkent dünyanın en önemli diplomatik organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirve kapsamında kentin önemli noktalarında yol bakım, çevre düzenleme ve güvenlik çalışmaları yürütülürken, protokol güzergahlarında ekipler çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Esenboğa Havalimanı'ndan kent merkezine uzanan güzergahlarda asfalt çalışmaları yapılırken, refüjlere yaya güvenliğini artırmak amacıyla korkuluklar monte ediliyor. Bazı binaların dış cepheleri yenilenirken, bölgede oluşturulan setlerle görüntü kirliliğinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Zirvenin gerçekleştirileceği bölgeler başta olmak üzere, protokol güzergahlarında çevre düzenleme ve yenileme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda, yol kenarlarında peyzaj düzenlemeleri ve dikey bahçe çalışmaları da sürdürülüyor. Havalimanı güzergahındaki çeşitli noktalara zirveye ilişkin görseller ve mesajların yer aldığı panel ile billboardlar yerleştirilirken, üst ve alt geçitlerde ise duvar süslemeleri yapılıyor. Özal Bulvarı üzerinde dikey bahçe çalışmalarını yürüten ekipte mühendis olarak görev yapan Fatih Çetin, NATO Zirvesi kapsamında çeşitli noktalarda hazırlıklar yürütüldüğünü belirtti. Çetin, "Biz, peyzaj çalışmaları yapıyoruz. NATO Zirvesi'ne yetişmesi için ekiplerimizle geceli gündüzlü çalışıyoruz. Yolda başka ekiplerce de çevre düzenleme ve süslemeler devam ediyor." diye konuştu. TURKUAZ ALARM Ankara Emniyet Müdürlüğü, zirve öncesi 'Operasyon Turkuaz' adı altında üst düzey önlemleri hayata geçirdi. 'Başkentin huzuru Türkiye'nin huzuru' sloganı ile il genelinde ve 9 ilçede kapsamlı uygulama ve denetimler yapıldı. Şehir giriş ve çıkışlarında kontroller arttırıldı. NATO görev alanlarında ve belirlenen bölgelerde ekipler görevlendirildi. Özel harekat, motosikletli yunus ekipleri ve narko asayiş ekipleri kritik noktalara yerleştirildi. Sivil ekipler de yine güzergahlarda tedbir aldı. 24 saat esasına göre oluşturulan çemberlerde şüpheli şahıs, şüpheli araç çalışmaları planlandı. EĞLENCE MEKANLARI DENETLENDİ Umuma açık eğlence yerleri de mercek altına alındı. Zirve kapsamında çok sayıda turistin ziyaret edeceği başkentte eğlence mekanları denetlendi. Yine dilenciler, değnekçiler, valeler, hanutçulara yönelik de denetim ve kontroller arttırıldı. Öte yandan otellere ve araç kiralama firmalarına yönelik de denetim yapıldı. Otoparklar da yine tek tek denetlendi. Denetimlerde çok sayıda aranan şahıs yakalandı. Ankara Emniyet Müdürü Maksut Yüksek'in de zaman zaman nezaret ettiği denetimler 215 ayrı noktada, 151 ayrı parkta, 120 mekanda 39 tim ve toplam 450 personelle yapıldı. Türkiye'nin Dünya Kupası kabusunun psikolojik anatomisi: 'İllüzyon yaratıldı, 'gürültüler' takıma sızdı'

  10. Güvenlik23 HazABD

    ABD denizaltıları balina sesiyle 'kamufle' oldu! Pentagon şarkıyı nasıl silaha dönüştürmek istedi?

    Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr –Denizaltılar ilk kullanıma alındıkları günden bu yana ordular için en stratejik sistemlerin başında geliyor. Su altına daldıktan sonra büyük bir sürpriz unsuru haline gelen bu araçlar, günümüzde de takip ve tespit edilmemek için su altında seyir gerçekleştirdiğinde büyük bir sessizlik içinde olmaya özen gösteriyor. Bu durum, ABD ve SSCB arasındaki sert rekabet yıllarında da geçerliydi. Taraflar; olası bir çatışma halinde nükleer silahlara sahip denizaltıların beklenmedik bir saldırı yapmasını engellemek için, birbirlerine ait denizaltıları tespit ve takip edebilmek adına büyük bir çaba gösterdi. Bu çabadan ayrı olarak kendilerine ait denizaltıların tespit edilmesini engelleyebilmek adına da ilginç yöntemlere başvurdu. Alıntı Metni BALİNALARIN ŞARKISINI KAMUFLAJ YAPMAK İSTEDİLER Askeri denizaltılar, kullanıldıkları ilk günden bu yana gizlilik söz konusu olduğunda orduların başlıca tercihi oldu.Buaraçlar; suyun altında fark edilmeden devriye, keşif, gözlem ve düşman hatlarının gerisine sızma gibi birçok görevi kusursuz şekilde yerine getirme konusunda oldukça gelişmişti. Nükleer silahların kullanılmaya başlaması ve ilerleyen süreçte denizaltılara entegre edilmesiyle birlikte bu araçların stratejik önemi daha da arttı. Birden fazla nükleer füze taşıyan bir denizaltının, olası bir çatışma halinde tespit edilememesi karşı taraf adına ölümcül bir risk barındırıyordu. Bu sebeple hem SSCB hem de ABD bu konuda oldukça dikkatliydi ve birbirlerine ait denizaltıların konumlarını belirleyebilmek için yoğun çaba gösteriyordu. Ancak bu kadar stratejik olan denizaltıların ciddi bir kusuru vardı: Diğer dost kuvvetlerle hızlı iletişim kurması ve bilgi paylaşması büyük bir sorundu. Bu durumun temel nedeni, radyo dalgalarının tuzlu suda iyi iletilmemesiydi. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra radarlar, sonarlar ve diğer sensörler geliştikçe; yüzeyde seyreden ya da sinyal gönderen bir denizaltının konumunun belirlenmesi ve açık hedef haline gelme riski giderek artıyordu. Denizaltılar su altındayken çok düşük frekanslı mesajlar yayınlayabiliyordu ancak bunun için yüzeye nispeten yakın olmaları gerekiyordu. Bu noktada ise yaydıkları titreşimlerin tespit edilme ihtimali doğuyordu. Daha derin bir noktadan mesaj göndermek içinse deniz yüzeyine bir şamandıra yardımıyla anten çıkarılması şarttı; bu da uçakların ya da savaş gemilerinin denizaltıyı fark etmesine yol açabilirdi. Bu açmaz, denizin yüzlerce metre altında seyreden ve temel amacı gizlilik olan nükleer denizaltıların en kronik problemlerinden biriydi. Alıntı Metni EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİ ‘İNANDIRICILIK’ OLDU ABD ordusu için geliştirilmesi planlanan bu sistem temelde bakıldığında aslında oldukça basitti. Ancak projenin hayata geçirilmesinde ciddi sorunlar bulunuyordu. Bunların başındaysa ‘inandırıcılık’ geliyordu. Yapay olarak üretilen bu mesajların, okyanustaki gerçek hayvan seslerinin doğallığıyla birebir örtüşmesini sağlamak oldukça zordu. Buna ek olarak, sorun sadece mesajların inandırıcılığı değildi. Deniz canlılarının yaşadığı alanlar da ProjeCombo’nunönündeki en büyük zorluklardan birisiydi. Mesaj gönderilecek bölgede balina ve yunus gibi canlıların yaşam alanlarının olmaması, denizaltının açığa çıkmasına neden olabilirdi. Ya da bu canlıların çiftleşme dönemlerinde çıkardığı sesleri bu dönemin dışında kullanmak, düşman sensörlerinin bu aldatmayı fark etmesine neden olabilirdi. Proje kapsamında birden fazla balina türünün sesi kaydedildi. Yapılan değerlendirme sonucunda ProjeComboiçin en uygun canlının, birden fazla bölgede yaşadığı için katil balinalar olduğu belirlendi. 1970 yılında, Pentagon'un en üst düzey ileri araştırma ve geliştirme birimi olan Savunma İleri Araştırma Ajansı (DARPA),Comboprojesine dahil oldu ve çalışmalara fon sağlamaya başladı. Ancak hayvan seslerinden oluşan yapay mesajlar üretmek oldukça zordu. Bu sebeple kayıt altına alınmış balina seslerinin belirli anlamlara geldiği yeni bir sistem belirlendi. Bu yeni sisteme göre, denizaltı ya da savaş gemisi okyanusa hazır bir ses kaydı bırakacak; karşı taraftaki bilgisayar sistemi ise bu sesi algılayıp ekrana rastgele bir sayı kodu yansıtacaktı. Alıcı mürettebat ise ancak elindeki gizli şifre defterine bakarak o sayıların aslında ne anlama geldiğini çözebilecekti. Ancak bu sistemde ayrıntılı ve detaylı mesajlar göndermek mümkün görünmüyordu ve bu sebeple alınan verim planlananın altında kalıyordu. Alıntı Metni

    ABD Denizaltıları Balina Sesleriyle Kamufle Oluyor; Pentagon Silahlandırmayı Planlıyor
  11. Ekonomik21 HazAfganistan

    Interpol kırmızı bültenle arıyor. Sahte kimlikle Kütahya'da yakalandı

    Kütahya’da polis ekiplerince yapılan denetimde, Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan ve hakkında 12 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Afganistan uyruklu Nazar Mohammad Nazari (29), sahte kimlikle yakalandı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Müdürlüğü'ne bağlı Yunus Timleri, Paşam Sultan Mahallesi Pekmez Pazarı Caddesi'nde denetim gerçekleştirdi. Ekiplerin yaptığı kontroller sırasında şüpheli görülen bir kişi durduruldu. Yapılan incelemede sahte kimlik kullandığı belirlenen şüpheli, gözaltına alındı. Gerçek kimliğinin Nazar Mohammad Nazari (29) olduğu belirlenen şüpheliyle ilgili araştırma yapan polis ekipleri, Interpol Europol Başkanlığı tarafından 23 Kasım 2023 tarihinden bu yana dünya genelinde kırmızı bültenle arandığını belirledi. UYUŞTURUCU TİCARETİNDEN 12 YIL 6 AY HAPİS CEZASI Ayrıca, Nazari hakkında Konya Ağır Ceza İlamat Masası tarafından ‘Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma’ suçundan verilen 12 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası ile 25 bin TL adli para cezası bulunduğu tespit edildi. 5 SUÇ KAYDI BULUNDU Yapılan sorguda Nazari’nin ‘Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması’ suçundan 3, ‘Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak’ suçundan ise 2 olmak üzere toplam 5 suç kaydının bulunduğu saptandı. Kırmızı bültenle aranan şüpheli, işlemleri için Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

  12. Ekonomik21 Haz· KonyaTürkiye

    Dünyanın her yerinde aranıyordu, Kütahya'da Yunus Timlerine yakalandı

    Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Müdürlüğü'ne bağlı Yunus Timleri, Paşam Sultan Mahallesi Pekmez Pazarı Caddesi'nde denetim gerçekleştirdi. Ekiplerin yaptığı kontroller sırasında şüpheli görülen bir kişi durduruldu. Yapılan incelemede sahte kimlik kullandığı belirlenen şüpheli, gözaltına alındı. Gerçek kimliğinin Nazar Mohammad Nazari (29) olduğu belirlenen şüpheliyle ilgili araştırma yapan polis ekipleri, Interpol Europol Başkanlığı tarafından 23 Kasım 2023 tarihinden bu yana dünya genelinde kırmızı bültenle arandığını belirledi. UYUŞTURUCU TİCARETİNDEN 12 YIL 6 AY HAPİS CEZASI Ayrıca, Nazari hakkında Konya Ağır Ceza İlamat Masası tarafından ‘Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma’ suçundan verilen 12 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası ile 25 bin TL adli para cezası bulunduğu tespit edildi. 5 SUÇ KAYDI BULUNDU Yapılan sorguda Nazari’nin ‘Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması’ suçundan 3, ‘Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak’ suçundan ise 2 olmak üzere toplam 5 suç kaydının bulunduğu saptandı. Kırmızı bültenle aranan şüpheli, işlemleri için Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi. SON DAKİKA | 2026 YKS oturumlarının temel soru kitapçıkları ve cevap anahtarları yayımlandı Metroda skandal! 'Kapalılar imha edilsin' sözleri sonrası harekete geçildi: Gözaltı kararı

  13. Güvenlik19 Haz· PekinÇin

    'Casus kaplumbağa göndermekten vazgeçin!' Pekin rakiplerine rest çekti

    Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr –Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı (MSS), geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yabancı hükümetlerin sularını gözetlemek için sensörlerle donatılmış balık ve kaplumbağaları kullanmamaları konusunda uyarıda bulundu ve yabancı istihbarat servislerinin sürekli olarak hassas denizcilik verilerini topladığını ve çaldığını iddia etti. Deniz canlılarına takılan sensörler sayesinde Çin çevresindeki denizlerin su sıcaklığı, tuzluluk oranı ve okyanus akıntılarının anlık olarak takip edildiği belirtilen paylaşımda bu bilgilerin anlık olarak ilgili istihbarat örgütünün merkezlerine aktarıldığı bilgisine yer verildi. Bakanlık, bu duruma ek olarak yüksek hassasiyetli dinleme yeteneği olan şamandıralar ve bazı kargo gemilerine yerleştirilmiş sistemlerle Çin limanlarındaki faaliyetleri anlık olarak izleyebilmeimkanısağlayan "deniz gözetleme ağı" oluşturabilecek özel ekipmanlar bulunduğunu tespit etti. Alıntı Metni EN BÜYÜK GERİLİMLERDEN BİRİ FİLİPİNLER’LE YAŞANIYOR Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı, Pekin’e karşı yapılan deniz casusluk faaliyetlerinin hangi bölgelerde tespit edildiğine ilişkin bir bilgi paylaşmadı. Ancak Pekin’in çok sayıda komşusuyla deniz sınırları kaynaklı sorun yaşadığı biliniyor. Bu gerilimlerden en dikkat çekeniyse Çin ile Filipinler arasında yaşanıyor. Hem Pekin hem de Manila tartışmalı sularda hak iddia ediyor ve bu durumun daha önce birçok defa gerilime yol açtığı, yaşanan olaylarda hayatını kaybeden görevliler olduğu biliniyor. Pekin, Filipinler’i kendi deniz sınırlarını ihlal ederek "barışı bozmak" ve "sorun çıkarmakla" suçlarken Filipinler ise Çin’i kendi sularında yasadışıaraştırma faaliyetleri yapmak ve deniz canlılarını öldürmek için siyanürle zehirlemekle suçluyor. Haziran ayı başlarında Çin’in tartışmalı olan bir alana "araştırma gemisi" göndermesinin ardındanPekin -Manila hattı yeniden gerilmişti. Çin aynı gün Filipinler Savunma BakanıGilbertoTeodoro’ya"Çin karşıtı açıklamaları" sebebiyle yaptırım uygulamaya başlamış ve aile üyeleri de dahilTeodoro’nunÇin’e girişini yasaklamıştı. Alıntı Metni HAYVANLAR İLK KEZ KULLANILMIYOR Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan açıklama birçok kişi için şaşırtıcı olsa da hayvanlar bu tarz operasyonlarda ilk kez kullanılmıyor. Dünya üzerinde çok sayıda ülkenin çeşitli hayvanları askeri operasyonlar ve istihbarat faaliyetlerinde kullandığı biliniyor. Özellikle deniz canlıları, Rusya'dan ABD'ye kadar farklı ordu tarafından çeşitli amaçlarla kullanılıyor. ABD istihbaratıCIA'ininternet sitesinde, yıllar boyunca casus olarak kullanılan çeşitli hayvanlar hakkında özel bir sayfa bile bulunuyor. ABD ordusunun halihazırda deniz mayınlarına karşı yunus balıklarını kullandığı biliniyor. "Kamikaze yunusbirliği"ninson olarak İran ve ABD / İsrail arasında gerçekleşen savaşın ardından Hürmüz Boğazı’na dökülen İran mayınlarının tespit edilmesinde kullanılacağı gündeme gelmişti. Yunus balıklarının benzer bir amaçla Rusya tarafından da kullanıldığı, eğitimli balıkların Karadeniz’de kıyı savunma faaliyetleri için yetiştirildiği iddia ediliyor. Buna ek olarak daha önce Rusya’nın Baltık Denizi’nde de bir beyaz balinayı aynı amaçla kullandığı iddiaları da gündeme gelmişti. Norveçliler tarafından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in adından esinlenerekHvaldimiradı verilen 4,2 metrelik balina ilk kez 2019 yılında Norveç kıyılarında üzerinde bazı ekipmanlar taşırken görülmüştü. Yıllarca Norveç kıyılarında yaşayan balina insanlara yakınlığıyla popüler oldu.Hvaldimir2024 yılının eylül ayında ölü olarak bulundu ve ölüm nedeni belirlenemedi.

    'Casus kaplumbağa göndermekten vazgeçin!' Pekin rakiplerine rest çekti
  14. Güvenlik17 Haz· IstanbulTürkiye

    AVM’de galericiyi vurmuştu, ifadesi ortaya çıktı. "Ayağına sıkacaktık, öldürme niyetimiz yoktu"

    İstanbul'da bir AVM'de oto galeri sahibini silahla bacağından vuran 16 yaşındaki şüpheli ifadesinde, "Sadece ayağına sıkacaktık. Öldürme niyetimiz yoktu" dedi. Sarıyer'de bir AVM'de bulunan kafeteryada galerici Barış A. (35), yanına yaklaşan E.T. (16) tarafından bacağından vurularak yaralanmıştı. Edinilen bilgiye göre E.T., kafeteryada oturan Barış A.’nın yanına giderek bir süre konuştu. "Dövmelerin güzelmiş" diyerek Barış A.’nın yanından ayrılan E.T., kısa süre sonra geri gelerek yanında bulunan silahla Barış A.’nın bacağına 1 el ateş etti. Yaralı sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Barış A.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. SARIYER YUNUS POLİSİ TAKİPLE YAKALADI Saldırının ardından uzaklaşan E.T.’yi almak için olay yerine araçla gelen İdris Ü. (48), polisleri görünce kaçmaya başladı. Sarıyer Devriye Ekipler Amirliği’ne bağlı motorize yunus timlerinin takibi sonucu E.T. ile İdris Ü. yakalandı. Yapılan aramalarda silah ve çok sayıda mermi ele geçirildi. İdris Ü.’nün poliste daha önceden 1 suç kaydı olduğu öğrenildi. E.T. emniyetteki işlemlerinin ardından 'Kasten yaralama' ve 'Ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçlarından tutuklandı. 'ONUN İŞİNİ BİTİRECEKTİK' E.T.'nin ifadesinde, "Olay günü bende şu an mesaj içerikleri olmayan yabancı bir numaradan müştekiye silahla ateş etmem için 200-300 bin lira para teklif ettiler. Bana mesajlaşma uygulamasından konum attılar ve oraya silahı almaya gittim. Silahı almaya arkadaşım Yusuf Ç. ile birlikte gittim. O gün Barış A.’nın işini bitirecektik. Sadece ayağına sıkacaktık. Öldürme niyetimiz yoktu. O gün bekledik, gelmeyince evlere dağıldık. Daha sonra bana silahı veren kişi tekrar beni çağırdı. Kafenin konumunu söyledi. Ben de kafeye gittim ve bekledim. Biraz daha bekleyince geldi ve oturdu. Uzaktan kestim. Sonra yanına giderek 'Dövmelerin güzelmiş' dedim. Ardından cebimden silahı çıkararak bacağına doğru hedef alıp 1 el ateş edip olay yerinden uzaklaştım" dediği öğrenildi. "İNFAZ GRUBU" Saldırıyı gerçekleştiren 16 yaşındaki şüpheli, polisteki ifadesinde azmettiricilerin kendisine Telegram'da üye olduğu "infaz grubu" isimli bir sohbet kanalından ulaştığını öne sürdü. Yurt dışı numaraları üzerinden kendisiyle iletişim kurulduğunu anlatan şüpheliye iddiaya göre saldırı düzenlenecek iş insanının fotoğrafları, kullandığı araç ve konum bilgileri gönderildi. Soruşturma kapsamında şüphelinin iddialarının doğruluğu, olası bağlantılar ve saldırının arkasındakilerin kimlikleri araştırılıyor.

  15. Güvenlik17 Haz· IstanbulTürkiye

    AVM’de galericiye silahla ateş eden şüphelinin ifadesi pes dedirtti: 'İşini bitirecektik öldürme niyetimiz yoktu'

    Sarıyer’de bir AVM'de bulunan kafeteryada galerici Barış A. (35), yanına yaklaşan E.T. (16) tarafından bacağından vurularak yaralandı. Sarıyer Devriye Ekipler Amirliği’ne bağlı motorize yunus timlerinin takibi sonucu yakalanan ve tutuklanan E.T.’nin ifadesinde, "Bana silahla ateş etmem için 200-300 bin lira para teklif ettiler. Barış A.’nın işini bitirecektik. Sadece ayağına sıkacaktık. Öldürme niyetimiz yoktu." dediği öğrenildi.

  16. Güvenlik17 Haz· IstanbulTürkiye

    İstanbul'da kanlı pusu!16 yaşındaki tetikçi konuştu: 300 bin lira teklif ettiler, işini bitirecektik

    Olay, 13 Haziran Cumartesi günü Ayazağa Mahallesi’nde bulunan AVM'deki kafeteryada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre E.T., kafeteryada oturan Barış A.’nın yanına giderek bir süre konuştu. "Dövmelerin güzelmiş" diyerek Barış A.’nın yanından ayrılan E.T., kısa süre sonra geri gelerek yanında bulunan silahla Barış A.’nın bacağına 1 el ateş etti. Yaralı sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Barış A.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. SARIYER YUNUS POLİSİ TAKİPLE YAKALADI Saldırının ardından uzaklaşan E.T.’yi almak için olay yerine araçla gelen İdris Ü. (48), polisleri görünce kaçmaya başladı. Sarıyer Devriye Ekipler Amirliği’ne bağlı motorize yunus timlerinin takibi sonucu E.T. ile İdris Ü. yakalandı. Yapılan aramalarda silah ve çok sayıda mermi ele geçirildi. İdris Ü.’nün poliste daha önceden 1 suç kaydı olduğu öğrenildi. E.T. emniyetteki işlemlerinin ardından 'Kasten yaralama' ve 'Ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçlarından tutuklandı. 'ONUN İŞİNİ BİTİRECEKTİK' E.T.'nin ifadesinde, "Olay günü bende şu an mesaj içerikleri olmayan yabancı bir numaradan müştekiye silahla ateş etmem için 200-300 bin lira para teklif ettiler. Bana mesajlaşma uygulamasından konum attılar ve oraya silahı almaya gittim. Silahı almaya arkadaşım Yusuf Ç. ile birlikte gittim. O gün Barış A.’nın işini bitirecektik. Sadece ayağına sıkacaktık. Öldürme niyetimiz yoktu. O gün bekledik, gelmeyince evlere dağıldık. Daha sonra bana silahı veren kişi tekrar beni çağırdı. Kafenin konumunu söyledi. Ben de kafeye gittim ve bekledim. Biraz daha bekleyince geldi ve oturdu. Uzaktan kestim. Sonra yanına giderek 'Dövmelerin güzelmiş' dedim. Ardından cebimden silahı çıkararak bacağına doğru hedef alıp 1 el ateş edip olay yerinden uzaklaştım" dediği öğrenildi. (DHA)

  17. Güvenlik10 Haz

    Indonesian military court jails four officers involved in acid attack on rights activist Andrie Yunus

    The ‌four ⁠officers were found guilty on charges of serious premeditated assault ⁠after attacking Andrie Yunus, a deputy coordinator with a rights group known as KontraS

  18. Güvenlik09 Haz· KabulAfganistan

    Police crack down on anti-hijab protests in western Afghanistan

    By Mohammad Yunus Yawar KABUL, June 9 (Reuters) - Afghan security officials dispersed a women's rights protest in the western province of Herat on Tuesday after residents said Taliban morality police detained women accused of violating mandatory dress rules. Witnesses said one person was killed, several others were wounded and dozens of people, including women and girls, were arrested. Taliban authorities have not confirmed casualties or arrests.

  19. Güvenlik06 Haz

    Gazzeli damat düğününe hazırlanıyordu: Katil İsrail'in saldırısında hayatını kaybetti

    İsrail ordusunun, Gazze'de varılan ateşkese rağmen Han Yunus'a düzenlediği saldırıda, dünyaevine girmeye hazırlanan Filistinli damat Muhenned Fervane hayatını kaybetti. Muhenned'den ve onun hayallerinden...Devamı için tıklayınız

    Kahramanmaraş'ta Kayınpederin Bıçaklı Saldırısında Damat Hayatını Kaybetti
  20. Güvenlik05 Haz

    İsrail’in Han Yunus’a düzenlediği hava saldırısında 1 Filistinli hayatını kaybetti

    İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentine düzenlediği hava saldırısında 1 Filistinlinin yaşamını yitirdiği, çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi.