Trump-Netanyahu görüşmesi İran gerginliğini yansıttı
Birleşik Devletler Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında gerçekleşen telefon görüşmesinin, İran'a yönelik askeri seçeneklerin konuşulduğu bir dönemde "uzun ve dramatik" geçtiği bildirildi. Görüşmenin, ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerde anlaşma sağlanamaması ve savaş olasılığının arttığı bir sırada yapıldığı belirtiliyor. Her iki ülke basınına yansıyan haberlerde, konuşmanın içeriğine dair ayrıntı verilmezken, Netanyahu'nun görüşme sonrasında endişeye kapıldığı iddia edildi. Diplomatik kaynaklar, Washington'un İran'a karşı olası bir operasyonda İsrail'in desteğini veya en azından koordinasyonunu sağlamaya çalıştığını öne sürüyor. Bu telefon görüşmesi, Orta Doğu'da zaten yüksek olan gerilimin tırmandığı bir evrede kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Uluslararası toplum, olası bir askeri çatışmanın bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebileceğine dikkat çekiyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 21 May- Diplomatic20 May, 10:47
İsrail basını: Trump ile Netanyahu uzun ve dramatik bir telefon görüşmesi yaptı
ABD'nin İran'a yönelik olası bir saldırı senaryosunun gölgesinde, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında dün gece gerçekleştirilen telefon görüşmesinin "oldukça uzun ve dramatik" olduğu ifade edildi.
- DIPLOMATIC TENSION21 May, 04:00
Trump ile görüşen Netanyahu paniğe kapıldı
ABD ile İran arasında müzakerelerin tıkanması ve tarafların birbirine gönderdiği anlaşma taslaklarında bir uzlaşı çıkmaması üzerine savaşın yeniden başlayabileceğine dair endişeler artarken ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun önceki gün bir telefon görüşmesi yaptığı ortaya çıktı.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump'tan İran'a imha tehdidi: Hürmüz çatışması tırmandı
İran, ABD'nin saldırılarının ardından Kuveyt ve Bahreyn'deki sekiz ABD askeri tesisini ortak füze ve insansız hava aracı operasyonuyla hedef aldığını duyurdu. Saldırı, Hürmüz Boğazı'nda devriye gezen gemilere yönelik karşılıklı atışların hemen ardından geldi. İran ayrıca devam eden müzakerelerin 'tamamen durdurulabileceği' tehdidinde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın eylemlerine sert tepki göstererek, 'İran'ı yok etme' sözü verdi. Washington ve Tahran karşılıklı olarak ateşkesi tehlikeye atmakla suçlarken, bölgedeki gerilim tırmanıyor. Saldırılar, küresel petrol trafiğinin kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliği daha da artırdı. Kriz, İran üzerindeki diplomatik ve ekonomik baskıların yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor. Uzmanlar, taraflar arasındaki doğrudan askeri çatışmaların nükleer anlaşma müzakerelerini tamamen rayından çıkarabileceği ve Orta Doğu'da daha geniş çaplı bir istikrarsızlığa yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
İsrail1 olay28 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
Netanyahu, işgal altındaki güney Lübnan'da çekilmeme mesajı verdi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Salı günü İsrail ordusunun işgal altında tuttuğu güney Lübnan'daki birlikleri ziyaret etti. Askerlere hitaben, Hizbullah'ın tehdit oluşturmaya devam etmesi durumunda İsrail'in bu bölgeden çekilmeyeceğini ifade etti. Ziyaret, İsrail ile Lübnan hükümetleri arasında geçen Cuma günü bir güvenlik anlaşması imzalanmasının hemen ardından gerçekleşti. Netanyahu'nun bu sözleri, güvenlik anlaşmasının uygulanmasına yönelik belirsizlik işaretleri olarak yorumlandı. Anlaşmanın detayları tam olarak bilinmezken, İsrail'in çekilme takvimini Hizbullah'ın askeri varlığının sonlanmasına bağlaması, diplomatik sürecin kırılganlığını ortaya koyuyor.
İsrail3 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin Gizli Planı: İran Saldırıları Sonrası Bahreyn Üssü İsrail'e Taşınabilir
Wall Street Journal'ın isimsiz ABD'li yetkililere dayandırdığı habere göre, İran'ın misilleme saldırılarında en az 20 askeri ve diplomatik tesiste hasar meydana gelmesi üzerine ABD, Orta Doğu'daki askeri varlığını yeniden değerlendiriyor. Özellikle İran tarafından defalarca hedef alınan Bahreyn'deki deniz üssünün yeniden yapılandırılması veya İsrail gibi alternatif bölgelere taşınması gündemde. Bu değerlendirme, ABD'nin bölgedeki kuvvetlerinin güvenliği ve caydırıcılık stratejisi açısından önemli. İran'ın artan füze ve insansız hava aracı kabiliyetleri, mevcut üslerin savunmasızlığını ortaya koyarken, Washington'ın olası bir yeniden konuşlanma planı hem müttefiklerle ilişkileri hem de bölgesel güç dengesini etkileyebilir. ABD Savunma Bakanlığı henüz resmi bir açıklama yapmamış olsa da, WSJ haberine göre yetkililer 'sessiz hazırlık' olarak nitelendirilen sürecin erken aşamalarında olduğunu belirtiyor. Bahreyn'deki 5. Filo üssü, yıllardır İran tehdidi altında bulunuyor ve bu adım, ABD'nin İran'a karşı daha esnek ve dayanıklı bir duruş sergileme çabası olarak yorumlanıyor.
İsrail1 olay26 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
PPP: Ziya darbesinin karanlık gölgesi 47 yıldır sürüyor
Pakistan Halk Partisi (PPP) Pencap teşkilatı, Lahor'da düzenlediği '5 Temmuz ve Bugünün Pakistan'ı' başlıklı seminerde, 1977 askeri darbesinin ve sonrasındaki sıkıyönetimin ülkenin sosyoekonomik yapısını halen etkilediğini savundu. Konuşmacılar, Zülfikar Ali Butto'nun idamının Pakistan'ın küresel bir süper güç olma potansiyelini yok ettiğini iddia etti. PPP'nin geleneksel olarak her yıl düzenlediği bu anma etkinliği, partinin kurucu liderinin mirasını ve askeri müdahaleye karşı demokrasi mücadelesini gündemde tutmayı hedefliyor. Ziya ül Hak döneminde atılan siyasi ve ekonomik adımların bugünkü istikrarsızlık ve aşırılık sorunlarının temelini oluşturduğu öne sürüldü. Seminer, Pakistan'da sivil-asker ilişkilerine dair tarihsel hesaplaşmaların canlılığını gösterirken, PPP'nin özellikle genç nesillere Butto'nun fikirlerini aktarma çabası olarak yorumlandı. Etkinlikte, partinin yaklaşan seçimler öncesinde tarihsel mağduriyet söylemini güçlendirme arayışı dikkat çekti.
İsrail1 olay12 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Meclisi'nde ezanı kısıtlayacak yasa tasarısı ilk oylamayı geçti
İsrail Meclisi (Knesset), aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in partisi Yahudi Gücü'nden milletvekili Zvika Fogel tarafından sunulan ve Filistin ile Doğu Kudüs'te ezanın sesini kısıtlamayı öngören yasa tasarısını ön oylamada onayladı. 50 evet oyuna karşı 36 hayır oyuyla kabul edilen tasarı, yasalaşma sürecinin henüz başında bulunuyor. Tasarının, ilgili meclis komisyonunda görüşüldükten sonra Knesset Genel Kurulu'nda üç aşamalı oylamadan geçmesi gerekiyor. Yasa teklifinin yürürlüğe girmesi halinde, özellikle Mescid-i Aksa çevresi başta olmak üzere Kudüs ve Batı Şeria'daki camilerde hoparlörle okunan ezanın ses düzeyine sınırlama getirilmesi bekleniyor. Dini özgürlükler ve ibadet hakkı açısından hassas bir konu olan ezanın kısıtlanması, İsrail-Filistin gerilimini tırmandırma potansiyeli taşıyor. Uluslararası toplumdan ve İslam ülkelerinden eleştirel tepkiler gelmesi muhtemel olan girişim, Başbakan Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinin radikal kanadının etkisini yansıtıyor.
İsrail2 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Dawn: Ateşkese rağmen Gazze'de 60 bin çocuk kaybı
Pakistan merkezli Dawn gazetesi, Gazze'de devam eden çatışmalarda İsrail güçlerinin Filistinli çocukları kasıtlı olarak hedef aldığını ve son 32 ayda 60 binden fazla çocuğun öldüğünü veya yaralandığını iddia etti. Gazete, ateşkese rağmen bu kayıpların sürdüğünü ve uluslararası medyanın ABD-İran gerilimi nedeniyle konuyu görmezden geldiğini yazdı. Editöryelde UNICEF verilerine atıf yapılarak, yaşananlar 'soykırım' olarak tanımlandı.
İsrail2 olay3 gün önce